..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Ölümden önce yaşam var mı? -Duvaryazısı
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yaşam
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

El Bel Baal 2
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe

Özel mülkiyetli köleci sistemle birlikte ilahların pabucu dama atılmağa başlandı. İlahlar totem meslekli totem gruplar manifestosundan (sözleşmelerinden), toplumsal sentezleri ortaya çıkarmışlardı. İlahlar totem meslekli ittifak yapan grupların üreten ilişkilerini ve paylaşımlarını düzenliyorlardı. Somut ve objektiftiler. Bu nedenle, sentezleri ortaya koyan ön ittifaklı kurallar; ittifakların iman ahdi olmuştular. Köleci sisteme kadar mevcut ür

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Deneme > Yaşam
161 
 Darağacında Ruhum  (sena peker)

bedenin hastalansın ruhun hep dinç kalsın. Ruhun hastalanırsa. hayatın hep yarım
162 
 Kar Tanesi  (Simten K. Ataç)

Bir kar tanesiyim ben, hiç özel olmayan. Sadece tüm taneler kadar beyaz, köşeli ve soğuk...
163 
 Teşekkürü Tefekkür Maksadıyla...  (Yaşar ÇETİNKAYA)

"Öyle ise siz beni (ibadetle) anın ki ben de sizi anayım Bana şükredin; sakın bana nankörlük etmeyin!" Bakara-152
164 
 Sessiz Ada/m  (kemal düz)

. akşamın karanlığı iyice basmıstı. evin yanında iki üç tane erik ağacı vardı. erik ağaçlarının altından bir ses duydum. önce korktum, sonra yanaştım baktım, bir adam! baktım; mehmet amcam..
165 
 Çınar  (Hilâl Erboyacı)

İnsanı var kılan, önemli kılan, işe yarar kılan da tıpkı çınar ağacı gibi geriye kalan , iz bırakabileceği bir yaşam. Bir yaraya merhem olabiliyorsak, bir çaresize çare, bir dertliye derman gerisi boş ve anlamsız. İşte geldik, işte gidiyoruz.
166 
 Alçı Tutmayan Kırıklar  (sena peker)

kırılmış insanların dik duruşuydu hayat. Kırıkları alçıya alıyorsak bunu nasıl alçıla malıyız?
167 
 Stratejinin Gücü  (Selin Araç)

İstediklerini elde etmek, yaşam kalitesini yükseltmek, etkilemek ve çarpıcı olmak... Zihinden geçen bunlar ise bir gelişim, ayırtedici bir özellik, deneyimin varlığı ve odak noktalarının değişiminin gerçekleşmesi gerekebiliyor. Yeteneğin, becerinin, ortaya koyulan eylemlerin çeşitliliği, rekabet alanlarını da belirleyebiliyor. Bir mağazanın önünden geçerken, gözünüz bir şeye takıldığında " ben bunu almalıyım" ! derken çoğu şey devreye giriyor. Düşünce, fikir, nasıl algılanmak istendiği, modaya yani bir nevi çevreye uyum, inanç ve değerlerle örtüşmesi, elinizdeki kaynak yani paranın varlığı, kendini iyi hissetmek, mutlu olmak, ihtiyaçların karşılanması ya da ihtiyaç söz konusu olmadan sadece istemek, onaylanma arzusu vb. Sonuçta size uyuyorsa alıyorsunuz..
168 
 Kadın  (Yûşa Irmak)

Eski çağlarda, hemen bütün toplumlarda kadının hiçbir hak ve değere sahip olmadığı yaygın bir görüştür. Eski Çinlilerde kadın, kocasının kölesi sayılırdı. Kocası ve çocuklarıyla birlikte yemeğe oturamazdı; Ayakta durur, onlara hizmet ederdi. Mısır’da başlangıçta kadınlar erkeklerle aynı haklara sahip idiyseler de bu fazla uzun sürmemiş, Firavun’un emriyle yine köleleştirilmişlerdir. Batılılar tarafından uygarlığın beşiği olarak gösterilmek istenen Eski Yunan’da ise kadının hemen hemen kölelerle bir tutulduğunu görüyoruz. Koca karısını keyfince dövebildiği gibi başka birisine de armağan edebilirdi. Tüm miras erkek çocuklara kalırdı. Bir erkeğe edilebilecek en büyük küfür, ona “kadın” demekti. Bu aşağılamaların ötesinde ayrıca kadın tüm kötülüklerin kaynağı olarak da kabul ediliyordu. Eflâtun ve Aristo’nun kadının, erkeğin dûnunda/aşağısında olduğunu resmen ilan ettiklerini görüyoruz. Yunan’da bir erkeğin dengi yine bir başka erkektir. Bu bakımdan Yunan töresinde homoseksüelliğin bir fazîlet olarak algılanmasına şaşmamak gerekir… Eflâtun, bu konudaki görüşlerini günümüz homoseksüellerinin el kitabı durumunda olan Ziyafet adlı eserinde açıkca beyan etmiştir. Eski Roma’da ise kadın, babasından kocasına aktarılan bir maldı. Sonraları kadına birçok hak tanınmışsa da, eğitim eksikliği yüzünden bu haklarını kullanamamıştır. Açıkça görülmektedir ki gerek Yunan’da, gerekse Roma’da kadın erkeğin aşağısında kabul edilmiştir.
169 
 Korku  (şirin aydın)

