..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Güzellik her yerde karşılaşılan bir konuktur. -Goethe
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yazar Portresi - Vildan Sevil
Vildan Sevil - Merhaba
Site İçi Arama:


Eleştiri
  "Komşuda Pişer, Bize de Düşer"  mi?.. Syriza ve Türkiye’de Sol (Vildan Sevil) 27 Ocak 2015 Politik Olaylar ve Görüşler 

Kuşkusuz SYRİZA'nın işi zor. Kapitalizm canavarının tuzakları, dümenleri pek çok. Onlar çocukları doğmadan boğmayı iyi bilirler. Ne var ki insanlık da boğulmakla tükenmiyor, sürekli kurtuluşun yolunu aramaktan vazgeçmiyor.

  2013 1 Mayıs"ı ve Düşündürdükleri (Vildan Sevil) 2 Mayıs 2013 Günlük Olaylar 

Olan bitenden anlıyoruz ki, iktidarın, “Kimsenin burnunun kanamamasını istiyoruz” biçimindeki şeffatli(!) yaklaşımın gerisinde en baştan beri başka amaçlar vardı. Zaten gelecek yıllarda yapılacak kutlamalara Taksim’in açılmayacağını, kendisiyle görüşen sendikacılar da söylemiş başbakan. “Şu kadar oya sahip benim partim Kazlıçeşmede mitinglerini yapıyor, siz kim oluyorsunuz da Kazlıçeşme’ye itiraz ediyorsunuz?” dememiş miydi?

  Cin Şişeden Çıktı, Pandora"nın Kutusu Açıldı (Vildan Sevil) 3 Haziran 2013 Günlük Olaylar 

“ İnsan hakları, ileri demokrasi, inanç özgürlüğü” dediniz. Din ve mezhep kavgaları, etnik kavgalarınızla geldiniz. Yıllarca ortaklık yaptığınız, kullandığınız diktatörler de yetmedi o derin ve iğrenç bunalımlarınızı aşmaya. Birer birer devirdiniz. Daha güdümlü, ipliği pazara çıkmamış işbirlikçiler buldunuz.

  Tecavüz Meşru! - Mudur? (Vildan Sevil) 20 Şubat 2011 Toplum ve Birey 

İzedebiyata yeni üye oldum. Amacım, engellerle karşılaşıp yazılı basında ses duyuramayan sanat ve düşünce insanlarını tanımak, okumaktı. Gerekirse yorumlar yazarak yalnızlıklarını paylaşabilir, sevgiyi, saygıyı en çok hak etmiş böyle bir emeğe desteğimi sunarım belki, diyordum. Çünkü politik ve ekonomik ortamın egemenleri, kendi “Hık deyicileri”nden başka seslere artık hiç dayanamaz hale gelmişti, bu sesleri boğmak için her yolu dener olmuştu. Yıllardır çok okur, az yazar, yazdıklarımı da çöpe yollarım. Beğenmem kendi yazdıklarımı. Yazgı mı demeliyim, rastlantı mı, bilemiyorum. Selçuk Üniversitesi’nden İslam Hukuku profesörü sanıyla maruf, Orhan Çeker adlı zat, günlerce kamuoyunu meşgul eden açıklamasını yapmasaydı, ben de İzedebiyat’ta bu yazıyı yazmak zorunda kalmayacaktım belki de. Çeker şöyle buyurdu:

  Sn. Seval Deniz Karahaliloğlu'nun "Siz Hiç Modayı Takip Etmez Misiniz?.. "" Başlıklı Yazısına Küçük Bir Katkı (Vildan Sevil) 28 Şubat 2011 Özgürlük ve Eşitlik 

Günümüz teknolojisi, bizim gençliğimizde olduğu gibi binlerce kitap devirmekten uzaklaştırdı bizi. Bilginin sahtesinin çokça üretildiği bir ortam yaratsa da iletişim kolaylığı ve çabuk ulaşılırlık getirdi. Yeter ki, şu büyüğümüz, şu beyfendü ya da hamfendü şöyle buyurdu, medyada şunlar bunlar anlatıldı kolaycılığına düşmeyelim. Binbir yüzlü canavarın bizden çok daha bilgili ve deneyimli olduğunu unutmayalım. Kuşku, yapışık kardeşimiz olsun, üşenmeden gerçek bilgiyi çok yönlü arayalım. Yargımızı öyle oluşturalım.

  İçeri Alınan Gazeteci Sayısı Altmış Olmuş = Ben Bu Filmi Çok Gördüm (Vildan Sevil) 4 Mart 2011 Günlük Olaylar 

Daha şafak sökmeden, “Gül parmaklı uyku” okşarken bizi, korku salan sirenler, homurtulu motor sesleri, evlerin önüne yığılan polis arabaları ve askeri araçlar, postal sesleri... Üstüne tiril tiril, kaliteli kumaştan yapılmış pantolon parçalarının, ince güzel derili mokasen ayakkabılara döküldüğü sorgucu ayaklarının, halıları çiğneyişi, göğüslere dayanan silahlar...

  Elsa"nın Gözleri, Yeni Bir Çeviriyle Şiir Dünyamızda = Hulki Can Duru: Fransızca Aslından Elsa"nın Gözleri (Vildan Sevil) 12 Mart 2011 Yazarlar ve Yapıtlar 

Bu şiirde, insanlığın en derin acıları, umutları, umutsuzlukları, aşkları, gelip Elsa’nın gözlerine oturur ve Aragon’un olağanüstü şiir dilinde ölümsüzleşir. İşte bu nedenlerle Elsa’nın Gözleri, bana göre, dünya edebiyatında, AŞK şiirlerinin ANATANRIÇASIdır, primadonnasıdır. Okumaya, hissetmeye, düşünmeye doyamazsınız.

  8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü"nden, Şapşal Şabalak Konserlere, Cicili Bicili Mağazalara (Vildan Sevil) 14 Mart 2011 Unutulamayan Dönemler 

Devlet adamlarımız ve eşleri, pek önemserler bizi. Günün “mana ve ehemmiyetine uygun” kutlama demeçleri yayınlanır. Belediyeler şapşal şabalak konserler düzenlerler, göbekler atılır şen şakrak. Töre cinayeti denir, kadınlar öldürülür bir yandan. Memeleri tomurcuğa durmamış kızlar, dedelere peşkeş çekilir, alınır satılırlar. Bahçedeki ağaçtan ya da bir tavandan sallandırılmış ipin ucunda ince güzel boyunları.

  Yazarın, Kitabın Çilesi ve Okurun Çığlığı (Vildan Sevil) 2 Nisan 2011 Günlük Olaylar 

Buram buram istihbarat kokan, dil özürlü o kitapları da aldım. Politika çoktan istihbaratlar çatışması haline gelmişti. Benim doğruları öğrenmem için bu çatışmaların taraflarının satır aralarında gezinmekten başka şansım kalmamıştı ki...Niye ille de birinin güdümünde olacaktım? Ne kadar çatışan çarpışan varsa hepsini okuyup kendi yargımı oluşturacaktım. Edebiyat beğenimden sonra bilgi edinme hakkıma da saldırı vardı.

