..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
"Bir kitabın kaderi okuyanın zekasına bağlıdır." -Latin Atasözü
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Toplumcu
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Ne Düşünüyorumki
Atılgan Günal
Şiir > Aşk ve Romantizm

...NE DÜŞÜNÜYORUMKİ ...SANKİ YAPRAKLARINI SAYDIĞIM PAPATYALARDAMI ÇIKTIN ...BİR ACELEYLE KARŞIMA ÇIKTIN ...O ACELEYLE YIKILDIN GİTTİN ...SEN DE SANDINKİ BEN ÇOK SAFIM ...MERAK ETTİYSEN BENDEKİ DEĞİŞİKLİĞİ ...HÂLÂ KÂĞITTAN GEMİLERİ YÜZDÜRÜYORUM ...ELLERİMİN İÇİNE GÜLEN YÜZ ÇİZMEYE DEVAM EDİYORUM ...OYUNCAK ARABALARI HÂLÂ SEVİYORUM ...EN KÖTÜ HİSSETTİĞİM ANLARDA ...YİNE SULTAN AHMET MEYDANINDAYIM ...ONYEDİ YILDIR DEĞİŞTİRMEDİĞİM CÜZDANI

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Toplumcu
121 
 Beyaz Asil Bir Renktir  (Hilâl Erboyacı)

Öykü, zaman zaman toplumsal bir ahlaki çöküntü içinde olan insanı ve bu insanlar karşısında farklı bir duruşu anlatır.
122 
 Gökkuşağı  (AYSUN)

Asansörde çıt bile çıkmıyordu.Yıllanmış asansörün kendi sesi zaten o kadar iğrençti ki her seferinde konuşmuş olmayı dilerlerdi.Ama bu ayin bozulursa sanki uğursuz bir şeyler olacakmış gibi kimsenin her seferinde hiç sesi çıkmazdı
123 
 Cimri  (Rahime idiguk Kutval)

Durdu; soluğu kesilecek gibiydi. Çevresine bakındı, yürüyüşe çıkanlar yavaş yavaş azalmış, tek tük işlerinden geç geldikleri belli bir iki kişi birbirlerinden habersiz, aynı amaçla tempolu yürüyorlar. “Bunların dertleri var mıdır?
124 
 Güneş Dağların Arkasına Çömelince  (Turgay DELİBALTA)

Okul yarı yıl tatiline girmişti. O günkü uygulamalarla MEB sekiz ay içinde öğretmen mezun edebiliyordu (hızlı eğitim). Bizim yarı yılımıza denk gelen tarih Erginler için yıl sonu oluyordu. Ergin’i Kars’taki garajlardan toz bulutu içinde yolcu ettik
125 
 Gelenler Gölgesizdiler  (Nazmi Metin)

12 Eylül 1980 darbesi ardından tutunma mücadelesi veren bir devrimcinin yaşamından bir kesit
126 
 Hiçin Kısır Çölündeki Savaş  (Nezihe ALTUĞ)

Savaş, Barış ve Adaletin günümüzdeki kısır döngüsü...
127 
 Hayat Tıkların Toplamı  (Nilay Akçay)

"Yokladı hafıza sandığını. Başladı çıkarmaya tozlanan anıları. Anlattıkça neşelendi. Bir anlattı bir neşelendi. Neşesinin doruğunda artık güvenle ayrılabilirdim ondan. Teşekkür etti bana. Yalnızlığına ortak olmuşum. Asıl ben teşekkür ederim sana. Çünkü fark ettim ki: Hiç düşünmemişim bir gün bir sandık dolusu tozlanan anım olacağını, Şimdiden bir sandık dolusu anımı anlatacağım insanlar biriktirmeye başlamam gerektiğini, Ve anısı birikmiş olanları ihmal etmemek gerektiğini."
128 
 Ekonomik Bağımsızlık İlkesi  (Kemal Yavuz Paracıkoğlu)

Atatürk ilkeleri 6altı) değil, 7yedi)'dir.
129 
 Günebakan  (Nilay Akçay)

Her yer karanlık. Kör olmuş güneş. Zaman yok. Duygu yok. Bacaklarımla ellerimi karıştırıyorum. Kalbimden bedenime yayılan, hücrelerime işleyen derin bir sızı… Sızıyı anlatacak ünlemler kayıp.
130 
 Pijamaların Yok Mu?  (ihsan alaittin bilgen)

Kara Bir Gün: 7.Mart.1983
131 
 Adalet  (Şenol Durmuş)

Türk milleti adına otuzaltı yıl hapis cezasına... Kadın çığlık çığlığa feryad ederken ağır ceza reisinin son kararı değil iki sanığı jandarmaların tüylerini dahi diken edercesine bir gerginlik yaratıyor.Duruşma salonuna giren adliyedeki görevli polisler kadını zorlukla da olsa dışarı çıkartırken mahkeme reisi heyet üyeleri hiç istifini bozmadan ona bakıyor
132 
 Bodur Tevfik  (Kudret Tozlu)

