..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Her devrim yokolup gidiyor ve peşinden yalnızca yeni bir bürokrasinin artıklarını bırakıyor. -Kafka
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Gülmece (Mizah)
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Şiirleştirilmiş Ay Günahları…
Servet Alkan
Şiir > Lirik

Ben hiç yalnız kalmadım,Hep sen vardın yanımda Mahut ruhlarımız buluştuğunda,her gece Sessizliğin iyi bir öğretmen,Ruh Kaşifi Ayrılık kısalıyor,Şiire dönüşüyorsun Sen kokuyor birden/Tenin Öyle olunca. Ben hiç yokluk çekmedim,Hep sen vardın katığımda Yılankavi hatların korkutmadı beni….her öğünde Şiir çıkartıcı anını bekliyorum,Gardiyan vakitte Yokluk kısalıyor,Servete dönüşüyorsun Sen dokuyor birden/Terin Öyle olunca. Ben hiç Ölüm görm

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Gülmece (Mizah)
441 
 Sabah Sabah Onaltı Tane Leşim Var  (Ahmet Zeytinci)

Mahallenin koca koca iki tane çöp bidonu gelip de tam bizim dükkânın karşısına alınınca, ilaçlamada yapılmayınca, sinek vatandaşlara gün doğdu, hayır sevmem de kerataları, fazla muhabbetimde yoktur, olmasalar da olur, olsalar da olmaz, illa da olmazları oldurmamalı aslında. Ne dedim ben yahu, nasıl cümlelerdi böyle. Sabah sabah bunların saldırılarından kafam karıştı haliyle kusura bakmayın...
442 
 Balık ile Rakı İçilir mi  (Ahmet Zeytinci)

Balık ile rakı içerken çok da fazla balığın moralini bozmamak lazım. Yani ona şöyle ''Sudan çıkmış balığa dönmüşsün.'' gibi bir cümle kurmayın kesinlikle... (Nereden çıkacaktı ki, çok saçma oldu bu) Sudan çıktığı belli zaten... Alınır sonra bak diyeyim size, zamane balıkları bunlar... Eski balıklar olsa neyse... ''Amma balık hafızalı imişsin sen.'' diye de bir cümle kurmayın sakın, belli zaten balık oldukları için, balık hafızalı oldukları...
443 
 Hangi Ahmet?  (Hakan Yozcu)

Sert Ahmet mi? -Değil. -Sibop Ahmet mi? -Değil. -Çil Ahmet mi? -Değil. -Şişko Ahmet mi? -Değil. -Empas Ahmet mi -Değil. -Deli Ahmet mi?
444 
 Postacının Basuru  (Ertuğrul ERDOĞAN)

Size bir mutfak tanıtacağım ama öyle bildiğiniz ev mutfaklarına benzemiyordu. Devasa bir kurumun mutfağıydı bu. Tam tamına dokuz bin kişiye yemek çıkartılan, içinde on metreyi aşkın kuzine ocaklarıyla butları bir insan boyunu geçen etlerin saklandığı bir oda büyüklüğünde soğuk hava deposu olan bir yerdi. Bu mutfağın bulunduğu tarihi dört katlı bina, Ankara’nın Ulus semtinde ve iki tarafı da caddeye bakıyordu. Amirinden hizmetlisine hemen hemen altmış kişiye yakın çalışanı vardı. Her gün 250 veya 300 kilo etin işlendiği ve büyük halden satın alınan kasalar dolusu sebzeler, bir çırpıda aşçıların bıçak darbesiyle büyük kuzine ocağının üstündeki birkaç kişinin banyo yapabileceği geniş kazanlara boşalıyordu. Tonlarla alımı yapılan salça, toz şekeri ve un gibi akarı kokarı olmayan malzemeler ise kilerde sırası geldikçe kazanlarda karışımını bekliyordu.
445 
 Nasıl Onbaşı Oldum  (Ahmet Zeytinci)

Yazın milletin buram buram terlediği, geceleri ayışığında mehtabı seyrettiği bir günde, iki günde geç teslim olmak kaydı ile birliğimizin kapısından girdik. İşte o zaman öğrendim ki, o önünden geçerken uzaktan seyrettiğimiz kapının bir adı da Nizamiye Kapısı imiş...
446 
 Yine de Anlaşamadık Adamlarla  (Ahmet Zeytinci)

