..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Hata! Klavye bağlı değil. Devam etmek için F11'e basın...
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Fantastik Roman
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

El Bel Baal 2
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe

Özel mülkiyetli köleci sistemle birlikte ilahların pabucu dama atılmağa başlandı. İlahlar totem meslekli totem gruplar manifestosundan (sözleşmelerinden), toplumsal sentezleri ortaya çıkarmışlardı. İlahlar totem meslekli ittifak yapan grupların üreten ilişkilerini ve paylaşımlarını düzenliyorlardı. Somut ve objektiftiler. Bu nedenle, sentezleri ortaya koyan ön ittifaklı kurallar; ittifakların iman ahdi olmuştular. Köleci sisteme kadar mevcut ür

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Roman > Fantastik Roman
21 
 Mağaranın Kamburu Romanına Yönelik Okuyucu Yorum ve Eleştirileri  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Bu açıklamayı vermemin nedeni, kitap yazıp da bastıramayan arkadaşlara bir mesaj iletmektir. Bıkmadan, usanmadan çabalamaları gerekiyor. Bir gün, bir yerden, bir şeyler olabileceğine dair umutlarını yitirmesinler. Yazmaya,yayımlamaya çalışmaya devam etsinler…
22 
 Cypraqual Kolye: 13. Bölüm 1. Kısım  (Osman Altınbaş)

Nerdeyse kürelerinden gördüklerinin şaşkınlığıyla üç karanlık büyücü düşecekti.Hep bir ağızdan şu cümle sanki biri boğazlanıyormuşçasına çıktı. ‘Dacassyre’ ye haber vermeliyiz.’
23 
 Mucize Gemi  (sefa keçeci)

Konsept:tamamen saf altından yapılmış bir gemi gizemli korkunç orman. denizin ve havanın değişik haller alması şifreli sözler. .savaşlar akrepli zindanlar kızgın ateşten taşlar taşıyan kuşlar.dev .bir yılan. efekler. melekler. ruhani güçler. gemin şifreleri 11 iyi savaşçı kavimler.savaşlar
24 
 Cypraqual Kolye: 12. Bölüm 2. Kısım  (Osman Altınbaş)

Kendilerini tekrardan tamamlayan achianların öldüğü zaman dönüştükleri yaratıklar birbiri ardına beşerli sıra oldular.Bir tanesi yerden bir başka ölüyü aldı ve sıra başından biraz geriye çekildi.İlk baştaki cesedin ayaklarını ikinci sıradaki ise kafasını tutuyordu.İkisi onu çevirmeye başlarken yerden çıkan oldukça ateşli yaratık yeniden dirilen ejderhaları gelen atlıların üzerine gönderdi.Arada hızlıca dönmeye devam eden hangi ırka mensup olduğu önemli olmayan ölünün ayakları birleşmeye kafası sivrilmeye başladı.Sanki bir mızrağa dönüşen cesedin ayaklarını yaratığın kafasını da diğeri kendine batırdı.Mızrak üçüncüye,dördüncüye ve beşincisine de aynı şekilde girdikten sonra hepsi onun sayesinde birbirine yapıştı.
25 
 Onuncu Enerji  (Selin Arslanoğulları)

Benim adım Zoe. Ve ben, insanları doğaüstü yaratıklardan koruyan bir şirkette çalışıyorum. En iyi arkadaşım ‘Monster’ adını verdiğim silahım ve normal bir günüm, yoldan çıkmış perileri, vampirleri, kurtadamları, ogreları ve aklınıza gelebilecek ve adını bile duymadığınız binbir çeşit güçleri olan varlıkları avlamakla geçiyor. Kendim de bir doğaüstüyüm. Toprak, ateş, hava ve suyu kontrol etme gücüne sahibim. Ve şimdi, önümde iki görev var. Birincisi, Grammy kazanmış ünlü bir şarkıcı olan Jordan Grayson’ı peşindeki kötü adamlardan korumak. İkincisi ise, eskiden en iyi dostum ve ortağım olan Ryan’ı bulmak.
26 
 Aydınlık6  (osman demircan)

Umay beni baştan çıkaracak kadar güzeldi. Her güzellikte bir tuzak olduğu gibi Umay'ın güzelliğinde de bir bıçak ışıltısı, bir tabanca zerafeti aradım. Umay hem bir bıçak kadar keskin bir güzelliğe hem de bir tabanca kadar zerafete sahipti. Güzelliğin ve baştan çıkarmanın bedeli belki de hapsedilmek ve öldürülmekti. Fakat her cazibenin yok edilmesi gerekmediği gibi, her cazibenin yok edici olmadığı da apaçık ortadaydı.
27 
 Aydınlık7  (osman demircan)

