..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Ben bir öğretmen değil, bir uyandırıcıyım. -Robert Frost
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yazar Portresi - Bayram Kaya
Bayram Kaya - Bayramlık
Site İçi Arama:


Bilimsel
  Parçalı Yansıtma (Bayram Kaya) 2 Ağustos 2014 Felsefe 

İnsanlar dünyaya bakış tarzlarını ve dünyayı yorumlama tarzlarını, biraz bilinenin dışında değerlendirmeliler. Bu yazı, bu türden yorumlamaya bir örnektir. Gündeki cehaletin kalkması için bilginin kazanması lazım. Bilginin kazanması için de insanların binlerce yıldır kullana kullana küflendikleri at gözlüğünü değiştirmeleri lazım...

  Mamon'du Belirme 8 (Bayram Kaya) 29 Mayıs 2016 Felsefe 

Köleci sistem, ön ittifakı düşünce olan ortaklıktan kendisini tecrit etmişti. Bu tecrit işi köleci dönemi tek ayak üzerine inşa etme işi gibi yansıtmakla bu tecrit köleci süreci tek kutuplu ve despot yapmıştı.

  Manaca Sahiplik 4 (Bayram Kaya) 13 Şubat 2016 Felsefe 

Devamı yazı.

  Sahiplik 9 (Bayram Kaya) 6 Ağustos 2018 Felsefe 

Birincilerin çıkarım dayanakları tarihi kesikli süreklilik içinde devamlılık oluşla; kolektif oluşla, kolektif üretim hareketi oluşla, somut ve nesneldi. İkincilerin suçlama çıkarımları soyut temelsizdi. Örneğin sosyal oluş, toplumsal oluş ve üretim hareketi “kolektif hareketle” başlamıştı. Ama köleci mantalite ile hiç başlamamıştı.

  Sahiplik 6 (Bayram Kaya) 31 Temmuz 2018 Felsefe 

Neden boğuluyorlardı? Nuh’un mal mülk sahipliğine meşruiyet vermeyenler “boğuldular” söylemli anlatım içinde açık açık boğulmalarına gerekçe olan nedenle “meşruiyetlik” kazanıyorlardı! Nuh’a verilen mala mülke ve gemilere doldurulan mala mülke iman yoluyla meşruiyet kazandırmadıkları için anlatım yolu hikayelerle suda boğuluyorlardı.

  Özneli Oluşmanın Kimi Süreçleri 2 (Bayram Kaya) 12 Kasım 2015 Felsefe 

Özne içte zorunlu, kendisi olan bir inşa olmakla; dıştan da kendisinden ve bilincinden bağımsız olmasıyla; tarihsel, zorunlu bir manadı inşaydı

  Sahiplik 5 (Bayram Kaya) 30 Temmuz 2018 Felsefe 

El sahipli parçalanan süreçler adeta totem yapı gibi o sahiplik etrafında gevşek bir monarşini yalıtıma içine çekildi. Kişi sahipliğin şartları kendi sahipliğinin özelliklerine göre El mana ittifakı yaptığı kişilerle bu yapılar içinde kendi El iman ahdini olgunlaştırdılar. Düzenin çekirdek inşası bu gevşek yalıtım içinde olmakla yürürlüğe koydular.

  Sahiplik 8 (Bayram Kaya) 5 Ağustos 2018 Felsefe 

Şu halde suda boğulanların sapıklığına karşın, sudan kurtulanların hikayesi de El’e kulak verenlerin, El’e teslim olanların, salihlerin, kölecilik ahitle dosdoğru yol üzerinde olanların iman ahit hikayesi olmalıydı. Ki suda su da boğulanlarla kurtarılanların hikayesi kölelerin kulağına küpe olsundu. Köleci zulme isyan etmeyip durumlarına sabır etsinlerdi. Yoksa sonları suda boğulan imansızlar gibi olurdu!

  Canlılığın ve Hayatın Kavranması1 (Bayram Kaya) 20 Şubat 2013 Felsefe 

Doğa yaşamı destekler mi? Desteklemezse neden? Hayat, enerjinin kendi üzerine bir reaksiyonla, kendi üzerine fren etkisi diyeceğimiz aksamalı süreçlerin, dirençleşmesi ile oluşan bir yola koyuluşudur. Bu dirençleşme doğanın kaostuk düzensizliğine karşı hayatın düzenli enerji kullanma alanı olmasıdır. Hayat ben denen öznelliğini ortaya koymuştur. Bu öznellik doğanın yansıması oluşla, seçme ayıklamanın düşünce ve bilinç oluşmasıdır.

  Canlılığın ve Hayatın Kavranması 2 (Bayram Kaya) 23 Şubat 2013 Felsefe 

Hayat bencilliği size yüklerken, bencilliğin yaşanmasını size bırakmıştı. O beliriyordu, siz; onu haz ve elem duygusu oluşlarla süreci yaşamanın yollarını arıyordunuz. Kimi kez zorunlu oluşla, kimi kez keyfi oluşlarla bencilliği sürüyordunuz. Size bırakılan yaşanmalar; sizin özeliniz ve öznelliğinizin, bir yanıydı. Ve de, en temel yanıydı.

  Totemi Yapının Bir Özelliğine, Büyüteç Tutmak (Bayram Kaya) 20 Şubat 2013 Felsefe 

Totem kavramı, gerek kendisinden sonraki dönemler içindeki, kendisinden zemin yansımasıyla gelişip, sınıfsal bir sosyo toplum zeminine hitap eden dinlerce ve gerekse de sıradan insan bilmezliğince hayli kirletilmiş bir kavramdır. Oysa bu kavram olmadan, ilkti hiçbir sosyal sistem, sonra da sosyo-tolumsa süreçler düzenli biçimde başlatılamazdı. Totem, dıştan size yansıyan alan durumla, sizin bencil beniniz olan güdülerin, siz dışında sizler gibi kişiler alanında; eğilimler kesişim düzenlenemesi oluşla; sosyal elliğin ilk şekil ve kalıp alma biçimidir. Totem ne elle yapılan bir yontu, ne de bir puttur. Bunlar daha sonraki süreç çarpıtmalarının ökülte anlayışlarıyle bir zamanki sosyo nesnel olan gerçekliğin, unutulması söylemleridirler. Bkz: Totem ve tabu. Totemi alan. Totem bir din mi? vs. oluşla bu kabilden olan yazı dizilerim gözden geçirilebilr.

  Yaşanılaşma 1 (Bayram Kaya) 23 Haziran 2013 Felsefe 

Yaşanılaşma da, inanç mı, bilgi mi önceydi? Kuşkusuz ki arkaik bilgi, kategorize olmayan bilgiydi. Kişi sosyal yapılarla birlikte iki bilginin içinde doğuyordu. İki bilgide insandan öncedir. Birinci bilginin kaynağı insandan önce oluşla arkaik olan, bio genetik devralınan, duygular kaynaklıydı. Duygular da, asıl olan şey; bencilliğimizi tarif etmesiydi. Bilginin iikinci kaynağı bencilliğimize sosyal ilişkilerlen dışta tevhidçi (birleştiricisi) oluyordu. Başka benlerle bizim bencilliğimizi yine bencillik adına, birlik özellikli kılan şey; sosyal yapı kaynaklı duygudaşlıklardan, totemi aktarımlı olan ve giderek inancı düzenlemeye dönüşen atalar deneyimli sosyo nesnel özneli, sosyal genetik aktarımlı bilgidirler. İkinci tür bilgi inanç ve imani tutum gibi olsa da, erken dönem içinde bugünkü gibi bir inanç olmayıp; güvenilir pekin bir yol haritası olmanın, inancıydı. İçinde ne tanrı fikri vardı ne tanrı söylemi vardır. Ne de söylemlerin doğa dışı bir kaynaktan geliyor olma, anlaması vardır.

