..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
"Usun ve deneyimin aksaçlılarınki gibi, ama yüreğin masum çocuklarınki gibi olsun." -Schiller
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Varoluşçuluk
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Huzur İçimde
SENEM BUTTAN
İnceleme > Ruhbilim

Derdim eksilmiyor, elimi attığım elimde kalıyor. Uyutuyorum kendimi hissetmemek için. Ne gökyüzünün ışıltısı ne de herhangi güzel bir şey beni etkilemiyor. Bak felaket tellalı değilim geleceğe dair umudum, umutlarım var. Hala bir şeyler öğretiyor birileri için çabalıyorum. Karanlık sokaklarımı aydınlatan lambalarım yok artık. Bir denizin ortasında pusulasız kalsam da yolumu bulabiliyorum. Gittiğim yerin bir önemi yok. Huzuru yolda değil tam içimde

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Varoluşçuluk
21 
 Ölüme Kanayan Adam  (Necat Dilaver)

Bu günün diğerlerinden farklı olan yanı neydi? Bunun cevabını gün içinde bulabilecek miydi? Dün bu giysilerle yatmıştı galiba. Siyah boğazlı bir kazak ve siyah bir pantolon. Yüzünde bir haftalık sakal ve sağ elmacık kemiğinde bir çizik.
22 
 Ahde Vefa Bekleyen Katır  (mehmet avcı)

yıllar önce aynı eller aynıkaşağıyla benim saçlarımı tarıyordu diyerekten ahde vefa bekliyordu
23 
 Türk ve Alevi  (sıtkı demir)

mersinde yayın yapan yerel gazete izlemgazetesi köşe yazısı
24 
 Dilemma 6. 45  (Orhan Civelek)

İçsel bir kavga. İkilem ve tereddüt olarak bireyin zihninde vücut bulmuş bir kavga. Öyle ki, gündelik ve küçük bir detaymış gibi görünen bu kavga, çoktan Mr. Ticktock'un yaşam konsepti haline gelmiştir.
25 
 Zamanı Taramak  (selim çok)

sağ gözümdeki o çıldırtıcı ağrı başlamıştı yine.adımlarım da yavaşlıyordu.yolun sonundaydım ve evim görünüyordu küçük bir iz gibi.
26 
 Bu Şehrin İçine Sıçtım!  (selim çok)

Varmısın ki bir hiç oldun?..
27 
 Anarşist  (selim çok)

kirli dudaklarım yutacak seni sonsuza kadar.iki adet günbatımı manzarasına takacağım gerdanlığını.
28 
 Kapela  (Aydın Akdeniz)

İteklemesiyle açılıyor kapı. Eve uzanan yolda ıhlamur kokusu, çok sever. Çayını değil de kendisini. Koca birer ağaç olmuşlar şimdi. Dolgun tanelerde dolaşan elleri “ Haticeee!” haykırışıyla utanıp kavrıyor valizi. Yüksek topuklar zeminde sendeleniyor. “ Patlama geliyorum.” Baş başa vermişte gelişinden habersiz çekişip duruyorlar. İnatçı iki keçi gibiler. Anası başlamasın bir kez, söyleniyor yine “ütüsüz pantolon giymezmiş şu yaşta.” Vızıltılar perde olup örtüyor mahremiyeti. Bahçenin her yanındalar, en çok salkımlarda. Uğuldayan saydam kanatları ile göğün maviliğine dalıyorlar. Ağaç kovuğu, bir kaya dibine ulaşana dek öylece uçacaklar.
29 
 Dayglow Reflection  (Betty Blue)

https://www.youtube.com/watch?v=_eJkETkfdSg
30 
 Kömür Karasıydı Elleri  (Aydın Akdeniz)

Adımları hızlanırken, nedir çilesi şu kadının diye düşündü. İlle de ütülü olacakmış giysileri. Ütüye kömür doldururken solgun parmakları sımsıkı kavrardı kırık ahşap sapı. Nasırlaşan avuçları bazı geceler yüzüne kapanırdı. Evden uzakta koca iki yıl. Neler değişmişti yokluğunda kim bilir? Topuk sesleri zeminde yankı bulurken vızıltılar bahçenin her yanında. Başının üstünde uçuşan saydam kanatlar göğün maviliğinde kararan beneklere dönüşerek vızıldıyordu.
31 
 Duymuyorum  (Şenol Durmuş)

O duymuyordu…Bu sorunu daha çocukluk yıllarında fark edilmişti. Yakın çevresine göre Adnan o yaşlarda bile sağırdı. Ailesi de aynı düşüncede sayılırdı. Evet o kesinlikle duymuyordu. Çocukluk arkadaşları ise bu durumu farklı yorumluyordu.Onlara göre o işine geleni duyan, işine gelmeyeni de duymayan bir insandı.
32 
 Sabri Bey'in Hikayesi  (Aydın akdeniz)

