..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Düşünce dilden, dil düşünceden doğar. -Platon
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Anı
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Sen Öğrettin
Rasim Yılmaz
Şiir > Aşk ve Romantizm

SEN ÖGRETTİN Elvedaya dikiş atmış kırk yamalı dudaklarda Hep ayrılık sözü varmış bunu bana sen öğrettin. Ah yar hüzünle boğuşup bomboş kalan kucaklarda Yanan sevda közü varmış bunu bana sen öğrettin. Gecenin tam ortasında uykusunu bölenlerin Uyanıp kan ter içinde yaşıyorken ölenlerin. Derdini içine atıp kahkahayla gülenlerin Kan ağlayan gözü varmış bunu bana sen öğrettin. Birikiyor cümlelerin arasında bütün sırlar Yarım olsa ne çı

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Anı
621 
 Yüzleşme  (FATİH YALÇIN)

Demek ki insan memnuniyetinin bu dünya da bir sınırı yok. Bütün yeniliklerin, bütün icatların ve bütün israfların sebebi bu memnuniyetsizlik ve daha iyi olduğuna inanılana duyulan özlem değil mi? Ama bütün bu yeniliklerin değeri insan hayatından çaldıklarının değeri ile ölçülebilir mi?
622 
 Savaştan Kalma Bir Buruk Anı  (Sevgi Doğan)

Her gün umut umut diye bir yudum özgürlük uğruna.... Mum ile aranan sonsuz barıştır...
623 
 Şehit  (mavi)

Tanrım, 20 yaşındayım, hayat bu kadar kısa olmamalı. Neden tanrım, neden...Annemi artık göremeyeceğim. En çok da buna üzülüyorum. Sevgilimse sımsıcak dudakları artık bana çok uzak.
624 
 Candedem  (metin kurtoğlu)

yine hayallerim tükendi, tükenmedi sana gelen yollarım candedem...
625 
 Deniz  (Sara Avşar)

Denize olan tutkumu hep ifade etmeye çalıştım kelimelerle, ilk kez bu kadar keyiflisi çıktı ortaya, paylaşmalıyım dedim, hemen,ŞİMDİ!
626 
 Konser  (Kaan Temizel)

Şarkılar bir rumdan, bir türkten ama hep Ege’den kopuyor, ayaklarımızın tabanındaki ritme vuruyor. Sahnedeki tüm ekibin sandalyelerindeki duruşlarıyla çalgılarından çıkan sesler arasında insana huzur veren bir tezat var. Kıyafetleri sade, bakışları
627 
 Çocukluğumdaki Oyunlarımız Ve Uçaklar  (Kâmuran Esen)

Çocukluğumu çok özledim, ya siz?
628 
 Şizofreni Ağıt  (karakedi akkedi)

Birkaç günlüğüne 'beni' astım duvara.Bir çift masum göz ve dilsiz bir resim oldum.'hiçbirşey görmedim ve duymadım beyler bayanlar!'
629 
 Guguklu Saatin Çaldığı Gün  (sedef)

Büyük bir evin içinden çıkan zincirlerin ucunda sallanan kozalakları, kırmızı çatısı ve kırmızı penceresi olan kahverengi o koskocaman güzel eve hayran, hayran bakıyorum. çok yüksekte. Ayak parmaklarımın ucunda yükseliyorum ve işte, o hiç unutamayacağım an; küçücük bir kuş çıkıyor, "guguk,guguk" diye öterken, geri. geri gidiyorum şaşkınlıkla, arkaya, bir boşluğa düşer gibi oluyorum ve yaşam başlıyor...............
630 
 Bir Şubat Gecesi İstiklal Caddesi ve Günlerden Cumartesi Saat Sabahın Dördüydü  (Mudi Beya)

… Bu kepazeliğin nedeni, salt kendisi olmadığı halde, toplumun bir bireyi olarak kendi kendini suçlu buluyordu… Bu sefil insanlar, neidüğü belli oymayan, kalitesiz ama kendi kendilerinden geçirmeye yeterli alkol ve uyuşturucu özellik içeren maddelerin etkisiyle büzülerek sızmış kalmışlardı!... Kimileri belki hiç uyanamayacaklardı... Kendisini alabildiğine kötü hissetmesine neden olan bu duygu yoğunluğundan çıkış yolu arıyor gibiydi… Tam da bu duygu bombardımanından sıyrılmaya çabalarken, vekillerin asilleri uyutunca kendi maaşlarına yüzde yüz zam yaptıklarını anımsadı! Elinde olanak olsa, vekilleri, şafak alacakaranlığının bu saatinde İstiklal caddesinde gezmeye zorlayabilirdi. Sonra!... Sonra, bu yüzde yüz zam yüzsüzlüğünü ettikleri yemin metninin neresine yapıştırabildiklerini kendilerine sormak isterdim, diye geçirdi içinden…
631 
 Eflatun  (mine)

Hikayelerinde adam öldürmeye benziyor bu,oysa ben hic adam öldürmedim hikayelerimde. Ama bugün bir adamim ölüyordu hikayelerimde
632 
 Gülümseyen Bir Resim  (çiğdem )

Oysa sadece bir resimdin ama o kadar sıcak bakıyordun ki , sanki yanımdasın ve gözlerimin içine bakıyormuşsun gibi hissettiriyordun bana.
633 
 Yüzleşme  (Fatih Yalçın)

