..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bu kitap çok gerekli bir açığı dolduruyor. -Moses Hadas
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Gülmece (Mizah)
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Gülüp Geçin……
HAMZA EKİZ
Deneme > İlişkiler

Ne önemi var ki yazılanların, ne önemi kaldı ki okunacak bir beden bulamadıktan sonra kelimelerin art arda sıralanışının ve ne önemi kaldı ki bir yüreğe dokunamadıktan sonra kurulan cümlelerin uzun uzadıya uzayan paragrafların. Önemsiz geliyor artık yazmak. Bakınca akan hayata herkesin yaşam koşuşturması arasında okuyup okuyamadığını bile bilmeden bir şeyler karalamanın anlamsız olduğunu düşünüyorum çok uzun bir süredir. Oysa ki sevdaları yazmak,

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Gülmece (Mizah)
441 
 Sabah Sabah Onaltı Tane Leşim Var  (Ahmet Zeytinci)

Mahallenin koca koca iki tane çöp bidonu gelip de tam bizim dükkânın karşısına alınınca, ilaçlamada yapılmayınca, sinek vatandaşlara gün doğdu, hayır sevmem de kerataları, fazla muhabbetimde yoktur, olmasalar da olur, olsalar da olmaz, illa da olmazları oldurmamalı aslında. Ne dedim ben yahu, nasıl cümlelerdi böyle. Sabah sabah bunların saldırılarından kafam karıştı haliyle kusura bakmayın...
442 
 Balık ile Rakı İçilir mi  (Ahmet Zeytinci)

Balık ile rakı içerken çok da fazla balığın moralini bozmamak lazım. Yani ona şöyle ''Sudan çıkmış balığa dönmüşsün.'' gibi bir cümle kurmayın kesinlikle... (Nereden çıkacaktı ki, çok saçma oldu bu) Sudan çıktığı belli zaten... Alınır sonra bak diyeyim size, zamane balıkları bunlar... Eski balıklar olsa neyse... ''Amma balık hafızalı imişsin sen.'' diye de bir cümle kurmayın sakın, belli zaten balık oldukları için, balık hafızalı oldukları...
443 
 Hangi Ahmet?  (Hakan Yozcu)

Sert Ahmet mi? -Değil. -Sibop Ahmet mi? -Değil. -Çil Ahmet mi? -Değil. -Şişko Ahmet mi? -Değil. -Empas Ahmet mi -Değil. -Deli Ahmet mi?
444 
 Postacının Basuru  (Ertuğrul ERDOĞAN)

Size bir mutfak tanıtacağım ama öyle bildiğiniz ev mutfaklarına benzemiyordu. Devasa bir kurumun mutfağıydı bu. Tam tamına dokuz bin kişiye yemek çıkartılan, içinde on metreyi aşkın kuzine ocaklarıyla butları bir insan boyunu geçen etlerin saklandığı bir oda büyüklüğünde soğuk hava deposu olan bir yerdi. Bu mutfağın bulunduğu tarihi dört katlı bina, Ankara’nın Ulus semtinde ve iki tarafı da caddeye bakıyordu. Amirinden hizmetlisine hemen hemen altmış kişiye yakın çalışanı vardı. Her gün 250 veya 300 kilo etin işlendiği ve büyük halden satın alınan kasalar dolusu sebzeler, bir çırpıda aşçıların bıçak darbesiyle büyük kuzine ocağının üstündeki birkaç kişinin banyo yapabileceği geniş kazanlara boşalıyordu. Tonlarla alımı yapılan salça, toz şekeri ve un gibi akarı kokarı olmayan malzemeler ise kilerde sırası geldikçe kazanlarda karışımını bekliyordu.
445 
 Benden de Kazanma  (Ahmet Zeytinci)

Meslek ayakkabıcılık olunca, eş, dost, arkadaş, akraba, arkadaşın arkadaşı, dostun dostu çevresi de haliyle bayağı geniş. Toplasan bir bölük, bir tabur hatta alay bile olurlar... Eeee o kadar popülaritemizde olsun artık canım. Kıskanmayın siz de... Sizin de vardır bir dolu akrabanız, eşiniz dostunuz... Ben size bir şey diyor muyum?
446 
 Nasıl Onbaşı Oldum  (Ahmet Zeytinci)

Yazın milletin buram buram terlediği, geceleri ayışığında mehtabı seyrettiği bir günde, iki günde geç teslim olmak kaydı ile birliğimizin kapısından girdik. İşte o zaman öğrendim ki, o önünden geçerken uzaktan seyrettiğimiz kapının bir adı da Nizamiye Kapısı imiş...
447 
 Yine de Anlaşamadık Adamlarla  (Ahmet Zeytinci)