  Masal Anlatıyorum (Bayram Kaya) 7 Temmuz 2013 Felsefe 

Tarihi bir gerçeği anlayamamak kusurumuzdan, insan muhayyilesinin dehası olan, masal doğmuştu. Bu ilkeye kusurdan doğan yarar ilkesi denir. İnsanlık anlayamadığı ama kendisine aktarılan söylence destan türü şeylerin kurgu gibi gelen büyüsüne öykündü. Günceldeki olup bitenleri, masaldaki gibi hoş gelen bir anlatımın (kurgu) tarzıyla, insanlar hayal gücünü harekete geçirmişti. Kusurdaki güzellik buradaydı.

  Yurtta Sulh Cihanda Sulh (Bayram Kaya) 16 Temmuz 2013 Felsefe 

Bir sözü zamanlar üstü oluşla ileri görüşlü türünden göstermek, bu hezeyanın kendisidir. Zamanının olgularıyla anlaşılmayan bir söz, başka zamanların pek pek ifadecisi olamazlar. Bu bağlamda güzide İslam dini de pek çok mustariptir.

  Yaşantılaşma 2 (Bayram Kaya) 15 Temmuz 2013 Felsefe 

Şu halde egolu bilmelerin ötesine taşan karmaşan bilgiyi ortaya koyan güç, karşılıklı yükümle gerektirmeler içinde oluşla, gerçekleştiren toplumsal güçtür.

  İlham (Bayram Kaya) 22 Temmuz 2013 Biçimler 

İlham ne zaman gelir? Mesela, gülerken. Sözün gelişi, tuvaletteyken Örneğin, otururken Ama mutlaka o konulara uzun uzun angajman olmuşken.

  Toteme İlişkin 1 (Bayram Kaya) 25 Temmuz 2013 Felsefe 

İnsan işlevini bilmeden anotomi bilinene değin böbreğini taşımış ve kullanmıştı. Benzer kullanım anışla, Semitikler de, mazdekiler de, İseviler'de totemi taşımış ve kullanmışlardı. Bir bilinç halinden diğer bilinç haline geçerken, semavi dinler; terk edilen bir önceki aşamayı, kendi içinde kavratışla put diye tanımlamışlardır. Totem kavramı bilinci olacak analitik düşünme, henüz gereken yoğunlukta değildi. Put algılı süreç, sosyo toplumların dinsel düşünüşlerlen de süreçledikleri dönemlerin eseridirler. İnsanlar pozitif düşünmeyle birlikte, insanlığın totemi; bilim olmuştur. Günümüzde cari olan totem, bilimdir.

  Toteme İlişkin 2 (Bayram Kaya) 27 Temmuz 2013 Felsefe 

Toteme ilişkin konulu yazının devamı

  Bir Uygarlığa Dair 1 (Bayram Kaya) 29 Temmuz 2013 Felsefe 

Tarihe inaçlar doğrultusunda mı bakıyorsunuz? Yoksa kimi bilebildiğimiz bağıntıların kesikli sürekliliği içinde mi bakıyorsunuz?

  Bir Uygarlığa Dair 9 (Bayram Kaya) 12 Ağustos 2013 Felsefe 

Devami yazı

  Bir Uygarlığa Dair 2 (Bayram Kaya) 31 Temmuz 2013 Felsefe 

Devam yazısıdır

  Bir Uygarlığa Dair 4 (Bayram Kaya) 4 Ağustos 2013 Felsefe 

Devamlı olan yazı çalışması

  Bir Uygarlığa Dair 3 (Bayram Kaya) 2 Ağustos 2013 Felsefe 

Devam yazıları

  Toteme İlişkin 3 (Bayram Kaya) 3 Ağustos 2013 Felsefe 

Devam yazı dizisi.

  Toteme İlişkin 4 (Bayram Kaya) 5 Ağustos 2013 Felsefe 

devami yazı

  Bir Uygarlığa Dair 5 (Bayram Kaya) 7 Ağustos 2013 Felsefe 

Devamı olan yazı

  Bir Uygarlığa Dair 6 (Bayram Kaya) 8 Ağustos 2013 Felsefe 

devami yazı

  Bir Uygarlığa Dair 7 (Bayram Kaya) 10 Ağustos 2013 Felsefe 

Devami yazı

  Bir Uygarlığa Dair 8 (Bayram Kaya) 11 Ağustos 2013 Felsefe 

Devami olan yazı

  İnsan 1 (Bayram Kaya) 29 Ağustos 2013 Felsefe 

İnsan olmak bir ayrıcalık mıydı, bir üstünlük mü? İnsan eşrefi mahluk mu? İnsan nerden geliyordu? Yoksa insan tarihselliği olan bir sosyo toplumsa kültür müydü?

  İnsan 2 (Bayram Kaya) 17 Eylül 2013 Felsefe 

Devam eden yazı dizisi.

  Bilimsel Olanla Bilimsel Düşünce (Bayram Kaya) 24 Ekim 2013 Felsefe 

Bilimsel olanı söyleyen biri bilimsel düşünce sahibi olmayabilmektedir.

  Atatürk Olmasaydı Atatürk'ler Olur Muydu? 1 (Bayram Kaya) 5 Kasım 2013 Felsefe 

Atatürk gibi olmak istemek duygu oluşla değil de kibir olarak kendi bile olamamakla eş değerdir. Atatürk zamanın ve tarihin insanlığa armağan ettiği ender isimlerden biridir. Öncülün işlerini tersine çevirerek büyük adam olunamadığı gibi yeni bir şey söyleyememekle de hiç bir tarihi kişilik olunamaz. Şartların vukuunda Atatürk olunsaydı, başta Vahdettin Atatürk olurdu!

  Art Alanda Br Çığlık 1 (Bayram Kaya) 6 Aralık 2013 Felsefe 

Tarihi her bir anlatım düzeyi ile hepten mit görmek, bizleri yanıltan ve mantıki bakışlarımızı köreltişle büyüyen bir sürece dönüşmektedir. Mezopotamya ilahilerini ya da destan dediğimiz eserlerini çok çok iyi okumak gerekmektedir. Ayrı ayrı düeyin ayrı zaman zemin düzlemi içinin gelişmişliği ve anlayışlık mantığı içinde yazılmış olmakla, aynı yazı içinin anlatım nüanslarını çok iyi okumalıyız. Aktarım ve anlatımların asıl anlamlarını ilişkileyen sosyo toplucu politik bağıntıların değişmiş olmakla ileri süreçlerce anlaşılamaz bir inisiye yöntemine dönüşeceği hiç unutulmamalıdır.

  Ulusal İrade (Bayram Kaya) 6 Aralık 2013 Felsefe 

Ulusal irade milli iradenin anlamdaşı mı, yoksa bir bilinç ayrımı mı? Mili irade nasıl doğdu ve ne gibi bir rol üsleniş kırılmasıyla, ulusal süreç hüviyetine büründü?

