..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Benim yaradılışımda fevkalade olan birşey varsa, Türk olarak dünyaya gelmemdir. - Atatürk
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yüzleşme
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Ne Düşünüyorumki
Atılgan Günal
Şiir > Aşk ve Romantizm

...NE DÜŞÜNÜYORUMKİ ...SANKİ YAPRAKLARINI SAYDIĞIM PAPATYALARDAMI ÇIKTIN ...BİR ACELEYLE KARŞIMA ÇIKTIN ...O ACELEYLE YIKILDIN GİTTİN ...SEN DE SANDINKİ BEN ÇOK SAFIM ...MERAK ETTİYSEN BENDEKİ DEĞİŞİKLİĞİ ...HÂLÂ KÂĞITTAN GEMİLERİ YÜZDÜRÜYORUM ...ELLERİMİN İÇİNE GÜLEN YÜZ ÇİZMEYE DEVAM EDİYORUM ...OYUNCAK ARABALARI HÂLÂ SEVİYORUM ...EN KÖTÜ HİSSETTİĞİM ANLARDA ...YİNE SULTAN AHMET MEYDANINDAYIM ...ONYEDİ YILDIR DEĞİŞTİRMEDİĞİM CÜZDANI

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Deneme > Yüzleşme
61 
 Güzel Bir Düştür; Hayat  (RUTİL BİLGİNER-)

Güzel bir düştür; hayat gördüklerinize mi inanırsınız inandıklarınızı mı görürsünüz hepimizin ruhunda bir imzalanmamış ateşkes vardır duygularımıza ve mantığımıza ters düşen güzel bir düş herşey...
62 
 Hayvanlar & İnsanlar  (Atakan Korkmaz Şiirleri & Sözleri)

Hayvanlar ve insanlar arasında tek fark vardır .. Birisi yaşamak için öldürür , Diğeri daha iyi yaşamak için ... Atakan Korkmaz
63 
 Türkülerimiz  (Kâmuran Esen)

“Müzik evrenseldir.” Diyerek, yabancı müziklere Türkçe söz yazarak bunları çocuklarımıza ve gençlerimize sevdirmeye çalışanlar! “Yeni yorum getiriyoruz “ kolaycılığına sığınarak şarkılarımızı ve türkülerimizi bozanlar! Argo, an
64 
 Ateş Dansı  (İlknur İpek)

Sesini duyuramadan bağırmak zorunda kaldığı yıllara kilitlenen bir yürek söylemi döküldü dudaklarından. Dilinde bir İstanbul düşünün,düşünden düşüşünün bağdaş kurmuş suskunluğu sancıyordu. Bir depremin ucuna astı suskunluğunu..harf harf şiddetlenerek ecel
65 
 Şizofreni  (İlayda Kırsever)

Rüyalarımı falakaya yatırdım az önce. Onları küvette asitle boğuyorum.
66 
 Gidiyorum  (mahmut)

Bazen bıkar insan soluk alıp vermekten. Bazen yorar yaşamak insanı da artık bir isyan vardır kendinden fışkıran ve herkesi içine katan. İşte bu isyanın resmidir.
67 
 Üstte Gök Çökmedikçe!..  (M.NİHAT MALKOÇ)

Dünyanın en eski ve köklü milletlerinin başında Türk Milleti gelmektedir. Çok zengin ve köklü bir tarihimiz vardır. Tarihte nice büyük zaferler kazanmışız. Ecdadımıza yeryüzü dar gelmiştir. On altı büyük Türk Devleti kurmuşuz.
68 
 Çok uzaktaki dosta mektuplar.....  (güneş)

Ben sana mecburum bilemezsin....... bu dizeler ki ,bana yazılmış olsalardı eğer,bende bu tür yazılar yazıyor olmazdım sanırım. Duy beni!...
69 
 Sarmaşık Sakal Yansımaları  (Didem Duruöz)

