..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Aşık olmayan âdem / Benzer yemişsiz ağaca. -Yunus Emre
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - İlişkiler
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Sevgilim
Fatma Erdogan
Şiir > Bireysel

Sanırım saçlarım hep uzun olacak Sen dönene kadar Sonbahar,kış, yaz Mevsimler geçiyor Zaman daralıyor Vaktimiz çok az. Sevgilim, isterim ki Geçmesin İçimdeki beklemenin verdiği o haz...

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Deneme > İlişkiler
181 
 Vesikalar (Gökhan Düz)  (Zafer AKKAŞ)

Geçerken Rastladıklarım IV
182 
 Hoşça Kal Sevdiğim...  (Dilek Şengel)

Soğuk bir "HOŞÇA KAL" ardında kalan, "GÜLE GÜLE" denmeyişin çığlıkları...
183 
 Ayrık Otları  (osman demircan)

Seni okşayan ellerin yanında sanki bileti kesilen garip bir yolcuyum. Seni severlerken başka gözler ve eller korkular, kaygılar otobüsünün içindeyim. Kimdir bu üçüncü kişiler? Sen ve ben aralığında özgür bir ülke bırakırken, kimdir o ülkelere girip talan edenler? Bir elin parmaklarının diğer elin parmaklarının içine girmesi gibi kimdir bizimle bu kadar içli dışlı olanlar? Kimdir aşk apartmanımızın asansörüne bindiğimizde bizimle beraber binen ve inen? Üçüncü kişiler akan bir renge benzer, karışır diğer renklere.
184 
 Müzik– Cats  (Mehmet Sinan Gür)

Her kedi bir insandır. Bu benzetme kedilerin değişken ve özellikle bencil karakterinden ötürü yapılır. Aslında her insan bir kedidir. CATS, müziğe büyülenenlere ve kedi sevenlere.
185 
 Beyaz Atlı Hayaller  (Müşerref ÖZDAŞ)

Her şeye rağmen güzel bir geleceği umut etmek, beklemek; gerçeğin kıyılarından çok açıklara yüzmemek koşuluyla, en doğal hakkımızdır. Yoksa kendi yarattığımız hayallerin içinde boğulma tehlikesi de vardır.
186 
 Yanlış Bahara Çıkmış Kelebek  (SÜLEYMAN GÜNER)

Kendi kuyusunu kazan aptak köstebekleriz biz. Arasıra birbirime çarparak bir ileri bir geri ilerleriz. Eşine eşine eşleşir şanslı bileti çekenlerimiz.
187 
 Herşey Çok Güzel Olacak!  (YETER ÖZHAL)

Ağlamazdım eskiden, ağlatamazdım derdim, derdim yokken…
188 
 Sana Bakmak  (Dervişe Güneyyeli Kutlu)

Sonbahar tadındayım; havada diz boyu sıcaklık. Gülüşün, titretti deri(ni)mi. İnan üşümek istemedim bu mevsim ortası. Yanmak, kan ter içinde kalmaktı en büyük düşüm.
189 
 Kendini Başkasıyla Tanımlamaktan Vazgeç  (osman demircan)

Zaman duvarlardan sıvaları koparır gibi insanları da söküp atmakta hayatından. Sabırla, tek tek taşlarını dizdiğin duvarları yıkmaya çalışmaktasın artık. İnsan dünyada en kompleks varlık iken yetmemekte sana. Arzudan arzuya, duygudan duyguya atlatmakta seni. Sanki ip atlatır gibi.
190 
 İşte Yine Geldin...  (irem)

Dünyaya bir dha gelirsem seni tanımayacağım.. Tabi sen de burada olursan.. Peki ya şimdi ne yapacağım?
191 
 Bir Kadini Tanimak!  (oguzhan akay)

Posta Gazetesi'ndeki kosemde cok ilgi gormus bir yazi... Kadinlar, erkeklerin de okumasini istiyordu ozellikle. Belki okuyup da bir seyler kaparlar diye.
192 
 Anlamlandırma Arayışı  (Didem Duruöz)