  Dış Dünyanın İçe Aktarılması (Bayram Kaya) 21 Aralık 2013 Felsefe 

Biz olgu ve olayları semboller dünyasının dili ile anlarız. Anlama ve çeviri dünyamız ancak ve ancak sembollerle eşleştirilerek öğrenme ve anlama dünyası olurlar. İç dünyamız bunlarla bir düşünmedir. Tıpkı rakamlar gibi ilim, din ve totem bu bağlamda bir semboller dilidirler. Yine animizm dış dünyayı iç dünyaya aktarıp okuyup değerlendirmenin, öznelliği olmaların bir sembolizm dilidir.

  Atatürk Olmasa Atatürkler Olur Muydu? 2 (Bayram Kaya) 5 Ocak 2014 Felsefe 

Devami yazı

  Yaşanılaşan Entropi=ittifak=kültür+uygarlık= Akan Enerji 2 (Bayram Kaya) 29 Ocak 2014 Felsefe 

Devam yazısı. Kültür ve uygarlık neydi? İnsanlık kültürle mi yola çıkmıştı, yoksa uygarlıkla mı? Sümer kültürüyle, Sümer uygarlığı aynı şey midir? Kültür ve uygarlıklar ekstradan bir entropi salınımı mıdır? Doğayla bağıntı, bir kültürse; doğayla bağıntılı olan fareler de kültürlü müydü? Neden bir fare uygarlığıdan bahsedemeyiz? Falan şarkıcı sanatçının çocukluğunu ve hayatını kutsal sure gibi ezbere biliriz de neden insanı ve onun ittifaklığının kırıntısını bile bilemeyiz?

  Yaşanılaşan Entropi=ittifak=kültür+uygarlık= Akan Enerji 1 (Bayram Kaya) 29 Ocak 2014 Felsefe 

Kültür ve uygarlık neydi? İnsanlık kültürle mi yola çıkmıştı, yoksa uygarlıkla mı? Sümer kültürüyle, Sümer uygarlığı aynı şey midir? Kültür ve uygarlıklar ekstradan bir entropi salınımı mıdır? Doğayla bağıntı, bir kültürse; doğayla bağıntılı olan fareler de kültürlü müydü? Neden bir fare uygarlığıdan bahsedemeyiz? Falan şarkıcı sanatçının çocukluğunu ve hayatını kutsal sure gibi ezbere biliriz de neden insanı ve onun ittifaklığının kırıntısını bile bilemeyiz?

  Nesne Olgu ve Olaylar Büyüseldir (Bayram Kaya) 23 Şubat 2014 Felsefe 

Büyü kavramlı ifade, büyü yapmaktan mı ortaya konmuştu; yoksa büyüsellik çevrenin insanımıza bir algılatması mıydı? Devinimin ve mucizenin, büyünün kaynağı nedir? neden canlı çeşitliliği vardır? Parada da, bir çok yansımanın efendiliği mi var?

  Yalan ve Doğru Bir İnşa Şeklidirler (Bayram Kaya) 1 Mart 2014 Felsefe 

Yalan doğrularla giriştirilen bir mantıkiliktir. yalan olupta doğru olmayan pek bir şey yoktur. Doğruyu saptıran açıyı göremediğimiz zaman, yalan olan doğrultulmuşların yani yalana göre doğru olanların içindeyiz demektir.

  Eşit Davranmak Adil mi? 1 (Bayram Kaya) 5 Mart 2014 Felsefe 

Eşitlik; siyasi eşitlik, ekonomik eşitlik, hukuki eşitlik gibi bir çok alanda kendisini insan önünde konu eden bir açmaz olmaktadır. Bunlardan biriside eğitimdeki eşitliğin dile getirilişidir. Söz gelimi Özlem, Anılı'ın 10 kez de anladığı bir konuyu beş kez de anlıyorsa; Özlem'e göre Anıl'a beş kez daha enerji ve daha fazla zaman harcamak adil mi? Ya da öğretmen eşitlik (!) ilkesine göre, Özlem'e harcanan süreyi Anıla da harcarsa, adil mi davranmış olmaktadır?

  Toplum Birey İçin mi Birey Toplum İçin mi? (Bayram Kaya) 14 Mart 2014 Felsefe 

Bu soru bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmanın en güzel örneğidir. Maşallah her konuya düşünmeden bir cevabımız olmaktadır. Bu anlatımım da doğru olmayabilir. Ancak somut, nesnel, bağıntıl, tarihsel ve tartışılabilir bir bağıntılı girişme ve tarihselliktir. toplum birey için ya da birey toplum için dediğinizde başlangıç koşulları girişmeli inşaadan iz olmamakla süreç absürt olmaktadır.

  Eşitlik Adil mi? 2 (Bayram Kaya) 10 Mart 2014 Felsefe 

devam eden yazı

  Totem İlke (Bayram Kaya) 24 Nisan 2014 Felsefe 

Günümüzde gizli özne olarak totem duygu ve totem düşünceler hala kullanılmaktadır. Kimi yerde bir ön yargı, kimi yerde bir hurafe gibi bir çok deviniş şekliyle sürmektedir. Totem bir yol aracıdır. Bir sürekliliği, bir sürekli algı biteviyeliğini, eylemsel kılan; hol (boşluk) alan devinmelerine göçme işidir. Totem alan içi hollere eylemsellik verir. Holler bu alan içinde aktive (eylemsel) olurlar. Açıkçası totem olamı, olgu ve olaylara dönüştürme işidir. Totem var etmeden yola çıkamazsınız. Bunun yola çıkış şekli teori, teorem, hipotez, postüla, postülat , varsayım, tutki vs gibi kullanım giyinişleriyle insicamı deneyselliğe geri etkileşimli enformasyonlara dönüşen sistem mantık bağıntılarına doğru, niceleyim ve niteleyim vermiştir.

  Panteoni Tarihselliğe Bakış 1 (Bayram Kaya) 5 Mayıs 2014 Felsefe 

MS. 7. yüz yıl Arap yarımadası iç sosyo-toplumsa habitat (fauna) alanı içinde; egemence sınıfın sosyal yaşantılımlı öznelce kullanımları, dış ticari temaslar etkili oluşla; toplumsal yaşama göre öndeydi.

  Toplum Birey İçin mi? Birey Toplum İçin mi? (Bayram Kaya) 5 Haziran 2014 Felsefe 

Sunu: Toplum ve birey neyden ötürü varlar? Bu soruya cevap oluşturmadan bu tür sorular, sırıtık durmaz. Bu soru bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmanın en güzel örneğidir. Maşallah her konuya düşünmeden bir cevabımız olmaktadır. Bu anlatımım da doğru olmayabilir. Ancak somut, nesnel, bağıntıl olan, tarihsel ve tartışılabilir bir referans bağıntılı girişme ve tarihselliktir. Toplum birey için ya da birey toplum için vardır dediğinizde başlangıç koşulları girişmeli inşadan iz olmamakla, süreç absürt olmaktadır. Bir hava gibi, gölgesine sığınılmış bir kaya gibi kullanım olması dışında ve insan öznelliğinin diyalektik bilinci olması dışında bilgisayarın insan için olmadığını hiç anlayamayacak mıyız? Ya da illa bir yaşam dünyasına gidip bilgisayar kullanan tırtılları görünce mi, bilgisayarın insan için olmadığını anlayacağız. Ne insan toplum içindi, ne toplum insan içindi. Toplum, özne-nesnel süreçler bağıntısıyla üreten ilişkiler hamulesidir. Araçlı ve öznel bilgi birikimli; düzenli enrji kullanır düzenle farklı kullanım değeri üretmenin değişimler ilişkisini oluşturan her düzlemdeki canlı; toplum, ilişkisi içindedir. Bir toplum ilişkisi illa insan uygarlık düzlemi gibi olması beklenmemelidir. Evrensel ölçekte insan toplumu standartlık değildir. İnsan toplumu toplumsal yollardan sadece bir tanesidir. Buradaki birey ego karakterli biyolojik birey değildir. Üreten, nitelikli emek ortaya koyan; toplumda bir değiştirme değeri üreten insandır. ……

