..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Şiir, seçmek ve gizlemek sanatıdır. -Chateaubriand
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yaşam
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Temiz ve İyi Kalpli
Yûşa Irmak
Eleştiri > Çocuk Yetiştirme

Yolcum Dr. Cihat Bey bir çocuk doktorudur. Kendisi Batman’lıdır. Zeki bir adamdır ama bir o kadar da asabi… 5 çocuğunun üstünde hemen hemen her bilim dalını tatbik etmiş enterasan bir tiptir. Anlattığına göre: En büyük oğlu Yasin’i döverek, onun küçüğü Şemsettin’i söverek, üç numaralı oğlu Ahmet Ali’yi hapsederek, dört numaralı balası Emin’i su banyosuna sokarak, 14 yaşındaki en küçük oğlu Zeynel Abidin’i ise modern tarz ve telkinlerle yetişti

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Deneme > Yaşam
301 
 Teşekkürü Tefekkür Maksadıyla...  (Yaşar ÇETİNKAYA)

"Öyle ise siz beni (ibadetle) anın ki ben de sizi anayım Bana şükredin; sakın bana nankörlük etmeyin!" Bakara-152
302 
 Dövüş Kulübü  (osman kurt)

kendini saydam ve her an eriyebilecek bir kar tanesi gibi güzel ve eşsiz mi hissediyorsun?sen aslında hiç bir şeysin,çünkü sahip olduğun varlıklar gün gelip sana sahip olmaya başlarlar.sonra ne mi olur?önce uyuyamamaya başlarsın,ardından çevrendeki herşey
303 
 İnsan Olmaktan Utanmak Üzerine...  (Semra Şenel)

İnsani erdemlerin biz insanlar tarafından ne kadarının anlaşıldığı konusunda bir yazı
304 
 Hayata Dair  (Fatma Erdogan)

Günah işlemeyi hiç istememiştik aslında.
305 
 Aç Tokun Halinden Anlamaz  (Seyfullah ÇALIŞKAN)

Yazmayınca insan kilo alıyor belki. Üç aydır yazmadım. Tam üç kilo almışım. Beni kantara çıkaran aklıma turp sıkayım. Sanki yapılacak başka iş yokmuş gibi. Bir dalgınlığıma gelmiş olmalı. O kantarı göz önünden kaldırmalıydım. Kaldırıp yatağın altına falan saklamalıydım. Ortada durursa bunun böyle olacağı zaten belliydi.
306 
 Sabaha Methiye  (seyfullah ÇALIŞKAN)

Güneş kırmızı havlusunda kurulana kurulana, santim santim çıktı denizin koyu maviliğinden. Can evini bırakıp yükselmeye başladı. Gökyüzünü grisini kırmızıdan sonra sarıya boyadı. Yıldızları kucakladı, toplayıp bohçasına attı. Sonra maviler saçtı bir de beyaz bulutlar sabahın üstüne. Bir ben gördüm, bir deniz feneri, bir de Gazi Kayası açıklarından geçen Rus bir gemici. Yarım saat içinde on binlerce sihir geçip gitti. Belleğimde binlerce resim, içimde çocuksu bir heyecan kaldı geriye. Bunu en kısa zamanda yeniden yapmalıyım dedim. En kısa zamanda, hatta yarın sabah yine bu saatlerde burada olmalıyım.
307 
 Yazmak ve Yaşamak  (BİNNUR EDİSAN)

Bana anlam katanlar...
308 
 İki Kişilik Gerçek Bir Düş  (mahmut dağ)

korkularını ve kaygılarını anlatan bri arkadaşım bana demişti ki, bu anlattıklarımı sana bir mektup olarak yazsaydım karşılığıdna nasıl bir mektup yazardın.? mektubu yazmıştım. ama göndermek nasip olmadı. umarım bu sayfaya ulaşıyordur ve umarım mektubunu alır. ve işte o mektup:
309 
 Duyguları Akıl ve İrade ile Terbiye Etmek  (Fuat Türker)

Duygusallık, cahiliye toplumunda iyi insanlara has beğenilen bir özellik olarak görülür. Oysa duygusallık, en önemli özelliklerden biri olan ’aklı’ tamamen devreden çıkarır, kişiyi tutkularına, öfke ve zaaflarına göre yaşamaya yönlendirir.
310 
 Alışılmışın Dışına Çıkmak  (sedat)

İnsanlık tarihi bunların örnekleri ile dolu değilmidir. Alışılmışın dışına çıkarak düşünen zihinler, insanlığın bugünkü seviyesine gelmesinde rol oynamışlardır. Eğer atalardan gelen bilgilerin doğruluğuna saplanıp kalsalardı bu zihinler, herhalde insanlık hala ilk, belki de orta çağ seviyesini aşamıyacaktı.
311 
 Resim Altı - Söz Sizde -  (Yaşar ÇETİNKAYA)