  Tatmin Olamıyorum Ey Okur!.. Tatmin O - La - mı - Yo - Rummm!.. (Giriş) (Vildan Sevil) 27 Nisan 2011 Politik Olaylar ve Görüşler 

Bizim zamanımızda demokrasi bu kadar ileri değildi. Darbe dönemleri hariç, politikacılar, ortalığı ayağa kaldıran sorunlarda açıklama yapma gereği duyarlar, bizi de tatmin etmeye çalışırlar, hiç değilse öyleymiş gibi yaparlardı. Kurulmaya çalışılan İkinci Cumhuriyet’in, imana ve imama dayanan “İleri Demokrasi’sinde böyle zahmetlere yer yok anlaşılan. İşte o zaman, bende tatminsizlik krizleri tutuyor. Eh, bunca tatminsizliği de benim metabolizmam kaldırmıyor.

  Tatmin Olamıyorum Ey Okur!.. (Gelişme) (Vildan Sevil) 28 Nisan 2011 Politik Olaylar ve Görüşler 

Dilim, hiç kullanmadığım sözcüklerle doldu. Küfür edebiyatı aldı başını gitti, yine de TATMİN OLAMIYORUM. Gazeteleri okurken, haberleri izlerken, birdenbire “yuhhh, çüşşş, vay eşşoğlu eşek” gibi nice sözcüğün yakınlarımda uçuştuğunu duyuyorum. Aaaa...Bir de bakmışım bunlar, benim ağzımdan yayılıyor havaya...Dönüp dolaşıp kulağıma geliyor. Tatminsizlikten işte.

  Tatmin Olamıyorum Ey Okur!.. Olamıyorum İşte (Sonuç) (Vildan Sevil) 29 Nisan 2011 Politik Olaylar ve Görüşler 

Sahi şimdi de şu soru aklıma geldi: Yok mudur ulemadan tek bir Allah’ın kulu, “Yapmayın, etmeyin ey müminler, bu kadar hak yiyip bunca günaha girilmez ki...” diyen? Hani dinimiz böyle değil, insanlar kötü diyorlar ya...Kötü insanların yaptıkları kötülüklere, haksızlıklara “Hooopp, burda durun bakalım.” niye demiyor bu ulema? Ulema da kötüyse, iyi kim ve nerede?

  Mağaranın Kamburu Kitaplığıma Geldi... Hoşgeldi, Safalar Getirdi... (Vildan Sevil) 5 Mayıs 2011 Yazarlar ve Yapıtlar 

Mağara’nın Kamburu, felsefeyle uğraşan, yoğrulan yazarını doğruluyor. Felsefenin tüm konuları diyaloglarla tartışılıyor. Yaşamımızda, iç dünyamızda bizi zorlayan, yönlendiren her içgüdüye, dürtüye, soruya erdemin merceği tutulmaya çalışılmış. Kadim etik değerlerin güncellemesi yapılmak istenmiş.

  Bilgisayarıma Altı Tane Yeni E - Kitap Geldi... Hoşgeldi, Safalar Getirdi (Vildan Sevil) 7 Mayıs 2011 Yazarlar ve Yapıtlar 

Geçmişte Tanrı’ya yakın, ona sadık bir eş gibi olduğu için “Büyük” olan Babil, şimdi, sahte dinler-para-iktidar bileşkenleriyle düşüp kalkan, cinsel gücü ve oyunlarıyla hepsini parmağında oynatan Büyük Fahişe’dir. Bu nedenle Tanrı’yı kızdırır. Tanrı’nın öfkesi; dinleri, dilleri karıştırıp karşı karşıya getirip insanların arasında düşmanlığın doğması biçiminde kendini gösterir.

  Saatlerin Gördüğü Rüyalar... E - Kitap>>hulki Can Duru - 15 Öykü (Vildan Sevil) 11 Mayıs 2011 Yazarlar ve Yapıtlar 

Öykülerde olayı zor seçersiniz. Bazen seçemezsiniz. Duygu, gerçeküstü öğelerle bezenip, gizeme sığınarak koşturur. Kâh içinize akar, kâh içinizden fırlar, kâh peşinden koşturur. Bir oyundur sürer gider... Öykülerde duygunun her halini izleriz. Duygu, duygu olmaktan çıkar, artık o, düşgücünüzün elverdiği ölçüde yedirip içireceğiniz, giydireceğiniz, istediğinizde fotoğrafını çekebileceğiniz bir kişiliktir. Bu anlamda yazar, sizi de sınırları aşmaya zorlar.

  Kuşku Bilinci ve Özgür Eleştiri : E - Kitap /// Hulki Can Duru (Vildan Sevil) 12 Mayıs 2011 Yazarlar ve Yapıtlar 

Günümüzde, dünyada ve ülkemizde, insanların duygu ve düşüncelerini yönlendirme, güdümleme, iğdiş etme, tek tipleştirme çabaları, artık bilimsel yöntemlerle sürdürülmektedir. Medya, basın-yayın, tümü tekelleşmiştir ve ne yazık ki, dünyaya dayatılan bu postmodern çarpık kültüre hizmet etmektedir. Aynı yaklaşım, devletler için de geçerli olduğundan bu gidişe “dur” diyecek bir güç, henüz yoktur.

  Tartaros Paradigması>> Ücretsiz E - Kitap: Hulki Can Duru (Vildan Sevil) 14 Mayıs 2011 Yazarlar ve Yapıtlar 

HCD, insanlık sorunsalını, ölümü, yaşamı, küresel düzenin şeytani ruhsal artalanını irdelemeyi, paradigmaları kırmayı deniyor ve bunu yaparken biraz, belki de bir hayli bilim ve din dışına çıkarak ruhlar, melekler, cinler, UFO’lar, ölüm sonrası, günlerin sonu, dünyanın sonu gibi soyut, mistik, paranormal öğelerden ve Kutsal Kitap (Tevrat ve İncil) eskatolojisinden söz ediyor ve dünyevi paradigmaları kırmak için bu eskatolojiyi kullanmaya çalışıyor.

  Teslis Sendromu >> Ücretsiz E - Kitap: Hulki Can Duru (Vildan Sevil) 15 Mayıs 2011 Yazarlar ve Yapıtlar 

Teslis Sendromu, gerçekten çok ilginç bir çalışma. Kitabı okurken, yazarla birlikte, dinlerin arka bahçelerinde, mahzenlerinde, geziniyorsunuz. Kurban sunma nedir, bu sunuşta gerçek amaç nedir, öğreniyorsunuz. Papaz cüppelerinin, imam sarıklarının altında neler gizli, görüyorsunuz.

  Geçmişin İzdüşümünde Bir Kısır Döngü (Vildan Sevil) 21 Ağustos 2011 Kesinlikle Karşıyım! 

