..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
"Usun ve deneyimin aksaçlılarınki gibi, ama yüreğin masum çocuklarınki gibi olsun." -Schiller
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Beklenmedik
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Bir Boy Hüzün Kaldı Ağlamama
NUH KENİŞ
Şiir > Lirik

Seni düşünmediğim an bil ki Zaman durmuş Gözlerin gözlerimde şiir yazmıyorsa Gülüşün estirmiyorsa en mavi rengi Çiçeklerim solmuş,hazanlar vurmuş Ben sürgünlüğü severim çocukluğumdan beri Sabaha sürgünüm akşamlardan Sesine sürgünüm en kenar mahallelerden Ben hasretle büyüyorum Yalnızlığım bir nişandır sevdama Kelimelerimde kurşun kurşun izler var Bir boy hüzün kaldı ağlamama Bir senin kalbine dönerim kovulsam da

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Beklenmedik
61 
 Suskun  (eylül)

Bir anlamsız şekildi yüzümde donup kalan, bir isimsiz hikaye, kelimesiz cümle. Hayattan dolayı değil, hayatta olmanın ağırlığı ile sarsıldığım düşüncesi gelip geçti aklımdan.
62 
 Hayvan Barınağı  (Semrin ŞAHİN)

Omzuna dokunan elle korktu. Geri kaçıp karanlıkta üzerine doğru gelen kişinin kim olduğuna baktı. Serkan’ı görünce rahatladı.
63 
 Keşke Söylemeseydim Kızıma! (1)  (Leyla ÜNAL)

Kızlar 16, 17 yaşlarında gösteriyordu. Sonra kendi kızını düşündü bir an. Arkasından kendi ailesini, hatta anneannesini ve dedesini, “Hala değişmemiş aile yaşantısında ki bu durum. Herkes çocuğunu kendi tarafına çekmeye çalışıyor, ne işse” diye geçirdi içinden. “Ben kızıma böyle davranmayacağım diye söz vermiştim kendime ama ben de farklı davranmadım. Eşimle ne zaman ki aram açıldı, çocuğuma yansıttım” dedi kendi kendine.
64 
 Ah, Be Hayat!  (eylül)

oturup hüngür hüngür ağladım...
65 
 Kadife Kabus  (özge özdil)

Güzel ve sıradan bir hayatı vardı. Ne var ki bı sıradan kelimesi ruhuna minik minik iğneler saplıyordu sanki ..
66 
 Kırnap  (Orhan TURAN)

Her takım elbise giyenin öğretmen olduğunu düşünüyor olmalı. Durdum. Çocuğa döndüm, ‘Senin için öğretmen olmamı ister misin?’ dedim. Yüzüme bakma gereği bile duymadan, topuyla oynamaya devam ederek, ‘Amca sen salak mısın’ dedi.
67 
 Sayıklamalar 3 (Hegel'i Düşlerken)  (Umut Salih Tiryakioğlu)

Tinhu, bu ortak sevincin bile bir parçası gibi duyumsayamıyordu kendini. Bu sevinçten garip bir burukluk çıkarımsayabiliyordu sadece ve gördüğü şey, sadece içini kemiren bir duyguya dönüşüyordu. O, bütün bu sahnede yalnızca vakur ama hüzünlü, yorgun yine de giydirilmiş bir iskelet görüyor bu yüzden de acı çekiyordu.
68 
 Beyan Uygulamayla Orantılı Olursa Makbuldür!  (Mustafa CİLASUN)

O yılarda Ankara’nın Altındağ ilçesine bağlı olan bir gecekondu semtiydi. Hayatımızın nasibi muvacehesince tercih edilen ve iradi olarak karar verilen bir ahşap evde oturuyorduk.
69 
 Acının Dramatik Süsü  (Aysun Güven)

Yalpalayarak giden at ya sakattır ya da hasta!!!!Nasıl olsa ölecek !!Eğer bunlardan hiçbiri değilse neden HAYATI adı gibi yaşayamıyoruz.? Hemen bir ayna bulun ve yaşayanın siz olduğuna karar verin.
70 
 Yol Ortasında  (Murat Kayali)

Asıl olan; düşünceler ve düşler, işte böylesine bir anda içiçe girip yol ortasında karşımıza çıkıveriyorlar. Mutluluk mu? O hepimiz için yol ortasında....
71 
 Hayatın Hikayesi  (özlem şan)

hayat hikayedir. hayatın yazdıkları yaşamımızdır. iç içe geçmiş yaşayan binlerce hikaye.. bu hikaye hayatın hikayesidir. ve bir çok hikayenin hikayesi..
72 
 Yola Çıktık Bir Kere (1)  (Aysel AKSÜMER )