  Çevrenin Salındırma Etkisi 1 (Bayram Kaya) 7 Haziran 2014 Felsefe 

Totem düşünce, tarih sel olanın anahtar kavramıdır. Birbirini süreçleyen zorunlulukları ve bunların insan öznelliğiyle örgütlenmesinin alan içi bağıntılarına dönüşme evrelerini, adım adım anlayamazsak; süreci ve günümüzü de anlamamız hep groteski olacaktır.

  Totem Alanın Dolgu Malzemesi Olabilme Konusu (Bayram Kaya) 27 Haziran 2014 Felsefe 

Totem alan nasıl kavranmalı? Totem alan günlük dilin bilmezlik bulaşması gibi bir faso fisolar alanı değildir. Atomu, nasıl kullanıyorsanız; totem alanı da öyle kullanıyorsunuz.

  İlk Çağ Metin Çevrilerine Bir Hassasiyet (Bayram Kaya) 16 Temmuz 2014 Felsefe 

Sözcük var ön ittifaklarda hiç karşılığı ve yaşantılaşma şekli yoktur. Ama sanki ön ittifakların bir kullanım ve yaşam şekli gibi kullanılırlar' Sözcük var dünde de, bugünde de, sesteş oluşla kullanım söylenişi aynı fakat içerdikleri anlam oluşla çok farklıdırlar.

  Sosyo Toplumsa Çekimin Merkezinde Ne Var? (Bayram Kaya) 19 Temmuz 2014 Felsefe 

İlk kez sosyo toplumu birbirinden akedemik bir kategorize edişin ayırışıyla, yeniden bağıntılayan ve kesikli süreklilerin özel bağıtısı olması mantığıyla bakan çalışmalarımdan bir yenisini de aynı duyarlılıkla heyecan verici bulunacağından eminim.

  Seçme Ayıklama (Bayram Kaya) 23 Ekim 2014 Felsefe 

Seleksiyon dediğimiz mekanizmayı nasıl anlamalıyız? Bunu birim olaylara nasıl yaslamalıyız? Doğanın diyalektiği nasıl bilinçlenir. Bu yazıyı okuduğumuzda bunları anlayıp bunların kıvılcımlaşmalarını oluşturmalıyız.

  İnsanın İnsanlık Hastalığı (Bayram Kaya) 14 Aralık 2014 Felsefe 

İnsan nedir? insan kavramının tarihselliğini nasıl izleki yapabiliriz? İnsan adlandırması nasıl ortaya kondu?

  İdealize Etmek 1 (Bayram Kaya) 23 Ocak 2015 Felsefe 

Genel ve özel bağıntılı düşünmeyi bilmeyen ya da görece olanı ilişkinlikleriyle yansıtamayan, bütüncül oluştan kopuk düşünceler; günümüzde tek yanlı düşünce olmaktan öte gidemezler.

  İdealize Etmek 2 (Bayram Kaya) 24 Ocak 2015 Felsefe 

Bir enerji durumu olan elektron davranışıyla sosyo toplumsa davranışa gelen tarihsel düzlem bağıntısını ilk bakışta ve ilk duyuşta kavramak zordur.

  İdealize Etmek 3 (Bayram Kaya) 27 Ocak 2015 Felsefe 

Bir girişme içinde, firen etkili enerj dönüşüm biçimlerinden birisi de yine sürece dıştan bir etki olan EMK'dır.

  İdealize Etmek 4 (Bayram Kaya) 31 Ocak 2015 Felsefe 

Ömürü nasıl kavramalıyız? Olay ufku nasıl bir bağıntıdır?

  İdealize Etmek 7 (Bayram Kaya) 10 Şubat 2015 Felsefe 

Tarihsel süreçte takastı olan alan nasıl; mal, mülk, kâr, rant, kira, faiz gibi birçok köleci kazanımları desteklemenin parçalı süreç bağıntılarına dönüşmüştü?

  İdealize Etmek 5 (Bayram Kaya) 4 Şubat 2015 Felsefe 

Sosyo toplum içinde bir kısım enerji taşıyıcı dalga özellikli enerji türü özelliği şekline çevrilişle; hem ortam salınması yaptırılır. Hem durağan enerji gibi bir davranış skalası kılınma karşısında, siz ona göre çok daha hızlı davranıp olay ufku süreçlerini geliştirirsiniz. Hem de taşıyıcı ortam dalgalanma osilasyonları üzerine; modüle edilmiş kodlanmış dalgayla ortamınızı kurallayan sosyo toplum egolu bilinci, iletime edersiniz.

  İdealize Etmek 6 (Bayram Kaya) 8 Şubat 2015 Felsefe 

Merhamet, acıma, sadaka gibi imani anlayışlar; köleci üreten ilişkindi genel bağıntıyı, dinsel öznellik anlamında oluşla köleci süreci kesikli sürekli yapışla köleci enerjiyi bu anlatışlar üzerinde akıtmanın imani yollarıdır..

  Totem ve İlah 1 (Bayram Kaya) 12 Şubat 2015 Felsefe 

Düşünce zeminimizde tarih sellik vardır. Tarihselliği bağıntı yapmayan düşünceler iflas olmaktan öte gitmez. Totem ve ilah kavramları da tarih sel oluşun ürünüdürler. İşte bu yazı bu tarih selliğe, tarihi bilinç oluşla panaromik bakan bir gayrettir.

  Totem ve İlah 2 (Bayram Kaya) 14 Şubat 2015 Felsefe 

Tarihi bilincin alt yapı kalıpları ilah, totem gibi sosyal elci manalar içerenli birikmenin yanı sıra, üreten ilişkiler örgülü akışla uygarlığa gelen değişme dönüşme ve gelişmelerdi.

  Totem ve İlah 3 (Bayram Kaya) 20 Şubat 2015 Felsefe 

Devam eden yazı

  Totem ve İlah 4 (Bayram Kaya) 17 Şubat 2015 Felsefe 

Devam eden yazı dizisi

  Totem ve İlah 5 (Bayram Kaya) 24 Şubat 2015 Felsefe 

Devam eden yazı dizisi.

  Totemden Kült Merkezlerine Dönüş 1 (Bayram Kaya) 7 Mart 2015 Felsefe 

Her şey birden ortaya çıkmamıştı. insanın rahim içi bebeklik çocukluk delikanlılık yetişkinlik yaşlılık ve çöküş dönemi geçirmesi gibi insanlık tarihi de bu türden dönemler içinde geçmiştir. İşte bu anlatılanlar bu dönemlere ilişkin süreçlinlerdir. Sürü dönemi totem döneme başlamakla sosyal yaşam ay yuka çıkmıştı. Totem dönem ön ittifaklarla kült merkezlerine dönüşmüştü. Ve...