Yavaş yavaş merdivenlere doğru yürüdüm. Bu merdivenleri defalarca inmiş çıkmıştım. Bazen bıkkınlıkla, bazen heyecanla; bazen sevinçle, bazen üzülerek. Ama her zaman yorularak… Merdivenleri çıkarken okula ilk geldiğim günü hatırladım. Omzumda valizim, ürke
634 
 Mary_Jane,ben ve bira  (Ali SEVİNÇ)

Mary jane... Gizem yüklü bir kadın. Öylesine biri. Yaşam şekli, düşünce tarzı(düşünmemek de ki inadı), sonsuz bölü sonsuz belirsizlikleri anımsatan bilinmezliği, daha çok küçük sayılabilecek olan yaşı ve dik kafalılığıyla öylesine diyebileceğim biri. Di
635 
 Yalova Vapuru  (Mercan Balaban)

bir telaş uyandım bu sabah. parlak sarı acıtan İstanbul güneşinin tozlu camlarımdan günaydın dediği bir güne....
636 
 Cumali Dayı  (Haşmet Şenses)

Paranın vatanında ikâmet edenlerin göçebeliği, senin en derin yerlerine sinmiş de gülebilmeyi hiç unutmayan gözlerinde cayır cayır bir acıyla yansıyan göçebeliğine benzer mi dersin?
637 
 Bir Şubat Gecesi İstiklal Addesi ve Günlerden Cumartesi Saat Sabahın Dördüydü  (Mudi Beya)

Toplantı akşam saat dokuz’ da başlamış, ilk yarım saat ısınma hareketleriyle geçmişti... Karşılıklı yapılan şakalar içinde dokundurmalar yer alıyordu. Bu arada üç kez çay servisi yapıldı... Ağır ağır konuya girilmeye başlandı... İşveren tarafı işçilik maliyetlerinin yüksekliğinden, kullanılan enerjinin pahalılığından, pazarda rekabet şansının günbegün zorlandığından söz ederek; ortaya yüzdeli sayılar ve maliyet hesapları çıkarıyor, ülkedeki işsizliği sendikaya karşı kullanıyordu... Adamlar, enerji, pazar ve maliyet gibi olumsuzlukları anlatırken, sanki bu ülkeyi işçiler yönetiyormuş da, olumsuzluklar o nedenlerle ortaya çıkmış gibi konuşuyorlardı! İşyerinden bir üye bu bakışa nasıl dayanabilir ki? İşçi sendikası ise, üyelerinin yaşam pahalılığı altında ezilmekte olduklarını, üretimdeki verimin yüksek, pazar payının iyi olduğunu ileri sürerek sözleşmenin sendikanın istemi doğrultusunda yapılmasının iş barışına katkı sağlayacağını ileri sürerken açlık sınırından, mutfaktaki yangından söz ederken, asla rakam kullanmıyordu... Sendika üyelerinden, her iki taraf da, ' işçimiz, işçilerimiz, diye bahsediliyordu...
638 
 Turuncu Bir Sonbahar  (kerem yüce)

Turuncu bir sonbahardı yaprakların yerde uçuşarak dans ettiği.Ağaçlar kılıçlarını çekmiş var gücüyle rüzgarlarla çarpışıyordu ve tam bu fırtınanın ortasından çıkıp sen geliyordun.
639 
 Su Akıyor Göz Bakıyor! "Hore Hore" Ne Demek?  (İsmail GÜNER)

Nurhak-Elbİstan yöresinde yaşanmış bir hikaye...
640 
 Bir Şubat Gecesi İstiklal Caddesi ve Günlerden Cumartesi Saat Sabahın Dördüydü  (Mudi Beya)

.... Hani, okumakta olduğunuz bir kitabın sayfasını çevirirken, düşüncemiz saliseler süresince taaa uzaklara gidiverir de; yeni sayfaya yoğunlaşmanız için biraz gayret edersiniz ; işte öyle... Ama kesintiye uğrayan düşüncenin savrulduğu yerden döneceği yok gibiydi!... Belki de haklıydı; birdenbire kaygı yoğunluğundan bunalmasının geçerli nedenleri de olabilirdi… Askeri darbe öncesi örgütlü olduğu sendikada alışık olduğu anlayışlarla bunlar arasında dağlar kadar ayrım vardı… Darbeden sonra düzenle uygun adım içinde olmayan tüm parti, dernek ve sendikalara yapıldığı gibi Hilmiler’ in sendikaları da kapatılmıştı… Emekten, emekçiden yana olan örgütler kapatılırken yöneticileri de yıllarca yargılanmıştı. O darbelerin, işçilerin mücadele ederek kazanmayı öğrenmelerini engellemek için yapıldığı kabak gibi ortaya çıkmıştı… O sıralar şube başkanı olan Hilmi de bunlardan biri olarak sekiz yıl iki ay yirmi gün ceza bile almıştı. Yargıtay’ ın bozma kararıyla hepsi aklandılar, çektikleri eziyetlerin hesabını sorma olanakları olmadığından herkesin yanına kaldı!...

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Mihriban
Esma Uysal
Öykü > Anı
Akça Kız
İbrahim Kilik
Öykü > Anı

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © , 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.