..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Anlamak beğenmenin başlangıcıdır. -Spinoza
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Türkiye
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Korona Hikayeleri - 5
Ömer Faruk Hüsmüllü
Öykü > İronik

Önceki bölümün devamı... İki gün sonra. O gün erkenden uyandı, pazar vardı aşağı mahallede. Belki orada bir işin ucundan tutabilirdi. Çabucak giyinip pazar yerine gitti. Çadırlar kuruluyordu. Sonra tezgahlar konmaya başladı. Her pazarcının yanında üç ya da daha fazla çalışanı olduğunu gördü. Bu sayıda iş yapan olunca ona iş vermezlerdi. Ama pazarın orta yerine geldiğinde iki pazarcını

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Eleştiri > Türkiye
61 
 İnsanı Yücelt ki Devlet Yücelsin  (Yunus Emre Coşan)

DağSes Gazetesi Yazıları
62 
 Var Olmak İçin Emperyal Olmak Zorundasın  (osman demircan)

Ülkemizde ilk binden ve en başarılı öğrencilerini almasına rağmen niçin Galatasaray Lisesinden ve Robert Kolejinden ülke çapında yapılan üniversite sınavlarında derece çıkmıyor? Acaba bu öğrenciler nasıl yönlendiriliyor? Sayısalcı olmayan birinin derece yapması çok zor. Bu okullarda sayısal yerine yönetim kadrolarına uygun eşit ağırlık veya sözel eğitimler mi veriliyor?Dikkatle incelediğimizde bu okul mezunlarının daha çok sosyal alanlara ve hukuk gibi bölümlere yönlendirildiği göze çarpıyor.
63 
 Türkiye’de Erotizmi ve Cinselliği Dünyanın En Doğal Şeyi Haline Nasıl Getirdiler!  (Yûşa Irmak)

Canım ülkemin insanlarının sevgi ve cinsellik konusundaki ihtiyaçları dillere destandır. Tam da bu noktadan bakıldığında Türk Erkeği’nin dünya literatüründe bu noktada bir şanı ve şerefi dahi vardır diyebilirim. Sizler de bu övgüyü büyük bir ihtimalle çeşitli vesileler ile zaten duymuşsunuzdur! Bu tarz insanların neden bu tutum içerisinde bulunduğunu çözmek ise o kadar da zor değildir. Diyebiliriz ki, erotizmi ve cinselliği tam arzuladığı biçimde yaşayamayan yurdum insanının ciddi bir tatminsizliği onun bu bastırılmış duygusunun burnunun dikine gitmesine sebep oluyor desek ziyadesiyle romantik bir iddiadan öte, realist bir tespitte bulunmuş oluruz… Şöyle birkaç madde ile bu noktayı açmak istiyorum.
64 
 Türkiye'de Arıcılık ve Bal Kültürü  (M.NİHAT MALKOÇ)

Türkiye,doğal dokusu bakımından dünyanın en cazip ülkelerinden biridir.Ülkemizdeki bitki zenginliği,özellikle arıcılığın altyapısını oluşturmaktadır.
65 
 Türkiye'nin Zihin Tarihi  (YUSUF ALPASLAN ÖZDEMİR)

Hilmi Yavuz'un özellikle bugünlerde tekrar okunması gereken ufuk açıcı bir kitabı değerlendirme yazım
66 
 Başkan Gümrükçüoğlu'yla Sabah Kahvaltısı  (M.NİHAT MALKOÇ)

Bilindiği gibi ocak ayının 10. günü “Çalışan Gazeteciler Günü” olarak kutlanıyor. Bu vesileyle Trabzon Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, Trabzon’da görev yapan basın mensuplarıyla sabah kahvaltısında buluştu. Dizgicisinden imtiyaz sahibine kadar, basınla bir şekilde ilişkili olan herkes Zorlu Grand Otel’deki sabah kahvaltısına davetliydi. Ben de Trabzon’da yirmi yıldır köşe yazarlığı yapan bir kalem erbabı olarak bu kahvaltıda yerimi aldım. İlk kez böyle bir programa davet edilmiştim. Bizi gazeteci olarak saymadıkları için böyle toplantılara da çağırmıyorlar. Hatta toplu fotoğraf çekilirken bir gazetecinin “Öğretmenlerin bu fotoğrafta ne işi var, öğretmenler günü müdür, gazeteciler günü mü?” deyişi basın camiasının, köşe yazarlarına yaklaşımının nasıl olduğunu ortaya koydu.
67 
 Sevgili Hrant Dink!  (Nükhet Everi)