: Anlamlandırma arayışlarımdan birini, bölük börçük olsa da sizlerle paylaşmak istedim. Okuyan herkese çok teşekkür ederim. Belki de insan sevilmekten çok, anlaşılmayı istiyordu.. George Orwell Bazen, anlaşılma isteği bir tutku, yerine göre de saplantı olarak yer alabilir kişinin hayatında. Suç işleme nedeni, vaz geçme nedeni, kaçışın başlangıcı olabilir yerine göre de. Bizden bağımsız gibi görünen ne çok şey, bizim içimizde anlamını bulur aslında. Sadece bakarsak görürüz, ararsak onu buluruz, bakışlarımız başka yöne çevriliyse, onun girdabında dönüp durduğumuzu bilmeden dönüp dururuz olduğumuz yerde. Ruhumu özgür bıraktım, benliğim parmaklarımın ucunda, akıp geçen kelimeler zihnimden olduğu gibi dökülüyor kağıdın üzerine. Kendim ile paylaşmak niyetinde değilim şu an yazdıklarımı, her düşünceden, özgür ve azade, sadece, ben varım. Derken tıkandım, ben kelimesini ne çok önemsediğime takıldı aklım. Es verme zamanı… * Düşündüğünüz, Söylemek istediğiniz, Söylediğinizi sandığınız, Söylediğiniz, Karşınızdakinin duymak istediği, Duyduğu, Anlamak istediği, Anladığını sandığı, Anladığı… Arasında farklar vardır. Dolayısıyla insanların birbirini yanlış anlaması için en az 9 ihtimal var. Sylviane Herpin Bilgelik; görmek istersek her yerde, tutup onu kucaklamak, sadece, bizim elimizde! Var olmak mı, yok olmak mı, bütün sorun bu! Düşüncemizin katlanması mı güzel, zalim kaderin yumruklarına, oklarına, yoksa diretip bela denizlerine karşı dur, yeter! demesi mi? Hamlet-William Shakespeare Hayat görmek istediğinde, yeni ve güzel gelişmelere gebe. Her değişim içinde, en az bir fırsatı barındırır. Hayat, görmek, duymak, anlamak, yaşamak isteyenlerin yanındadır! Sorular, sorgulamalar, yanıtı bulmaktansa, bazen, yeni sorulara kapı aralar. Kapıların aralanması iyidir, kapalı kapılar ruha ağırlık verir. Kalın bir halat vardır, içi boştur elinde kalır. Bir de incecik bir ip vardır, seni en tepelere taşır. İp canbazının bazen, ipten düşmesi gerekir. Yerde mi ipte mi yaşayacağına, bir tek böyle karar verebilir. **Usta sana hakikati veremez ama hakikate çağırabilir. İçinde bir şeyi harekete geçirebilir. Bir ateş yakacak süreç başlatabilir. Gerçek sensin; yalnızca çevrende çok fazla toz birikmiştir. Ustanın işlevi olumsuzdur: Seni yıkaması gerekir, böylece toz yok olur. OSHO “Olmak ya da olmamak; işte bütün mesele, bu.” dese de büyük üstad. Kendi isteğinin yönünde, var olmak ya da olmamak, dile getirdiğin ve uyguladığın farkına varıştır. Not: Eğer bu konu ilginizi çektiyse, şayet henüz okumadıysanız Sayın Aysel Aksümer’in “Anlamaktan Ne Anlıyoruz” başlıklı yazısını, konuya farklı derin ve anlamlı bir pencereden bakmak adına okumanızı öneririm.
193 
 Tozlu Bir Rafta ve Anılarda Kalmak  (Müşerref ÖZDAŞ)

Gün gelir eskir her şey, eskitilir. Bir köşede unutulur gider, tozlar içinde yeniden hatırlanacağı günü bekler.
194 
 Geriye Dönüş  (seçil)

Hayat bazen yaşamk istemediğimiz şeylerle karşılaştırır bizi, onlardan ders çıkarabilelim diye..Ben ne yapması gerektiğini çok iyi bilip yapamayanlardanım.Dilerim siz benim gibi olmazsınız..
195 
 Ruhumuzun Buzlu Camı  (Aysel AKSÜMER )

Bazı kapıların zili veya tokmağı yoktur. Ya da açıp kapamaya yarayan tutma kolu. İnsanın ruh âlemini buna örnek olarak gösterebiliriz. Herkes kendi yönetim merkezinin patronudur. Bunu derken maaşımızı veren kurumdan vs. bahsetmiyorum. Tamamen her çeşit duygumuzun örgütleştiği, karar mekanizmamızın sürekli işlediği kendimizden yola çıkıyorum.
196 
 Gdo'lu Hıyarlar...  (Ebru Ebruca)