Yarım yamalak dillerimizle, az da tarzanca katarak, işlemlerimizi tamamladık. Dışarı çıktık terminalden, o sırada iki bayan iki erkek; hangi millettense bizi çevirdiler. Necmiye çaktırmadan göz kırptım.''Hele dedim bunlar da bizim gibi yabancı'' anladı Necmi de. Turistin biri lafa bodozlama girdi.''Sprechensie Deutscsh''.''Len biliyom desem topu topu iki kelime'' kafamı arkaya salladım.''Yoh hemşehrim dedim''. Bu sefer öbür turist sordu''Parlevu franse''.Yine biz birbirimize baktık bön bön.'' O da yoktur hemşehrim''. Yine aynı turist bu sefer''Parle vu italyano, du you speak english''dedi. Biz yine bütün büyük başların trene baktığı gibi bakıyoruz adamlara...
448 
 Abur ve Cubur  (Ahmet Zeytinci)

Çok iyi iki dosttular. Kılıktan kılığa ve şekilden şekle girmek ise onların en büyük özelliği ve meziyetlerinden biri idi... Kimi zaman sarı leblebi olarak çıkarlardı insanların karşısına, kimi zaman patates cipsi, kimi zaman sütlü çikolata, bazı bazı ekmek arası kaşar ya da ikindi vakti okuldan dönen çocukların ekmek üzerine sürdüğü krem peynir olurlardı bu Abur ile Cubur... Sizin anlayacağımız Teksas Tommiks çizgi romanlarında ki karakterlerden bin bir surat gibi şekil değiştirme yetenekleri inanılmaz derecede fazlaydı... Ha bir de eskilerin çizgi filmlerinden Tonton vardı hatırlarsınız ''Hop hop değiş Tonton.'' dendi mi hemen şekil değiştirirdi. Kimileri de Abur ile Cuburu o çizgi filimde ki Tontona benzetirdi...
449 
 Tam Bangi Jamping Yapacaktım ki  (Ahmet Zeytinci)

Nasıl yapsak nasıl etsek? Sessiz sessiz düşünüyorum, içimden, dışa vurmadan. Hanım ile çocukları ileride ki mağazalara bakmaya göndersem de sonrasında hemen sıraya girsem ve tepeye çıkıp da kendimi aşağıya salsam... Ondan sonrada ben aşağıya doğru sallanırken canlı canlı hanımda beni boşasa, bir sürü lafı da boca etse bana...
450 
 Gizli Servisin Kapısından Girdim  (Ahmet Zeytinci)

Dağ başında devasa bir şato çok gizli bir yer. Mankurmanya Ülkesinin Gizli Servis Binası. Şoförsüz bir arabayla beni aldıkları yerden kapıya kadar geldim. Büyük mü büyük, devasa bir kapı. Tokmağı, zili bile yok. Kapıda bir yazı sadece ''Üç kere öhö öhö öhö diye öksürün sonrasını bize bırakın.'' Hay Allah bu da ne ola ki? Durup dururken ben niye öksüreyim, demeye kalmadan, nereden geldiği belli olmayan bir ses ''Öksürsene kardeşim.'' Öhö öhö öhö ve de öhö öhö öhö ! ''Tamam tamam üç kere yeter on üç kere demedik.'' Öksürmem ile kapı ardına kadar açılır...''Sonra ciğerlerine bir baktır.''
451 
 Ben Hep Defterimle Kalemimleyim  (Ahmet Zeytinci)

Bu ilhamlar ile esin hanımlarda her ne hikmetse orada da bir geliyor, pir geliyor... Rahmetli babam gazete bile okurdu alafranga diye tabir edilen tuvaletlerde, ben onu yapmasam da, defter kalem hep yanımda olduğu için, geldi mi açıyorum defteri, kalem elimde karalıyorum bir şeyler kendimce... Ha o arada dışarıda benim çıkmamı da bekleyen vatandaşlar varsa, onların yandığının resmidir. Tak tak tak kapıyı da vurdular mı kaçıyor gidiyor dakkasına ilhamlar...
452 
 Şans Ne Zaman Gülerdi  (Ahmet Zeytinci)

18 Yaşında Nihayet 18 yaşına girip reşit olmuştu. Artık, arkadaşlarının oynarken kendinin baka kaldığı şans oyunlarını o da oynayabilecekti... Öyle ya bu ülke de hemen hemen her gün şans oyunu oynanıyordu, o da nasiplenirdi bundan az ya da çok... Önce beş tane sayısal loto kuponu doldurdu... O arada hayaller kurmayı da ihmal etmiyordu... Bir yakalasa üç beş milyonu, bütün akrabalarına önce ev sonra da birer araba alacaktı... Sonra yakın arkadaşlarını da unutmayacak, onlara da adam başı onar bin lira veririm diye düşünüyordu... Loto tutmayınca seri bir onluk milli piyango bileti aldı, belki de ona çıkacaktı... Sonrası iki tane amorti ve giden paralar... At Yarışı denemeli dedi ve oraya da el attı... Beşinci ayakta yatıp yine kaderine razı oldu ister istemez...
453 
 Fermuar  (Ahmet Zeytinci)

