..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
İnsanın en iyi tarafı ürperebilmesidir. -Andre Gide
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Kütüphaneler - Ayna

Vildan Sevil - Ayna
Site İçi Arama:


- AYNA -

Öyküler




  Vazgeçtim Dünyadan (Nilay Akçay (Karakaya)) Toplumcu 

Adım Havva… Tarihin doğar doğmaz toprağa gömdüğü “insan” soyundanım ben… İnsan soyunun cennetten kovulmasına sebep olan şeytanın ta kendisiyim. O yüzdendir yeryüzü cennetinde yerimin olmayışı.

  Yazıklar Olsun Türk Edebiyatına (Şenol Durmuş) Başkaldırı 

Yazıyı kaleme almamda ki en büyük etken edebiyatımızda şair ve yazarların toplumda ki suç işleyen insanlara mahkumlara, yani hırsızlara, katillere, esrarkeşlere bakış açılarında ki acımasız duruştur. Üstelik onları bir vebalı gibi görmeleri, sefil iğrenç yaratıklar diye yaftalayıp toplum dışına iterek adeta tekme tokat dışlayarak sanki bu insanlar yokmuşçasına gibi bir tavır almalarıdır.

  Tarhanadan Müstehcenliğe Giden Kısa Yol (Müşerref ÖZDAŞ) Günlük Olaylar 

Pişmiş müstehcen tavukla bir restoranda bir âdem yalnız kaldığında ne yapar acaba? Gizli kamera çekim lazım. Üstüne bir de Hanımgöbeği tatlısı gelirse masaya yiyen ne yapsın.

  Arayış (Şenol Durmuş) Yeraltı 

Her Allah'ın günü o aranır. Bir önceki gün sahneden yok olmuştur. Ama ertesi gün tekrar aranır, yeniden bulunur. Bulunduğunda ise sonuna kadar, hiç acımadan o yok edilir. Onunla adeta savaşılır. İnsanı çok yorar. Buna rağmen sınırsız bir zamanla onunla gülünür, dertleşilir, bir yoldaş gibi. Ayrılma saati geldiğinde ise o artık yoktur.

  Öğreniyorum (Burcu Özdamar) Bireysel 


  Şeftali Ağacı (ALİ YERLİ) Anılar 

Bazen yazmak da teselli etmiyor.

  Cafer Kalfanın İsyanı 2 (Şenol Durmuş) İronik 

Rıza'yı zar zor ikna ettim ama abim tepki gösterdi. "Yapma Cafer, benim ineklere değme, elleme, gözünün yağını yiyim. Askerliği orada yaptım. Çok acımasız insanlardır bu İstanbullular. Vallahi de billahi. Seni de Rıza'yı da hemi de benim inekleri yer bitirirler."

  12 Eylül ve Babam (Şenol Durmuş) Anı 

Binlerce ev, iş yerleri, sokaklar, binlerce asker tarafından basılıyordu. Ahşap binaların kapıları dipçiklerle kırılıyordu.Yine kadınların, çocukların feryatları arasında erkekler pijamasıyla sürüklenerek sokağa fırlatılıyordu. On beş yaş üzeri bütün erkekler gruplar halinde toplanıyordu. Yerde tekmelenenler, postallarla, joplarla, dipçiklerle, dövülen insanlar eller havada olduğu halde yürütülüyordu. Kimse ne oluyor diyemiyordu. Bir şey sormaya kalkan anında tekmeyi, dipçiği yiyordu. Subaylar, sivil polisler, haykırarak emir yağdırıyordu.

  Pavyon Sokakları (Şenol Durmuş) Toplumcu 

Adeta bir mıknatıs çekermişcesine o insanlar, aileler o sokağa gelip yerleşir. Sokağın apartman isimleri de bir hayli ilginç sayılır. Ahu apartmanı ya da Gül, Lale , Yonca, Papatya adları eskilerin Beyoğlu pavyon isimlerini aratmaz. Sanki onlarla yarış halindedir bu evler...

  Emret Ölelim (Şenol Durmuş) Toplumcu 

Tekmil verildi. Sahne sona erdi. Subayların, astsubayların günlük yarım saatlik çalışması sona erdi. Şimdi sıra tabur binalarındaki odalarında istirahate çekilme saatleri. Yan gelip yatarken neler konuşacaklar? Vilayetin, ilçenin, zenginlerin kızları akşam onları bekliyor. Hepsi üniformalarıyla yakışıklı. Becerdikleri üniversitelilerin, sekreterlerin, hemşirelerin sayısı kaç acaba? Ya birbirlerine devrettikleri. Tabur çaycısı bizim Hasan bu duyduklarını büyük bir gururla bölüğe anlatmamış mıydı?

