..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yaşama karşı sımsıcak bir sevgi besliyorum... -Dostoyevski
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Anı
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Becerebilirsen
Mahmut Uğur Şahinol
Şiir > Modern

Kuyunun dibinde bir ışıktı gözlerin Ellerin tanrının elleri ve sesin bir mezar başında bir ölüye edilen duaydı sen şimdi bunları okurken gökten bir yıldız düştü saçlarına çıkar çıkarabilirsen. Bak bir yıldız düştü şimdi başka bir yıldız ellerimden tuttu bir kadın karşıdan geçti bir adam beni öldürdü bak bir yıldız daha düştü şimdi ellerinin beyazlığına inat bembeyaz bir iz bıraktı ve bir yangın içimden aktı şimdi bir kuş

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Anı
421 
 Eski Bir Öykü  (Serhat Demiroğlu)

Nasıl da acımasızdı zaman ve nasıl da alıp götürüyordu her güzel şeyi. Boğazında düğümlenen sözcükler yarım kalıyordu , sonsuzlukta kaybolup gidiyordu. Hem söylese ne olurdu ki , kime söyleyebilirdi söyleyeceklerini. Başını dizlerine yaslayacak bir dostun bir sevgilinin varlığı ne kadar da uzak ve imkansızdı. Gözlerinin yaşarmasını engelliyemiyordu artık. Kalkıp gözyaşları içinde annesinin duvardaki resmine dokundu.
422 
 Bir Anı Defteri Buldum - 3  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Belki kutsal,belki de değil.Bunun tartışması bana düşmez;fakat bunu yine de benim aklım almıyordu.Sırf sevgi olduğu için en aşağısı kutsal kabul edilen bir şey olabileceğini düşünemiyordum.
423 
 Dayak  (Kemal Yavuz Paracıkoğlu)

Lavabo üstündeki aynada yüzümü gördüğümde, gördüğüm morarmış, kızarmış, patlamış, kanamış et parçaları sinirlerimi bozdu, başladım kikirdeyerek gülmeye. Musluğu açmış, avucumu suyla doldurarak suratıma çarpmıştım ki, bu darbeyle canım acıyınca daha çok gülmeye başladım.
424 
 "O Mutlaka Cennet Kapısındaki Melekleri de Neşelendirmiştir. ""  (Emine Pişiren)

Sürekli konuşuyor ve beni de anılarına çekiyordu. Bir yandan da vitrin camından şekerliğe uzandı. Diğer elinde limon kolonyası vardı. Aslında bilmediğim insandan özellikle şeker alıp yemezdim. Çekinerek reddettim:
425 
 Kırat ve Sıpa  (Murat Mehmet UĞURLU)

Bir çocuğun, yaşamına giren sıpa ile olan ilişkileri.
426 
 Bir Anı Defteri Buldum - 8  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Güneş batmak üzereydi. Sanki batmamak için direniyor gibi bir hali de vardı . Bir bulut güneşin önünden hızla geçti. Beş dakikadır çay bahçesinin etrafında dolaşan bir martı, bundan vazgeçip güneşe doğru uçmaya başladı. Nefis bir manzara vardı gözlerimin önünde: Kızıl ve mavinin karışımı bir renk, beyaz kanatları renk değiştirmiş bir martı.
427 
 Ölümlü, Pek Ölümlü  (Cengiz Erdem)

Deniz seviyesinin bile altındaki bu şehir yazan, çizen, üreten insanlarla olduğu kadar, çalan, çırpan, tüketen insanlarla da doluydu. Bense ölmekten başka yapacak hiçbir şey kalmadığından emindim. Ne var ki bu bilgi o kadar acıydı ki çiğneyip, sindirip, sıçamıyordum kendisini bir türlü. Adeta geviş getirir olmuştum kendi kendimi öldürmek düşüncesini. Ama elbette ki bir sebebi vardı bunun, yani benim intihar fikrine sıcak bakmakla birlikte, sıcak baktığım bu fikri hayata geçirmek hususunda yaşadığım felç hâlinin.
428 
 Bir Şubat Gecesi İstiklal Caddesi ve Günlerden Cumartesi Saat Sabahın Dördüydü  (Mudi Beya)