Bir arkadaşımın yazısının bende uyandırdığı yansımaları, kendisine yazdığım not ile birlikte sizlerle paylaşmak istedim. Okuyan herkese teşekkür ederim. Arkadaşımın farklı yazılarını http://sakalliperi.blogspot.com sitesinde görebilirsiniz. SarmasikSakal Ahmet Elgin; Şöyle güzelce dur da seni resmedeyim… Sakallı Peri; Ne resmi bu karanlıkta? Beni dahi göremiyorsun… Ahmet Elgin; Orada var olduğunu biliyorum… Sakallı Peri; Sen aklını kaçırmışsın, bir vagon dolusu ilaç gerekli sana… Şöyle çık bir hava al. Ahmet Elgin; Hava mı? Gerek yok… Sakallı Peri; Yine her tarafı batırdın. Annen sana kızacak… Şu duvarın haline bak, kaktüsün iğnelerinde geberip gitmiş fareler, bir yandan da mide asit’iyle eritilmiş sabunlar… Ahmet Elgin; Yaşamaktan korkuyorum ben… Sakallı peri; Seni korkutan ne? Beceriksizliğin mi? Yoksa hala ayakkabılarını ters mi giriyorsun? Ya da kemiklerin sızlasın da gör… Tırnakların dökülsün, sokaktaki çıplak adamlar kaçışsın… Ahmet Elgin; Yaşamak dedim ya beni korkutanın… Sen sağır mısın? Yoksa benimle dalga mı geçiyorsun? Sakallı Peri; Şuan nerede olduğumuzu biliyor musun? Ahmet Elgin; Seni resmedeceğim yerde… Sakallı Peri; Evet, bu doğru… Şimdi ışıkları açacağım ve şişman bir adam ölecek… Ahmet Elgin; Çok susadım… Sakallı Peri; Bende… Bu yazınızdaki cümleleri Didem’in Duru’ya, bazen de Duru’nun Didem’e sözleri olarak düşündüğümde, aşağıdaki yansıma ortaya çıktı. İkisi de bu sefer biraz fazla dobra, hatta ukalaca konuştular. Hoşgörünüze sığınarak, sansürce ve olageldiği gibi yazdığım, bilinen ayrıntılardan oluşan bu konuşmayı, sizinle paylaşmak istedim. Bu arada ikisinin sesleri artık birleşmeye başladı, artık onları birbirinden ayırt etmekte zorlanıyorum ve bu hoşuma gidiyor. Sizin yukarıdaki yazınıza benzer ruh hallerimi kapsayan başka yazılarım var, onları yazdıktan sonra içimden bir yük kalktığını, hafiflediğimi hissetmiştim, umarım sizde bu yazınızın ardından benzer hisleri deneyimlemişsinizdir. Bedenin gözü görmez oldukça, ruhun gözü daha iyi görür. Plato Bir de, başka açıdan: Görmek değil bakmak istiyorum sana, seni anlamak değil, kendi anlamımı yapıştırmak, kendimi seninle anlamak, senden bana, benden sana akmak istiyorum. Sana bakmak için ışığa, hatta sana bile ihtiyacım yok aslında. Var olduğunu bilmem yeterli, kendince, kendimce olsa bile... Akıl nedir, insana neden gereklidir? Akıllı olsam kime ne, deli olsam zararı kime? İlaçlar diyorsun, ilaçlar sadece; rahatsız bir kanepenin üzerinde oturuyorsan sırtına, kolunun altına, her neren ağrıyorsa, hangi kısmın eksik kalıyorsa, neresi denge( kime göre nasıl şekillendiği belirsizlikte kaybolan)-ni bozuyorsa, o kısma koyduğun yastıklardır. Sağladığı faydalar zaman zaman sabun köpüğünden farksızdır. Yine de sabun köpükleriyle oynamanın verdiği keyif ve rahatlamanın hazzı, verdiği sıkıntının yanında, kardır. Kendine beceriksizin tekiyim diyorsun, bu yüzden yapmak istediklerin için bile harekete geçmiyorsun. Bir davranış, bir sıfat, bir tanım, seni ne sana, ne de başkalarına anlatmaz. O sadece bir anlıktır, sadece bir koşulda yapılan bir durumu anlatır. Senden, diğer yaptıklarından bağımsızdır, bir başkasının aynı olacağı kehanetini oluşturmaz. Bunun böyle olduğuna inanır ve ona göre davranırsan sadece senin paçana yapışır. Onun paçana sarılmasına da engel olabilecek sensin, sarıldığında paçandan savrulmasını da sağlayacak olan da sensin. Yeter ki niyetinin farkında ol. Her neyse yaptığın ya da yapmadığın bu niyet kendini savunma niyeti mi yoksa, öğrenme- anı yaşama- niyeti mi? Öğrenme niyetiyle yaşamayı seçmek zordur, insan incinmelere daha da açık olur. İncinebilirsin, ancak incinmeni kendin tedavi etmeyi öğrenerek, incinmeden kazandıklarının ya da kaybettiklerinin değerini bilerek, yaşamda ilerleyebilirsin. Ayakkabılarımı ters giyiyorum diyorsun. Varsın başkaları ters desin, belki de şu an için, senin doğrun bu, -denemeden- , ne biliyorsun. Belki de, sana göre de ters olduğunu hissedebilmen için, önce o ayakkabılarla yürümelisin. Sadece düz yollarda değil, engebeli arazilerde de gezmelisin. Yokuşlar çıkmalı, dereler geçmelisin. Ve en önemlisi de duyduğun olumsuzluklara bazen boş verebilmeli, kararını kendin vermeli, sonuçlarından mutlu ya da mutsuz olacağını kendin görmelisin. Hem bazı kısımları seni mutlu ederken, bazı kısımları da mutsuzluk ya da bir çok başka hissi, kazancı sana getirebilir, neden bir de böyle düşünmüyorsun?
70 
 Suriye Gerçeği  (kemal düz)

türkiye, suriye hükümetine bu süreçte yardımcı olmalı ve yeniden güven ortamına dönülmesine katkı vermeli. gördüğümüz kadarıyla suriye buna çoktan hazır. 400 yıllık ortak bir tarihin ışığında, suriye ile ilişkilerin daha iyiye gitmesi için birikim var..
71 
 Kendine Yolculuğun Arifesindeki Kadın  (Funda BİLGİLİ)

