..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Mutlu köle çoktur. -Darwin
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Bireysel
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Daha Ne Kadar Çok Şiirini Yazacak Adam Vardı
Ahmet Zeytinci
Şiir > Yaşam

Daha ne kadar çok şiirini yazacak adam vardı hepsi birer birer terk-i dünya ettiler Çaycı Osman Ağa biraz daha yaşasaydın ya seni de mısralarıma alsaydım ayağını yan yan basan gıdık özürlü adam sigorta kelimesini hiç söyleyemesende biz seni sevmiştik alabildiğine Lokantacı Necati abi sen de erkenden gitmeseydin bari adın Bolkepçe Necati'ye çıkmıştı esnaflar arasında tabaklarıda gönlü gibi geniş adam Bakkal

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Bireysel
21 
 İzdüşüm  (Türkan Abay)

Bilinçaltımızı hayatımıza yansıtırken dikkatli ve tedbirli olmalıyız.
22 
 Salyangoz  (Özgür Yenigün)

Salyangoz bir simge. Öykünün başındaki iki resimden birisi kabuğuna çekilmiş, diğeri ise kabuğundan çıkmış bir salyangoz. Şehirler de böyle. İşte bu öykü kabuğuna çekilmiş bir şehirden yola çıkıp tüm dünyadaki düzensizliğe bir üniversite öğrencisi bakışını sunuyor. Öykünün başındaki iki resimi çizen arkadaşım İlker Ketre'ye teşekkürler.
23 
 Çoban Yıldızı  (Mehmet Sinan Gür)

Sevgililer gününde bir başına gezinen bir adamın aklından geçenler...
24 
 Kadın Hastalığı  (Kâmuran Esen)

Annesi hastalanan bir kızın öyküsü.................
25 
 Zerdali Ağacı...  (seblâ)

Peşine takılıp gidemediğim umutlarımın arkasından öylece bakıyorum. Ağlayasım yok çünkü artık göz yaşlarım kurudu. Son birkaç damlayı cenazeme saklıyorum. Sen biliyor musun ölüler bile ağlarmış ölüme. Ne acı ki bir düşün.
26 
 Sis  (veysel kaygusuz)

Efkan, Neslihan benim kahramanlarım.Onlarla okuyucuya bir şeyler duyumsatmaya çalışıyorum."Küçük insanlar" diyebileceğim kahramanlarım ne yazık ki mutsuzlar.Bir de kızları var:Nisan.Bir aşk çocuğu Nisan.Ancak Efkan ile Neslihan'ın belki de tek ortaklığı a
27 
 Parmak Güreşçisi  (Ekrem Naif Tek)

Ayakkabılarımı dışarıda çıkardım. Genç adam onları ne nezaketli ne de kaba, yani oldukça normal bir şekilde aldı. Kapının hemen önündeki siyah renkli, tozlu ayakkabılığa koydu. Sapsarı, küçük bir keratanın göze çarpması işten bile değildi, böyle koyu renkli bir ortamda. Gencin, ayakkabılarını giyerken ve çıkartırken, sürekli çözüp bağlamadığını; bu keratanın yardımıyla, hızla giyip çıkardığını düşünüyordum.
28 
 Hanımeli...  (Kemal Yavuz Paracıkoğlu)

Adımın ne önemi var? Ben bir sokak çocuğuyum. Sokak çocuklarının adı belli: Ali, Veli, kır dokuz deli… Benimki de Hanımeli.
29 
 Kısa Öz Geçmişim  (Haydar Köprülüoğlu)

Bilgisayarımdan tam olarak yararlanamıyorum. Yazdıklarımı CD'ye de alsam da yazılarım her an elimin altında olamıyor. Kitap arka kapağı olarak hazırladığım kısa Öz geçmişim göz önünde olsun istedim. Saygılarımla.
30 
 Siktiriboktan…  (Kemal Yavuz Paracıkoğlu)

Yazarın kendisine ait bir anekdottur.
31 
 Basgitar...  (Kemal Yavuz Paracıkoğlu)

Liseye başlayacağı yaz, amcasının döküm atölyesinde çalışmaya başladı. Sabahtan akşama kadar ya kum eliyordu, ya da dökülmüş parçaların üzerindeki çapakları taşa tutup temizliyordu. Patron, yeğenini öteki işçilerden farklı bir muameleye tabi tutmuyordu; onlar ne kadar çok çalışırsa, onlardan daha çok çalışmak zorunda kalıyordu.
32 
 İntikam  (Yeter Özhal)

