..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yaşama karşı sımsıcak bir sevgi besliyorum... -Dostoyevski
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yazar Portresi - Bayram Kaya
Bayram Kaya - Bayramlık
Site İçi Arama:


Ana Sayfa
  Kurtuluşun Felsefesi (Bayram Kaya) 22 Mayıs 2013 Tarihsel Olaylar 

Bu yazının oluşma nedeni, Derinlemesine Atatürk 1 konulu şiirimsi bir kompozisyonuma olan sayın şair yorumundan yansıyan diyalektiklerlen yazıldı. "1] 'İttihat ve Terakki Partisi bizi savaşa soktu da, battık' denişli; bir tür söylemler kendi mantığı içinde, yaygın bir anlatımdır. Ama bu türden denişler, bir başka şekilde anlaşılışla da akamettir, verimsizliktir. ..." B- “Cumhuriyet kuruluncaya kadar, camilerde hutbe verişle, Allah'ı ve dinini; toplumun Müslüman kimliğini kullanan, kuvvayı milliye taraflıları, Cumhuriyet döneminden sonra sanki tavır değiştirmişler, sanki geçmişte bunlar, hiç olmamış gibi anlatmaları karşısında insan olarak, düşünen olarak tepki gösteriyorum“ denişli girizgahlarla bu çalışmam oldukça uzun soluklu bir okuma oluşla ortaya kondu. Amaç, Sevgili Gazi hareketini ne doğmatik kılmaktır. Ne de anlamazlarca ve daha ötesi kasti olanlarca dile getirilenler gibi bir tarihsel muazzamayı görmezden, bilmezden gelmekle onu küçümsemektir. Ne ihtişamı göremeyecek, övemeyecek denli, anlama özürlü ve görme kusurlu kibir olacağız. Ne de Sevgili Gazi Hareketini, tarihi nesnellik içinde; kendi şartlarında ikame oluşun bilinci içinde; zorunlu aksamalarına ve natamam oluşlu kesikli ve güncel olanla ikmal edilecek bir sürekli oluşum olmalarını; gözlerden kaçıracağız.

  Parçalı Yansıtma (Bayram Kaya) 2 Ağustos 2014 Felsefe 

İnsanlar dünyaya bakış tarzlarını ve dünyayı yorumlama tarzlarını, biraz bilinenin dışında değerlendirmeliler. Bu yazı, bu türden yorumlamaya bir örnektir. Gündeki cehaletin kalkması için bilginin kazanması lazım. Bilginin kazanması için de insanların binlerce yıldır kullana kullana küflendikleri at gözlüğünü değiştirmeleri lazım...

  Mamon'du Belirme 8 (Bayram Kaya) 29 Mayıs 2016 Felsefe 

Köleci sistem, ön ittifakı düşünce olan ortaklıktan kendisini tecrit etmişti. Bu tecrit işi köleci dönemi tek ayak üzerine inşa etme işi gibi yansıtmakla bu tecrit köleci süreci tek kutuplu ve despot yapmıştı.

  Bağırışa Düşmek (Bayram Kaya) 7 Mart 2015 Toplumcu 

Yazım tarihi hatası güncellendi.

  Çarpara (Bayram Kaya) 8 Temmuz 2013 Yaşam 


  Manaca Sahiplik 4 (Bayram Kaya) 13 Şubat 2016 Felsefe 

Devamı yazı.

  Gittin Ya (Bayram Kaya) 6 Mayıs 2013 Aşk ve Romantizm 


  Özneli Oluşmanın Kimi Süreçleri 2 (Bayram Kaya) 12 Kasım 2015 Felsefe 

Özne içte zorunlu, kendisi olan bir inşa olmakla; dıştan da kendisinden ve bilincinden bağımsız olmasıyla; tarihsel, zorunlu bir manadı inşaydı

  Değilse Ben (Bayram Kaya) 29 Ocak 2013 Aşk ve Romantizm 


  Püsküllü Bela (Bayram Kaya) 14 Şubat 2013 Aşk ve Romantizm 


  Seni Nedenserim (Bayram Kaya) 13 Şubat 2013 Toplumcu 


  Canlılığın ve Hayatın Kavranması1 (Bayram Kaya) 20 Şubat 2013 Felsefe 

Doğa yaşamı destekler mi? Desteklemezse neden? Hayat, enerjinin kendi üzerine bir reaksiyonla, kendi üzerine fren etkisi diyeceğimiz aksamalı süreçlerin, dirençleşmesi ile oluşan bir yola koyuluşudur. Bu dirençleşme doğanın kaostuk düzensizliğine karşı hayatın düzenli enerji kullanma alanı olmasıdır. Hayat ben denen öznelliğini ortaya koymuştur. Bu öznellik doğanın yansıması oluşla, seçme ayıklamanın düşünce ve bilinç oluşmasıdır.

  Canlılığın ve Hayatın Kavranması 2 (Bayram Kaya) 23 Şubat 2013 Felsefe 

Hayat bencilliği size yüklerken, bencilliğin yaşanmasını size bırakmıştı. O beliriyordu, siz; onu haz ve elem duygusu oluşlarla süreci yaşamanın yollarını arıyordunuz. Kimi kez zorunlu oluşla, kimi kez keyfi oluşlarla bencilliği sürüyordunuz. Size bırakılan yaşanmalar; sizin özeliniz ve öznelliğinizin, bir yanıydı. Ve de, en temel yanıydı.

