..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Materyalist bir dünyada yaşıyoruz, ve ben de materyalist bir kızım -Madonna
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Felsefe
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Şiirleştirilmiş Ay Günahları…
Servet Alkan
Şiir > Lirik

Ben hiç yalnız kalmadım,Hep sen vardın yanımda Mahut ruhlarımız buluştuğunda,her gece Sessizliğin iyi bir öğretmen,Ruh Kaşifi Ayrılık kısalıyor,Şiire dönüşüyorsun Sen kokuyor birden/Tenin Öyle olunca. Ben hiç yokluk çekmedim,Hep sen vardın katığımda Yılankavi hatların korkutmadı beni….her öğünde Şiir çıkartıcı anını bekliyorum,Gardiyan vakitte Yokluk kısalıyor,Servete dönüşüyorsun Sen dokuyor birden/Terin Öyle olunca. Ben hiç Ölüm görm

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe
381 
 Adalet Mülkün Temelidir 2  (Bayram Kaya)

Suç üreten sistem içinde olduğunuz sürece; siz ne anlamda söylerseniz söyleyin; herkese göre olan bir adalet herkese lazım olacaktır. Herkese göre adaletle olmak, herkesin kafasına göre keyfi adaletle olması değildir. Ortak üretim değeri olmayla fiili çalışma üzerinde, üreten; karşılıklı ortaklaşan emek değeri üzerinde herkese göre olukla paylaşım yapan adaletinin kast edildiği her halde anlaşılmaktadır.
382 
 El Kavgaları 13  (Bayram Kaya)

İlk El kendisini ortama ihale ederken olacak olanlar hakkında bir şeyi bilmiyordu. Yineleyen süreçler tersine dönerdi. Bir dalga leğeni içinde olan suda bir merkeze göre oluşturulan dalga; dalga leğenine çarparak geri döner. Yani dalga leğeni içinde git olan su dalgası, dalga leğeni sınırına çarpıp gerisin geri dönen ters dalgayla; gel oluyordu.
383 
 El Kavgaları 15  (Bayram Kaya)

Bir totem mesleği içinde olmakla ittifak kararı alan hemcinslerimizin nesli, ancak ilahtı. İlah olmakla kendi aralarında iç cinsel ilişkilerini de yasaklayanlardı ve ittifakın yaratıcısı olanlardı. Tarım devrimini yapanlar da hemcinslerimiz değildi, aksine insanlardı.
384 
 El Baal Bel 10  (Bayram Kaya)

Kısaca köleci sürecin ya da daha doğrusu yöneten sürecin; ayak takımı dediği yapıların; azam El olan takdir karşısında isteği olur iradede bulunması; Ayak takımının Azam El ‘e benzer özenti içinde mal, mülk, takdir sahibi olmak istemesi; tagut olmak değildi de; neydi?
385 
 Tarihi Kulluk Sözleşmesi 15  (Bayram Kaya)

Hiç bir özel yaşam kolektiften bağımsız olamamakla sınırsız sorumsuz da olamaz. Köleci inşa; kolektif oluşum gücünü ve ortak üretim bağıntılı entgre bilinçlerin, ortam içinde birden bire çevrim sürecine sokulma bağıntısını görmezden bilmezden gelmektedir. Bu görmezden geldiği şey kişi üzerindeki amortisman olan toplumsa entegredir.
386 
 Tarihi Kulluk Görevi 1  (Bayram Kaya)

El manalı sosyal anlayış ta; “El’inizden başkasına kulluk etmeyin. Kulluğunuz, başka El kulluğu gibi olmasın” demekle totemi sosyal süreçlere benzer yansıma içindeydi. El mana anlayışı kendi kendisine yeterli kalmamayı; en fazla olukla yerine getiren düşünce olmakla düşünce fırtınası içine sokuluyordu. İttifakı gelişmişlik süreci kendi kendisine kalmak isteyen ön ittifaka üstün gelerek, ittifakı El süreçli düşünce oluşla öne çıkardı.
387 
 Tarihi Kulluk Sözleşmesi 2  (Bayram Kaya)