“Burası insanların sustuğu, mermilerin konuştuğu, güllerin yerine barutun koktuğu, ırmakların yerine kanların aktığı, kuşların uçmaya, kurtların yaşamaya korktuğu Gabar Dağlarının tam ortası. Şırnak Beytüşşebap’tır burası. Batıda şafak sayanların değil, tezkereye bir gün kala şehit olanların yeri”

  12 Eylül"de de Çok Güldük Netekim! (Vildan Sevil) 28 Şubat 2013 Yazarlar ve Yapıtlar 

Yalçınkaya, 12 Eylül öncesi, lise çağlarında bir genç. Doğudan İzmir’e göç edip yerleşen bir ailenin çocuğu olarak mahallenin gençleriyle birlikte devrimci savaşım içinde yer almış. Kitabındaki öyküler, anılardan yola çıkarak o günleri dile getiriyor. Birinci ağızdan, tarihe gerçekçi bir not düşüyor yazar.

  Şehitler, Deprem, 147 Uluslarüstü Şirket, Libya ve Ey İnsan!.. (Vildan Sevil) 24 Ekim 2011 Günlük Olaylar 

Arap baharları, Kürt sorunsalı, savaşlar... Ölen çocuklarımız... Hepsi... Her şey... Ne için?... 147 uluslar ötesi/üstü şirketin ve işbirlikçilerinin bitmek tükenmez aç gözlülükleri ve kârları için... Para... Paranın gücü... Para, karşı devrimciyi devrimci, şeriatçıyı ileri demokrat; diktatörlüğü demokrasi, kullanılıp atılmış ya da yeterince kullanamadıkları diktatörleri de hain gösterebiliyor, kullanıldıkları sürece ne diktatördür onlar, ne de hain...

  Cumhuriyetin Rövanşı Ya da Şeriata Doğru Adım Adım Mı?.. (Vildan Sevil) 29 Ekim 2011 Kesinlikle Karşıyım! 

Eleştiri gerektirecek pek çok düzenleme ve uygulamalara karşın, cumhuriyetin yerine, bugün yönlendirildiğimiz gelecek nedir? Yerine konulmak istenen rejimin adı ne olursa olsun, o rejim bizi, adalete, özgürlüğe, eşitliğe, mutluluğa mı götürecektir? Libya’nın yeni yönetimine, Kaddafi'nin İslamcılığı yetmedi. Şeriat yasalarıyla yöneteceklermiş. ABD'ye de yeni yönetimin şeriatı YETMEDİ.

  İzedebiyat Yönetimine ve Üyelerine Açık Mektup (Vildan Sevil) 26 Ekim 2011 İnternet ve Gerçek Dünya 

İzedebiyat, gerçekten, demokratik işleyişin egemen olduğu, kariyer ve erk hastalığının bulunmadığı nadir örneklerden biri, benim ulaşabildiğim şu sanal dünyada. Ayrıca, editörlerin kılıç kullanmasına gerek kalmadan, insanların huzur içinde yazdığı ortamların yaratılabileceğinin, bunun korkulacak bir şey olmadığının da bir örneğidir İzedebiyat.

  Ben; Balbay"ım, Tuncay"ım, Nedim"im, Ahmet"im, Küçük"üm, Zarakoğlu ve Büşra"yım... (Vildan Sevil) 1 Kasım 2011 Kesinlikle Karşıyım! 

Çünkü ben, OKUR’UM... Hiçbirinin görüşüne katılmayabilirim. Bazılarının görüşüne katılır, bazılarına katılmayabilirm. Bazılarının, bazı görüşlerine katılabilirim. Ama ben, HEPSİyim. Çünkü ben, OKUR’UM...

  N. Ç!.. N. Ç!.. N. Ç"ler!.. Hepimiz Tecavüzcüyüz!.. (Vildan Sevil) 3 Kasım 2011 Kesinlikle Karşıyım! 

Yalnız hukuk değildir katledilen... Akıl ve vicdan katlediliyor göz göre göre... Suskunluğa yakın bir vızıltı halinde sesimiz... HEPİMİZ TECAVÜZCÜYÜZ!...

  Deprem... Kar... Poyraz... Ahhh Başımmm... Ve... Ak Balıkçıl (Vildan Sevil) 14 Kasım 2011 Politik Olaylar ve Görüşler 

Sabah erkenden, elli altmış metre ötemde, bacakları suyun içinde, yerinden kıpırdamaya zahmet etmeyen, uzun sarı gagasını daldırmak için balıkların ayağının dibine yaklaşmasını bekleyen kibirli ak balıkçılın ne poyraz umurunda, ne ben, ne de debelenen deniz... Ahhh... Neden ak balıkçıl değilim?...

  İzedebiyat Üyelerine Açık Mektup: Koşun, Face Dayatmasına Karşı Durun!.. (Vildan Sevil) 19 Kasım 2011 İnternet ve Gerçek Dünya 

Herkesin kendi köşesinde, ağlayan sızlayan şiirler, yazılar yazması neyi çözer?... Sürekli, tümleşmek bilmeyen bedenlerin ve tinlerin sesiyle inler durur şiirler, yazılar... Ya da terkedilmişlik dalgalarının, yalnızlığın, tuşları kopartan tsunamileriyle uğraşıp dururuz. Sanat, bunlarla doymaz ki hanımlar ve beyler... Doymaz...

  8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü"nden, Şapşal Şabalak Konserlere, Cicili Bicili Mağazalara // (8 Mart Yazıları – I) (Vildan Sevil) 4 Mart 2012 Kesinlikle Karşıyım! 

Şimdi , mağazalar cicili bicili boyanmakta, promosyonlar dökülüp, saçılmakta artık. MSN’lerle, cep telefonlarıyla, internet grupları aracılığıyla, ekranda plastiği sırıtan cırtlak gül buketleri sunulur kadınlara. Artık 8 Martlar karanfil kokmaz.

  Ahhh!.. Biz Tüm Emekçiler Ama İlle de Kadınlar!.. (8 Mart Yazıları – II) (Vildan Sevil) 4 Mart 2012 Kesinlikle Karşıyım! 

8 Mart’ı “Emekçi Kadınlar Günü” olarak tanımlamak, kadınların çok büyük bölümünün, sömürü karşısındaki konumunu saptar. Kadının, sömürüldüğünün farkına varışının, bilincinin uyanışının, başkaldırısının tarihini simgeler. Ayrıca “Kadın”a vurgu yaparak, onun katmerli ezilişine dikkat çeker. Böylece, “Emekçi” sözcüğünden kaçışın anlamı da ortaya çıkıyor.

  Biz Kadınlar ve Erkekler!.. Neden Hep Derin Uykulardayız?.. Neden?.. / (8 Mart Yazıları –ııı) (Vildan Sevil) 5 Mart 2012 Kesinlikle Karşıyım! 

Nihayet sıra, kadının, emekçi erkekten çok daha fazla sömürülüp ezilmesinin, aşağılanıp şiddete maruz bırakılmasının kaynağına geliyor. Bunun temelinde de kadınla erkeğin üreme organlarının fizyolojik farklılığının yanısıra doğalarındaki diğer biyolojik ve ona bağlı olarak psikolojik farklılıklar yatıyor. Bu farklılıklar, ustalıkla, toplumsal yaşamdaki konumlarda kullanılıyor.

