..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Sevgi en azgın yüreği uysallaştırır, en uysal yüreği azdırır. -Alexis Delp
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Felsefe
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Öldüm
Erkan baykal
Şiir > Aşk ve Romantizm

Ruhumun yarısını gömdüm! Gün batımında, Daha laleler açmadan,araftayken, Daha koynuna girmemişken kadınımın, Gün batımında kalbimi gömdüm. Gözlerinde öldüm, teninde soldum. Sabahlar artık sensizlikten soğuk Ruhum uşüyor, bedenim üşüyor, Dudaklarım sensizlikten kurudu. Ben bu sabah sensizlikten öldüm.

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe
401 
 Köleci Yasa 15  (Bayram Kaya)

Bu nedenle köleci sistem bu referans üzerine biat olan kendi geleneklerini, kutsama oluşla sürdürüp gidecekti. Bu alan tam bir "üzüm üzüme baka baka kararır" özdeyişine dönecekti. Eski iman ahitleri kişiler geleneği içinde imanı müktesebat oluşla anılıp; eylemli kılınıp; süre gelmeğe devam ederler.
402 
 Köleci Yasa 19  (Bayram Kaya)

Buradaki doğal bir seyrediş olmayan emek güçleri ortaklaşmasının gizlenmesiydi. Temel ve temel harcı olan emek gücü yerine, emek güçleri ortaklaşmasının yerini asla tutmayacak olan; üretim hareketi içinde olmayan “mal sahipliği hakkı” gibi uydurma ve kandırma illüzyonun ortaya konmasıydı
403 
 Köleci Yasalar 9  (Bayram Kaya)

Ama türkücüleri futbolcuları toplum içinden çekin toplumun kulağı bile duymaz. Topluma değer katanlarla; tolumun sömürü çarkına katılama olan süreçleri birbirinden ayırın. Elbet türkücünün şarkı söylemesi bir geçim karşılığı olacaktır. Ama bu toplum normu dışında astronomik rakamlara ulaşan topluma yabancılaşma da asla olmamalıdır. Toplumun inşacı yasası içinde sen bize şarkı söyle, biz senin için geberesiye çalışırız diyen bir ittifakı sözleşme vaki değildir. Üretim değeri olmayan katkıların olmaları değil topluma egemen zenginlikler olmaları yanlıştır. Egemen olmaları bizim bilinçsiz oluşumuzdan başka bir şey değildir.
404 
 İnsan Olmak Ya da Olamamak  (Cemal Zöngür)

Üst Düşünme Yetisi; dünya ve doğanın fiziksel deviniminden hareketle, diyalektik olarak insanın beyin içerisindeki hücrelerin sayısal açıdan daha fazlasını çalıştırmasıyla meydana gelen merak, sorgulama ve araştırma mekanizmasıdır.
405 
 Köleci Yasalar 2  (Bayram Kaya)

Kişilerin köle olması ya da El'in köle sahipli muhtariyeti, bununla kalmazdı. Kölelere Her El'in kendi damgası ya da kölelere her El’in işareti (eni-mührü) vurulurdu. Bu işaretler El sahipliği tanınması olan damga ya da işaretlerdi.
406 
 Köleci Yasalar 7  (Bayram Kaya)

El oluşmasını şöyle bir hatırlayalım. Tüm süreçler bizden ve bizim bilincimizden bağımsız olukla nedenli oluşturlar. Kişi ağaçta meyve toplamasının nedenini, kişinin kendi acıkmasını karşılar olması içinde nedenle açıklayabilmektedir. Ama kişi acıkmasını pek pek nedenle açıklayamamaktadır. Bunu çabasına bağlasa da sürecin nasıl olup bittiğini bilememektedir
407 
 Köleci Yasalar 5  (Bayram Kaya)

Durum bu olacağına göre; kolektif üreten güç ancak kolektif sahipliği içinde elde edilenledir. Üretim; karşılığını vermekle üretimi yapan her bir kişi kullanımlı ürün ve yarar olmasının dışında, işiler nezdinde birikme yapmakla; biriken metanın baskı ve basıncı tek tek kişiler üzerine olan meta hareketini yönelten, kişi sahipliği olamazlar. Kolektif üretimin değer yargısı psikolojik
408 
 Köleci Yasalar 8  (Bayram Kaya)

Toplum grup hareketi yerine yetenek ve ilgi alanlarına göre kişileri eğitip o sektör içine katmakla kişiyi nitelikli emek haline getirmektedir. Sektörler totem meslekli grup hareketi gibidirler. Totem mesleği olmak yerine toplumsal üretim gücüne bağlı sektöre mesleklerdir.
409 
 El Kavramı 9  (Bayram Kaya)

El nesnel gerçeklik olan algılar üzerinde kendisini eşletmektedir. O nesnel gerçekliğin algısını kendisini çağrışım yaptırmaktadır. Böylece El; soyut, öznel mana algılı ama somut olanla koşullu bir öğrenmedir.
410 
 Köleci Yasa 17  (Bayram Kaya)

El kendisinden önce meşruiyet olan kamu ortaklığını kişi sahipliğine dönüşebilmenin anlam ve anlatımı olan irade oluşla ortaya kondu. İlahi ve ittifakı olan bir yaşam biçiminden; zıttı olan yaşam biçimine geçişin meşruiyet aracı olukla ortaya kondu. Ola gelen içinde, yeri olmayanın yeri oluşmakla oluşan yere; nesnel olmayan sübjektif menfaatle, alan açma anlayışının ifadesidir.
411 
 Köleci Yasa 12  (Bayram Kaya)