  Karakteri Öldürmek (Şenol Durmuş) Yazarlar Üzerine 

Bir komşumuz vardı. Çarşıda, pazarda, kahvede, işten eve, evden işe giderken dahi elinde mutlaka bir kitap olurdu.Yıllar boyu bu adamın elinden kitap düşmedi. Hemen herkes bu insana saygı duyardı. Çok kültürlü, mülayim bir insan olarak muhitinde bir yer edindi...Sonraları bu adamın aslında hayatı boyunca bir kitap dahi okumadığı ortaya çıkacaktı. Pasif, korkak adam toplumda saygı görmek için sürekli elinde bir kitapla dolaşmış, durmuş. O saygı sayesinde semtin bitirimlerinden, serserilerinden dayak yemekten kurtulan ender semt sakinlerinden birisi olarak tarihe geçmişti.Klasikleri övme meselesinin ucu işte bu adama kadar geliyor...

  Mahalle ve Üç Kişi (Şenol Durmuş) Yeraltı 

Üç kişi başlamıştık.Sayı bazen yedi sekiz oluyordu.Evin dışında da bahçe de otuza yakın kişi içiyormuş.Genç, yaşlı mahalle ahalisi işte.

  Paşa Paşa Yatmak (Şenol Durmuş) Politik Olaylar ve Görüşler 

Bir dönemin kudretli paşaları, kodamanları... Son günlerde bazıları bir hayli sıkıntı yaşıyormuş. Çok yazık. Bir ömür boyu bu devlete, bu millete hizmet et dur, sonra da bu hallere düş. Olacak şey değilmiş. Hasdal Askeri Cezaevinde yatan muvazzaf paşalar da dert yanıyormuş. Yemeklerden şikayetçilermiş. Kuru fasulye, nohut yemekten helak olmuşlar.

  İsyankar Ruhlar 2 (Şenol Durmuş) Toplumcu 

İçmek derdi bizim şarapçı İsmet. "İçmek"... Sonuna kadar içmek derdi.. Yavaş yavaş, sürekli artarak, son aşamasına kadar, ölene kadar, bir köpek gibi geberene kadar içmek, derdi bizim şarapçı İsmet. "Sevmek" derdi. "Tüm duygusallıkla, şefkatle sevmek. Hiç ara vermeden, becerircesine, usulüne göre, yavaş yavaş, sonra tüm şiddetiyle, bedeni parçalarcasına becerip sevmek." derdi İsmet abi. Dediğini de yapmıştı.Safinaz ablayı da o şekilde becermişti.

  Bir Yazarın Izdırabı 2 (Şenol Durmuş) İronik 

Birden hiç ummadığım bir anda o ses beynimde yine yankılanır.İşte o gelmiştir.İşte yazarı zorlayan sebep yine geldi.Evet şükürler olsun gelmiştir.Tanrıma binlerce kez şükür ederim.Gözlerim kapalı olduğu halde gülümserim.Benimle konuşmaya başlamıştır artık.Onu dinlerim.Söz sırası ondadır.Bana seslenir.Evet "İlhami" abi bana sesleniyordur. "Hey adamım ben geldim.Çabuk kalk o lanet olası, Allahın belası yataktan...Eeee ne bu halin?

  Lastik Sevim (Şenol Durmuş) Kent 

Ölüm haberini duyan birçok insan adeta yıkıldı. Bu habere inanmak da zorlandılar. Ayna Mahmut ölemezdi. Hele bir de bu saatten sonra. Gerçeği bilenler bu ölümü elbette normal karşılıyordu. Bir insan tabii ki sonsuza kadar yaşayamazdı. Tabiatın bu korkunç gücü karşısında bir canlı ne kadar dayanabilirdi ki?.. Ayna Mahmut da bu semtin efsane isimlerinden biri sayılırdı.


 

 



 






| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yaratıcı Yazarlık | Akademika Kitabevi

| Katılım | Okur Üyeliği | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Sahne Arkası |

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Eser sahipleri, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin —kısa alıntı ve tanıtımlar dışında— herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır. Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.