Bir arabayı ortaya koyan vidayı, somunu yapmak; motor kalıbı dökmek, dişliler üretmek vs. gruba ait otomotiv olan sürecin; uzman sahiplik olukla sürecin parçalı durumu olmasıydı. Uzmanlık olan parçalı işler otomotiv içindedir. Tümü birden sağlık sektörünü verecek olan; dişçi, radyolog, biyolog, ürolog, kardiyolog, dâhiliyesi, kulak burun boğazcısı, kalp cerrahı vs. hepsi gruba ya da sektöre ait genel sağlık içinde parçalı uzmanlık işidirler.
388 
 Alanların Düzenlenmesi İşi 2  (Bayram Kaya)

Artık geçmişin kolektif somutluk bağıntısı, bu gözbağı olan inancı soyut ve alakasız mana ile anlaşılır olacaktı. Artık soluk alıyorsanız dahi, soluk alışınız da nefesleriniz elinde olan El adına olur söylem ve yeminler ile sözünüze başlıyordunuz. Yellenip yellenmemeniz de El sayesindeydi. Başınız ağrıyacaksa, da ağrımayacaksa da hikmeti El’deydi. İş bulup, bulamamak ta El’deydi. El sizin fıtratınızdı. Üretileni ve üreten ilişkiler sürecini, kendi nesnel standartlarının üzerine inşa etmekle El kendisini de bu nesnel standartlar üzerine inşa ediyordu. Öznel mana anlayışı El, kendisini üreten ilişki içine konumlamakla kendi mana anlayışlı sembolizmini standartlar içinde kullanmıştı.
389 
 Tarihi Kulluk Sözleşmesi 4  (Bayram Kaya)

İttifak dışında zaten ilah yoktur. İttifak içinde ilahi grup kararı, bu nedenle temsili oluş üzerinde ittifakı karar hem kendi totem grup kararı gibi anlaşılmakla karar yeniden hem çokladır hem tekleşir.
390 
 Tarihi Kulluk Sözleşmesi 6  (Bayram Kaya)

Burada bir parantez açayım. Biz Amerika uygarlığının özellikle Afrikalıları köle etmesini bilir ve kınarız. Bu doğrudur. Bunun kadar ortaçağ uygarlığından biri olan, Emevi, Abbasi halifeliği de köleci bir imparatorluk olmakla onlarca köle isyanlarına sahne olmuşturlar.
391 
 Tarihi Kulluk Sözleşmesi 9  (Bayram Kaya)

Ama umulup beklenen vaadi kişi salt kendileri üzerine doğacak bir vaat olmasına kalpten inanan kişi de Nemruttu. Çünkü Nemrutlar açıktan “benim olan benim, senin olan senin” derken kalplerinde olan çelişki ile samimi değildiler. Kalplerinde senin olan da benim diyorlardı. Bu nedenle El mana anlayışı hep bağış lütuf, ele, geçirme, istimlak etme, ihale, komisyon, hediye, rüşvet alma rant edinme, kira sağlama gibi ihsanlar üzerine kayraydı. Ama niyet, akıbetle aynı olmayacaktı.
392 
 Alanların Düzenlenmesi İşi 1  (Bayram Kaya)

Önce patsi türü köylü sentezler, ortaya çıktı. Köy tipi sentezler birkaç bay erki yapıların birleşti. Patsi, ensi gibi yapısal hukuksal sahiplik yönetimi ortaya çıktı. Her biri El olmakla, bir tek EL senteziydi. Şehir tipi site yönetimleri de köy tipi oluşumların yine bir başka oligarşi sentezleriydi.
393 
 Tarihi Kulluk Sözleşmesi 10  (Bayram Kaya)

Ön ittifaklı kolektif yapıyı, kişi sahipli sürece çevirmek isteyenler; ağızlarıyla açık açık anonim olanın övgüsünü söylüyordular. Ama bu kişiler içlerinde de sahipliği hep kendi üzerlerine olmanın niyetlerle sahipliği hep kendi kendisine sahiplik olukla anıyordular.
394 
 Tarihi Kulluk Sözleşmesi 12  (Bayram Kaya)