  Kadın Sorunları, Piyasa ve Üreme Organlarımız/ (8 Mart Yazıları - IV) (Vildan Sevil) 6 Mart 2012 Kesinlikle Karşıyım! 

Günümüzde, dermatoloji, plastik cerrahi, kozmetik sektörü; insan sağlığından çok, kadını, taşbebeğe çevirmek için hizmet eder hale gelmiştir. Bu, büyük bir gelir kaynağıdır. Sürekli taşbebek/Barby olmaya özendirilen, çabalayan kadınlarla, bunlara ulaşamayan kadınlar arasında kendiliğinden bir rekabet ve kıskançlık oluşturulur. Bu durum, kadını doğallıktan uzaklaştırır. Erkekler için ise yeni çekim merkezi oluşur. Taşbebek olmaya çalışanla olamayan kadınların ruhsal yapıları da değişir. Travmalar yaşarlar.

  Sultanahmet"ten Femen Geçti Amma!.. Biz Ne Anladık Bu İşten? (Vildan Sevil) 9 Mart 2012 Günlük Olaylar 

“Soyunarak, insanların ve medyanın ilgisini; ayrımcılık, seks ticareti ve seks köleliği, özgürlük, kadın hakları, feminizm üzerine çekmek.” Amaçları bunlar. Femen diyor ki; Ukrayna’da, mini etek, yüksek topuklu ayakkabı giymek, seksi görünmek özgürlük sanılıyor. Oysa, bu anlayış, özgürleşmek değildir, kendini erkeğe sunmak suretiyle, ona bağımlı kılmaktır.

  Haydi Kadınlar!.. Hayır!.. Hayır!.. Hayır!.. Demek İçin (Mart Yazıları - V) (Vildan Sevil) 8 Mart 2012 Kesinlikle Karşıyım! 

_ Çocuklarımız ölmesin diye savaşlara _ Sorunlarımızın asıl kaynağı olan sömürü ve erkek egemen sisteme _ Katillere, tecavüzcülere, tacizcilere... Onları koruyan kollayan, yasalara ve yasadışı uygulamalara, törelere ve geleneklere _ Çocuklara uygulanan şiddet ve tecavüzlere, istismarlara _ Erkeğe bağımlı olmamak için, işsizliğe

  12 Eylül Vahşeti ve Davası Üzerine (I) (Vildan Sevil) 11 Nisan 2012 Kesinlikle Karşıyım! 

Bizler, o gün muhaliftik, bugün de... Yaşarsak yarın da muhalif olacağız. Çünkü iktidar, paranın egemenliği, çeşitli dozda da olsa şiddet olmadan sürdürülemez. Para ve güç kirleticidir, baştan çıkarıcıdır. Her iktidarın muhalefeti olmak zorundadır, olacaktır. Tarihte olduğu gibi her dönemde, ama hep az sayıda, doğrulukları sonradan anlaşılan, kadim erdemlere, özlemlere, doğrulara inananlar da olacaktır

  12 Eylül Vahşeti ve Davası Üzerine (Iı) (Vildan Sevil) 11 Nisan 2012 Kesinlikle Karşıyım! 

Bugüne değin atılan adımlar, ileri değil de geriye geriye götürürken... Bu adımları atanlar, 12 Eylül’ün, ardından 28 Şubat’ın döşediği yollardan koşar adım geçip bugünlere ulaşmışsa... 12 Eylül Davası, bütün alt birimler göz ardı edilerek iki elebaşıyla sınırlandırılırken... Bu davada adaletin tecelli edeceğine dair en ufak bir umut nasıl yeşerebilir?

  Bir Katliam… 1977 Kanlı 1 Mayıs"ı… Bir Büyük Yalan… Bir Tanık… (Vildan Sevil) 8 Mayıs 2012 Kesinlikle Karşıyım! 

Evet, ben de oradaydım. Ülkemin demokratikleşmesi için, savaşsız ve sömürüsüz bir dünyayı gerçekleştirmenin olanaklı olduğuna inandığım için… Her gün sokaklarda süren kardeş kavgasının bitirilmesi için… Özgürlük, adalet, eşitlik ve yaşanası bir dünya için…

  "Yarin Yanağından Gayrı"... İsyan Ruhu... ve Börklüce Mustafa Şiir Günleri... (Vildan Sevil) 20 Temmuz 2012 Unutulamayan Dönemler 

Börklüce’nin felsefesini, ruhunu, Karaburun yerelinden hareketle, tüm yurtta canlandırma çabalarının son üçüncüsüydü bu etkinlik. “Son üçüncüsü”, diyorum; çünkü, daha önceleri de denenmiş; denenmiş de, suskunluğa itilmiş kaç kez. Börklüce Mustafa adı çıkarılıp, Karaburun Festivaline dönüştürülmüş ince taktiklerle. Yerel ve genel yönetimlerin, çeşitli yöntemleriyle, özellikle 12 Eylül’den sonra daha çok üretilmiş korku virüsü.

  Ateşböcekleri İsyanda... Ateşböcekleri Çığlık Çığlığa... (Vildan Sevil) 6 Ağustos 2012 Günlük Olaylar 

Koyu, kirli bir karanlık, ülkemin üzerine çöktükçe, canını dişine takıyor ateşböcekleri. Yurdun dört bir yanında, öbek öbek çakıyorlar. “Biz varız, biz varız!...” diyorlar. “Yüreklerin kulakları sağır”

  Akkuyu"da Ateşböcekleri Çığlık Çığlığa... Nükleere Hayır!.. (Vildan Sevil) 9 Ağustos 2012 Kesinlikle Karşıyım! 

Bu gerekçelerin yanısıra, çevreciler ve nükleer reaktörlerle ilgili bilim insanlarının bir endişesi daha var. Reaktörleri soğutmakta deniz suyu kullanılacak. Denizsuyu ısısının, Akdeniz’de soğutma işlemini yapacak yükseklikte olmadığını söylüyorlar. Bu durum, tehlikeyi daha da büyütüyor. Aynı zamanda, tesisin, nükleer enerji üretmek yerine, nükleer atık temizlemekte kullanılacağı kuşkuları doğuyor.

  İleridemokrasi Getirmeyi Amaçlayan Balyoz Vb. Davalar Üzerine (Vildan Sevil) 24 Eylül 2012 Kesinlikle Karşıyım! 

Demokratik güçlerin bir bölümü, özellikle Ergenekon tutuklamalarıyla başlayıp referandumla ilerleyen süreçte, bilerek ya da bilmeyerek, “İnsan hakları” aldatmacasına kanarak, bu güçlerden demokrasi bekleme yanılgısına düştüler. “Yetmez ama evet” diyerek utangaç bir iktidar yandaşlığı sergilediler. Ya da boykot çağrısıyla güçlü bir tepkiyi önlediler. Bu büyük bir yanılgıydı. Bu yanlışlardan geri dönüş, kimseyi küçültmez. O günden bu yana, anti-demokratik, totaliter, baskıcı yapı iyice yüzünü gösterdi. Dinsel baskı iyice arttı ve kurumlaştı.