Adam hayatini boyle planlamamisti. Nerden cikmisti bu kiz, neden girmisti hayatina?
170 
 Mevlana'yı Anlamak  (Ertuğrul ERDOĞAN)

Sevgide güneş ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, Hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, Öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, Ya olduğun gibi görün, , ya da göründüğün gibi ol” - -Mevlana- Yakın zamanda Türkiye’ye gelen ve gelecekte neler olabileceğini söyledikleri ile dünyada ün yapan Amerikalı kain, verdiği konferanslarda kişi başına aldığı 650 dolara dünya’nın geleceği hakkında bilgiler vermiş.
171 
 Şizofrenin Freni  (Umut Kazan)

İnsan kendisiyle konuşmaya başladığında kimseyi duyamayacak kadar yalnızlaşır.
172 
 Sizi Çok Seviyorum Sevgili Dostlarım : -) )  (Özlem Salman)

Dostluk, sihirli bir sözcük… Bu sihirli kavramı ne de güzel anlatmış usta şair; Dostluklar Irmak Gibidir şiirinde… Benim dostlarım tam da şairin tanımladığı gibi… Renk renk, çeşit çeşit ve iyi yürekli insanlar…
173 
 Anneler ve Şehitleri...  (gürsel çolakoğlu)

İçinden keşke o zamanlar biraz daha çok sarılsaydım, koklasaydım, öpseydim diyor telefonda oğlunu dinlerken… Sünnet düğününde oğlunun boncuk boncuk gözyaşlarına dayanamayıp onunkinden daha çok miktarda gözyaşlarını içine akıttığı günü hatırladı.
174 
 Uyandığında Büyü Bozulur  (eylül)

Mutsuz insan manzarası var hayatın, mutlu kalbinden dolayı. Her sabah, rüyalar diyarı kapıları kapanınca, göğsünün ortasına saplanan hançerdir hayat; Aşk yüreğinden dolayı. Her gün, savaşın en acımasızında kendinde kalmak için çarpışır, ölüp dirilir benliğin, sadece Aşk için.
175 
 "Baki Kalan Gök Kubbede Hoş Bir Sefa İmiş"  (Ali Osman Öztürk)

Kent tarihçisi A. Sefa Odabaşı'nın ardından...
176 
 Güneşin Battığı Yerde  (Funda Doğan)

Buradan herkes mutlu, herkes kaygısız… Bense, bilinmeyen bir meçhule yolculukta, biraz korku dolu, biraz endişe…
177 
 Bir Kavanoz Vişne Reçeli  (Esin Yardımlı)

Vişne reçelinin tadı çok değişiktir. Çünkü sadece tatlı bir vişnenin, ekşi bir vişnenin ya da tatsız bir vişnenin tadını almayız ondan.
178 
 Sırdaşıma Mektup  (Sinan Yıldırım)

Kar yağmış şehrin sokakları ıssız. Her gün gazetesini alıp fırından yeni çıkmış, dumanı tüten ekmelerden alıp evlerine dönenler yok. Okula gitmek için servis bekleyen öğrenciler var sadece. Eskiden yürürdük okula, kar, yağmur, çamur demeden, sıkı sıkıya üstümüzü giyer, bir bere ve kaşkolla sarınıp sarmalanıp yolcu edilirdik, unutmuşum yollarda iz bile yokken komşunun çocuklarının benim bıraktığım izlerden geldikleri günleri.
179 
 Matem ve Ölüm Üzerine…  (Yûşa Irmak)

Aslında matemler, alışılmamış ölümlerin süsüdür sevgili okuyucu. Fakat matem ölüye değildir de insanın kendi aczine, kendi yoksulluğuna ağlayışıdır. Yani, bir ölü kendisine matem yakıldığını duyabilse eğer, inanın matemden iğrenirdi belki de. Onun için matem ölünün değil, ölü sahibinin serinliğidir…
180 
 Ankara'da Eski Ramazanlar  (Haydar Köprülüoğlu)

Çağdaşlığın adı var, geçen yılların tadı var. Doğup büyüdüğüm, sokaklarına gözümü açtığım, caddelerinde boy gösterdiğim Ankara'nın eski Ramazanını anlatmak istemiştim. Saygılarımla.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 
62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 
93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Adına Ne Dersen...
eylül
Deneme > Yaşam
Ömür Dediğin
Elif Yavaş
Deneme > Yaşam
Güncel Yaşam
Elif Yavaş
Deneme > Yaşam
Mutluluk
Mehmet Aluç
Deneme > Yaşam
Var mısın?
Mehmet Aluç
Deneme > Yaşam
Zihin
eylül
Deneme > Yaşam
- Ayna -
Ö.Gökhan Ergüven
Deneme > Yaşam

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © , 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.