..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Herkes cennete gitmek ister ama kimse ölmek istemez. -Joe Louis
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Anı
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Son İntihar Mektubu
Mahnaz Forouzandeh
Deneme > İtiraflar

Şu ana kadar yazdığım tüm yazılarım, intihar düzeyinde acılar içinden çıkmıştı. Şimdi ise son intiharımı ediyorum ölüm yolunda. Bu yolda bana güzel hüzünler yaşatan ne yazık ki genetik babama, karanlığa, yollarını aşındırdığım adama teşekkürü borç bilirim. Güzel acılardı hepsi. Eğittiler beni. Nefreti, kini, yalanı, affet

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Anı
301 
 Komünist Namık  (Kemal Yavuz Paracıkoğlu)

Dersler başladıktan on gün sonra, tam da öğretmenin geleceği dakikalarda, adeta bir ortaokul öğrencisi görünümünde, kısa boylu, zayıf mı zayıf bir çocuk girdi sınıfa. Bir kişi, “ilkokul aşağı mahallede, yanlış gelmişsin,” diye laf attı, gülüşenler oldu.
302 
 Kuzeyde Sonbahar  (Cengiz Özder)

Gezi hikayelerinin ilki.Eğer beğenilirse,gerisini getirmeye söz!
303 
 Sinek  (Ömür İsfendiyaroğlu)

Benim kahramanlarım da kötü adamı oynayabilir mi? Hayat bir film, ya da filmler hayatın bağrından kopup gelme… Ve benim filmimin de kötü adamı var elbet. Bugüne kadar herkesten gizlediğim. Sonradan kötü yüzünü gösteren, kötülüğü yalnız kendine; başkaları için beşpara etmez bir adamın öyküsü
304 
 Tarla Dönüşü  (Nazmi Metin)

Eğitim öğretim mücadelesi veren bir çocuğun yaşam öyküsü
305 
 Vasiliy Daniloviçin Orkestri  (Meqsed NUR)

hekaye
306 
 Sevgiliye Mektuplar 2 - Hicretindim Senin  (Arda Edip)

Sana ait değildi bendeki sen. En kuytuma sığınan bir sen vardı bende. Hicretindim senin.
307 
 Kitaplar Hep Amcaların Olurdu  (Ceren Emre)

Kitap bulmak kolay değildi. Tatil zamanı yaklaştıkça kitap kaynakları araştırır, hatta bulduğum kitapları okumaz, stoklardım.
308 
 Çıkar Ağzından Baklayı  (Emine Pişiren)

Bir iş dönüşüydü… Güneş Sarayburnu’na doğru uzanmış, havayı hafiften kızıl rengine boyamıştı. Beşiktaş’tan taşınıp Cihangir’in o sokağına alışmaya çalıştığımız günlerden biriydi. Dar ve dip dibe eski Rum evleri sokağa tarihten kalmış görüntüsü çiziyordu.
309 
 Ihlamurun Gölgesi  (Dilek Asar)

Yenişehir, Ankara’nın bir zamanlar en gözde semtlerinden biriydi. Çocukluğumun uzun bir bölümü o semtte geçti. Oturduğumuz ev bahçe içinde iki katlı bir evdi. Çevredeki bütün evler bahçe içinde, iki veya üç katlı, farklı görünüşlere sahipti.Sıcacık komşuluk ilişkilerinin yaşandığı mahallemiz, sokaktan geçen simitçi, yoğurtçu,sütçü ve at arabalarıyla meyva´- sebze satanlarla bütün gün şenlikli olurdu. Yorgun bir akşam inip, perdeler sıkısıkı örtüldükten, kapılar kapanıp el ayak çekildikten sonra bile sesler bir süre daha, boza, sahlep, helva satıcılarıyla devam eder daha sonra devriyeye çıkan bekçilerin düdük sesleri geceyi bölerdi.
310 
 Kardelenler de Üşür  (Ayhan Sönmez)

Aşka eşkıya çocukların hayatla hiç örtüşmediği kadar sahici yarınsızlıklarına kırptığım ergen yıldızlardan dökülen sağanaksız pırıltıların, bıyıkları yeni terlemiş acemi çocukluğumun ergenlik sivilceleriyle cebelleşmesinden daha acıydı uzaklardan gelen ölüm haberleri.
311 
 Karakol ve Ayna  (Şenol Durmuş)