  Kitlesel Açlık Grevleri Ya da Ölüm Oruçları Bir Mücadele Yolu Olur Mu? (Vildan Sevil) 19 Ekim 2012 Kesinlikle Karşıyım! 

Hangi canlının yaşamı, ölmeye yatmak üzere kurgulanmıştır? Hangi canlının DNA’ları, ille de ölüm için dizgeselleştirilmiştir? Ölüm kaçınılmazdır ama yaşama dürtüsüdür baskın olan.

  İlahlar Kurban İstemekte Hep... Kurban İstemekte İlahlar!.. (Vildan Sevil) 26 Ekim 2012 Kesinlikle Karşıyım! 

Hayvanların, kurban edilmediği... Siyasi iktidarların, amaçlarını gerçekleştirmek isteyenlerin, kurbanlardan medet ummadığı... İnsanların kendini kurbanlık olarak sunmadığı... Kısacası, “Kurban” kültünün yok edildiği... Yaşamın, yalnızca yaşamın, doğanın ve evrenin, canlı cansız tüm varlıkların ayrılmaz bütünlüğünün kutsandığı bayramları, kutlamak istiyoruz artık.

  Mustafa Kemal"e Çeşitli Saldırılar Üzerine Bazı Düşünceler (Vildan Sevil) 11 Kasım 2012 Kesinlikle Karşıyım! 

M.Kemal ve cumhuriyete saldırının amacı yukarda belittiğimiz gibi olmasaydı eğer, cumhuriyetin göreceli kazanımları her alanda geri alınmaz; yerine küresel egemenlerin buyrukları doğrultusunda yapılanma ve dinsel gericilik konmazdı. Halkların barışçıl ve kardeşçe yaşama koşulları yaratılır; düşmanlıklar körüklenmez; toplumun enerjisi barışa ve üretime, yoksulluktan kurtulmaya yönlendirilirdi.

  Suçlusun Başkan!.. Suçlusun!.. "Siyanüre, Taşeronlaşmaya, Koyların, Suların Satışına Hayır!" Denmez ki... (Vildan Sevil) 20 Kasım 2012 Kesinlikle Karşıyım! 

Orası Dikili. Belediye Başkanı genç bir adam, Osman Özgüven. Ümüğüne çökülüp soluksuz bırakılan demokrasi güçleri için bir oksijen tüpüydü o zaman Dikili. İnsanlar yalıtılmışlık ve boğucu yalnızlık duygusunu aşmak için orada bir araya gelmeye çalışıyorlardı. Sonraki yıllarda bu etkinliklere Türk-Yunan dostluk çabaları da eklendi.

  Gazeteciler Bahane, Milletvekiline Kıyak Şahane (Vildan Sevil) 13 Ocak 2013 Günlük Olaylar 

SGK yasası çıkartılırken, bu emekçilerin yıprandığı anımsandı. Çalışan Gazeteciler Günü’nde gazetecilere, yıpranma payı armağan edildi; yasa çıktı. Fakat, kıyak emeklilikte, ek ödemelerde yapıldığı gibi fırsat bu fırsattır deyip yasaya milletvekilleri de sokuşturuluverdi. Böylece onlar da çok yıpranan meslek grubunun içine girdi bir hamlede.

  Küresel Kapitalizmin Oyunlarından Biri: Hrant"ın Katli ve Günümüz (Vildan Sevil) 27 Ocak 2013 Politik Olaylar ve Görüşler 

Bu coğrafyada, sürekli birbirine kırdırılan halklar, daha mı zenginleşiyor; huzura, güvene, barışa kavuşuyor yoksa aksi mi oluyor? Irak, Libya, Yemen, Mısır halkları, şu ünlü baharlarından(!) sonra şimdi daha mı mutlu? Ellerinden alınan, talan edilen zenginlikler bu halkların yararına mı kullanılıyor şimdi? Diktatörlerden kurtuldular ama daha özgür ve demokratik rejimlere mi kavuştular? Tümü dış sömürüye daha fazla maruz kaldı, daha da yoksullaşma sürecine ve daha gerici rejimlerin baskısı altına girdiler. Şimdi Suriye, aynı yolda zorlanmakta.

  Victory, Valentine, Vagina ve Dans… İşte Bu Yılki Sevgililer Günü (Vildan Sevil) 13 Şubat 2013 Günlük Olaylar 

Doğadaki dişilerin hiçbiri hor görülmedi bizim kadar. Hiçbir dişinin dişiliği, kötüye kullanılmadı, iğdiş edilmedi insan dişisi kadar. Çok gecikmiş bir isyanın zamanıdır yine. İnsanlık, isyanla özgürleşecek, isyanla eşitleşecek, isyanla yaklaşacak gerçek doğasına.

  Nur Topu Gibi Bir Barışımız Doğdu… Peki Sonra?.. (Vildan Sevil) 26 Mart 2013 Politik Olaylar ve Görüşler 

Onlarca yıl ülkemizin çocukları da, birbirine kırdırıldı. Ateş düştüğü yeri yaktı hep, nice ocak söndü. Köyler bombalandı, boşaltıldı, insanlar yerinden yurdundan edildi. Şehirler göç edenlerle doldu, göçün yarattığı sorunlar yaşandı, yaşanmakta. Ayrı devlet, demokratik özerklik, federatif yapı derken, şimdilik üniter devlette pazarlık bağlandı. Bizim sınırlar, Misakı Milli’ye doğru teorik olarak genişledi. Şimdiki dünya dengeleri, ülkelerin iç dinamikleri, emperyal güçler arasındaki çelişkiler, planın tamamen uygulanmasına elverecek mi?

  Tam Beş Candır Katledilen!… Gencecik Beş Oğul!.. Tamam mı Devam mı Beyler?.. (Vildan Sevil) 13 Temmuz 2013 Günlük Olaylar 

Hani siz Suriye ve Mısır’daki yandaşlarınıza milyon dolarlarla yardım etmiştiniz ya… Hani siz Suriyeli muhalefeti nasıl beslemiştiniz ya… Silahlar ve lojistik destekle palazlandırmıştınız ya… Hani, işte, yani… Bu kaygan, bu at izinin it izine karıştığı coğrafyada, birileri de….. Hani yani birileri de…..

  Ergenekon Davası… Amaçları, Sonuçları ve Biz… (Vildan Sevil) 5 Ağustos 2013 Kesinlikle Karşıyım! 

