..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Gençliğinde müzik öğrenen, felsefeyi daha iyi anlar. -Platon
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Anı
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

İyi ki Doğdun Çocuk
Fatma Erdogan
Şiir > Bireysel

Kalk çocuk! Ağla haline Doğmak marifet değil Yaşa! Sen yarat Kimseler dokunmasın hayaline Diye diye büyüttüğüm çocuk İyiki doğdun Şimdi sıra sende...

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Anı
241 
 Sodom ve Gomore (Kaybolmuş Adalet) - 3  (evren gelen)

Bunu ailenize söyleyemezsiniz bunu saklamalısınız sanki çok büyük bir günahla doğmuş gibi
242 
 Ansiklopedi  (Zeynep Özer Akgün)

O zamanlar daha ne gazete promosyonları başlamıştı nede ailecek gezmeye gidilen süper marketler kurulmuştu. Satış yapan kişilerin, akşam ziyaretleriyle ürün tanıtımı yapıp, evin reisi
243 
 Bu Seferlik Benden Olsun...  (Nuri Ziya Aral)

Kitaplardan birisinin arasından, belki sekize katlanmış kocaman bir kağıt çıkartarak yere yaymıştı. Sonra da elleri ve dizleri üzerinde dört ayak pozisyonuna geçerek, biraz sağlıklı ve cinsel güdüleri normal olan hiçbir erkeğin katlanamayacağı bir görüntüdeyken, bakınmaya başladı kağıda. Derin bir iç çekerken sordum, “Ne yaptığını söyler misin lütfen?” “Horoskopunu çıkartıyorum.” “Onu anladım güzelim de, horoskop ne?” “Yani, doğduğun zaman dilimindeki gökyüzünün konumunu inceliyorum.” “Uğraşmana gerek yok, sorsaydın ya. Parçalı bulutluymuş, doğmam dan sonra da şerefime, yağmur yağmış zaten…” “Bırak dalga geçmeyi, yıldızlardan söz ediyorum ben. Mesela doğum saatinde aslan burcu da çok güçlü. Ondan da etkilenmiş sindir mutlaka.” Acaba o kağıdın olduğu yerde ben olsam, benimle de aynı dikkat ve özenle ilgilenir miydi ki? İlgilenecek olursa eğer, Parmak uçlarıyla mı, yoksa aşağıya sallanıyor olmalarına karşın, uçları neredeyse karşı duvarı gösteren manyak memeleriyle mi yapardı bunu? Öğrenmeye kararlıydım, yattım kağıdın üzerine… “Amma da adammışsın haa!” diyerek çıkıştı. “Senin geleceğin için uğraşıyorum burada. Horoskopun çıkınca hepsi önüne serilecek zaten, sabırlı olsana biraz.” Fena bozum olmuştum, kötü kötü bakarak kalktım ayağa. Biraz düşündükten sonra da itirazlarına aldırış etmeden incecik belinden yakalayarak kucaklayıp, aşağı odanın merdivenlerine yürüdüm. Bir yandan da mazeretimi fısıldıyordum, “Beni anlamalısın güzelim! Sen horoskopumu çıkarana kadar benim canım çıkacak herhalde. Dolayısıyla da geleceğim filan kalmayacak artık. Hem, şu sürprizin neydi bakayım?
244 
 Akşehir Deresi Suskun Akar  (Nebi AKGÜNGÖR)

Akşehir ve Çocukluğuma dair anılarda kalanlar... Akşehir deresi suskun akar, geçmişin mayıslarından arta kalan son selleriyle, İğdeli Dede’nin güneybatı yönündeki eski kale kalıntısının altındaki Yazıcı Köprüsünde coşarak ve derenin kıyısına inen her sokak boyunca yüksünmeden devşirdiği eski ve mağrur bir tarihin izlerini de yanına katarak… Dere kenarında molozların oluşturduğu yükseltinin suya bakan tarafında çatal gövdeli, toprağa emanet duran bir söğüt, selin oluşturduğu göletçiğin içindeki eski kale kalıntısını korumak ister gibi geniş ve koyu gölgeler sunmuş.... Etrafta suyun şarıltısı ve şakalaşan kuşların seslerinden başka seste yok, ortalıkta kimselerde. Yol kenarında toza bulanmış ve meyveleri dallarında kurumuş diken dutları kortej oluşturur gibi dizilmişler. Dağdaki tek katlı evlerin sıralandığı dar ve dönemeçli yolların çıktığı patikalar yabani diken otlarıyla kaplanmış.
245 
 Bir Şubat Gecesi İstiklal Caddesi ve Günlerden Cumartesi Saat Sabahın Dördüydü  (Mudi Beya)

Kumkapı' nın Arnavut kaldırım taşları buz tutmaya başlamıştı... Hava soğuktu... Seyrek, küçücük ve titrek kar taneleri, kardan çok kırağı parçacıklarına benziyor ve yere düşmek istemiyor gibi yatay hareketler yaparak dans ediyorlardı.. .Sıra sıra mekanlardan klarnet ve akardiyon sesleri yükselmeye başlamış, ortalığa yoğun bir anason, balık, kebap, baharat gibi onlarca çeşniden buram buram kokular yayılıyordu... Kumkapı gene bir haftasonu müdavimlerini ağırlamaya hazırlıklıydı... Her bir işyerinin önünden geçerken temiz giyimli delikanlılar davranışlarıyla, ' Başımızın üstünde yeriniz var, dercesine içeri buyur ediyor ve bir çalışanı, ortağı ve ya sahibi oldukları dükkanlarıyla gurur duyduklarını belli ederek özgüvenlerini ortaya koyuyorlar ve özgüven aşılıyorlardı gelip geçenlere...
246 
 Bu Kadın Kim Baba?  (Elif Yıldız)