26 Şubat 2004 Perşembe günü AGOS Gazetesinin önünde ülkücüler bildiriler okumaya, Hrant Dink’e yönelik ölüm tehditleri içeren sloganlar atmaya başladılar.
68 
 Seks Seks Seks  (Saltukalp İnan)

Bilincin ve kültür seviyesinin vizyon kazanamadığı, bizim gibi aydınlanmasını tamamlama sürecinin emekleme döneminde olan ülkelerde insanların ilgisinin sığılığı sonrasında: Günlük yaşamda; direk ya da dolaylı yoldan herşeyin maddi, sanatsal yaşamda; herşeyin ucuz-değer/emek/estetik kaygısız, siyasi hayatta ise; herşeyin liderler oligarşisi altında, sistem içi hiyerarşinin getirdiği zincirleme yalama tamlamasının oluşturduğu kokuşmuş yalaka, öğelerde toplanması kaçınılmaz olmaktadır.
69 
 Koşma Süreyya !  (Gültekin BAYIR)

Eee burası Türkiye, sporcu dediğin Allah tarafından kuvvetli Koca Yusuf’dur bir de Bulgarların yetiştirip bize pazarladığı halteciler. Kalanı magazin malzemesi kolay köşe dönme, kolay para kazanma yolu. Kimsenin spora saygısı yok. Kimsenin başarıya
70 
 Belediyede Vidanjörlük Mü Yapsın  (osman demircan)

Özellikle doğu bölgelerimizde erkeklerin eşeklerle cinsel ilişkiye girmeleri olağandır. Bu davranış o kadar doğallaşmıştır ki eşeklere eşo gelin demeye kadar gelmiştir. Sonuçta erkekler geleneklerin ve göreneklerin baskısı altında cinsel anlamda özgür olamadıkları ve rahatça partner bulamadıkları için böyle bir yola girmişlerdir.
71 
 Soyunun  (Bay Nida)

Kirli ellerle, kirli tezgâhlar kuruluyor
72 
 Şeriat Değil Muhafazakar Tahakküm Tehlikesi Var  (Akakiy Akakiyeviç)

İslamcı muhafazakâr iktidar, devlet teşkilatında kadrolaştıktan sonra, başka bir tabirle devleti dönüşüme uğrattıktan sonra, sıranın topluma geldiğini söylem ve eylemleriyle açığa vurmaktadır. Kendi yaşam tarzlarını toplumun bütününe dayatma gibi bir anti-demokratik tavır sergilemektedirler. Özellikle yerel yönetimlerde, söz sahibi oldukları yerlerde muhafazakâr yaşam biçiminin bütün kural ve kaidelerini zaten uygulamaktadırlar. Orta Anadolu kentlerinde sözü edilen uygulamaların fütursuzca devam ettiği sosyolojik araştırmalar sonucu ortaya konmuştur. Buna ilaveten, büyük şehirlerde, darülharp anlayışıyla fethedilmiş bölgeler oluşturarak toplumsal kutuplaşmalara zemin hazırladıkları görülmektedir. Tophane baskını bunun tipik bir örneğidir. Kendileri gibi yaşamayan, düşünmeyen insanların içki kullanmalarını, giyinme biçimlerini ahlak anlayışlarına aykırı bularak fiili müdahale ile cezalandırma gereği duyan kesime iktidarın sempati ile bakması muhafazakârlaşmanın vardığı boyutu göstermesi açısından manidardır.
73 
 Müdür  (Nida)

Her kötülüğün Türkiye den çıktığına inanan, Ali' ye
74 
 Türk ve Kürt Aydınların Dikkatine  (Mehmet Sinan Gür)