Devlet ihalelrinde ki ayak oyunlarında daha toydular. Pek anlamazlardı. Kredili pasta nasıl ele geçirilir, devletin malı nasıl incitmeden yenilir, kubbe nasıl habbe yapılır, deveyi hamuduyla yutmanın yolları nelerdir... Para bu! Başka şeye benzemez ki! Aşığa maşukasını unutturur. Sesi çok uzaklardan bile hoş gelir. Damarlarına kadar hissedersin. Öğrendiler... Öğrettiler! Davulcunu halinden zurnacı anlar hesabı anlaşıverdiler.
133 
 Vahşi Kent Soylu Kadın ve Taşralı Kibar Erkeğin Karşılaşmaları  (Cumhur Çırnaz)

Bazen öyle tesadüfler olurki bir daha hiç olmayacağını biliriz.
134 
 Sefilleri Öldürün  (Şenol Durmuş)

Bir hırsızın gözyaşları dökerek, isyan ederek anlattığı bir olaydır…Varoşların en sefil mahallerinde işe çıktığı o günü anlatıyordu. Bir gün öğle saatlerinde bir eve girmişti. Bir ev ne kadar eski o kadar döküntü olsa da oradan hiç umulmayacak ölçüde küçük bir hazinenin çıkma ihtimali hep yüksekti. Yastık altında ki altınlar, dövizler onun asıl hedefiydi. Gerçeği çok iyi biliyordu. Fakirler sürekli aç kalırdı ama buna rağmen de yemezdi. Onlar acımasız cimriydi. Üç kuruşlarını yemeden, içmeden yıllar boyu biriktirir sonra da bir bankaya ya da bir yasayla yeni hükümete ya da bunun gibi bir hırsıza parasını kaptırırdı. Tecrübeli hırsız bu felsefi düşünceyle o eve girmişti
135 
 Uyanış  (Mikail Boz)

Sokakların ve insanların aynı ameliyat masasında operasyona yatırıldığı bir dünyada konuşmak isteyen ama susan, uyanmak isteyen ama uyutulan insanların uyanışına dair...
136 
 Saf Gerçek  (Mustafa Mert)

Dün sabah gazetede okuduğum bir makale beni düşündürdü. Yazar devlet adamlarımızın resmi bir ziyaret için gittikleri ülke yetkililerinden aldıkları armağanların hazineye teslim edilmesi gerektiğini savunuyordu. Önce yazara kızdım,
137 
 Bilinmeze Doğru  (Necmettin Yalcinkaya)

Sonra her şeye boş vererek, valizini yerlere sürerek, akıp gitti yoluna...
138 
 Ağabey, Kardeş Olduk  (Haydar Köprülüoğlu)

Ülkede bir seçim öncesi yaşanan öykü. Toplumda buna benzerleri çok sık rastlanıyor. Saygılar.
139 
 Gölde Eriyen Hüzün  (Nilay Akçay)

"Bir keman eklendi piyano sesine. Sakinleşiyor bedenim. Keman seriyor ruhumu kitapların üstüne. Bu kez genç bir kız karşılıyor. Bir tutam mücadele bir tutam umut ve isyan çalmış kitaplardan. Kemanla piyano yetişiyor genç kızın hızlı çarpan kalbine. Tutuyorum kızın ellerinden yürüyoruz sert ve kararlı adımlarla, bir adam kesiyor yolumuzu, gençliğini fırlatıyor kızın suratına. Kız bağırıyor, adam çekilmiyor önünden. Sert bir susku patlıyor aralarında. "
140 
 İsyankar Ruhlar 2  (Şenol Durmuş)

İçmek derdi bizim şarapçı İsmet. "İçmek"... Sonuna kadar içmek derdi.. Yavaş yavaş, sürekli artarak, son aşamasına kadar, ölene kadar, bir köpek gibi geberene kadar içmek, derdi bizim şarapçı İsmet. "Sevmek" derdi. "Tüm duygusallıkla, şefkatle sevmek. Hiç ara vermeden, becerircesine, usulüne göre, yavaş yavaş, sonra tüm şiddetiyle, bedeni parçalarcasına becerip sevmek." derdi İsmet abi. Dediğini de yapmıştı.Safinaz ablayı da o şekilde becermişti.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Alkarısı
Veysel Başer
Öykü > Toplumcu
Sibel
Onur Ömer Dara
Öykü > Toplumcu
Tutsak Efendiler
Leyla Kalyon
Öykü > Toplumcu
Gulit
Hakan Yozcu
Öykü > Toplumcu
Emanet
Hakan Yozcu
Öykü > Toplumcu
Has Adam
Nermin Güday Kaçar
Öykü > Toplumcu

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © , 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.