Uyanmalısın meleğim, ben yarımım !
247 
 Yağmurun Sesi Hoş Gelir Toprağa  (Numan Kurt)

Yağmurun sesine bak
248 
 İki Doğum,bir Yürek...  (duygu hakalmaz)

Her doğum sevindirir insanı, bir o kadar da umuttur aslında.Ama eksikse birşeyler iç sesin bağırıyorsa delice,sen bastırdıklarını döküyorsan dışarı ,karışmıştır doğum sancısıyla yürek acısı birbirine.
249 
 Küçük Fahişe  (Hascen)

Düşler kalmış bir tek eskiden kalma.
250 
 Yürümekle Yollar Aşınmaz  (Ertuğrul ERDOĞAN)

“ Doğanın en büyük armağanı, hayatın kısalığıdır…” - Plinius- Erdal ‘ne güzeldi, iki katlı beyaz badanalı evimiz’ diye usundan geçirdi. Küçüklüğümüzde, o zamanlar bize dev gibi gelirdi odalar ve balkonlar, hele evin ve komşuların bahçeleri derya gibiydi. Sağımızda Bediaların, yukarıda, Karabulutların Hasan’ı, diğer tarafımızda, Nesrinlerin bahçeleri. Etraftaki ağaçların dalları, küçük bedenimizin çekip, katlanırdı her birimize. Kiraz ağacının en tepelerini seçer, kulağımıza takıp, gülüşürdük. Yazın gelmesini iple çekerdik. Her birimizin bahçesindeki büyük variller içindeki suya dalıp serinler, şaşkın ördekler gibi kurulanırdık güneşin sıcaklığında.
251 
 Kırlangıç Hatıraları - III  (asivemavi36)

bembeyaz bir gemiydi çocukluğumuz, mavi bir denizde…tahterevalliden yelkenleri, kaykaylardan güverteleri, atlı karıncalardan tayfaları… bayram sabahlarının esintisi dolardı yelkenlerine ,dönme dolap gibi dolanır dururdu bayram panayırlarında…
252 
 Yalnız Ruhlara Vişne Reçeli  (Duru Karal)

Az gittim uz gittim. Dere tepe düz gittim. Sonra bir baktım ki yarınlar dün olmuş. Elinden tuttuğum küçük bir çocuğun, kalbimde saklı kalan satırları okunur olmuş...
253 
 Sam Yelinin İzi  (nezahat bekleyiciler)

Sarmaladı yüreğiyle sımsıkıca kuzusunu, evladım, maralım..diye inledi anacık.
254 
 Benim Öykülerim - 1 -  (Melika)

Damağımızda tadı kalanlar
255 
 Hüzünlü Veda  (hülya)

zorlanıyorum.Kağıt ve kalem bu kez çok farklı geliyor bana…Birşeyler engel oluyor sanki,kocaman şehirde yalnızlığımı paylaşacak bir dost bir arkadaş arıyorum.Boş kaldırımlar çekilmez geliyor artık…Soğuğa aldırmadan yürüyorum caddeler boyu…Sizin hiç kalabalığın içinde yalnız kaldığınız derdinize ortak olacak bir dost bulamadığınız oldu mu?Sanırım teyzemin ölüm anını anlattığım için oluyor tüm bunlar.Sevdiğiniz birinin ölümünü yazmak gerçekten kolay değil.
256 
 Sormayın Başıma Gelenleri, Anlatıyoruz İşte!  (ömer kırat)

Tramvatik olaylardan sonra yaşanan ilahi aydınlanma konulu hikâyelere alternatif, simetrik-ters bir versiyon
257 
  kahveli sütlü şeker  (nihal tezcan)

Yüreğimde anlatamadığım ve anlayamadığım bir acı vardı. Kalbimde bir şeyler daralıyordu. Sesler itici geliyordu, sessizlik ise boğucu…
258 
 Kanun ve Vicdandan Uzak Kalan  (ELİF ZEYBEK ÇAMKERTEN )

Hukukta hukuksuzluğu savunanlara, adalet yuvalarında adaletsizliğin tarafında olanlara sitemdir.
259 
 Götürülüş  (Haşmet Şenses)

Daha birkaç ay önce, henüz ortadan kaybolmamışken bir şiir yazmıştım onunla ilgili. Sanırım bir buçuk ay filan ortalarda gözükmemişti. Kendini sakınmayan tavrıyla sarfettiği politik içerikli sözleriyle, ciddi görünüşüyle, sessiz ve efendi duruşuyla dikkatimi çekiyordu.
260 
 Kaçak…  (Kemal Yavuz Paracıkoğlu)

Tren garından biletimi alarak trene bindiğim ana kadar hiç kimsenin şüphelenmeyeceği biri iken, illa da üzerime şüphe çekebilmek için her şeyi yapıyordum. Birinin bana dik dik baktığı anda, aşırı bir korkaklıkla sığınacak bir kuytuluk bulana kadar arkamı dönüp hızla uzaklaşıyordum ve baktığını sandığım kişi, asıl ondan sonra dik dik bakmaya başlıyordu. Trene en arkadaki tenha vagonlara ulaşarak binmeye çabalıyordum ve görenlerde suçlu bir kaçağın algılamasını yaratıyordum. Trene binip de boş bir kompartıman bulabilme çabalarımda ise, ancak tenha bir kompartıman bulmakla yetinerek, kompartımana benden önce yerleşmiş üç kişilik bir köylü ailenin yanı başına, o ailenin bir bireyiymişim gibi algılanarak dikkat çekmeyeceğimi umarak oturmuştum.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Mihriban
Esma Uysal
Öykü > Anı
Akça Kız
İbrahim Kilik
Öykü > Anı

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © , 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.