Karakolda bir komiser olmak, hele başkomiser olmak demek, bu yerde çok özel bir durum ve güçtü. Artık insanlar, esnaflar, hatta sokaktaki kediler, köpekler dahi bu güçlü komiserin denetimi altında yaşardı. Aynı Osmanlı döneminde Yeniçeri karakollarında olduğu gibi sistem belki de hiç değişmemişti.
312 
 Kaçan Tren  (Sinan Yıldırım)

Bekle deseydim bekleyecekmiydin sanki? Bekle demedinki bekleyeyim seni. Beklemeyeceğini bile bile neden bekle diyeyim ki sana? Nerden biliyorsun ki beklemeyeceğimi? Ne zaman bekle dediğim de bekledinki? Bu sefer beklerdim ama bekle demedinki?
313 
 Buluşma...  (Kemal Yavuz Paracıkoğlu)

Esin ablamı az kalsın tanıyamayacaktım. Daha altı, yedi ay öncesine kadar sadece genç bir kız olan ablam, şimdi o havasından uzaklaşarak müthiş bir kadın olmuştu. Çoraplarından elbisesine, vücut hatlarından kuaför eli değmiş boyalı saçlarına kadar her şeyiyle dört dörtlük bir kadın…
314 
 Bir Tarz-ı Muhabbet  (erhan bayraktutan)

Ben genelde içki içmek için birahaneleri tercih ederdim. En çok uğradığım yer mahalleme yakın bir yerdeydi. Adının hala unutmadım. “Köylüm Birahanesi”. Adı müşteri profiline uygundu. Burası alt sınıfın, avamın, alttakilerin mekanıydı. Köyden kente gelen insanlar burada birasını içiyor, akşam da köyün otobüsüyle köyüne dönüyorlardı. İşsiz, fakir gençler burada buluşuyorlardı.
315 
 Topacımın Kabarası Yok  (harun şeker)

Kasabadaki bir çocukluk hatırası
316 
 Acı Acı Güldük  (Necmettin Yalcinkaya)

1 Kasım. Cuma. Yıl 1985. Bursa E Tipi’ den cezası on iki ayın altına düşen Siyasi Tutsakların, tarihinde ilk kez yarı açık bir cezaevine gönderilmeleri… Mudanya. Sıcacık bir sonbahar güneşi, parıldayan denizin yüzünü yalayarak geminin güvertesine çıkıyor, selam duruyor, gülümsüyor yüzümüze.
317 
 Durmuş  (Haşmet Şenses)

Gelip gördükçe, uzaktan tanıdıkça sevmeye de başladım.
318 
 Abdülbaki Gölpınarlı İle Söyleşim  (Emine Pişiren)

Odaya giren olmamıştı, ama ben bu kaba davranışa neden olan kişiyi tanımak için hızla kapıya yöneldim. Koridorda küçük bir kalabalık ve en önde yeni tayin olmuş albay, ardında ona yağ çeken her devrin adamı müdür yardımcımızı gördüm. Öfkeyle haykırdım: “Ayı olsa şu kapıyı çalmadan önce bir kükrerdi yahu! Bu ne kabalık!”
319 
 Çocukluğum Daha Gür Çıksın Diye Sıfıra Vurulmuş  (Yasemin Cankaya)

Tüm saçlarımı kaybetmişim gibi. Aniden kel olmuşum gibi. Tüm çocukluğum sıfıra vurulmuş gibi... Ağlıyordum.
320 
 Mülakat  (Batuhan Bozkurt)

Bankadan içeri girdim ve görüşmenin yapılacağı salonu gösterdi bana burnu yüzüne sonradan oturtulmuş gibi duran memur.Salonun kapısından başımı uzattım.İçeride bir masa ve etrafında oturmuş yedi-sekiz adam.Hepsi takım elbiseli ve istekli.Geri dönüş yoktu.Üzerimde kazağım ve montum,altımda kot pantolonumla başım dik,gururlu ve mağrur bir tavırla girdim içeri.Boş bir sandalye bulup oturdum.Bilirim böylelerini.Verecekleri cevapları tasarlıyor olmalıydılar kafalarında.Benimse bir planım yoktu.Doğaçlama takılacaktım her zamanki gibi. Ve hiçbir zaman işe yaramamıştı…

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Mihriban
Esma Uysal
Öykü > Anı
Akça Kız
İbrahim Kilik
Öykü > Anı

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © , 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.