Siyasi davalar, neoliberal ideoloji ve politikaların dışına düşen her örgütlenme ve bireyi yok etmeye yönelik bu ülkede. Üniformasız diktatörlük ve sivil darbe tüm gücüyle hüküm sürmekteyken, darbeciler ve darbecilikle mücadele, göstermelik bir safsata…

  Haram, Helal, Tecavüz, Penis, Rojava… (Vildan Sevil) 4 Ağustos 2013 Günlük Olaylar 

Ey Müslümanlar siz neredesiniz?... Haramınız nerede, helaliniz nerede?... Namazınız nerede, orucunuz nerede?... Ey, İslam dünyasının din adamları!... Dut yemiş bülbül gibisiniz… Türkiye’nin ve dünyanın politikacıları!... Suskunsunuz!…

  Öfkeli Rüzgârlar, Yine İsyanın ve Umudun Şarkılarını Söyledi Karaburun (Vildan Sevil) 7 Eylül 2013 Unutulamayan Dönemler 

Bu yıl, Karaburun Börklüce Şiir Günleri’nin dördüncüsü düzenledi. Yine bir avuç, eşitlik, özgürlük ve şiir tutkunu aydının olağanüstü özverisiyle. Kellesi uçurulan Börklüce’yi unutmayan toplumsal bellek, Sivas’ta cayır cayır yakılanları unutur muydu? Etkinlik bu yıl, şair Behçet Aysan anısına düzenlenmişti. Genç yaşta, pek yakında yitirdiğimiz Ahmet Erhan da anıldı elbette.

  Öğrenci Evlerindeki Çocuklarıma, Ahlak ve Namus Üzerine Naçizane Önerilerim… (Vildan Sevil) 8 Kasım 2013 Günlük Olaylar 

Kutsal aileyi bozmadan doyum sağlamanın bir yolunu daha öğreteyim size. Çok yakın dostunuz olan başka bir ailenin, bir akrabanın kadını ya da erkeği ile ilişki, oldukça kolaylık sağlayacaktır size. Eşlerin hepsi bilebilir olan biteni. Gizli, sözsüz bir anlaşmayla yürür işler. Eşlerden birisi ya da ikisi çıngar çıkaracak olursa, iftiracılıkla suçlamanız en geçerli yoldur. Yeter ki yatakta yakalanmayın. Yatakta enselenmemek bütün mesele. Unutmayın, namus iki bacak arasındadır.

  Dua Yılına Girerken Yüce Allah"ımdan Dileklerim (Vildan Sevil) 2 Ocak 2014 Günlük Olaylar 

Ekonomik çıkarlar uğruna yapılan etnik, dinsel, mezhepsel savaşlarda, kan gövdeyi götürsün, meydan diktatörlerin, diktatör ailelerinin saltanatına kalsın istiyorum. Demokrasi, sosyalizm falan da neymiş öyle? Hepsi uzak dursun bizden.

  Fış Fış Kayıkçı, Kayıkçının Küreği… (Vildan Sevil) 10 Ocak 2014 Günlük Olaylar 

Ardından, bir arkadaşımdan bir yorum düşer sayfama: Köyde söylediler... ‘Adam karizmatik ,çok yetenekli. Yesin biraz. Herkes yiyor ki...’ Donakaldım, yesin biraz’a. Nasıl bir toplumuz biz, hırsızlığa alışmış.... ‘Sen çaldın mı hiç Naci abi’ dedim. ‘O nasıl laf başbakan mıyım lan!!!!’

  Uğurlar Olsun Uğur… Gözyaşları Uğur"lar Olsun!.. (Vildan Sevil) 24 Ocak 2014 Günlük Olaylar 

Emeğiyle kazandığı mütevazi geliri, bir karısı, iki çocuğu ve nice gerçeği aydınlatan kitapları vardı. Kapısının önünde, arabasında parçaladılar onu.

  Dünya Kaynıyor!.. Seçim Senin Ey İnsan!.. (Vildan Sevil) 23 Şubat 2014 Kesinlikle Karşıyım! 

Bu halk hareketlerinin görüldüğü ülkelerin sosyo-ekonomik durumları, rejimleri arasındaki farklılık, çoğunda bu hareketlerin, emperyalist çıkarlar doğrultusunda yönlendirilmesi, gelenin gideni aratması yukarda yaptığımız “Ancak, dünyaya tohumu atılan anti-kapitalist bilinç, devrimle dünyayı değiştirme anlayışı, özgür, sömürüsüz, barışçıl, adil bir dünya özlemiyle başkaldırı geleneği tekrar kendini göstermeye başladı.” tesbitini çürütmüyor kanımca.

  Ey Kadınlar ve Erkekler!.. Ne Zaman Bulacaksınız Diğer Yarınızı?.. (Vildan Sevil) 6 Mart 2014 Günlük Olaylar 

Mutlulukla mutsuzluğun adları konmamış iken… Onlar, salt mutluluk ve mutsuzluluğun sarmaşıklığında, öylesine… Yani işte öylece… Naif su damlacığı, zarif kum taneciği, havanın görünmez bilinmez zerreciğinin de zerreciğiyken… Kadın salt İNSAN, erkek salt İNSAN iken…

  Gözünün İçi Gülen Güzel Çocuk… Senin İçin Milyonlar Döküldü Sokaklara, Caddelere… (Vildan Sevil) 14 Mart 2014 Günlük Olaylar 

Türkiye, Türkiye olalı, 15 yaşında bir çocuğun katline duyulan tepkiyi, “Nekrofili” (Ölü seviciliği) olarak değerlendirme cüretini gösteren bir hükümet adamı görmedi. Türkiye Türkiye olalı, Berkin sorulduğunda, “Türkiye bunları aştı. Sabah borsa düştü, akşam toparladı” diyebilen, paraya böylesine aleni tapan bir yönetici de görmedi.

  Yerel Seçimlere Beş Kala… Çuvaldızı Kendimize, İğneyi Başkasına (Vildan Sevil) 23 Mart 2014 Günlük Olaylar 

Demek ki biz de böyle böyle öğreneceğiz, adalete, özgürlüğe, eşitliğe yürümenin yollarını. Yenilmeye doymak bilmeyen bir tutkunun esaretini kıra kıra... Ama biz görmesek de mutlaka yürünecek bu yol… Gençler aşıp gidecek ezberlerimizi…

  Soma"da Katledilen Tane"lere Ağıt (Vildan Sevil) 14 Mayıs 2014 Günlük Olaylar 

Sen artık, Ali, Ahmet, Mehmet, Erol, Hasan, Hüseyin değilsin! Sen artık, “CAN” değilsin! Sen artık, “KİŞİ” bile değilsin! Sen artık, “TANE”sin, “RAKAM”sın oy verdiğin bakanının dilinde. Daha önce de “TELEF OLDU” demişti bir başka bakanın senin ölümüne… Ne acımasızdır, ne dikenlidir azgın, vahşi, sömürgen kapitilizmin dili bile… Ölen TANE’sin SEN! Ölmezsin, katledilmezsin, TELEF olursun sen! Söylerim söylerim de dinlemezsin. BANA YİNE AĞIT YAKMAK DÜŞER

  Demokratik Seçim Oyunu Oynayalım Mı?.. (Vildan Sevil) 16 Temmuz 2014 Kesinlikle Karşıyım! 

Hayır!... Hayır!… Hayır!... Daha fazla geç kalınmadan, hemen şimdi!...

  Cumhurbaşkanlığı Seçiminin Düşündürdükleri (Vildan Sevil) 4 Temmuz 2014 Kesinlikle Karşıyım! 