Bu sunu tıpkı kült merkezinde biriken sunu gibi kolektif olan bilince göre bir sunuydu. Aradaki fark şuydu. Burada tekil takdir vardı. Kolektif bilinç ve kolektif akıl bencilik yerine kişisi bencilik vs. vardı. Kayra vardı. Kişilerde kolektif olanda pay bekler gibi olmakla kayra nasip, rızk bekliyorlardı. Sunuları bu gayretle ikili düşünce içinde olmakla yapıyorlardı.
395 
 İnsan, Üst İnsan ve İkiyüzlülük  (Cemal Zöngür)

Adına yaşam mücadelesi deyip sürekli birbirinin yüzüne bakarak ailede, akrabada, arkadaş, grup, çevre, din, parti, toplum ve devlet ilişkilerinde, her türlü hile ve cambazlık oyunlarıyla ben daha üstünüm demek, asla insan olmanın gereği sayılamaz. Tüm bunların en büyük ve tek sorumlusu devlet sistemleridir.
396 
 Tarihi Kulluk Sözleşmesi 11  (Bayram Kaya)

Kişi mülkü olan topraklara dikitler konacaktı. Bu dikitler o mülkü o kişiye veren El mantığının dikitiydi. Yontu konan yer El takdirli iktisaba istinaden bu tür El iktisapla El toprağını koruyuculuktu. Koruyucu tılsım denen bu tarz taş dolmenler özel mülk olan yerlere dikilecekti. Bu dikitler anonim olandan, anonim olmayan sürece geçişteki hafızaları, şimdisi ile geçmişe bağlıyordu da.
397 
 Alanların Düzenlenmesi İşi 3  (Bayram Kaya)

Her El diğerine "onun yaptığı iş iyi değildi" diyordu. Bu nedenle kardeşler bile köleci öğreti içinde olmalarına rağmen, birbirinin şeriatı içinde değildiler. Bunları Yusuf hikâyesi gibi hikâyeler içinde süreç güçlü olana göre överek, yererek Mal sahibi olmanın Malik oluşunu anlatıyordu. Zaman zaman kardeş kavramı dahi değişikliğe uğramakla aynı iman içinde olanlara kardeş deniyordu. Nuh'un oğlu onun ailesinden sayılmıyordu. Çünkü o Nuh'un El şeriatına uymuyordu. Aynı iman içinde değildiler.
398 
 Tarihi Kulluk Sözleşmesi 13  (Bayram Kaya)

Gebelik anonim olanı (ilahi ortaklık olanı), anonim olmayana (ortaklık olmayan-tekil takdir ve tekil sahipliğe) dönüşme olandı. Limited olacak olanı dölleme, gübreleme ve sulama yapmanın gebeliği olan süreçti. Doğum, anonim olmayanla eylem, söylem ve anonim olmayan anlamıyla biçimlendi. El bu öznel anlayışının güdümle; üzerine transfer edilen El toprağını kişi toprağı yapmasının doğumuydu.
399 
 Denge ve Dengesizlik Süreçleri 3  (Bayram Kaya)

Olay ve olgular özel bağıntılı yasaları kullanıp olay ve olgu haline gelirken; var oluş tümden gelimle yasalarla özel bağıntılı durumlara parçalanacak olan durumları ortaya koyar. Bu nedenle kişi olukla sizde belirirse de siz ölseniz dahi var oluş hayatı türünüz üzerinde, başka başka olay türler ya da oluşumlar üzerinde akıtmakla tilkiye yenmeniz duygusal olurla var oluşun umurunda bile değildir
400 
 Kesim Bölgesi 3  (Bayram Kaya)

Tapınak buluşması dediğimiz seremoni içinde tapınaklar doğurtanı belli olmayan kutsal doğumlara da sahne olacaktı. Gruba ait kimi kadınlar (natidumlar) bu tapınak alanlara gelecekti. Gece Ay doğmadan karşı taraftan gelen doğurtanlarla cinsel temasta bulunacaktılar. Karanlıkta olan bu temas nedeniyle doğurtanın totem aitten olup olmadığı bilinmemekle, doğum kendi totem aitte sinden olmuş gibi değerlendirilecekti. Bu seremoni, sosyal mantık içinde ilanen kardeş olmanın geçiş ritüeliydi

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Sistem 13
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 13
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 12
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 10
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Tarih Yazma 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 9
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 8
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 7
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © , 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.