  Totemden Kült Merkezlerine Dönüş 2 (Bayram Kaya) 10 Mart 2015 Felsefe 

devam eden yazı

  Yönetim Merkezinin Potansiyelli Oluşu (Bayram Kaya) 18 Nisan 2015 Felsefe 

Varlık içte ve dışta potansiyellidir. Bulut içte birikmeğe (şartlarını oluşmağa), dışta da şimşeklerini yıldırımlarını savurmağa potansiyellidir. Yerin içi ısınmağa, yer kabuğu kırılmağa, magma da yeryüzüne fışkırmaya potansiyellidir. Çevre inişli çıkışlı, eğirilip bükülme ve düzleşmelerle topoğrafı alanlı olup; dıştaki alanın bu potansiyeli de sizi; yokuşta yorar. İnişte koşturur. Düzde bayar oluşuyla da bu alan durumlar sizleri her daimle, bu durumlar içinde üzerinize alan etkimeli kuvvet oluşlarıyla sizlere daima potansiyelli olurlar. Sular yayılmaya ya da yayılarak, ilerleyerek; akmaya, buz tutmaya potansiyellidirler. Bunlar bir özdeki özelliktirler. Özdeki özellikler zıtların (karşıtların) varlığı ve birliği gereği oluşurlar. Söz gelimi, bir şey içine ısı almaya ya da çevresine ısı vermeye potansiyellidir. Yine şeyler dıştan basınç almaya ve dışa da basınç uygulamaya eğilimle, potansiyelli olurlar. Canlılar bu kabil genel fiziksel kimyasal ortak potansiyel taşımalarına karşın; istemli istemsiz oluşla da dışa doğru ve içe doğru adeta kendilikten potansiyellidirler. İçte beliren cinsel bir potansiyele karşın, dışta bunu karşılamaya yönelik davranışları kotaran güdü ve güdüler de birer potansiyelliktirler. Ha keza duygu ve bilinç durumu olan bilgi ve ruhsallıkta sizde birer potansiyelli oluşturlar. Sabah işe gidecek olmanız da bir potansiyelliktir. Şartlanmalarınız da bir potansiyellktir. Sizi bekleyen dolmuşa müşteri oluşunuz da dolmuşçuya göre bir potansiyel durum oluşunuzdur. Otobüsün önüne atlamakta olan çocuğu tutmanız da bir potansiyelliktir. Sizin hırsıza yağmacılara iştah oluşunuz, bir aslana av olmağa davetiyeniz de sizden çevreye karşı bir potansiyelliktirler. Bu belirtişlerdeki amacım okura potansiyel oluşu sezdirmektir. Potansiyel oluşun sosyo toplumsal, ekonomik, ruhsal ve buhran sal oluşuyla birçok kriminal türünün derin analizlerine girip konuyu derinleşecek olan yüzüne değinmeyeceğim bile. Bu tutum konum dışı bir gayret olur.

  Kurtuluşun Felsefesi Ek 10 (Bayram Kaya) 4 Mayıs 2015 Felsefe 

Mustafa Kemal'i anlamak Ne kemale bakmak Ne anlayışı kıta yazmak

  Sosyal Duygunun ve Bilincin Oluşması 1 (Bayram Kaya) 9 Mayıs 2015 Felsefe 

Her şey gibi duygu da bilgi de bir süreç işidir. Kimyasal evrim biyolojiyi ortaya koymuştu. Biyolojik evrim sosyal yaşamı güdümleyişle bir sosyal evrimle neden olmuştu. Sosyal evrim insanlarda totem kült yaşamlı bilinçlenmeyle totem mesleği olan ilk üretim hareketlerine dönüşmekle toplumsal evrime sıçramıştı. İşte insan bilinci bu arkaikti seyredişin bir izahı olmaktan kurtulamayacaktı.

  Meşruiyetlik 0 (Bayram Kaya) 19 Haziran 2015 Felsefe 

Geçmişi (tarih selliği) bilmeyen şimdiyi anlayamaz.

  Soayal Duygu ve Bilincin Seçilimi 2 (Bayram Kaya) 13 Mayıs 2015 Felsefe 

Devam eden yazı.

  Meşruiyetlik 1 (Bayram Kaya) 15 Mayıs 2015 Felsefe 

Meşruiyetliğin öznel oluştan önceki süreçlinliğini ele almanın gayreti olan bir çalışma düşündüm. bu çalışma bu tür bir çalışmadır.

  Meşruiyetlik 2 (Bayram Kaya) 2 Haziran 2015 Felsefe 

Devam eden yazı

  Aitlik A (Bayram Kaya) 11 Temmuz 2015 Felsefe 

Aitlik kavramı da zamana zemine göre içine değişmeler almıştır. Şimdiki aitlik kavramı tarihsel olanı vermez. Geri bildirişimi yoktur. Aitliğin bir mülkiyet ilişkisi olmazdan önceki dönemi vardır. Bir de mülkiyet ilişkisi olan dönemi vardır.

  Geri İletişmeli Bağlanım Yasası (Bayram Kaya) 11 Eylül 2015 Felsefe 

Süreçleri tek yanlı söyleyişlerle nedensiz olarak ele alışla söyleyiş şeklimiz, başta kendimize ve olaylara ve dünyaya yabancılaşmak olmaktadır.

  Büyü ve Büyücülük 8 (Bayram Kaya) 20 Ekim 2015 Felsefe 

Büyü sizden kuyruk çıkarıp, sizleri kurbağaya dönüştürme sanatı değildir. Bir etkinin, etki olmayan bir mana kullanımıyla yer değiştirilmesi sonucunda sürece bir süre asıl etki koyan gibi oluşuyla o duruma tesir etmesidir.

  Gücün İnşacı Olması ve Özel Durumla Davranması 2 (Bayram Kaya) 12 Kasım 2015 Felsefe 

Kısaca: Güç, kendisini bilen, eylemli varlık olan öznede; anlam (mana) ilişkisi oluyordu

  Özneli Oluşmanın Kimi Süreçleri 1 (Bayram Kaya) 12 Kasım 2015 Felsefe 

Özne içte zorunlu, kendisi olan bir inşa olmakla; dıştan da kendisinden ve bilincinden bağımsız olmasıyla; tarihsel, zorunlu bir manadı inşaydı.

  Gücün İnşacı Olması ve Gücün Parçalı Durumla Davranması 1 (Bayram Kaya) 1 Kasım 2015 Felsefe 

Genellik özel durumlarına nasıl ve neden dönüşmektedir? Genel oluş özel oluş bağıntısıyla davranamasaydı evrensel akış olası mıydı?

  Gerçeklik ve Hakikat (Bayram Kaya) 29 Ekim 2015 Felsefe 

Geçeklik eşttir hakikat, diyen bir anlayışla bu sunumu okuyacaksanız bu yazıyı hiç okumayın. Önce bu kavramların anlam ayrımlarını edinin sonra bu yazıyı okuyun lütfen...

  Özneli Oluşmanın Kimi Süreçleri 3 (Bayram Kaya) 14 Kasım 2015 Felsefe 

Devam eden yazı.

  Totemi Alan 1 (Bayram Kaya) 17 Kasım 2015 Felsefe 

Bencillik nereden parçalı süreç edilmişti? Sosyal oluş nereden parçalı ortak kesişimli alandı? Totem alan neden sonra ve ne üzerine bir inşaydı?