Sana aidiyetimi hissedebilmek için mecburum başka aşklara ait olmadığımı kendime kanıtlamaya. Denemeli ve görmeliyim kendi yüreğimle. Seni yaşatabilmeliyim sensizliğinde. Pusulasız çıkabilmeliyim yani güvensiz, yani yönsüz. Uzun bir yolculukta mola verilecek durağım değilsin sen. Yolculuğumun başlangıç noktası olduğun gibi dönüş noktası da olmalısın. Bunu görebilmeli, bunu yaşayabilmeliyim.
72 
 Rakı Bardağı ve Ben  (Alp Şahin)

Rakı bardağım sakin ve umursamaz, o üzgün ve sarhoş, benim ise kendime bakmaya cesaretim bile yok. Bu kadar kısa sürede işlerin bu kadar kötü gidebileceğini ne ben, ne o, ne de rakı bardaklarımız beklemiyorduk. Buna kısaca tüm aile de diyebiliriz.
73 
 Yol da Biziz, Yolcu Da!..  (Tayyibe Atay)

yaşamanın güzelliğini budanmış ağaçlardan soracaksın fışkınındaki tek yaprağın
74 
 Söz Üzerine Söylenmiş Sözler  (Murat Tali)

Edepsiz kelimelerin içinden çıkmak belki arsızlığıma dem vurur diye düşündüm. Düşünmek bu ya hep suçlu bakışlara çeviriyor yüzünü insanın. Derler ya düşünme o kadar uzun uzun diye. Hızla...
75 
 Bu Sen Misin!  (Levent Saral)

Sen misin ! Yoksa Herkes misin !
76 
 Bir Dinazorun Bitmez Tükenmez Soruları  (Vildan Sevil)

Bağışlayın beni sevgili okur ve yazar dostlarım. Dinazorlar böyledir işte. Bu soruları sorduğum için bana ne derler, hesabını hiç yapmayız. Cahilliğimizden hiç utanmayız. Yaşımız ilerledikçe, insanların kullandığı maske çeşitlerinin çokluğuna tanık olur, şaşırır kalırız. Suçlu bizmişiz gibi hemen kendimize sorarız, bundan bende de var mı, diye. Bulursak indirir çiğneriz. Maskelerimiz azaldıkça iyice cam kavanoza döner, daha hesapsız kitapsız olur, daha saf salak sorular sorar, duvara çarpar, yine de akıllanmayız işte..
77 
 Sandık  (Tayyibe Atay)

ziyaret bile etmemişim...Ahmet Arif’in baharı müjdeleyen yeşil soğanlarından bir tane olsun götürmemiş, baharı unutturmuşum ona...aman ne iyi!..
78 
 Ayrılığın Beşinde  (vargı gün)

bir ayrılığın ardına düşen sözcükler
79 
 Kırık Bir Kalbe Açık Mektup - I -  (milena)

Sarılınca denk gelen yaralarımız var, affet.
80 
 Diyaloglar  (Cengiz Erdem)

“Kara bahtlı okur” seni ”Avrupa” ve “Afrika”daki yazılarından biliyor, ben de öyle. Ben senin yazılarını okurken, yazmaktan başka bir şey yapamayacağını ve aslında yapmaman gerektiğini düşünürüm. Yine de sormak isterim: Yazı senin için nedir? Bir ev mi, bir oda mı, kitabında da olduğu gibi bir hücre mi yoksa? İlhan Berk yazıyı cehennem olarak tarif eder, katılır mısın buna?

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50  Sonraki Sayfa




son eklenenler
İkinci
Kadir Serkan TELLİ
Deneme > Yüzleşme
Hayatın Bir Yerinde
eylül
Deneme > Yüzleşme
Kibir
Alp Şahin
Deneme > Yüzleşme
İlk Gün
Kadir Serkan TELLİ
Deneme > Yüzleşme
Değerler ve Erdemler
eylül
Deneme > Yüzleşme
Hayat, İşte Bu
eylül
Deneme > Yüzleşme
Sıkıntı
eylül
Deneme > Yüzleşme
Arap Yavşaklar
serdar adem işler
Deneme > Yüzleşme
Buğulu Aşıklar
Bay Nida
Deneme > Yüzleşme
Aklımdaki Cinayet
eylül
Deneme > Yüzleşme
Bozuk Saat
Mahnaz Forouzandeh
Deneme > Yüzleşme

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © , 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.