Güneş, görevini icra ederken yakasında bir kimliğe hiç ihtiyaç duymuyordu. Bir sürü pencereden kimseye hesap vermeden özgürce girip çıkabiliyordu. Her pencere farklı bir hayata açılıyordu. Kimi güneşin sarısını ruhunun karanlığından dolayı göremiyor kimi görüyor ama görmemezlikten geliyor kimi de güneşi göremeyecek kadar kederde olduğu için hâlâ kışı yaşıyordu.
73 
 Hayalde Aşk  (İnci Fügen Yılmaz)

Alelacele teşekkür eden adam, öne doğru bir adım atarken. “Hemen döneceğim” dedi. Bunu söyleyişinde sanki “Beni bekleyin!” der gibi bir ifade, başını yana eğerek kadını selamlayışında belli belirsiz bir utangaçlık… Arkasından baka kaldı kadın. Hoştu gerçekten. Böylesine kuyruklarda rastlanmayacak kadar zarif ve hoştu…
74 
 Dört Erkek Bir Böcek  (İnci Fügen Yılmaz)

Karısının “Sultan hanım çabuk koşşş! Kakalak!...” diye haykıran sesini duyduğunda günlük gazetelere göz gezdirmekteydi Kudret. Kakalak lafını duyunca midesi ağzına gelir gibi oldu. Hanımının çığlığını işiten deneyimli hizmetçi mutfaktaki işini yarım bırakarak yanlarında bitti ve elindeki ilacı, lüks eşyalarla döşenmiş odanın, kaliteli seramiklerle kaplı zemininde sağa sola koşturan böceğe püskürtmeye başladı
75 
 Ömer Seyfettin Dirildi  (Oğuz Düzgün)

Evet, sahnede bir mucize yaşanmıştı. Kısa bir süreliğine de olsa Ömer Seyfettin dirilmişti.
76 
 Mercan (A) Şk  (Burcu Yıldızer)

Günler geçtikçe cümleler kısalır sandıkça hepsi uzamaya, bu aşksa kısalmaya başladı. Kalemim bu defa senin için köreliyor
77 
 Yalnızlık Meskeni  (Aysel AKSÜMER )

Döşemesi bir hayli eskimiş olan koltuğuna, vücudunu olduğu gibi bırakmıştı. Son günlerde, kendi gibi beyni de pinekler olmuştu. Sanki düşünme yetisini yitirmişti. Gözleri yuvasında o kadar ağır hareket ediyordu ki. Birbirine kenetlediği elleri, göğsünün üzerinde ritmik bir şekilde hareket ediyordu. Bir aşağı bir yukarı! Burnunun üstü kaşınıyor fakat istirahat halindeki elleri tek bir parmağını bile oynatamıyordu. Dudağını büzerek bir sağa bir sola kuvvetlice çeviriyor, bıyıklarının üst komşusunu rahatlatmaya çalışıyordu.
78 
 Zeytin  (lacivertiğnedenlik)

Sabah on gibi uyanan Wıktoira kahvaltıda yiyeceği zeytini düşündü. Komidinin üzerinde duran zeytin çekirdeğini ağzına alarak göğüslerinden aşağıya klitorisine yuvarladı.
79 
 GDO'yu Beklerken  (Taner)

Mehmet, genetiği ile oynanmış yiyeceklerden yemediği için düşünme yeteneğine sahipti ve bu sayede kendini ele vermeden hayatını devam ettirebiliyordu. Mehmet hayatta pek başarılı olamamıştı bu çok normaldi çünkü, o kul köle efendi zincirine girmiyordu. Özgürlüğüne düşkündü. Mehmet’in çocukluk yıllarında recep diye bir arkadaşı vardı. Recep çocukluk yıllarında birileri tarafından adam yerine konulmadığı için anti sosyal kişilik yapısını seçmişti. Recep’e genetik artık recep derlerdi.
80 
 Çerkez Kızı ile Kambur  (Göktu Kara)

Hürriyet ne de yakışıyordu benim kıza,bu hürriyeti beyaz bir gelinlikle süslemek bana nasip olamayacaktı bunu adım gibi biliyorum,ama o lanet olası umut var ya o umut,peşimi bırakmıyordu.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Gizem
Gülcan Aksoy
Öykü > Beklenmedik
Nokta
Hacer AKTAŞ
Öykü > Beklenmedik
Beyaz Türkler
mehmet avcı
Öykü > Beklenmedik
Mısırcı
Cafer ŞAHİN
Öykü > Beklenmedik

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © , 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.