Bizim İsmail Abi mesaiyi bitirmiş montu elinde damladı dükkana. Gündüz normal sıcaklıkta olan havada birden yıldırım hızıyla soğuyuverdi... Eee tabi biz de verdik veriştirdik havalara... Haaa havaların umurunda oldu mu, olmadı tabi ki... ''Giy İsmail Abi şu montunu böyle gitme kış zaten kapı da bir de seni dert etmeyelim başımızda bu kadar dert varken.'' Giyecek giymeye de düşünüyor, ne zaman giysem diye... ''Tamam Ahmet'im hemen giyiyorum, soğuk soğuk, soğuğa kabadayılık olmaz.'' Bende de laf çok İsmail Abi'ye ''Olmaz abi kabadayılığı bırak normal dayılık da olmaz.'' gülüştük azar azar karşılıklı...
454 
 Ah Bu Faturalar  (Ahmet Zeytinci)

-Elektrik faturası gelmiş -İnşallah kabarmamıştır bu ay hanım? -Ben üşüdüğüm zaman ısıtıcıyı çalıştırmıştım birazda haliyle kabarık azıcık. -Üfff! Bu ne ya hanım bir yanlışlık mı var biz bu evi doğal gaz ile ısıtmıyor muyduk, yoksa elektriğe dönüşüm oldu da ısıtma şeklimiz benim mi haberim yok bundan? -Vallahi ne bileyim Ahmet azıcık yakmıştım halbuki. -Ooo! bu elektrik çarptı biraz.
455 
 Çok Yaşlı Çoook  (Ahmet Zeytinci)

Allah var, iyi hizmet etti bana, yirmi yirmibeş senedir... Bazen tek bindim, bazen üç beş arkadaşımla bindik, hatta bayağı tepindik içinde gençliğimizde, kafa salladık, başımızda kavak yellerinin estiği zamanlarda. Gıkı bile çıkmadı. Bana mısın, sana mısın, ona mısın, bile demedi... Masrafsız idi bir çok hemcinslerine nazaran. Ekonomikti, koklardı benzini adeta... Benzin bunalıma girerdi, kimi zaman ''Bu beni yakmıyor adeta kokluyor.'' diye... O derece yani...
456 
 Sizi Nereden Tanımıyorum  (Ahmet Zeytinci)

Bu tanımadığım arkadaşlardan birilerinin doğum gününe denk geliyor o gün. Ne diyeyim şimdi ben bu arkadaşa? Bir kere görüşmemişiz yüz yüze, onu bırak telefonda bile, hatta face de bile, sadece birbirimizi eklemişiz birilerinin gazı ile ya da durup dururken. ''Hey dostum doğum günün kutlu olsun, pastanın üstünde ki mumları bir üfleyişte söndür, inşallah gelecek yirmi yirmi beş sene içinde belki bir ortamda karşılaşırız da ha ne dersin, öptüm o al yanaklarından.'' Bu mudur yazacaklarımız?
457 
 Asgari Ücret Maratonu Başlıyor  (Ahmet Zeytinci)

Bilenler bilir, 48.si yapılacak olan bu büyük asgari ücret maratonunu geçmişte 47 kere kazanan hep işveren takımında yarışan sporcular olmuştur. İşçi ve memurlar adına koşan sporcular 47 senedir bu maratonu kazanamamanın burukluğu ile bu sefer bayağı iddialı olduklarını söyleseler de, bakalım bu maratonun sonunu ben de çok merak ediyorum. Neden olmasın, bu sefer de işçi ya da memur takımından birisi bu maratonu kazanmasın?
458 
 Psikolojim Bayağı Bozulmuştu  (Ahmet Zeytinci)

Psikolojisi bozulan insan ne yapar? Ya bir psikolog ya da psikiyatra gider. Ben de öyle yaptım. Bir arkadaşımın tanıdığı iyi bir ruh doktoru hem de doçentmiş. Randevu alıp atladım gittim. Güzel bir muayenehanesi var. İçeri girip randevum olduğunu belirttim. Bir müddet sonra içeride ki hasta çıkınca Ekrem Hoca beni içeriye aldı...
459 
 O Zarif Sarışını Soyarken Ne de Mutlu Olurum  (Ahmet Zeytinci)

Yan yana dizildiler mı o güzelim sarışın afetler, Akdeniz Güzellik Yarışması yapılıyormuş sanırdım ben, sanki bana el sallıyorlar ya da öpücük atıyorlarmış gibi gelirdi. Kuruntu işte canım benimki de. Hiç karşılık beklemeden seviyorum ya ben onları. Hangisini koluma taksam öbürleri sanki bana küser imiş gibi gelirdi... Sesleri gelirdi kulaklarıma gaipten ''Bizi niye beğenmedin de yanımızda ki sarışınlara taktın kafayı.'' diyorlarmış zannederdim...

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 




son eklenenler
Sizi Nereden Tanımıyorum
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Çok Yaşlı Çoook
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Ah Bu Faturalar
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Fermuar
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Şans Ne Zaman Gülerdi
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Benden de Kazanma
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Postacının Basuru
Ertuğrul ERDOĞAN
Öykü > Gülmece (Mizah)
Abur ve Cubur
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Hangi Ahmet?
Hakan Yozcu
Öykü > Gülmece (Mizah)
Nasıl Onbaşı Oldum
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Gayet Yüksek Bir Eğitim
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Balık ile Rakı İçilir mi
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © , 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.