Yoksa üretilmiş bir mısırı tüketiciye ulaştırmadan araya on kişilik soğuk zincir halkasının girmesi ne ad altında olursa olsun girişimci, yatırımcı, tüccar, iş bilenin vs. değil, haydutluktur. Asalaklıktır. Kan emiciliktir. Sömürüdür. Kurbanları oluşturmak için bu ağdalı ifadeler; kişi iyelikle olan sistemin El’e göre meşru edilen adaletini sağlamaya çıkan yollar olmaktadırlar. Yine El’in böbürlenerek; “ben size rızk veriyorum. Ben size lütfediyorum. Ben himmeti bol olanım” dediği süredurum da; kişinin kendi çalışması olan kendi EMEĞİ ve EMEK GÜCÜYDÜ. El emeğe bile lütuf, bağış himmet diyecek kadar vaatlerle bilmezlik biati üzerine illüzyon yapmanın, içindeydi.
412 
 Köleci Yasa 9  (Bayram Kaya)

Nasıl sektörler gücü (gruplar emek gücü) bağıntısı olmadan toplumsal güç ve toplumsal bağ enerjisi olmuyorsa; toplumsa iradeli bağıntı gücünü yansıtan oylar olmadan da, oylatma ve seçilim olamaz. Ama frensiz olan kara cahillik, der. Başka kara cahillikte bunu alkışlar. Size de için için yanmak düşer.
413 
 Köleci Yasa 13  (Bayram Kaya)

Ama özel olan mal, mülk sahipliğini, genelin özel mal mülk sahipliğine dönüşür kılmamakla ve özel mal mülk sahipliğini, salt kılıp; özel mal mülk sahipliğini oksijen çadırına almakla, sürekli bir devlet gücünün kaynak korumasıyla, kendisini sürdürülebilir yapmış olması; sömürüydü ve doğru değildi.
414 
 Kavram Karışıklığı ve Toplumsal Gerileme  (Cemal Zöngür)

Edebiyat (Lingustik) Bilimi; düşünceleri temsil eden kelime ve cümlelerin anlamsal kavramlarının, her toplumun bilgi, bilinç, özgürlük ve sosyal yapılarına göre zenginleştiğini ifade eder.
415 
 Köleci Yasa 14  (Bayram Kaya)

Siyasetçilere bu haksızlıkları sorarsak, aynen lümpen propagandistlerin; “inancın özünde bu yoktur. Bu inancın (ihalenin) içine sonradan sokulmuş olan bir bidattir (fesattır) ” dedikleri gibi demezler mi? Bilmesinler ilik oyunu oynadıkları gibi siyasetçiler de aynı kripto transkripsiyon taktikleriyle; “ böyle bir kayırma; böyle bir şey olmaz” demezler mi? “Bak anayasamız ne diyor; her kes yasalar karşında hür ve eşittir” demezler mi? Bu süreç aynı plânın gelişen düzlem içinde her düzlemle uygulanışıydı.
416 
 Köleci Yasa 16  (Bayram Kaya)

Din denilen bu El’ler biati olan sentezin her biri aslında oligarşi yapılı bu din içinde farklı mantığın ve düşünce tarzının da bakış açısıydı. Bu her biri başka başak El'e biatle salınım veren anlayışından fışkıran her biri farklı olan bakış açısı; geleceğin din yorum farkı ve mezhepleriydi.
417 
 Felsefi Açıdan Yalancılığın Gen Haritası  (Cemal Zöngür)

Öz kültür ve tarihine bilimsel bakmayan ülkeler, ilke olarak yalan, taklit ve ithal ikame yöntemle ayakta kalmaya çalışırlar. Devlet yapısında hakim olan bu ithal ikame mantık, doğal olarak bireylerin çoğunluğunu da aynı yalancı karaktere sürüklemektedir.
418 
 El'in Kişisel Eşmesi 1  (Bayram Kaya)

Radyolu bir yapının içine doğanlar yapının, baştan beri mi böyleydi; yoksa sonradan mı böyle oldu türü anlamalarını pek pek analiz etmezler. Radyoyu merek edenler de radyoyu nedeni ile anlar olmaktan çok içinde ya küçük adamlar vardır demekle bilme isteğini karşılayıp kararlı duruma geçecektir. Ya da radyonun içinde şeytan konuşuyordur diyerek aynı kararlı sonucu elde edecektir.
419 
 Köleci Yasalar 1  (Bayram Kaya)

Filtre edilen tevhit te; isteyerek ya da istemeyerek yapılan kendi katılımları sonrasında biat edenlerin merkezi oligarşi sahipliğindeki tevhidi El'in süzgecinde geçiyordu. Tevhide aykırı bay erki durumlar oligarşi sözleşmesi içinde değil, halkın belleği içinde kalıyordu. Yeni tevhit imanı filtre üzerinde geçen müşterekler üzerinde ahitti. Ama müşterekler zorunlu olurla melez imanlı düşüncelerle doğuyordu.
420 
 Cennet ve Cehennemin İcadına Felsefi Bakış:  (Cemal Zöngür)

İnsanların zekâ yapıları eskiyi çok aşmış olup, sahip oldukları maddi ve manevi imkanların tamamen değişmesi neticesinde, din gibi büyük bir hayal (Soyut) gücüne dayanan ve insanları sürekli cehennem fobisiyle edilgenleştirip, hizaya getiren düşünceler çağı çoktan bitmiştir. Bu yüzden yeni bir din ve peygamberin ortaya çıkması için en ufak bir sosyal zemin bulunmamaktadır.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Düet 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © , 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.