  Totemi Yapının Bir Özelliğine, Büyüteç Tutmak (Bayram Kaya) 20 Şubat 2013 Felsefe 

Totem kavramı, gerek kendisinden sonraki dönemler içindeki, kendisinden zemin yansımasıyla gelişip, sınıfsal bir sosyo toplum zeminine hitap eden dinlerce ve gerekse de sıradan insan bilmezliğince hayli kirletilmiş bir kavramdır. Oysa bu kavram olmadan, ilkti hiçbir sosyal sistem, sonra da sosyo-tolumsa süreçler düzenli biçimde başlatılamazdı. Totem, dıştan size yansıyan alan durumla, sizin bencil beniniz olan güdülerin, siz dışında sizler gibi kişiler alanında; eğilimler kesişim düzenlenemesi oluşla; sosyal elliğin ilk şekil ve kalıp alma biçimidir. Totem ne elle yapılan bir yontu, ne de bir puttur. Bunlar daha sonraki süreç çarpıtmalarının ökülte anlayışlarıyle bir zamanki sosyo nesnel olan gerçekliğin, unutulması söylemleridirler. Bkz: Totem ve tabu. Totemi alan. Totem bir din mi? vs. oluşla bu kabilden olan yazı dizilerim gözden geçirilebilr.

  Bir Ucu Çoksa Bir Ucu Yok (Bayram Kaya) 23 Şubat 2013 Yaşam 


  Yaşanılaşma 1 (Bayram Kaya) 23 Haziran 2013 Felsefe 

Yaşanılaşma da, inanç mı, bilgi mi önceydi? Kuşkusuz ki arkaik bilgi, kategorize olmayan bilgiydi. Kişi sosyal yapılarla birlikte iki bilginin içinde doğuyordu. İki bilgide insandan öncedir. Birinci bilginin kaynağı insandan önce oluşla arkaik olan, bio genetik devralınan, duygular kaynaklıydı. Duygular da, asıl olan şey; bencilliğimizi tarif etmesiydi. Bilginin iikinci kaynağı bencilliğimize sosyal ilişkilerlen dışta tevhidçi (birleştiricisi) oluyordu. Başka benlerle bizim bencilliğimizi yine bencillik adına, birlik özellikli kılan şey; sosyal yapı kaynaklı duygudaşlıklardan, totemi aktarımlı olan ve giderek inancı düzenlemeye dönüşen atalar deneyimli sosyo nesnel özneli, sosyal genetik aktarımlı bilgidirler. İkinci tür bilgi inanç ve imani tutum gibi olsa da, erken dönem içinde bugünkü gibi bir inanç olmayıp; güvenilir pekin bir yol haritası olmanın, inancıydı. İçinde ne tanrı fikri vardı ne tanrı söylemi vardır. Ne de söylemlerin doğa dışı bir kaynaktan geliyor olma, anlaması vardır.

  Masal Anlatıyorum (Bayram Kaya) 7 Temmuz 2013 Felsefe 

Tarihi bir gerçeği anlayamamak kusurumuzdan, insan muhayyilesinin dehası olan, masal doğmuştu. Bu ilkeye kusurdan doğan yarar ilkesi denir. İnsanlık anlayamadığı ama kendisine aktarılan söylence destan türü şeylerin kurgu gibi gelen büyüsüne öykündü. Günceldeki olup bitenleri, masaldaki gibi hoş gelen bir anlatımın (kurgu) tarzıyla, insanlar hayal gücünü harekete geçirmişti. Kusurdaki güzellik buradaydı.

  Kölemen (Bayram Kaya) 11 Temmuz 2013 Yaşam 

Değişse bile atmosfer cümlesine tekrar, havanca sözcüğünü eklemek istememle " değişse bile havanla atmosfer" olması gerçekleşti.

  Hileci Kral (Bayram Kaya) 13 Temmuz 2013 Lirik 

eksik iki satırın eklenmesi yapıldı

  Kadük Bey (Bayram Kaya) 19 Temmuz 2013 Öyküsel 


 

 



Siz duymasanız da, kaçak yapılar; yıkım esnasında ses çıkarmış mıdır?

Siz ne kadar az dünya ilişkisiyle inşa olursanız olunuzdu; elbette bu hal, dünyayı bilme ve anlamadaki sınırlanışınız olacaktır.

Ne var ki inşanın, enerjiyi bir formdan diğer forma geçirişiyle evren, bilinir olmaktadır. Ve yine evrenin bilinmesindeki en temel katkı; toplumsal güçtür.

Bir toplumunuz olmasaydı; uçağı kullanma, ya da bilgisayarı kullanıp kullanmama özgürlüğünüz; uzaya gitme özgürlüğünüz; genetik malzemeyle oynama özgürlüğünüz vs. olur muydu?

Özgürlük kişi serbestlikleri olmayıp; toplumsal güçle bağıntılı bir kavramdır. Kişisi serbestlikleri olan giyim, gözün çapağını ayıklama da, ne sosyal bağıntı, ne toplumsal bağıntı, olmayışla; özgürlük değildir.

Laiklik vicdani kanaat serbestliği midir? Eğer öyleyse hoşgörü niye vardır?

Halksal (sosyal) yapıyla, toplumsal yapı, aynı şey midirler?

Bir Sümer kralı, bir Hitit kralı; bir Mısır fravunu; bir Yunan Zeus'u vs. neden kız kardeşleri olan kişilerle evlenirlerdi? Sapık mıydılar?

Siz gerçekten babanızın beşiğini sallayabilir misiniz?



 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2017 | © Bayram Kaya, 2017
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

 

Bu dosyanın son güncelleme tarihi: 11.12.2017 20:42:39