Resim Altı yazılara devam ediyoruz... Ama şimdi söz sizde... Bu resmi iki-üç cümleyle nasıl anlatsak acaba?
312 
 Bir Damla Hüzün...  (M.Fatih ÖZDEMİR)

Bir ışık görüyorum lakin ; Bana hiçbir zaman ulaşamayacak olan. Bir kapı görüyorum; Anahtarı sonsuza kadar kaybolmuş olan. Bir adam görüyorum; Kendini bilmeden gezmekte olan. Ve… Bir gelecek görüyorum; Mutlulukları , hüzünlerinden daha fazla olan…
313 
 İznik Gölünün Kenarında Yaşamak  (Taner SARGIN)

Zeytincilik yaygınlaşmadan önce buralar bağcıydı. Şimdi zeytin ormanı misali, boş bir kara parçası kalmamacasına zeytin ağaçlarıyla kaplı. Adını taşıyan asmalardan bir zamanlar altın sarısı üzümler sallanırdı. Bağ bozumu küfelerle tozlu arazi yollarında taşınırdı. E kolay mı? Az mı beklendi? Bağlarda çardaklar kuruldu, tilkiler çakallar kovuldu. Eskiler anlatır, o zamanlarda herkes arazide çardaklarda yatarmış. Hele bir de yağmurlu havalarda tıp tıp sesleri ninni gibi gelirmiş insana.
314 
 Var Olmanın Meyvesi  (Berivan Özhan)

"Bir şeyi çok istersen eğer Evrenin Ruhu sana yardım eder." Paul Coelho
315 
 Ben...  (Necat Dilaver)

'Ben' dedikleri: Dedikleridir... 'Ben' dediğimiz: 'An'lardan oluşur... 'Ben': Yaşadım... 'Ben': Sevdim... 'Ben': Öldüm... 'Ben': Tanrı oldum...
316 
 Ankara'da Eski Ramazanlar  (Haydar Köprülüoğlu)

Çağdaşlığın adı var, geçen yılların tadı var. Doğup büyüdüğüm, sokaklarına gözümü açtığım, caddelerinde boy gösterdiğim Ankara'nın eski Ramazanını anlatmak istemiştim. Saygılarımla.
317 
 Hayat ve Yağmur  (mahmut dağ)

Aşağıdaki satırları parmaklarımdan döküldüğü gibi gönderiyorum. Üzerinde hiç düzeltme yapmadan, hiç oynamadan gönderiyorum. Aklımdan parmaklarıma fışkıran ne varsa yazacağım. Biliyorum, yazdıkça içimdeki birikmiş huzursuzluk harflerin ışıltısıyla uçup gidecek. Biliyorum, yazdıkça kuşlar gibi kanatlanacağım. Biliyorum, yazdıkça kendime biraz daha yaklaşacağım. Bu bana msn mesajları dizisi biçiminde gelen hoş bir mektuba yanıt mektubudur. O mektup ne kadar içtense, bu yazının da o kadar içten olması dileğiyle.
318 
 Bahar Dalında Zemheri Ayazı  (Mehtap ALTAN)

ey yüreğine hüznü eken ç o c u k! savur korkularını kınından kasvet akan yaşama...
319 
 Hayatınızı Ertelemeyin  (Ender Tören)

Gerçeğin peşinden koşmaya başladığımız bu zaman diliminden itibaren, yaşam bizim kendi hissettiğimiz, düşündüğümüz ve hayaller kurduğumuz bir mevkie dönüşmüştür. Daha fazla olmasını istediğimiz gibi davranmışızdır. Hayatın gerek ve gereçleri toplumsal bir yaşam biçiminde geliştikçe ve hatta ilerledikçe teknoloji kendi yaşam alanımıza girerek düşündüğümüz, istediğimiz, hayal ettiğimiz ve peşinden koştuğumuz yaşam biçimimizi ele geçirmiştir.
320 
 Torunuma...  (Hasan Çekmer)

2005 Ağustos ayının son haftasında ailenin minik bir üyesi olarak dünyaya geleceğinin haberini aldım. Sen anne karnında 45 günlükmüşsün, o sıra bana öyle söylediler. Hem sevindim, hem hüzünlendim.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 
62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 
93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 
124  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Merhamet
eylül
Deneme > Yaşam
Sebepsiz
Ersin KURT
Deneme > Yaşam
Akıl Oyunları
Alp Şahin
Deneme > Yaşam
Umut Işığı
Selin Araç
Deneme > Yaşam

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © , 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.