Ellerimden tutarak beni resim atölyesi olarak kullandığı odaya götürdü. Odada farklı temalardaki resimler, tuvallere bir caninin ellerinden kaçar gibi sığınmıştı. Her yeri paletlerden sıçramış boya kalıntıları kaplamıştı. Umay'ın pek temiz çalıştığı söylenemezdi ama tablolar oldukça titiz çizilmiş ve boyanmıştı.
28 
 Aydınlık8  (osman demircan)

Gözlerimi iyice açıp baktığımda ise tahtalardan bembeyaz kurtçukların çıktığını gördüm. O kadar çoktular ki ahşapla beraber beni de yiyip bitirmelerinden korktum. Yığılıp kaldığım kanepeden aniden doğrularak balkona çıktım. Dışarısı alabildiğine siyahtı. Sanki her yer ölülerin konulduğu siyah torbaların içindeydi. Yaşamanın bu kadar koyu olduğu bir anın içinde, ölümün boğucu elleriyle yaşama açılan fermuarlarım kapatılıyordu. Hayır dedim bir an. Yaşamak istiyordum.
29 
 4. Bölüm  (Tuğçe Çakır)

''Sen gittiğinde kahrolurum,boğulurum ama acımı hissettirmem bizzat kendim olarak sana.Sana zarar veremem. Her tarafı ağaçlarla çiçeklerle dolu olan bu bahçede hapsolduğumda sorarım bedelini onlara. Tayfunla esen ağacın sallanan yapraklarında bulursun sesimi.Kaçmak zorunda kalırsam çıkaramadığım çığlıklarımı duyarsın tepelerdeki uluyan kurtlarda.Denizin rahatsız edici dalgalarında.Bir buket değil,binlerce çiçeğin olduğu kırları yakıştırabilirim ancak sana. Orada istediğin kadar çiçek olur.Biz aralarında kaybolurcasına bütün gün birbirimize bakarız. Sonsuza kadar beraber olmak istediğimi bir tehtit olarak gösterme bana.Bunu diyorum işte sana dedi DOĞA.
30 
 Cypraqual: Kolye 10. Bölüm  (Osman Altınbaş)

Kara zırhlının hemen parmağını geriye çekmesiyle ayrı haldeki içerinde sadece su bulunan çemberler birbirlerine yakınlaşarak birleşti ve boru haline döndü.Ejderha arada sıkışmış ve ne yaparsa yapsın sudan kurtulamıyordu.Elinde pulu olan diğer kara zırhlı onu boru haldeki suya dokundurdu.Ardından onun iç kısmından sarmaşıklar çıkarak ejderhayı her tarafından yakalayıp debelenmesini engelledi.Sudan mamul bitkilerin yapraklarındaki damarlar uzayıp genişleyerek...
31 
 Cypraqual Kolye: 12. Bölüm 1. Kısım  (Osman Altınbaş)

Yol arkadaşlarını kovalayan askerler isimleri sarf edenin üstünden çıkarken küçük ama yere inerken bir anda büyüyen hayvanları görünce ne yapacaklarını bilmez bir şekilde ordan ordaya kaçışmaya başladılar.Onlara kucak açanlarsa Achianlardı.Öte yandan dört yırtıcı hayvan da ortama girerek diğerlerine saldırmaya başladı.
32 
 Aydınlık4  (osman demircan)

" Erhan Bey'in resimlerinde Batılı ressamlarca gerçekleştirilmiş - Doğu'yu ve İslam dünyasını konu alan - tablolarda görüldüğü gibi hamam, harem, vahşet sahneleri ya da ibadet eden mütevekkil tipler değil ama okuyan, tartışan Osmanlı aydınları betimlenmiştir.
33 
 Lusifer'in Lambası - 7. Bölüm - Oyun Mühendisleri  (Diren Yardımlı)

Kent’i Büyük Bilgeliğin gerçeği korur. Bu gerçeği gören biri, varsa içinde asiliğini bir kenara bırakır. Büyük Bilgelik olgunlaştırır. Güzelliği öğretir. Kötü niyeti ortadan kaldırır. Kırmızı bugüne kadar ona uğramamak için binbir tane bahane üretti. Şimdi nihayet Lilitu’yla evlenecek ve ister istemez Büyük Bilgeliğe girecek. Tüm nikahlar onda kıyılır çünkü. Bir kez Büyük Bilgeliğe ayak bassın,, binlerce yıldır devam eden bu korku son bulacak. Kırmızı uysallaşacak.
34 
 Aydınlık3  (osman demircan)

