..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Sanat doğaya eklenmiş insandır. -Bacon
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Felsefe
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

İyi ki Doğdun Çocuk
Fatma Erdogan
Şiir > Bireysel

Kalk çocuk! Ağla haline Doğmak marifet değil Yaşa! Sen yarat Kimseler dokunmasın hayaline Diye diye büyüttüğüm çocuk İyiki doğdun Şimdi sıra sende...

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe
521 
 Müruru Zaman 8  (Bayram Kaya)

Kısaca, ilk bir iki ön ittifaklar sırasında "Minerva'nın baykuşu gece uçar" söylemli bir kapsam içinde geçerli olacaktı. Yani bu gibi ilklerde; "önce olaylar yaşanacak, sonra da bunun bilgisi (öngörüleri-deneyimleri) edinilecekti". İlk deneyimlerden sonra daha ittifaka başlamadan anlak alırlarımız içinde öngörülerimiz, tasarımlarımız tomurcuklanıp çiçeklenecekti. Bunlar hep müruru zaman birikimiydi.
522 
 Müruru Zaman 15  (Bayram Kaya)

Gel gör ki "yeni sürecin öncesine devam olmayı anarak meşrulaşma" içindeki gök kavramının eski hafızadaki anlatımı müruru zaman nedenle şimdiki anlama ve anlatım diline göre oligarşiyi öyküleme diline göre anlatılan aktarımda eskinin gerçek ilişki olan mana dili kaybolmuştu. Kaybolan ön ittifaklı gök kavramındaki geri bağlanım olması gereken mana süreci ya da eski mananın bek raundu izafe edilirken eski gök "yeni gök kavramı" oligarşini süreçteki anlatımın diliyle şimdiki yıldıza kaymıştı.
523 
 Eksen Çağı 1  (Bayram Kaya)

Böylece ilk kolektif süreçli oluşma ve öğrenme yaşantı aşması kişi benci donanımlara dönüşmekle kişi sahipli benciliğin güdümüne girdi. Kolektif ilik sürecin değişmez yapı taşıydı. Ama kullanımı kişi özeline indirgenmişti. Emeğin sistem belirleyiciliğini eksene aldıkça sakıncası yoktu. Kolektif ilik kendi kendisini öğrenmekle; kendisini düşünsel anlayışlı imge süreçler içinde kişiye aktarmaya başladı.
524 
 Eksen Çağı 2  (Bayram Kaya)

Bu nedenle insanımsının, toteminin ve ön ittifaklı insan olan kişinin "yaratıcı mana düşünceli betimlemesi yoktur". Risk veren anlayışça düşüncesi yoktur. Kaderleri belirleyen anlayışla düşüncesi, merhameti, acıması vs. yoktur.
525 
 Eksen Çağı 3  (Bayram Kaya)

Kişi kendi katılımıyladır ki toplumsa kolektörle kolektif gücü anlamıştı. Kişi kolektif kolektörle anladığı gücü kendi anlamasına aracı bakış yapmıştı. Bu kolektifi çoğul gücü kişiler kendisine trans edip kuplaj yaparken kişi süzeni “anlama prizması” bu çoğul modülasyonu beyaz ışık gibi tekil görülü algı yapıyordu.
526 
 Eksen Çağı 6  (Bayram Kaya)

Köleci süreç içindeki aile anlayışı giderek sosyal ve toplumsal kurumlar olarak, oluştu. Ön ittifaklar içinde olmayan aile kurumu nedenle; gelenekti anlatanlardaki ön ittifaklı özneler köleci inşadaki tekil ve çoğul özneler üzerinde anlaşılacaktı. Bu aktarımlar köleci mantıklı dille yazılmakla çok amorfturlar.
527 
 Eksen Çağı 5  (Bayram Kaya)

İki deniz dil oluyordu, kıstak oluyordu, engel (berzah) oluyordu. Yasak oluyordu. Görünmez perde oluyordu. Hele de en uçuğu; tuzlu, tatlı sular yorumunu şuur-bilinç-beden sayanlar, hızını alamamakla bunları orijin benlik sayıyordu. Daha tanımlamanın hayvan diye belirtilmediği dönemde, kendisini hayvana göre tanımlamanın anlatımı olmayan dönemde, “insani mana; tuzlu suyu kendisini hayvani hayvani beden sayan, “hicri mahcur” ile zıtlık, düşmanlık vs. saymakla bir yandan yorum yapan izah; cehalet karşında cehaleti bir hayranlık olmakla birlikte; gerçek tarihi bilgi karşısında bir akıl tutulması olmaktadır.
528 
 Eksen Çağı 5a  (Bayram Kaya)

Gizleme işinde kolektif oluş bilincinin üzeri El mana anlayışlı şal ile örtüldü. Yani kişisi sahipli bencil oluş heyecanı ile iyi bir illüzyon veya göz bağı kurnazlığı yapılacaktı. El mana anlayışı içinde de birbirini takiben ilahlardan yansımayla, ilah yerine monark El mana anlayışlı El'ler ortaya çıkacaktı.
529 
 Eksen Çağı 7  (Bayram Kaya)

Velayet olarak gruplar arasında paylaşılanlar (neflimler-titan soylar) bu ilk kuşak melezlerdi. Bugünkü anlayışımıza göre velayet paylaşımı yoluyla iki kardeşten biri YER’E diğeri GÖĞE veriliyordu. İlahlar etnikti. İlahın melezleri olan ilk kuşak artık etnik değildi. Melezler ilk çapraz kuşaktı.
530 
 Eksen Çağı 8  (Bayram Kaya)

Bu ardışık ikizleşmeler nedenle Marduk; elli kollu. Elli kulaklı. Elli gözlüdür. Bu söylem hem tekil olmanın hem de tekil oluştaki sentez katkının söylemidirler.
531 
 Tarih ve Hikâye 1  (Bayram Kaya)