Büyük patronlar, birinci figürün halktaki tahammül sınırını iyice zorladığını, megolamanisinin zaptedilmez olduğunun farkına vardılar. Ama bu coğrafyada siyasal İslam’ın Işid, El-Nusra gibi en vahşi renkleri de olmak üzere her rengine, bunlar aracılığıyla mezhep ve etnik ayrıştırmalarla halkları kırdırmaya hâlâ ihtiyaçları var. Dünya yeniden paylaşılmakta, dünya pazarı yeniden oluşturulmakta, sınırlar yeniden çizilmekte.

  Seçmenin Fıtratı…ya da Bu Nasıl Milli İrade?.. (Vildan Sevil) 12 Ağustos 2014 Günlük Olaylar 

Seçmenimizin, kesin olmayan sonuçlara göre yaklaşık %51.8’inin (Aslında %38 ama bu lanet seçim sistemine göre) yani 21 milyon kişinin FITRATI bir kez daha tescil edildi. Gerçi bu sayılarda önceki seçime göre düşüş olması sevindirici ama yine de az değil elbette.

  Savaş… Savaş… Savaş… Ölüm… Ölüm… Ölüm... (Vildan Sevil) 25 Ekim 2014 Kesinlikle Karşıyım! 

Türk, Kürt, Arap, Türkmen, Ezidi, Alevi, Sünni , Şii kanlarıyla doluyor ev ve banka kasaları ve ayakkabı kutuları ve kimbilir daha nereler…

  "Ölmez Ağaç"ın Katli… Yırca, Yırcalılar… (Vildan Sevil) 9 Kasım 2014 Kesinlikle Karşıyım! 

Zeytin, iktidarda kirlenmekten, insanlığa bela olmaktan korkmuş, ağaçların kralı olma önerisini reddetmiş de kara çalı kral oluvermiş bir zamanlar.

  1968 Devrimci Eğitim Şurası (Vildan Sevil) 8 Aralık 2014 Günlük Olaylar 

7 Temmuz gecesi şehrin elektrikleri kesildi. O zaman da trafolara kediler mi giriyordu bilmiyoruz ama kimse "Kediler girdi" dememişti. Tarihimizde pek sık boy gösteren tekinsiz güçler, iki camiyi ve İmam Hatip Okulunu bombaladı. Elektrikler geldi, fısıltı gazetesi satışa hemen satışa sunuldu: Komünist öğretmenler bombalamıştı. 8 Temmuz sabahı, kongrenin yapılacağı Alemdar Sineması'nda yapılan aramada, koltukların altında benzin dolu şişeler bulundu. Fakir Baykurt'un açış konuşmasını yaptığı sıralarda, imam hatipli öğrenciler ve esnafın başını çektiği 10 000 kişilik bir güruh, tekbir getirerek sinemaya saldırdı.

  Bunun Adı Faşizmdir Dostlar, Faşizm!.. (Vildan Sevil) 15 Aralık 2014 Kesinlikle Karşıyım! 

Neymiş efendim, birlikte düşmana karşı savaşırken, diğeri etrafı yağmalamış, soymuş soğana çevirmiş. “Hep bana hep bana, her şey bana” demiş. Diğeri mağdur oluvermiş, paylaşımda ve tahakkümde dışlandığı için tüm soygunu, talanı ifşa edip konu komşuya rezil etmiş kardeşini.

  "Harf İnkılabı Köpekliktir"... Bebelerden Dedelere, Ninelere Osmanlıca da Osmanlıca... (Vildan Sevil) 19 Aralık 2014 Politik Olaylar ve Görüşler 

Şimdi, Leh yazar Sienkiewicz'in ünlü romanı Quo Vadis?'in sayfalarını çevirelim. Aziz Petrus'un, Roma'dan Neron'un zulmü yüzünden kaçarken çoktan çarmıha gerilmiş İsa'ya rastladığında, şaşkınlıkla sorduğu soruyu hem yönetenlere, hem yönetilenlere soralım: Petrus: "Quo Vadis?" (Nereye gidiyorsun?) İsa: "Roma'ya, yeni baştan çarmıha gerilmeye gidiyorum çünkü sen benim kurtaracağım insanları bırakıp kaçıyorsun." Gökten üç elma düşmüüüşşş.... Biri Neron'un, biri İsa'nın, diğeri de kaçmaya koyulmuş Aziz Petrus'un başına...

  (Vildan Sevil) 18 Aralık 2014 Politik Olaylar ve Görüşler 

Aziz Petrus'un, Roma'dan Neron'un zulmü yüzünden kaçarken çoktan çarmıha gerilmiş İsa'ya rastladığında, şaşkınlıkla sorduğu soruyu hem yönetenlere, hem yönetilenlere soralım: Petrus: "Quo Vadis?" (Nereye gidiyorsun?) İsa: "Roma'ya, yeni baştan çarmıha gerilmeye gidiyorum çünkü sen benim kurtaracağım insanları bırakıp kaçıyorsun." Gökten üç elma düşmüüüşşş.... Biri Neron'un, biri İsa'nın, diğeri de kaçmaya koyulmuş Aziz Petrus'un başına...

  Ah Osmanlıca, İlle de Osmanlıca!.. (1) (Vildan Sevil) 18 Aralık 2014 Politik Olaylar ve Görüşler 

Günlerdir gözümün önünde çift çift, lodos poyraz, yağmur çamur demeden kavgasız gürültüsüz, sakin sakin avlanan, kendi aralarında doyumsuz, bitmez sohbetlerini sürdüren flamingolarla şu mağrur, vurdum duymaz, hazır lopçu balıkçılları anlatmaya kalkışıyorum. Olmuyor. "Onların, insanların, kendimin aşk meşk hallerini, içsel yolculuklarımı, anacığımın nice çileyle yoğrulmuş ömründe Araf’a tırmanırken direncini, çaresizliğini, hırçınlığını, öfkesini anlatayım" diyorum. Olmuyor.

  Savcı Mehmet Kiraz, Şafak, Bahtiyar, Elif… ve Dün, Bugün, Yarın… (Vildan Sevil) 7 Nisan 2015 Dostluk ve Düşmanlık 

Sosyal medyada ise, coğrafyamızda süregiden halkları birbirine kırdırma istemini, politikalarını hiç düşünmeden, adeta onlara hizmet edercesine yazılıp çizilen nefret ya da ölümü kutsama yazıları… Ve gerçekleri görenlerin yılgın, korku dolu suskunluğu…

  Ben Her Mayıs Ölürüm (M. Vurgun) (Vildan Sevil) 1 Mayıs 2015 Günlük Olaylar 

Ah… Göz göre göre gelindi bu günlere…

  Tahir Elçi ve Kendi Masumumuz, Kendi Mazlumumuz (Vildan Sevil) 29 Kasım 2015 Günlük Olaylar 

Yine yalnızca kendi mazlumumuz için mi gözyaşı dökeceğiz, ağıtlar söyleyeceğiz? Türkler Türklere, Kürtler Kürtlere, Aleviler Alevilere, Sünniler Sünnilere mi ağlayacak?