  Özneli Oluşmanın Kimi Süreçleri 4 (Bayram Kaya) 15 Kasım 2015 Felsefe 

Takdimi yapılıp ta devam eden yazının bölümüdür.

  Manadı Sahiplik 1 (Bayram Kaya) 2 Şubat 2016 Felsefe 

Mana anlaması sosyal evrimle kılıktan kılığa girmişti. Dört mana anlaması saptamak olası. İlki totemi mana anlamsı. İkincisi İlk ve ön ittifaakı mana anlaması. Üçüncü olarak köleci mana anlaması ve anamalcı mana anlamasıdır. İlk kararlı mana anlaması totem yapılarla ortaya konacaktı.

  Ön İttifakı Mananın Köleci Mana İlişkisiyle Kırılması 5 (Bayram Kaya) 26 Nisan 2016 Felsefe 

Devam eden yazı.

  Varoluş ve Mana Bağıntısı 1 (Bayram Kaya) 29 Ocak 2016 Felsefe 

İnsan sadece madde değildir, insanın mana olduğu da görülmelidir, diye başlayan; genel bağıntılardan kopuk bir çıkarım; inanç olmaktan öte gidemez. Her fikir gibi bu fikir de doğru olandan bir yan taşır. Ama önümüzü gösteren; ufku açan; düşünme devinmesi yaptıran bir fikir olmayıp; aklı karartan ve orada durup duran bir düşünce olmaktan pek öte gidemez.

  Alan Etkisi ve Totemi Oluş 1 (Bayram Kaya) 17 Ocak 2016 Felsefe 

Totem kavramı, özne sosyal alanlı tarihsel oluşun vaz geçilemez temel kavramıdır. Totemi kızılderili totemi ya da put sapkınlığı sayıp çöp sepetine atmak; tarihsel olanda anlaşılmaz ama kendisini her durumla duyurtan bir kara delik oluşturmaktır.

  Mal mı, İnsan mı? (Bayram Kaya) 4 Mart 2016 Estetik 

Geçmişi bilmez isek günümüzü kutsama dışında anlamamız olanaksızdır. Bu nedenle belli bir statükoya göre hep kurtarıcılarımızı bekler, statüko içindeki kifayetsizlikleri ulularız.

  Zıtların Faz Geçişi 2 (Bayram Kaya) 12 Şubat 2016 Felsefe 

devamı olan yazı.

  Manaca Sahiplik 2 (Bayram Kaya) 4 Şubat 2016 Felsefe 

Devami yazı.

  Zıtların Faz Geçişi 1 (Bayram Kaya) 6 Şubat 2016 Felsefe 

Karanlıktaki gelişmeler patlayışla, aydınlığı verir. Aydınlıkta nicelim veren kimi olayları ana babaların gece buluşması türünden, karanlığa gizlenirler. Bu nedenle karanlıkta görülemeyen şeyler, aydınlıkta da aranabilir.

  Manaca Sahiplik 3 (Bayram Kaya) 7 Şubat 2016 Felsefe 

Mana anlaması günümüze dek karakter oluşla hangi dönüşümleri yapmıştı? Köleci mana anlayışıyla burjuva demokratik devriminin ne farkı vardı? İnsan hakları evrensel bildirisi yen bir sentez mi?

  Zorunluluk 1 (Bayram Kaya) 10 Şubat 2016 Felsefe 

Sosyo toplumsa yapılar, organik yapılar ve inorganik yapılar, türdeş durumlardan ayrıtüreşlikoluşlara;oradan da yeniden türdeş oluşlarıyla homojenliğin heterojenliğe dönüştüğü bir çok farklı düzey düzlem ilişkilerine dönmektedir. Bu homojen, heterojen oluşlar; bir alan etkisi olmakla farklı faz geçişli derişimleriyle kaosu ve düzeni ele vermektedir.

  Ön İttifakı Mananın Köleci Mana İlişkisiyle Kırılması 4 (Bayram Kaya) 23 Nisan 2016 Felsefe 

Devam eden yazı.

  Zıtların Faz Geçişi 3 (Bayram Kaya) 14 Şubat 2016 Felsefe 

Devam eden yazı.

  Mağara Süreçleri 1 (Bayram Kaya) 17 Şubat 2016 Felsefe 

Zekâya dek ruhsal evrimi, bencillik oluş düzlemi dışında; sosyal ve toplumsal evrimin diyalektiği içinde olmasını göremeyen söyleşiler zekayı birden bire patlama olarak görüler. Zekâ olan yerde mutlaka sosyo toplumsa evrim yanyana ve bağıntılıdır. Mana anlaması sosyo toplumsa oluşun zeka tetiklemesi olmakla beraber, her bir sosyo toplumsa oluşma da zekayı belirler. Bir diğeriyle at başı olabilir.

  Köleci Sentez (Tevhit) 1 (Bayram Kaya) 18 Şubat 2016 Felsefe 

Yeni inşa, eskinin envanteri üzerine oturup eskinin envanterlerini tepesi üzerine döndürmekle tüm kötülüklerin ana kaynağı olacaktı.

  Mağara Süreçleri 4 (Bayram Kaya) 1 Mart 2016 Felsefe 

Devam eden yazı

  Köleci Sürecin Uyarıcıları (Apilular) 1 (Bayram Kaya) 21 Şubat 2016 Felsefe 

Köleci sistem giderek tahammül edilmez oluyordu. Sistemin öncesi bilinmiyordu. Bu nedenle mevcut sistemin alternatifi düşünülmeden, sistemin böyle olurluğu zorunlu olurla algılanıyordu.Sistemin içinde kalıp, sistemin imanı doğrultusunda sistemin vicdanı oluşacaktı.

  Manaca Sahiplik 5 (Bayram Kaya) 24 Şubat 2016 Felsefe 

Erken dönem zorunlu bir başlangıç için tevhidi, ortaklık üzerine inşa etmişti. Ortaklaşan sistemin şimdiki geldiği yerle ortaklık, şiddetle tevhidin düşmanı olmuştu.

  Köleci Sentez (Tevhit) 2 (Bayram Kaya) 19 Şubat 2016 Felsefe 

Köleci ittifak öncesindeki; ön ittifaklı ve totem dönemli insanların totem ve ilahlar üzerinde tek, çift olma; ya da birinin verdiği kararı, diğer birinin beğenmez olması gibi böylesi bir kaygıları hiç olmadı.

  Köleci Sürecin Uyarıcıları 2 (Bayram Kaya) 24 Şubat 2016 Felsefe 

Köleci sistem kendisinden kaynaklı; kendisinin iman takdirli kararlarından yansımakla baş etmesi gereken ağır sorunları vardı

  Magara Süreçleri 3 (Bayram Kaya) 1 Mart 2016 Felsefe 

devam eden yazı

  Mağara Süreçleri 2 (Bayram Kaya) 27 Şubat 2016 Felsefe 

Devam eden yazı.

  Felsefenin Doğuşu 9 (Bayram Kaya) 1 Mayıs 2016 Felsefe 

Devam eden yazı.

  Felsefenin Doğuşu 2 (Bayram Kaya) 19 Mart 2016 Felsefe 

Devam eden yazı.

  Felsefenin Doğuşu 3 (Bayram Kaya) 4 Nisan 2016 Felsefe 

Devam eden yazı.