Sonra geliyorsun eve,açıyorsun torbaları,bir kesiyorsun;içi simsiyah çıkıyor patlıcanların.Domateslerin içi bembeyaz; sanki elma olmak istiyormuş ama sonradan domates yapmışlar gibi kıtır kıtır.Biberler kanser olmuş,kabaklar suya kesmiş.Lahanaların dışı çıtır,içi kıtır; haşla haşla pişmek bilmiyor.Hani gerçek hallerini bir kaç gün bekletince daha iyi anlıyor insan; domatesler yandan küfleniyor; biberlerin en önce uçları yumuşuyor.Gülmeye başladılar,''yeter'' dediler;''sus yoksa sebze yiyemeyeceğiz ya da nerede bir adm görsek aklımıza gelecek; adamlara bakamayacağız''.''Durun'' dedim ''daha bitmedi''.''Sebze kalmadı'' dediler; ''daha ne durucağız?''. ''Olur mu ya'' dedim; ''daha hıyarlar var''. ''Hani bakıyorsun kalem gibi dümdüz,pırıl pırıl parlıyor,en ufak bir defosu yok.Alıyorsun atıyorsun dolaba.Üç gün sonra bir bakıyorsun mutasyona uğramış.Ne görüntü kalmış ne lezzet.Yaf benim aldığım bu muydu diyorsun?Allah tüm sebzelikleri GDO 'lu hıyarlardan korusun!''.Hep bir ağızdan ''Aminn'' dedi kızlar.Bu arada nedendir bilinmez ama beni ''dördüncü'' olarak düşünen amcam da pek bir rahatsız oldu sanırım ''GDO lu hıyar'' muhabbetinden,çayı boğazına kaçtı,az daha ölüyordu,zor kurtardı arkadaşları:)
197 
 Velhasıl...  (Baha Oktav)

son bir sanş verilmeyi herşeye... son bir sanş yalnızlığa;son bir sanş sevgiye...
198 
 Senin Ayrılığın  (Özlem Özcan)

Giden önce duvarlarını taşır bir evin, sonra şehrini ve en son adını alır kalmışlardan, sanki kalan onu andıkça kirletirmiş gibi…
199 
 Empati  (mehmet avcı)

sorunların kaynağında empati yapamama yatmaktadır
200 
 Gündüz Düşleri 1  (Didem)

Yanıyorum alev alev... Yanaklarımdan, kulaklarımdan, ellerimden tüm sinir uçlarımdan alevler fışkırıyor. Sanki bir yanım buz tutmuş, diğer yanım ise alev alev yanıyor. Şu an uyumak, korkunun serin sularına atılmak, uykunun girdaplarında boğulmak, bilinmezlerle karşılaşmak istiyorum. Bir bakış, bir his, bir güvence özlemimde.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Temenni
ÖNDER KOCA
Deneme > İlişkiler
İlk Olmak
Elif Yavaş
Deneme > İlişkiler
Öznemiz İnsan
Ahmet Zeytinci
Deneme > İlişkiler
Yorulur Mu Bir İnsan?
HAMZA EKİZ
Deneme > İlişkiler
Kibris ve Sen
Alp Şahin
Deneme > İlişkiler
Menü...
necmi dayan
Deneme > İlişkiler
Yaşamak...
necmi dayan
Deneme > İlişkiler
Kalanlar...
necmi dayan
Deneme > İlişkiler
Toptan...
necmi dayan
Deneme > İlişkiler
Boş...
necmi dayan
Deneme > İlişkiler
Çevirmen Yorum :
necmi dayan
Deneme > İlişkiler
Tom ve Jeri Konusu...
necmi dayan
Deneme > İlişkiler
Salınım
necmi dayan
Deneme > İlişkiler
Yeni Sürüm...
necmi dayan
Deneme > İlişkiler
Mutluluk Üretilmez
necmi dayan
Deneme > İlişkiler
Temas...
necmi dayan
Deneme > İlişkiler
Hep As...
necmi dayan
Deneme > İlişkiler

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © , 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.