  Erkek Egemen Toplumdan Erkek Dininin Egemen Olduğu Topluma (Vildan Sevil) 8 Mart 2016 Kesinlikle Karşıyım! 

Kırk yıldır bir arpa boyu bile ileri gitmediğimizi, kim bilir kaç arpa boyu geri gittiğimizi gördükçe günlerdir kıvrandıran “Yazmalı mıyım, yazmamalı mıyım? Yazsam ne olacak, yazmasam ne olacak?” ikilemini yazmaktan yana ancak çözebildim. Tam 8 Mart 2016’ya beş dakika kala klavyenin başına oturdum.

  Birgün Ben, Belki Bir Sığırcık Kolonisinin İçinde, Belki Yıldızlarla Birlikte Göklerde… (Vildan Sevil) 6 Nisan 2017 Günlük Olaylar 

Ak kanatlı, kara kanatlı, büyüklü küçüklü tüm kuşlar… Sığırcıklar, kartallar, kırlangıçlar, naif serçeler, gözüpek kargalar, yaban kazları, turnalar, gururlu flamingolar, tepelikli ispinozlar, sakalar, şarkıcı bülbüller, çalıkuşları, atmacalar, doğanlar, baykuşlar, yarasalar, karatavuklar, ötleğenler, şımarık sinekkapanlar, toygarlar... Tanıdık tanımadık nice kuş sürüsü, ürktü, kaçışıyor... Göz pınarlarım bir çağlayan. Akıyor... Akıyor... Akıyor...

  Ah Sevgilim, Aşkım Benim! 14 Şubat’ta Nerelere Gidelim? (Vildan Sevil) 12 Şubat 2017 Günlük Olaylar 

Diğer söylencelerden birisi, Antik Yunan’da Zeus ile Hera’nın Gamelyon adı verilen Ocak-Şubat döneminde evlendiğini söylüyor, bu dönem evliliğin kutsanmasına adanıyor. Bilen bilir, Akad, Sümer mitolojisi, ardından gelen tüm mitolojilere, dinlere kaynak olmuştur.

  30 Mart 1972 Kızıldere Katliamı (Dev, Baş İstiyor/ G. Akın) (Vildan Sevil) 31 Mart 2017 Günlük Olaylar 

ADI SEBO, KARA BİR OĞLANLA YİNE GÖRÜŞELİM DEYİP AYRILIYORUZ GÖRDÜĞÜ HER BASILI KAĞIDI YUTMAKTAN BİRAZ DALGIN HALKINI SEVMEKTE ÖZYAZGILI ALIP BAŞINI GİTTİĞİNİ DUYUYORUM TOKADA KIZIL GELİNCİKLER AÇAN DEREDE TOPLU ÖLÜMLERLE ÖLDÜRÜLÜYOR ŞİMDİ HER PARÇASI BİR DAĞDA HER PARÇASI BİR DAĞDA

  2017’nin 8 Mart’ı Bu Ülkede Çığlık Çığlığa #hayır’dır (Vildan Sevil) 8 Mart 2017 Kesinlikle Karşıyım! 

“Bana cehennem ehlini gösterdiler: Çoğunluğu kadındı” “Ben zaten kadın erkek eşitliğine inanmıyorum.” “Kadınları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz” “Tecavüz edeni 4 gün odaya kapatmak yeter.” “Kadın herkesin içinde kahkaha atmamalı” “'Tecavüze tahrik eden kadın cezalandırılsın”

  Referandum Gününden Hoş Sedalar (Vildan Sevil) 17 Nisan 2017 Günlük Olaylar 

Komşum, tarla kuşu gibidir. Sandıklar açılır açılmaz oyunu kullanıp gelmiş. Oldukça yaşlı bir hanımla karşılaştığını, oracıkta kısa bir söyleşi yaptıklarını anlattı. Belli ki hanım da yazlıkçılardan ya da buralı ama olağan programı dışında gelmiş. Belki de geri dönecek.

  Değerli Atilla Karaduman Bey, Gerçekten "8 Mart’a Lanet Olsun" Mu? (Vildan Sevil) 14 Mart 2017 Tarihsel Olaylar 

Bu cümleleri neden yazdığınıza epeyce kafa yordum. Kadın olmadığınıza göre kutlama size değil, gazetenize, kadın okurlarınıza gelmiştir. Kaz gelecek yerden tavuk esirgemez işadamları. Büyük olasılıkla ilan vermişlerdir. Gazetede ilan göremediğime göre ilanı almak yerine, sosyalizmle yeni tanışan gencecik bir insanın duygusal tepkisiyle “Alın paranızı da…..” deyip bu yazıyı döşenmiş olmalısınız.

  Bir 8 Mart Daha Geçti, Ama Nasıl Geçti? (Vildan Sevil) 14 Mart 2017 Günlük Olaylar 

Homeros’un bin pınarlı İda’sını (Kaz Dağları) ve Madra Dağları’nı aşarak gelen şiddetli yağış altında, kapalı ve açık yerlerde yapılan çeşitli etkinliklerle, güzeller güzeli Edremit Körfezi boyunca yer alan yerleşim yerlerinde de 8 Mart unutulmadı elbette.

  Twetter’dan Esinlenerek 32 Kısım Tekmili Birden Sorular (Vildan Sevil) 14 Mart 2017 Günlük Olaylar 

ÖDÜLLER: Sensodyne Diş Macunu(Made in Holland) Colgate Diş Macunu (Made in Deucshland)

  Almanya, Hollanda, Türkiye Gerginliği ve Ah Şu Benim Şeytan (Vildan Sevil) 14 Mart 2017 Günlük Olaylar 

Büyük abimiz Trump bile dünyanın bu haline şaşırmış; finans, hizmet, sanayi rüzgârlarının çatışmasında, henüz demir atamaz, yol alamaz hale gelmiş gemi gibi okyanusun ortasında kendi ekseninde dönüp duruyor. Merhemi olsa kendi başına sürecek. Şimdilik ondan hayır geleceğe benzemiyor. Obama da giderayak “Hop dedik, haddini bil!” dememiş miydi o nankör adam!

  18 Mart 1915. Çanakkale O Gün Geçilmedi. Ya Bugün? (Vildan Sevil) 19 Mart 2017 Günlük Olaylar 

1990’lı yıllarda, oğlumun okuluna, Galatasaray Lisesi’ne gittikçe o kocaman tablonun önünde durmadan geçemezdim. Çok uzun bir liste vardı o tabloda. Oğlum gibi genceciktiler. Ülkeye nice aydın, devlet adamı yetiştirmiş, Mekteb-i Sultani (Galatasaray Sultanisi-Galatasaray Lisesi) öğrencileri, gönüllü olarak savaşa gitmişler, bir daha geri dönememişlerdi.

 

 



Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret etmedikçe insan, yeni okyanuslar keşfedemez.
Andre Gide



 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Vildan Sevil, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

 

Bu dosyanın son güncelleme tarihi: 23.07.2018 20:29:33