..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Hiçbir şey yaşam kadar tatlı değildir. -Euripides
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Günlük Olaylar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Öldüm
Erkan baykal
Şiir > Aşk ve Romantizm

Ruhumun yarısını gömdüm! Gün batımında, Daha laleler açmadan,araftayken, Daha koynuna girmemişken kadınımın, Gün batımında kalbimi gömdüm. Gözlerinde öldüm, teninde soldum. Sabahlar artık sensizlikten soğuk Ruhum uşüyor, bedenim üşüyor, Dudaklarım sensizlikten kurudu. Ben bu sabah sensizlikten öldüm.

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Deneme > Günlük Olaylar
101 
 Mudurnu'lu Fatma Nine'nin Günlüğü - Diş Ağrısı Değil Kabir Azabı  (Kâmuran Esen)

Şunu anladım ki sevgili günlüğüm; kimsenin derdi kimsenin umurunda değil.”Benim derdim inekle dana, kadının derdi sürmeyle kına.” hesabı.
102 
 Yollar Uzun, Dikenli, Taşlı...  (S. Bekar)

Anneannem derdi ki : " Bak şu zeytin ağacına. Kırılmak, zeytine vız gelir. Kırıldığı yerden filiz verir, yeniden yeşerir onlar. Onları örnek al! "
103 
 Her 1 Mayıs'ta Yenilenmek  (Vildan Sevil)

1 Mayıs’a örgütlü bir biçimde katıldıklarına ilk kez tanık olduğum, kocaman pankartlarının ardında, futboldaki sömürüyü algılamış, isyan eden taraftar grupları… Kolejliler ve Vosvosçular… Evet bu örgütlenmeleri, Taksim kutlamalarında, ben ilk kez görüyordum. Oyuncuların, sinemacıların ve aklınıza gelen her meslek grubunun kortejleri de her zamankinden kalabalıktı… Güvencesizlik o boyuta gelmiş ki, Güvencesizler Hareketi olarak örgütlenmiş, yürüyordu her yaştan insan.
104 
 İki Fener de Zorda  (Ertuğrul ERDOĞAN)

“Ergenekon”, “Balyoz”, “Temiz Kramponlar”, derken ülkemiz soruşturma enflasyonuna uğradı. Bar tutmuş halının altı kazınmaya başladı. Ne general, ne gazeteci, ne de futbolcuların gözyaşlarına bakıldı. Hükümetin adını koyduğu “Temizlik Harekatı” son sürat dalga dalga devam ediyor… İnsanları gece yarıları evlerinden alarak polis sorgulaması sonrası Savcı önüne çıkarmak ve daha sonrada Mahkemeye sevk etmekle olmuyor… Aslında toplumsal barış ve insan hakları için esas olması gereken, “Süratli ve Tarafsız bir adalet”in tecelli etmesidir. Zira “Geciken Adalet, Adalet değildir…”
105 
 Mevsimlerden Bahar  (osman demircan)

Mevsimlerden bahar... Toprak kokusu yok etrafta. Ne çocuk gülüşmeleri ne de kadın çağırmaları işitilmemekte. Yaşamak güzel kokudur, bakışların parlamasıdır oysa. Mevsimlerden bahar... Bağırmalar, çağırmalar, küfürler, sövmeler havada uçuşmakta. Kelebekler yok. Herkes bir örümcek galiba. Kim dünyayı bu hale getirmekte. Sebzelerde ve meyvelerde eski tatlar yok. Toprak adeta taş. kaya, uçurum. Her şey intihar etmiş sanki.
106 
 Kimse Yok Mu?  (Ahmet Melih Karauğuz)

Bir gürültü koptu ta derinden. 7,2 lik bir büyüklük, yetmişti tüm kolonları koparmaya...
107 
 Amacım Bilmek Çünkü Bilirsem Daha Az Hayal Kırıklığına Uğrarım!  (Eda Toğaç)

hayata dair kısa kısa görüşler...
108 
 Bir Damla Daha Eylül  (Ülkenur Kaynar)

Kekik zamanı
109 
 Emeklinin Günlüğü'nden  (Ali ŞAHİN)

Hastane ortamında, bir günün duygu ve düşünceleri, çağrışımları...
110 
 Her Şey Beni Alakadar Ediyor…  (Şevket Başıbüyük)

Kafama bir sürü kavram ve kelimecikler üşüşüyor… At izi it izine karışmış, gidiyor… Ne görsel ne de yazınsal haberler… Hiç biri, hiç biri sarmıyor beni. Mümkün olsa da izlemesem televizyonları, okumasam gazeteleri… Müslüman kimliğim ve serde gazetecilik/yazarlık merak saikıyla söz geçiremiyorum kendi kendime. Kenara çekilip olup bitenlere alakasız kalamıyorum. Siz buna merak diyebilirsiniz ama yalnız merak da değil. Kupkuru bir duygusallık hiç değil. Sorumluluk bilinci olsa gerek…
111 
 Birgün Ben, Belki Bir Sığırcık Kolonisinin İçinde, Belki Yıldızlarla Birlikte Göklerde…….  (Vildan Sevil)

Gözyaşlarım söndürür mü sizi sarmış ateşi? Bilemem. Yoksa hep birlikte el ele verip yangınları söndürmeyi öğrenmiş olur musunuz? Bilemem. Biliyorum, unutulmak umurumda olmayacak. “Ha gayret, ha gayret!... Silip atın artık şu tekinsiz yazgıyı!” diye haykıracağım size göklerden.
112 
 Dil Terörüne Buyurun!  (Y. Kemal Erener)