Ön ittifaklarını sürdüren hayli gelişmiş yapılar içinde kişisi sahiplik bilincini içinde taşıyan Ubartutu, Nuh gibi simge isimler vardı. İçte tutulan düşünce, içte belli bir uygulanabilirlik düzeyine kadar olgunlaştırıldı. Aslında bu düşünce akıp gelen tarihi nesnelliğe karşı münafıkça olan bir düşünceydi.
532 
 Tarih ve Hikâye 2  (Bayram Kaya)

Bugünün demokrasisi içindeki politikacılar verdikleri vaat ile seçilip, iktidara gelirler. İnsanın kaptırdığı tarihsel zorunlulukları, demokrasi içinde vaade dönüşmüştü. Dini anlayışlar içinde de zekâta, fitreye, sadakaya, yardıma, himmete, lütfa vs. dönüşmüştü. Vaatler genelde yoksulaydı. Siz zengine maaş ek gösterge sayısını 3600 çıkaracağım diye vaatte bulunamazdınız değil mi?
533 
 Doyumsuzluk Nedir, İnsanda Nasıl Oluşur?  (Cemal Zöngür)

İnsanda mevcut olan açlık duygusu ve doyumsuzluklar, her kişide farklı şekillerde değişik amaçlarla kullanılır. Birisi yeterince bir şeylere sahip olmadığı için aç gözlülük gösterirken, diğeri en çoğu benim olsun en büyük ben olmalıyım mantığıyla doyumsuzca hareket eder.
534 
 Elde Var Bir ve Bir Elde 1  (Bayram Kaya)

İlahi mana anlayışı temelde içinizdeki groteski meşruiyetin; sosyal alanla biçimlenip, totemi çevrim merkezi olmak yanında; bir de üretim alanı ile de biçimlenişi içinde ortaya konan bir kontrol ve geri beslen imli çevrim merkezi olmasından başka bir şey değildir.
535 
 Elde Var Bir ve Bir Elde 2  (Bayram Kaya)

Elde bir; sizin bütünden yaptığınız seleksiyondu nedenle sizi, bütünün duyuş sal yükünden kurtarıyor ve bütüne karşı sizlerle sizin kendi dünyanız içinde olabiliyordu. Ama yine de geride ve dışınızda kalan dokuzun; kendi içinizde olan parçalardan kaynaklı menfi groteski yansımasından kurtulamıyordunuz.
536 
 Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 2  (Bayram Kaya)

Yani eksen merkezi ile çevresi içinde tümselen grupların merkezden çevreye doğru karmaşıklaşmakla artan iç hacimli itmeleri nedenle sosyo toplumsa yüzey gerilimi oluşmaktadır. Açıkçası toplumun üreten iç hacimli büyümesi ile toplumun bir önceki hacme göre olan eski yöneten ilişkileri arasındaki yüzey gerilimi (yöneten sınırlama gerilimi) farkı çelişmektedir.
537 
 Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 5  (Bayram Kaya)

Kişi ister zengin olsun ister fakir olsun bu iki belirimle birlikte yansıyordu. Kişinin sahipliği varsa zıt belirimin birisi zenginlik olarak tümselirken diğer zıt belirimle olan fakir uç fakir olma belirimi verememekle beliremiyordu. Oyuk devimli boşluk alan etkisine dönüşüyordu. Zengin ve fakir oluş durumu bir kişi üzerinde aynı anda üst üste oluşabilen zamandırlar.
538 
 Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 8  (Bayram Kaya)

İlahi dönemli kişilerin yüz yüze görüşmelerinden algı olan somut meşruiyet ilik; İbrahim’in kendi El’i ile görüşmesini İbrahim’in söylüyor olmasına tanıklık etmeye dönüşecekti. Söyleyen de söylenende somut değildi ama “söyleneni söyleyen aracı İbrahimler” somuttu, bu da iknaa olmanıza yeterdi! Yetmezse açlık, işsizlik ve zorbalık belirecekti. Tarihsel hafızayı kaybeden tarihsel olmayan hafızayı buluyordu. Gerçeği kaybeden gerçek olmayanı buluyordu. Sahipliğin kendi üzerine kendi etkisiyle iç düşünmesi yapan İbrahimler, Nemrutlar; dışta sahipliği kendisine verenin olmanın sözcüsü olmakla aracı konumda konuşan sahiplerdi.
539 
 Sahiplik 12  (Bayram Kaya)

Kolektif güce dönüşen kişi sahipli, kişi emek gücü; ne üzerinde kolektif güce dönüşür? Ortak sahipli sosyal alan içindeki üretim nesnesi vardı. Üretim nesnesi kişinin eksiği olanı tamamlama bağıntısını verdi. Tamlama yansıma ile girişen üretim hareketleri nedenle kişi emek gücü kolektif güce dönüşür.
540 
 Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 3  (Bayram Kaya)

Yoksunluğa karşı (mahrumiyet iliğe karşı), yokluğun (fukaralığın) varlığa (zengine) karşı olan eğimini sömürerek kullanıyordu. Fakire vermiyordu ama zengine mirasçı (muhtaç köle) yapıyordu! “Fakirler zenginin mirasçısıdırlar”. Veya “fakirin zengin üzerinde bir hakkı (rızkı) var” diyerek yoksunu kişisi sahipliği olan iradenin tahakkümü altına veriyordu.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Sistem 13
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 13
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 12
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 10
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Tarih Yazma 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 9
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 8
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 7
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 6
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 5
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Avraham 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 4
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 3
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 2
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sahiplik 15
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sahiplik 14
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sahiplik 13
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sahiplik 12
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © , 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.