Akşamları işten döndüğünde eşini oturma odasındaki halının ortasın da dizleri üzerinde otururken bulurdu. Yanından eksik etmediği piknik tüpü, halının bir ucunda durur, yerinden bir milim dahi kımıldamadan günlerce kalırdı orada. Hiç sönmeden kısık ateşte yanan tüp, gün içinde defalarca üzerinde çayın demlendiği odanın demir başlarından biri olmuştu. Piknik tüpün çevresinde ise yine ev halkının görmeye iyice alıştıkları, dağınıklığı tamamlayıcı birer unsur olarak; yarısı boşalmış bir tuz kavanozu, içinde bir kaç sürümlük kalmış margarinin bulunduğu, kırmızı baharatlarla öbek, öbek kirlenmiş bir kâse, ağzı açık, içinde bir kaç kilogramlık toz şekerinin bulunduğu bir çuval, odanın sağına soluna savrulmuş günlük gazeteler ve onlara ait bulmaca sayfaları yer alırdı. Akşam yemeğinde, divanın altına buruşturularak atılmış sofra yaygısı alınır, bulunabilen bir boşluğa serilir, bardaklara boşalan bayat çay ile birlikte, katık olmaksızın ekmeğe sürülen margarinler yenirdi. Derken, ilerleyen zam
33 
 Rütubet Sevgileri  (Meqsed NUR)

silsile hekayeler
34 
 Psikopat Kırmızı  (selim çok)

Ve ki! Sen olmayansın Bitsin ileriye dönüşler
35 
 Utanç  (Mikail Boz)

Tecavüz ve onun bir olgu olarak Türkiye'deki görünümlerine dair bir öykü? Utancın öyküsü
36 
 Hayatın Anlamı  (Alp Çetiner)

Kendi ölümümüz; hayatımızın nihayeti, yeni bir hayatın alâmeti, veya yalnızca bir merhale, teşekkül, transformasyon olacaksa... başkalarının ölümü bizim için ne ifade eder?
37 
 Kimritçi Kız ve Kardan Adam  (Koray ATAK)

“Su, isterse kutuplardaki dev buzların içine girerek orada yüzyıl kalsın, günün birinde yine buharlaşacaktır. Su er geç bulutlara dönecek, yeni baştan başlayacaktır seyahatine.”
38 
 Kapılar  (selim çok)

beyin hücrelerim teker teker vefat ediyordu.ortalık cenaze töreninden geçilmiyordu.
39 
 Kadeh Ustası  (Aydın Akdeniz)

Üç aydır ağzına bir yudum almamıştı. Tuhaftır, şikâyetçi değildi halinden. Daha önce bırakmayı denemişti. Hem de kaç kez. Peki, yakasını kurtarabilmiş miydi illetten? Elbette hayır. Çabaladıkça batmıştı yalnızca. Oysa küçücük bir kıvılcımdı aradığı ya da yüreklendirici birkaç cümle. Fakat hastane odasında çakacaktı o kıvılcım. Olmasını umduğu şeye değil de kendi gerçekliğine ayıltacak olan, ( kadeh sayısınca artan baş ağrılarıydı gerçeği.) Oraya nasıl geldiğini sormayacaktı. Reddetmişti tedavisini. İçindeki şeyle savaşamazdı ki. Ele güne karşı rezil olmak da vardı sonra.
40 
 Sevgili Günlük!..  (Alp Çetiner)

Sıkıcı bir hayat: en büyük zulüm..

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Difenbahya
Ekrem Naif Tek
Öykü > Varoluşçuluk
Harabad
selim çok
Öykü > Varoluşçuluk
Scamnum
Sinem Bağcivan
Öykü > Varoluşçuluk
Safsatalar - 8
Ekrem Naif Tek
Öykü > Varoluşçuluk
Dayglow Reflection
Betty Blue
Öykü > Varoluşçuluk
Acının Çağrısı
Ekrem Naif Tek
Öykü > Varoluşçuluk
Fitnat
diydembaylan
Öykü > Varoluşçuluk
Caz Kuşağı
selim çok
Öykü > Varoluşçuluk
Minimal Dalga
selim çok
Öykü > Varoluşçuluk
Zamanı Taramak
selim çok
Öykü > Varoluşçuluk
Psikopat Kırmızı
selim çok
Öykü > Varoluşçuluk
Yanyana ve Ayrık
selim çok
Öykü > Varoluşçuluk
Kapılar
selim çok
Öykü > Varoluşçuluk
Masada Pislik Var!
selim çok
Öykü > Varoluşçuluk
Anarşist
selim çok
Öykü > Varoluşçuluk
Karovale
selim çok
Öykü > Varoluşçuluk
Bu Şehrin İçine Sıçtım!
selim çok
Öykü > Varoluşçuluk
Kaçamak Sonlar
Edibe Toğaç
Öykü > Varoluşçuluk

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © , 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.