Toplantıdan çıkan sendika yöneticilerinin adı bir iki yerde geçti. Yöneticilerin soy adları genel olarak yazışma, karar defteri, raporlar gibi yerlerin dışında pek kullanılmıyordu... Örneğin Genel Başkan'ın adı Haşmet, soy adı Zurna'ydı; ama yakın arkadaşları, sürekli, ' Sayın Başkan, derken toplantılarda genel olarak işverenler, 'Haşmet Başkan, diyorlardı.. Genel Mali Sekreterin adı, soy adı Ahmet Cücetepe olduğu halde kendisinden , 'Geldi Ahmet başkan, gitti Ahmet başkan, diye söz ediliyordu... Diğerleri de öyle!... Genel Başkan Vekili' nin adının Salim olduğu bilindiği halde, soyadının Nazik olduğu bilinmiyor gibiydi.. .'Salim başkan da Salim başkan!... Böylece gidiyordu... Örgütlenme Sekreterinin adı 'Orhan, olmakla birlikte soyadı 'başkan, olmuştu sanki!.. Oysa değildi... Onun soy adı da, 'Dolandır, idi. Orhan Dolandır! Herkes biri birine, ' Başkan, ve ya ' sayın başkan, diye sesleniyordu... Bu yaygın bir hitap şekli olarak kullanılmaktaydı.. İşyerlerinden Genel Merkez' e yolu düşmüş şube düzeyinde yönetici, temsilci ve üyelere bile Genel Merkez Yöneticileri tarafından, ' başkan, diye hitap ediliyordu... Ara sıra işyerlerinden Genel Merkeze' e uğrayanların adlarının bilinmediği ve ya anımsanmadığı zamanlarda durumu kurtarmada işe yaradığı oluyordu bu formulün...
429 
 Baraj Yolunun Karşısı  (eyyüp yıldırmış)

Baraj Yolu iki farklı dünyanın tam ortasında... Bir ekvator. Yolun bu yanı Rıza abinin dünyası öbür yan yavuklusunun. Rıza abim mahalledeki çay bahçesinin sahibi. Daha doğrusu babasından devir aldı, şimdi kendisi işletiyor. Uzun boylu, kalın kaşlı, ela gözlü bir yiğit. Saçlar daim taralı, üst dudakta Ayhan Işık vari bir bıyık artist gibi adam Rıza abim. Serde gençlik var. Başında da kavak yelleri...
430 
 Bu Kadın Kim Baba? 2  (Elif Yıldız)

Bu kadın kim baba? devam..
431 
 Şans  (Aylin)

Başkalarına şans gibi görünen sizin içinde şansmıdır acaba?
432 
 Üç Kafadar  (Taner)

Vira Mavi: Çok az insan gece denize girip de deniz suyunu elleriyle okşayarak oluşan yakamozlara tanık olmuştur. Balıkçıların gece çektiği küreğin etkisiyle yakamozlar oluştuğunu biliyordum. Gece denize bakarken birtakım hareketlerin etkisiyle oluşan yakamozları gözlemlemiştim ama hiç içlerinde olmak aklıma gelmemişti.
433 
 Pazarım...  (Bayram Gökmen)

Ufak bir çocuk,annesinin kolundan çekip parmağı ile birşey gösteriyor,zıplıyor,sızlıyor.. Ne o balonmu? Ama elinde kırmızısı var.. Ya hayatını boyuyacaksa o mavi.. Olamaz düşünemez hayatına giren ve çıkan insanları,kimim diyememezken.. ısrarla istiyor..
434 
 Bu Şehir Sen Kokuyor  (Durmuş Kaya)

giderken götürdüğün yıldızlarımı istiyorum...
435 
 Takunyalar  (Çağrı Küçükyıldız)

Kaptana kalırsa aradan geçen yıllar sonra şu deniz öyle dar gelmeye başlamıştı ki… Gemiyi terk etmek gerekse değmezdi buna. Bütün personeli bindirirdi de filikaya, kendisi binmezdi. Mavi gözleriyle hep güneşi arıyordu; evine hala dönmemişti.Oysa deniz güneşin eviydi: sabah ön kapıdan çıkar, akşam arka kapıdan girerdi.
436 
 Anadolu'da Bir Bahar  (Hasan Ulusoy)

Dolandım üzerinde yüreğimde sevdalar her taraf çalı diken, gidilecek yolu yok.
437 
 İçinde Bulunduğum Durum  (Aytekin Ateş)

Dengemi kaybetmek üzereyim, boynuna yaslıyorum ağır kafamı, huzur içindeyim.
438 
 Bir Müzikal Anı  (Haşmet Şenses)

Satış temsilcisi olarak çalıştığım ithal kömür satan firmayı temsilen, geçen yılın haziranında, iç anadoluya dört gün süren bir yolculuk yapmıştım.
439 
 Sigara Yanığı  (Emilio Santos)

Ci'nin çirkin bir kadın olduğunu söylesem kötülük etmiş sayılmam. Bunun için adeta uğraşmış gibiydi çünkü. Salaş giyim, kötü makyaj, kötü ve yamuk bir saç kesimi. Üstelik erkeksi tavırları vardı.
440 
 Merve Gülyiyen  (Elif Alkın)

Canım dostumm.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Mihriban
Esma Uysal
Öykü > Anı
Akça Kız
İbrahim Kilik
Öykü > Anı

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © , 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.