Bu ateşi ve kötüye gidişi ancak Türk ve Kürt aydınları durdurabilir.
75 
 Robot Üretiminde Lider Ülke: Türkiye (!)  (Ahmet Melih Karauğuz)

Türkler robot üretemez mi? Öyle bir üretir ki parmaklarını yersin!
76 
 Yolcu Dergisi 76. Yürüyüşü: "Gökyüzüne Bak!"  (YOLCU DERGİSİ)

YOLCU DERGİSİ’NİN 76. SAYISI RASİM ÖZDENÖREN BEYEFENDİ’YE ARMAĞAN EDİLDİ.
77 
 Evlere Servis "Takıntılarımızdan Arınma" Hizmeti : "Tak, Tak, Takıntı... ""  (Seval Deniz Karahaliloğlu)

ATATÜRK’ün doğum tarihinden, ölüm tarihini çıkarırsanız ne kalır? Hadi bilin bakalım. Tık yok mu? Anlaşıldı. Sizin bir an evvel “takıntılarınızdan arınma vaktiniz” gelmiş demektir. “Tak tak”. Kapı vuruluyor. Kim o? Ben “takıntınız”. Yukarıda sorulan sorunun cevabını bulmak için çaresiz “altı zır zır delinin” geçtiği süreçten geçecek ve kapıyı çalan “takıntınızdan” bir an önce “kurtulacaksınız” demektir.
78 
 2023'e Mektup  (Ömer Akşahan)

Osmanlı-Türk tarihinin iki dâhisinden biri Fatih Sultan Mehmet, diğeriyse Mustafa Kemal Atatürk’tür. Atatürk’ün daha I. Dünya Savaşı yıllarında kafasında şekillendirdiği cumhuriyet fikrini, silah ve siyaset arkadaşlarından uzaklaşma pahasına Türk ulusuna armağan etti.
79 
 Türban Gerçekten Bir Sorun Mu?  (ESRA BAYKAL ÇETİNKAYA)

Ülkemizde yıllardır bir türlü çözülemeyen konu, türbandır. Liseden hatta ortaokuldan başlar, imam hatipliler, orada olanlar, sen başka dünyanın insanı olarak konumlandırırsın kendini, kimi zaman başı örtülen kızlara üzülür, zorla yaptırıldı zannedersin, bazen başları bağlı kızların sokakta sevgilileri ile geziş şekillerine hayret edersin…
80 
 Altını Oydukları İrfan Şahinbaş Sahnesinden Büyüklere "At" Masalları  (Seval Deniz Karahaliloğlu)

Korku filmi gibi ama maalesef bu gerçek hayat. Bu bir gecekondu yıkımı değil. Kaçak inşaat yıkımı hiç değil. Neden? Tiyatroya kastınız mı var? Tiyatroyu mu sevmiyorsunuz? Derdiniz ne? Tiyatroya karşı, sanata karşı yürütülen bu sistematik yıkım ve şiddet kampanyası akla Gyula Hay’ın “At” oyununu getiriyor. İronik bir şekilde bundan tam 10 yıl önce, yine bu sahnede sergilenen “At” oyunu sanki günümüzü anlatıyordu. Yaşanan olayların ciddiyeti bize bir kez daha eskimeyen “At” oyununu anımsattı.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Şehit Kanı
Alp Şahin
Eleştiri > Türkiye
Her Günkü Konu
Yûşa Irmak
Eleştiri > Türkiye
I Speech Kürsü
Alp Şahin
Eleştiri > Türkiye
Cumhurbaşkanı
Alp Şahin
Eleştiri > Türkiye
Bu Ülke
Osman AKTAŞ
Eleştiri > Türkiye
31 Mart Secimleri
Alp Şahin
Eleştiri > Türkiye
Aptal Insan Toplulugu
Alp Şahin
Eleştiri > Türkiye
Her Sey Cevre Icin
Alp Şahin
Eleştiri > Türkiye
Soyunun
Bay Nida
Eleştiri > Türkiye
Müdür
Nida
Eleştiri > Türkiye
Ey Türk Milleti!
Osman AKTAŞ
Eleştiri > Türkiye

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © , 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.