Bu kampanya ya katılmak serbesttir... Katliamda sizin de tuzunuz olsun
113 
 Yumurta ve Sevgi  (Hulki Can Duru)

Onlar üniversitede "ilim" değil "bilim" görmek istiyor, süslü püslü pahalı takım elbiseler giymiş sonradan görme siyasetçiler, küçümseyen bakışlar, ya da, düzenin zengin ettiği sermaye adamlarını görmek istemiyorlar, "bilim adamı" görmek istiyorlar. Çok bilmiş söylemler duymak istemiyorlar.
114 
 Sakız Sardunya"ma  (seyfullah ÇALIŞKAN)

Sabah kalkıyodum. Elimi yüzümü yıkayıp yemamı yiyodum. Sıra oluyoduk. Koşuyoduk, yürüyoduk, yemaa geliyoduk. Öğlen yemamı yiyodum. Sonra yine sıra oluyoduk. Yürüyoduk yürüyoduk geliyoduk. Akşam yemamı yiyip yatıyodum.”demiş. “E başka, başka bir şey olmadı mı?” demişler. “Yok, hepsi böyleydi.” demiş.
115 
 Kış Geceleri  (Ülkenur Kaynar)

Uzun kış geceleri....
116 
 Bu Ne Biçim Dünya!  (ARZU MUMCU)

insanlık nerede kaybedildi böyle..
117 
 Şair ve Şiire Dair  (SİNAN İSPENOĞLU)

Şiir duyguların dilidir. Şair bu dili kullanan kişidir. Şiir yaşanılmış,hayalî,imge sembol,hayata ve insana dair ne varsa üzerinde barındırır.Şiir hayatın hikayesi,masalı, romanı,denemesidir. Çünkü o yazın türlerde anlatmak istediklerini kısa öz bir şekilde karşıdaki kişiye anlatabiliyorsun. Sözünü uzatmadan söyleyeceğini tam olarak söylüyorsun. Zaman kaybında cok az. Şiir akılda kalıcıkık nedeniyle de bir numara. Atalarımızda şiirin gelişmesındeki sebebte budur.Göcebe bir toplumda yaşıyorsun akılda kalıcı bilgiler daha iyi şekilde saklanıyor hafızalarda.
118 
 "İkram Çeşmesi"  (Şevket Başıbüyük)

Buradan okuyucularımın şahsında ‘buz gibi su’ değiş sıcak sımsıcak çorba akan vatandaşlarımıza bu hizmetin ücretsiz olduğunu belirtmek istiyorum Hani olur ya, ben bu köşede anlatırken birilerinin canı çeker, çorba akan çeşmeden çorba içmek isteyenlerin üzerinde parası-marası olmayabilir. Olmasın. Ya da parasını o gün üzerine almamış olabilir, Almasın. Şehrimin garip gureba’sının cebinde metalik kalmamış olabilir, Kalmasın hiç önemli değil, mahcubiyet duymadan gururla, gidip bu çorbadan içebilirler. Yanında ekmeği de var mı, inanın bilmiyorum, olmasa gerek. Hem ne önemi var ekmek olmasa da olabilir, çorba varsa mesele bitmiştir... Hem ekmek; malumunuz kilo falan yapıyor, ne gereği var. Çorba tastan mı; değil, bardaktan veriliyormuş. Arkadaşım gidip içeceksin bu çorbadan… İçmeden, tadına bakmadan nasıl olduğunu ben nereden bilebileyim… Haa bir husus daha… Bütün vatandaşların ücretsiz olarak faydalanabileceği İkram Çeşmesi, Sömestr tatili, Ramazan Ayı, resmi tatil günleri, dini bayramlar ve hafta sonları hariç, her gün 06.30 – 09.00 saatleri arasında hizmet verecektir…
119 
 Güvercinlik Camii’nde Kadir Gecesi  (Hakan Yozcu)

Yaşlılar, sandalyelerde namaz kılıyordu. Çocuklar babalarıyla birlikte gelmişti. Erkekler içeriyi doldurmuş, kadın bölümü dolmuş, dışarıya taşmıştı. Camii avlusu kadın ve çocuklarla doluydu. Hani derler ya “İğne atsan yere düşmez” işte öyleydi. Her yaştan insan camiye dolmuş, Dünyayı ve kâinatı yoktan var eden biricik ve gerçek sevgiliye koşmuştu. Namaz kılacaklar, dua edecekler ve huşu içinde Yüce Allah’tan günahlarının bağışlanması için af dileyeceklerdi…
120 
 Hayatın Acımasızlığı  (Mehmet Atılgan)

Yaşamın analizi

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Kendimizi Keşfedebiliyormuyuz
Ay Işığı
Deneme > Günlük Olaylar
Dilinle Değil Kalbinle Konuş
Ay Işığı
Deneme > Günlük Olaylar
Başkası Olma Kendin Ol
Ay Işığı
Deneme > Günlük Olaylar
Bu Gençlik Nereye Gidiyor
Ay Işığı
Deneme > Günlük Olaylar
Öfkemize Yenilmeyelim
Ay Işığı
Deneme > Günlük Olaylar
Yargısız İnfaza Son Verelim
Ay Işığı
Deneme > Günlük Olaylar

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © , 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.