..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
"Anka kuşu gibi yalnızlığı adet edin! Öyle hareket et ki, adın daima dillerde dolaşsın ama seni görmek olanaksız olsun." -Fuzuli, Leyla ile Mecnun
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yazar Portresi - Bayram Kaya
Bayram Kaya - Bayramlık
Site İçi Arama:


Son Eklenenler
  Sahiplik 15 (Bayram Kaya) 12 Ağustos 2018 Felsefe 

Kişi sahipli dil tümden sömrülen güdülmeyi taat ve ibadete çeviren anlam ve söylemler yüklü düşünmeler ilüzyono olmakla bu düşünme dışına çıkamamaydı. Kâr dediği sömrüyü, sömürüye tevekkül eden cehaleti kutsatma başarısı içinde sömürüye gidenler olmakla köleci dili sömürülenlere karşı bomboş söz ve lakırdılardır.

  Sahiplik 14 (Bayram Kaya) 11 Ağustos 2018 Felsefe 

GDO'lu sahipliğin ikinci tür köleli sahipler anlaşmasını vermenin nizasını veren çekişmeler içinde yeni gemiye binmekle tufanda kurtulacak olup, kurtuluşlu olacaklar kimlerdi? Hiç kuşkunuz olmasın ki Mustafa Kemal, Saddam ve Kaddafi olmayacaktı. Irak, Libya, Afganistan, Pakistan gibi ülkelerde demokratik yollardan iktidara gelip te işbirlikçi olmakla görevli olanlar, kurtulacak kişilerdi.

  Sahiplik 13 (Bayram Kaya) 10 Ağustos 2018 Felsefe 

Yalıtım büyüdükçe yalıtması gereken enerji ihtiyacı artar. Enerji ihtiyacı arttıkça da girdi enerji büyür. Bu bir kısır döngüdür. Kısır döngüler tekdüze bir kesikli sürekli oluşla davranır. Birbirine bağıntılı uyum süreçleri ortaya koymaktan ve organizeni bir düzenli yapılar oluşmaktan hep yavaş kalır. Bozulana karşı düzeni sağlamakta yavaş kalma eylemi kaosu artıracağından, kısır döngüler pek gelişemez.

  Sahiplik 12 (Bayram Kaya) 9 Ağustos 2018 Felsefe 

Kolektif güce dönüşen kişi sahipli, kişi emek gücü; ne üzerinde kolektif güce dönüşür? Ortak sahipli sosyal alan içindeki üretim nesnesi vardı. Üretim nesnesi kişinin eksiği olanı tamamlama bağıntısını verdi. Tamlama yansıma ile girişen üretim hareketleri nedenle kişi emek gücü kolektif güce dönüşür.

  Sahiplik 11 (Bayram Kaya) 8 Ağustos 2018 Felsefe 

Mütekabiliyeti olandan tacirler kâr kazancı çıkardılar. Hiç çalışmadan dokuz birim ürünü dokuz kişi yiyecekti. Bu El’in rızk dağıtma adaletiydi (hilesiydi). Kâra hile diyemediği için adalet diyen şaşırtma ve uyuşturma olan bu tür sözcükleri kullanıyorlardı. Adalet üzerine olan işlere bir bakın hepsi alabildiğine hile ve tuzaklarla dolu. Çünkü bidayetinden beri kurulan El sistemi bir sömürü sistemidir.

  Sahiplik 10 (Bayram Kaya) 7 Ağustos 2018 Felsefe 

Al, sat yeter deniyor. Ya da çalışmak bir rızksa çalışanın sırtında, onun çalıştığın da doymak en az dokuz türlüdür demeyle ne anlarsan hem de dokuz kez satmakla siz; çalışandan “dokuz kat fazla kazanıp rızk edinirdiniz!!! Bakınız sömürü rızk diye nasıl gizlenip, gözlerden uzak tutulmakla; din iman içinde öteden beri gelenle töre illüzyonu yapılıyordu.