  Köleci Meşruiyeti (Köleci Meşruiyet Olan) 1 (Bayram Kaya) 2 Mart 2016 Felsefe 

Meşruiyetlik nasıl yola çıkmıştı? Ve ne şekil alışla sürmekteydi?

  Örtünme 1 (Kadınlar Günü) (Bayram Kaya) 8 Mart 2016 Felsefe 

Sözlerimizin anlamını düşünmemek yine kendi başımızın belası olmaktadır. Sözlerimiz bizi tarih bilmez, bilgi bilmez oluşla ele veriştir. Siz kendinizi ne kadar heyheylerseniz heyheyleyin bu böyledir. Bundan kurtulamazsınız.

  Sunu Kültünü Oluşma (Bayram Kaya) 27 Nisan 2016 Felsefe 

Bilgiyi sevmek, bilgiye uzanmaktı. Şimdien geçmişe; geçmişten günümüze doğru uzanıp kavramak; bilgiye ileri geri öznel zaman geçişleri yaptırmaktı.

  Karar Verme ve Düzenlilik (Seçme Ayıklama) 1 (Bayram Kaya) 10 Mart 2016 Felsefe 

Seçme ayıklama konusunu biraz daha ayrıntılı ve biraz daha teknik oluşuyla yeniden ele almayı önceledim.

  Felsefenin Doğuşu 1 (Bayram Kaya) 19 Mart 2016 Felsefe 

Düşüncedeki çok köklülük totemiler arası karşıt düşüncelerle olan sentezlerin ortaya konması ile ancak farkına varılmıştı. Her bir totemdi yapının kendi alan dağılımı içinde, kendi kendisine fren etkili bir karşıtlığı olsa da, her bir totemdi yapı kendi içinde tek salınımlı düşünceydi. Bu nedenle totemi bir alan içi, tam anlamıyla felsefe değildi. O aşamasıyla girişmeyen, temas etmeyen totemdi mana düşüncesi, çok köklülüğü ele vermiyordu. Oysa ön ittifakların içi, her biri farklı yol yöntem ürünü olucu birçok totem mesleklerinden oluşmaya başlamıştı. Bu nedenle ön ittifakların, her biri bir farklı düşünce ve duyguların belirmesi oldular. Bu farklılıklar totem temsilcilik olmakla, totem temsilciliklerin bir arada kavranışı ilahlardı. Ön ittifaklı yapıların içi her biri ayrı bir totemi mana anlayışı içinde olmakla çoklu (pluraldi-politeisti-ilahtı) yapıydılar. Politeisti bir çoğul yapı içindeki girişmeler; her bir grubun, grup aitliği olan totemdi dediğimiz girişicilerden oluşan ağ örgüsüydüler. Ön ittifaklar, çok köklü girişmeler yapması nedeniyle çoklu girişenle yapıydılar. Çok yapılı temsilciliğin mana inşa karşılığı ilahtı yapı olmalarıydı. Ön ittifakın içinde yasa koyucu olanlar; ilahlar koalisyonuydu. İlahi düzen denen vurgular içindeki ön ittifaklar, çok köklü düşüncenin (felsefenin), ana girişme kaynağı oldular. Kısaca totemdi düşünce; herhangi bir totem grubun, kendi kendisini yalıtılması içinde olması ile totem gruplar; tek köklü ve tek yönlü düşüncenin disiplin kaynağıydılar. Totem gruplar arasındaki girişmeleriyle, totem gruplar, kendi üzerlerine kendi etkileri olan salt izole yaşamlı düşünce olmaktan çıkmıştılar. Bu ön ittifaklı girişmenin başarısıydı. Böylece yeni olan inşa; totem düşüncelerin ön ittifak içinde hep bir arada, hep birlikte girişme içinde kavranmalarıydı. İlahtı düşünce; totemdi gruplar arası düşüncelerin bir arada, çok köklü, politeisti düşünceler olduklarını bize belirtir. Politeist mesajıyla, ilah; zorunluluğun senteziyle politeistiydi. İlahlar; bileşen sosyo toplumsa yapılardaki sentezin ortak kararlarını almada, iradesi olan yöneticiler olmadaki tarihi bildirişmeyi yapmanın da kod adıdırlar. 02.03.2016

  Felsefenin Doğuşu 6 (Bayram Kaya) 18 Nisan 2016 Felsefe 

Devam eden yazı.

  Felsefenin Doğuşu 4 (Bayram Kaya) 7 Nisan 2016 Felsefe 

Devam eden yazı,

  Ön İttifakı Mananın Köleci Mana İlişkisiyle Kırılması 1 (Bayram Kaya) 15 Nisan 2016 Felsefe 

Bugünkü inşanın temeli, tarihsel oluşla adım adım dünde inşa olmaya başlayan süreçlerin; seçme ayıklamaları yapılan bir devamlılıkla yansımasıdır.

  Ön İttifakı Mananın Köleci Mana İlişkisiyle Kırılması 2 (Bayram Kaya) 17 Nisan 2016 Felsefe 

Devam eden yazı.

  Ön İttifakı Mananın Köleci Mana İlişkisiyle Kırılması 6 (Bayram Kaya) 29 Nisan 2016 Felsefe 

Devam eden yazı.

  Felsefenin Doğuşu 8 (Bayram Kaya) 25 Nisan 2016 Felsefe 

Devam eden yazı.

  Ön İttifakı Mananın Köleci Mana İlişkisiyle Kırılması 3 (Bayram Kaya) 19 Nisan 2016 Felsefe 

Devam eden yazı.

  Felsefenin Doğuşu 5 (Bayram Kaya) 16 Nisan 2016 Felsefe 

Devam eden yazı.

  Felsefenin Doğuşu 7 (Bayram Kaya) 20 Nisan 2016 Felsefe 

Devam eden yazı.

  Felsefenin Doğuşu 10 (Bayram Kaya) 2 Mayıs 2016 Felsefe 

Devam eden yazı.

  Hafıza Mantık 3 (Bayram Kaya) 12 Mayıs 2016 Felsefe 

İklimi süreç bir organizmadır. İnsan bir organizmadır. Sosyal hayat toplum bir organizmadır. Korunumlu bir yasayı (bencil oluşu), kendi davranışı içindeki mantıkla hafıza edip çevreyle alış (in) veriş (aut) yapmanın diyalektikti ligidir.

  Hafıza Mantık 6 (Bayram Kaya) 19 Mayıs 2016 Felsefe 

Devam eden yazı dizisi.

  Hafıza Mantık 4 (Bayram Kaya) 15 Mayıs 2016 Felsefe 

Sistem içinde olup ta sistem dışında olmayan şeyler de var mıydı?

  Hafıza Mantık 2 (Bayram Kaya) 12 Mayıs 2016 Felsefe 

Devam eden yazı.

  Hafıza Mantık 1 (Bayram Kaya) 10 Mayıs 2016 Felsefe 

Mantık doğada vardı ve doğal sistemlerin entegresiyle bir işleyiş mantığıydı. İnsan bu yansımayı fark edip, buna uygun anlamaların soyutlama bilinci yapmakla mantıklı olmaktaydı.

  Hafıza Mantık 5 (Bayram Kaya) 17 Mayıs 2016 Felsefe 

Devam eden yazı.