Yarım yamalak dillerimizle, az da tarzanca katarak, işlemlerimizi tamamladık. Dışarı çıktık terminalden, o sırada iki bayan iki erkek; hangi millettense bizi çevirdiler. Necmiye çaktırmadan göz kırptım.''Hele dedim bunlar da bizim gibi yabancı'' anladı Necmi de. Turistin biri lafa bodozlama girdi.''Sprechensie Deutscsh''.''Len biliyom desem topu topu iki kelime'' kafamı arkaya salladım.''Yoh hemşehrim dedim''. Bu sefer öbür turist sordu''Parlevu franse''.Yine biz birbirimize baktık bön bön.'' O da yoktur hemşehrim''. Yine aynı turist bu sefer''Parle vu italyano, du you speak english''dedi. Biz yine bütün büyük başların trene baktığı gibi bakıyoruz adamlara...
447 
 Abur ve Cubur  (Ahmet Zeytinci)

Çok iyi iki dosttular. Kılıktan kılığa ve şekilden şekle girmek ise onların en büyük özelliği ve meziyetlerinden biri idi... Kimi zaman sarı leblebi olarak çıkarlardı insanların karşısına, kimi zaman patates cipsi, kimi zaman sütlü çikolata, bazı bazı ekmek arası kaşar ya da ikindi vakti okuldan dönen çocukların ekmek üzerine sürdüğü krem peynir olurlardı bu Abur ile Cubur... Sizin anlayacağımız Teksas Tommiks çizgi romanlarında ki karakterlerden bin bir surat gibi şekil değiştirme yetenekleri inanılmaz derecede fazlaydı... Ha bir de eskilerin çizgi filmlerinden Tonton vardı hatırlarsınız ''Hop hop değiş Tonton.'' dendi mi hemen şekil değiştirirdi. Kimileri de Abur ile Cuburu o çizgi filimde ki Tontona benzetirdi...
448 
 Tam Bangi Jamping Yapacaktım ki  (Ahmet Zeytinci)

Nasıl yapsak nasıl etsek? Sessiz sessiz düşünüyorum, içimden, dışa vurmadan. Hanım ile çocukları ileride ki mağazalara bakmaya göndersem de sonrasında hemen sıraya girsem ve tepeye çıkıp da kendimi aşağıya salsam... Ondan sonrada ben aşağıya doğru sallanırken canlı canlı hanımda beni boşasa, bir sürü lafı da boca etse bana...
449 
 Gizli Servisin Kapısından Girdim  (Ahmet Zeytinci)

Dağ başında devasa bir şato çok gizli bir yer. Mankurmanya Ülkesinin Gizli Servis Binası. Şoförsüz bir arabayla beni aldıkları yerden kapıya kadar geldim. Büyük mü büyük, devasa bir kapı. Tokmağı, zili bile yok. Kapıda bir yazı sadece ''Üç kere öhö öhö öhö diye öksürün sonrasını bize bırakın.'' Hay Allah bu da ne ola ki? Durup dururken ben niye öksüreyim, demeye kalmadan, nereden geldiği belli olmayan bir ses ''Öksürsene kardeşim.'' Öhö öhö öhö ve de öhö öhö öhö ! ''Tamam tamam üç kere yeter on üç kere demedik.'' Öksürmem ile kapı ardına kadar açılır...''Sonra ciğerlerine bir baktır.''

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 




son eklenenler
Postacının Basuru
Ertuğrul ERDOĞAN
Öykü > Gülmece (Mizah)
Abur ve Cubur
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Hangi Ahmet?
Hakan Yozcu
Öykü > Gülmece (Mizah)
Nasıl Onbaşı Oldum
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Gayet Yüksek Bir Eğitim
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Balık ile Rakı İçilir mi
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Vallahi Billahi Arkadaşız
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Bu Nasıl Bir İntihar
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Bu da Başka Bir Şey
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Fıttırolog
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Aynada ki Sinek
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Dolares Yenge Sapıttı Yine
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Bir Koltuk Nasıl Devrilmez
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Başımın Belası İşler
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Faiz Beeey
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © , 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.