  Sahiplik 9 (Bayram Kaya) 6 Ağustos 2018 Felsefe 

Birincilerin çıkarım dayanakları tarihi kesikli süreklilik içinde devamlılık oluşla; kolektif oluşla, kolektif üretim hareketi oluşla, somut ve nesneldi. İkincilerin suçlama çıkarımları soyut temelsizdi. Örneğin sosyal oluş, toplumsal oluş ve üretim hareketi “kolektif hareketle” başlamıştı. Ama köleci mantalite ile hiç başlamamıştı.

  Sahiplik 8 (Bayram Kaya) 5 Ağustos 2018 Felsefe 

Şu halde suda boğulanların sapıklığına karşın, sudan kurtulanların hikayesi de El’e kulak verenlerin, El’e teslim olanların, salihlerin, kölecilik ahitle dosdoğru yol üzerinde olanların iman ahit hikayesi olmalıydı. Ki suda su da boğulanlarla kurtarılanların hikayesi kölelerin kulağına küpe olsundu. Köleci zulme isyan etmeyip durumlarına sabır etsinlerdi. Yoksa sonları suda boğulan imansızlar gibi olurdu!

  Sahiplik 7 (Bayram Kaya) 1 Ağustos 2018 Felsefe 

Tarih sahnesinde silinecek olan temel yapılar için özel mülkiyetçi köleci El yapıları da “bunlar bizim yüzümüzden yok oldular” demeyecekti. Bu nedenle kolektif yapılar kendi yok edicilerini hikâye edip anlatacaklardı. Köleci sistem bu durumdaki (yok oluştaki) kendi suçluluğunu üste çıkarak anlatacaktı.

  Sahiplik 6 (Bayram Kaya) 31 Temmuz 2018 Felsefe 

Neden boğuluyorlardı? Nuh’un mal mülk sahipliğine meşruiyet vermeyenler “boğuldular” söylemli anlatım içinde açık açık boğulmalarına gerekçe olan nedenle “meşruiyetlik” kazanıyorlardı! Nuh’a verilen mala mülke ve gemilere doldurulan mala mülke iman yoluyla meşruiyet kazandırmadıkları için anlatım yolu hikayelerle suda boğuluyorlardı.

 

 



Siz duymasanız da, kaçak yapılar; yıkım esnasında ses çıkarmış mıdır?

Siz ne kadar az dünya ilişkisiyle inşa olursanız olunuzdu; elbette bu hal, dünyayı bilme ve anlamadaki sınırlanışınız olacaktır.

Ne var ki inşanın, enerjiyi bir formdan diğer forma geçirişiyle evren, bilinir olmaktadır. Ve yine evrenin bilinmesindeki en temel katkı; toplumsal güçtür.

Bir toplumunuz olmasaydı; uçağı kullanma, ya da bilgisayarı kullanıp kullanmama özgürlüğünüz; uzaya gitme özgürlüğünüz; genetik malzemeyle oynama özgürlüğünüz vs. olur muydu?

Özgürlük kişi serbestlikleri olmayıp; toplumsal güçle bağıntılı bir kavramdır. Kişisi serbestlikleri olan giyim, gözün çapağını ayıklama da, ne sosyal bağıntı, ne toplumsal bağıntı, olmayışla; özgürlük değildir.

Laiklik vicdani kanaat serbestliği midir? Eğer öyleyse hoşgörü niye vardır?

Halksal (sosyal) yapıyla, toplumsal yapı, aynı şey midirler?

Bir Sümer kralı, bir Hitit kralı; bir Mısır fravunu; bir Yunan Zeus'u vs. neden kız kardeşleri olan kişilerle evlenirlerdi? Sapık mıydılar?

Siz gerçekten babanızın beşiğini sallayabilir misiniz?



 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Bayram Kaya, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

 

Bu dosyanın son güncelleme tarihi: 18.08.2018 08:20:44