Amir şoka girmişti. Telefonun diğer ucundan ses seda gelmiyordu. Şimdiye dek Okan'ın böylesine aptalca bir vukuatı hiç olmamıştı. Okan gibi tecrübeli bir baş komiser böylesine çocukça bir hata yapabilir miydi? “Alo, amirim? Duydunuz mu beni?” “Yeme lan beni, sen kimi kandırıyorsun sersem! Neyin peşindesin Okan? Sen değil miydin bu kızı kodese tıkalım amirim, çeksin cezasını zilli diyen, ha? Şimdi ne yalanlar sıkıyorsun bana? Bana bak, evin tam karşısındaki durağın yanındayız. Siyah minibüste seni bekliyorum, çabuk buraya gel. Alacağım façanı aşağıya, hadi çabuk!”
33 
 Yaşlı Adam Hikayesi 1  (Bekir Karadeniz)

Doğayla içiçe yaşayan yaşlı bir adamın öyküsü.
34 
 Mevlana'ya Mektup 1  (Şebnem Pişkin)

Canım Efendim! Nacizane kulunuz bendeniz de hayatında ilk defa bir insana duyulan aşk duygusuyla tanıştı. Aşk'ı var olan her şeyde görmüştüm, bir insanda hariç... Gün o gündür ki o yüce duyguyu bir faniye karşı da hissettim.
35 
 Ereğli Çamlıyayla 2015 Toroslar Geçişi  (Mudi Beya)

Her ne kadar rehberimiz karşı geliyorsa da iş, ton balık konservesiyle zenginleştirilmiş salata ve ya bir parmak sucuk, bir domates ve bir yeşil biberle halvet olmuş makarnayı ateşten almadan iki dakika önce üzerine kibrit kutusu kadar kaşarı doğradıktan sonra iki yumurtayı ekledin mi, iki kadeh şarap sevisiyle akşam yemeği adeta ziyafete dönüşüyor. Amaç içip içip yerlere yatmak değilse sorun yok. Bu yemeklerle ayranı hiç önermiyorum. Aramızda bu tür yemeklerle ayran içenler olsaydı, 1120 yaşındaki Ana Ardıç’ ı görür görmez satır- matırla “ Buraya cami ve AVM yapalım! “ diye saldırabilirlerdi. İşte Ana Ardıç’ ın bu tip adamlardan çok çok uzaklarda olması nedeniyle bu denli yaşayabilmiştir kuşkusuz.
36 
 İki Sansar  (Naki Aydoğan)

Bu hikâyede iki sansar olarak kişisel simsarlığımızın ayırdına varmaktır. Benim simsarlığım her şeyi bilmeye yönelik her şeyimi kaybetmek pahasına.
37 
 O Kız ve O Kadın  (Naki Aydoğan)

Her şey çok büyüktü, dünya kocamandı. Dağı taşı kasabayı şehirleri izlediği mi biliyordum. Bir kızı izlediğimi hiç bilmiyordum.
38 
 Kuçiçane Partizan 1  (seyfullah ÇALIŞKAN)

Partizanlar sadece geceleyin köylere inerdi. Gündüzleri ormanlarda gizlenir, bir yere gideceklerse karanlık bastıktan sonra yürüyüşlerine başlarlardı. Köylüler önceleri dağlarda partizanların olduğunu bilmiyorlardı. Bulgar askerlerin kontrolündeki karakolları bastıktan, köylere devriyeye çıkan jandarmaları öldürmeye başladıktan sonra duyuldular.
39 
 Tapınak Yazıtı  (Ayhan)

Eski bir tapınak yazıtıdır.İ.Ö Xsentus 'un yazdığı bir yazıdır.
40 
 Uykunda Bile Dinlemelisin.  (Yeter Özhal)

"Seni son kez uyarıyorum Meltem. Treni kaçırdın. Eğer delilleri kullanabilseydin belki bir şansın olurdu. Ama kullanmadığına göre, artık örgütün içine soktuğun muhbiri herkes tanıyor demektir. Yani deşifre oldun! 2 gün sonra çok kötü şeyler olacak. Peşine 3 kişi taktılar. Sana son kez söylüyorum, “Kaç kurtul!” Ayrıca, kaldırımın karşısında dururken bana bağırdığını duydum, merak etme. Ve lütfen sen de benimkini duy! Kurtul buradan..."

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Yetim
Fırat oturmak
Öykü > Bireysel
Maviden Bozma
PINAR ÖNALAN
Öykü > Bireysel
Adı Batasıca
seçkin gündüz
Öykü > Bireysel
İzdüşüm
Türkan Abay
Roman > Karakterler Üzerine
206 Numaralı Oda
nurettin tan
Öykü > Bireysel
Hayret
Naki Aydoğan
Öykü > Bireysel
İki Sansar
Naki Aydoğan
Öykü > Bireysel
Nebi Leyim
Naki Aydoğan
Öykü > Bireysel
Abidin Bahane
Naki Aydoğan
Öykü > Bireysel

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © , 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.