Karıncalar şişman, çopur suratlı yeryüzünün umarsız gözlerinden çıkarak ben asla seni sokmam; çünkü sen Nazım Hikmet kadar kanıyla, canıyla hayatıma şeref katamazsın der gibi bana kayıtsız bakıyorlardı. O an hem yeryüzünden hem de ölüler dünyasından kovuldum mu acaba sorusu aklıma takıldı. Karınca yuvasının yanına oturup onları seyretmeye başladım. Bir karıncanın sağdan soldan topladığı öte berileri yuvasına taşırken gösterdiği emeği biz insanlar olarak sevgi bazında birbirimize taşıyabiliyor muyduk. Karıncalar hayatta kalmak için bunu gösterirken, insanlar için sevgi bu kadar hayati olmaktan uzakta mıydı? Öyleyse uzakları yakın etmenin tek çözümü sevgiden geçmekteydi. Teyze beni evinden kovarken niyeti beni uzaklaştırmak mı, yoksa yakından tanımak mıydı? Bu sorunun cevabını Teyze verecekti.
35 
 Lusifer'in Lambası - 6. Bölüm - Gecenin Karanlığında  (Diren Yardımlı)

Bir el omzuma dokundu. Başımı çevirdim, karşımda her halinden bir sokak çocuğu ve bir tinerci olduğu belli olan biri duruyordu. Soğukkanlı bir insan değilimdir, ama izlediğim tüm filmler bana asık suratlı ve çenesi kapalı tiplerin başlarını beladan koruduğunu, ya da belalarla ancak böyle tiplerin baş edebildiğini göstermiştir. Daha ilk bakışlarıyla düşmanına “sen öldün” diyebilen Clint Eastwood gözlerimin önüne geldi. Omzuma dokunan ele baktım ve Clint Eastwood olduğuma kendimi iyice inandırdıktan sonra, yüzüne baktım. Sonra bir şey demeden gerisin geri scooter’ıma döndüm. Sanki her akşam birileri gelip elini bu şekilde omzuma atarmış gibi.
36 
 Tuğra  (Şebnem Pişkin)

Yıl, 1878; yer, İstanbul; Padişah, 2. Abdülhamit... Aşk mı, sadakat mi, siyaset mi?
37 
 Lusifer'in Lambası - 1. Bölüm - Onursuz Bir Ölüm  (Diren Yardımlı)

Anıların sıralaması karmaşıktır. Çoğu kez eski anılar daha buğulu, daha az berraktır zihnimizde. Daha gerilerde duran anılarımıza ulaşmak için, daha yakında duranlardan başlamamız gerekir. Ama bazen eski bir anı, geriye kalan tüm anılardan daha açıktır. Ben de bu karmaşayı, kronolojik bir düzene sokmayacağım, başıma gelenleri aklıma geldiği sırasıyla anlatacağım.
38 
 Cypraqual Kolye: 11. Bölüm  (Osman Altınbaş)

Ametistin içinden çıkan leylak rengi ışınlar madalyona dokundukça belirlenen alanın yukarısında birer birer koyu tonlarda kapalı saydam beş kapı oluşuyordu.Topuzlar arasında yolculuk yapan morun açılmış hali rengindeki ışınlar liçlerin hapsedildiği yere açılan geçitlere temas ettikçe onlar maddeleşip birer birer kapalı halinden kurtuldu.Aynı alemdeki cezalandırılmış olan liçler bir anda ortaya çıkan tek kapıyı görünce beşi de hemen girmek için harekete geçti ancak ametisten çıkan beş tane mor renkli zincir -ölümlülerin dünyasında beş adet ancak lanetlenmişlerin bulunduğu yerde bir adet- kapılardan geçip liçleri tam girecekken ayaklarından yakaladı.
39 
 Üçüncü Tür (Bölüm - 1)  (Umut Salih Tiryakioğlu)

Yine o kabus… Kendini yeniden bulutların ortasında, aynı dağın keskin kayalıklarına tutunmuş olarak bulmuştu. Parmak uçlarında durabilecek kadar ince bir kütle vardı ayakları altında. Düşmemek için kayalıklara yapışmak zorunda kalıyordu. En küçük bir hareketinde, zeminin, ayakları altından kayıp gideceği malumdu. Aynı sert esen rüzgar, aynı soğuk, aynı korku… Ve aynı çağrı: ‘Yüksel!’. Sürekli “Yüksel!” diye haykıran o ses…
40 
 Kil Tabletten Beyaz Perdeye  (Feridun)

"Gişe rekorları kıran filmleri, bunların öykülerini, Harry Potter’ın maceralarını, yüzüklerin enteresan yolculuklarını ve yazarlarının yaşamlarını gözden geçirecek olursak, ortak bir nokta gözümüze çarpar."




son eklenenler
Ülgen
Sinem Bağcivan
Roman > Fantastik Roman
Şizofrenin Kamburu
Okuyan Adam
Öykü > Fantastik

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © , 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.