  Mamon'du Belirme 1 (Bayram Kaya) 20 Mayıs 2016 Estetik 

Bilginin izini sürmek; insan oluşun, uygarlığın ve bugünü anlamanın izini sürüştür. Mamon olmuş bitmiş değildir. Kendi zaman zemin düzlemli kesikliliği içinde birbirine göre zıt temsilcilik olmakla beraber birbiri olan şeydir. Köleci mülkiyetçi sistem ürünü olmakla zahiri görüntülü mana imleçli bir meşrulşama ve baskı unsurudur. Mamon tarihsel bir mülk edinmedeki manadı belirişin devam edegelen sürelliğidir.

  Köleci Sistemin Uyarıcıları 2 (Bayram Kaya) 8 Haziran 2016 Felsefe 

Beklentileri oluşan bu yönle de, bir tarih yazıldı. Vaftizci Yahya gibi vaftizciler, köleci yapı içinde hırıstıyanlık gibi kurtuluşçu dinler, boy boy ortaya çıktı.

  İlah ve Mamon Totem miydi? (Bayram Kaya) 31 Mayıs 2016 Felsefe 

İlah totem olmadığı gibi Mamon da ilah ve totem değildi. Samiri’nin, Samiri’ye zenginlik ve güç veren boğası ya da sarı ineği de, totem değildi. Boğa, İsrailli millet oluşun Rabbi gerisinde kalan bir Puttu.

  Mamon'du Belirme 3 (Bayram Kaya) 22 Mayıs 2016 Felsefe 

Ön ittifaklar mirasını aldıkları totem dönemi setezci kültürle yadsımışlardı. Köeci dnemde mirasını aldığı ön ittifakı dönemi özel mülkiyetçi inşa oluşun kaide ve kuralları içindeki yadsımalarla aşmıştı ki bu yadsıyanın yadsınmasıydı

  Mamon'du Belirme 6 (Bayram Kaya) 26 Mayıs 2016 Felsefe 

Ön ittifakı zeminde fay hattı kırılması yapan köleci sistemin kendisi çok kırıklı bir yapıydı. Bu kırıklı yapı görece pek çok eşitsizlik adaletsizlik doğurmuştu. Çelişki ve mücadeleler tarihi olan sınıflı sosyo toplumsa yapı burada firar etti. Üreten ilişkilerdi yapı içine Mamon'du bir sınıf çelişkisi inşa olmaya başlamıştı. Oligarşi ortaya çıkmıştı.

  Mamon'du Belirme 9 (Bayram Kaya) 30 Mayıs 2016 Felsefe 

Başta kimse Mamon’un yanında eşit değildi. Bu nedenle keyfi takdir yapıyordu. Ama şimdi, araya giren onca zaman sonrasında herkes Mamon karşısında eşitti! Mamon öyle söylüyordu.

  Mamon'du Belirme 2 (Bayram Kaya) 21 Mayıs 2016 Felsefe 

Her biçim bir özle, her öz (mana da) bir biçimlenme oluşla beraberdi. Bu bağıntı kopmaz bir yasal oluştu. Bu nedenle totem dönemle ön ittifakı sistemin özü, köleci sistemin özünden ve biçimlenmesinden çok farklıydı. Ortaklaşa olana karşın ortaklaşmayan özdü. İlahi biçimli görünüşe karşı köleci sistem mal sahipliği mülk sahipliği oluşlu sınıfsal yapının ezen ezilen biçimli Mamon'du görünüştü.

  Ön İttfakı Manayı Köleci Mana İle Kıyaslama 1 (Bayram Kaya) 2 Haziran 2016 Felsefe 

Aştan, Lahar anlatımında Lahar çoban grup temsilcisi olmakla totem meslekli olunuşla totem dönem içinde grubu için yaptığı çobanlığı, şimdi ön ittifak içinde ön ittifakın ortak "ilahı" adına yapmaktadır. Bunun gibi Aştan da tarımcı ya da çiftçi veya bitki meyve yetiştirir olmasını şimdi ittifakın ortak "ilah" için yapmaktadır.

  Mamon'du Belirme 5 (Bayram Kaya) 25 Mayıs 2016 Felsefe 

Sistem totem meslekli üreten ilişkiler üzerine kuruluydu. Farklı totem meslekli ürünler karşılıklı takas ediliyordu. Ve sistem bir grubun; karşı grup için de kendi totem mesleği ürününden olan nesneleri de üretmeleri üzerine ant içen bir imanla inşa olmuştu. Sistem dışı anlayışla inşa olan Mamon, üreten ilişkiler üzerine katılmakla, imar eden bir anlama da değildi. Pekiyi de sistem dışı olan Mamon, sisteme nasıl dahil olacaktı? Hiç kuşkusuz mülkün sahibi olmakla güce kudrete sahibi olup mülkün hakkı olur müdahalelerde bulunacaktı. Çünkü üreten ilişki bağıntılı mülk, güçtü. Güç baştan beri insanoğlunun boyun eğdiği bir baskı ve basınçtı.

  Köleci Sistemin Uyarıcıları 3 (Bayram Kaya) 9 Haziran 2016 Felsefe 

Bu kabil zorunlulukla doğuma hazır koşullar içindeki bilinçli yapılar, kendi içlerinde birini; ilgilisi olduğu kadarla oluşan bu türden bilinçle olur durumundan ödev çıkartmakla görevlendirirler. Ödev edinilen zorunlu süreci oluşan etki de ortalama olur fikir içinde, birlikte oluşuyorlardı.

  Kölesci Sistemin Ahlakçı ve Uyarıcları 1 (Bayram Kaya) 6 Haziran 2016 Felsefe 

Tüzelin olan güç te dıştaki kişisel bencillikti eğilimlerin sentezinden ortaya çıkan sosyo toplumsa bilinçti. Tüzelindi güç (bilinç) ortaklaşan bencillik olmak zorundaydı. Ortaklaşan bencillik te kişisi bencillik olmak zorundaydı. Bencillik (bilinç bilen ben) bu nedenle tüze ve tüzelin olmuştu. Tüzelin olan da bu nedenle önce ortaklaşan bencillikti, sonra da kişi sel bencillikti

  Mamon'du Belirme 10 (Bayram Kaya) 1 Haziran 2016 Felsefe 

Ön ittifaklar içinde gruplar arası bağıntı nedenle patent ve meslek temsilciliği olan boğa simgeli Bel ya da Baal köleci dönem başlarında boğayı seçilmiş kişiye vermekle takdir eden efendi demektir. Değilse boğayı ilah saymak değildir.

  Mamon'du Belirme 4 (Bayram Kaya) 24 Mayıs 2016 Felsefe 

Mülkiyetçi ilişki El olan mana gücünün oluşmasıyla yola çıktı. El sahiplik vurgusuydu. Üretim gücü olan ve üretilen şeylerin sahibiydi. El'di. Al'dı, İl'di. Öyleki süreç boyunca tüm mülkiyetçi mana oluşmalı isimlerin başına vr sonuna kendi adını ekleyip tüm çağlara damgasını vuruyordu. El'oh'tu (mülk sahibi güç. El'oha'ydı (dişi). El-Ohim'di (eril) Veya son eklerde Manu_El; İsma_İl,Cebra_İl gibi işaret taşıyıcı anlam olmuştu. Abdullah, İbadullah, Nurullah gibi.

  Ön İttifaklı Manayı Köleci Mana İle Kıyaslama 4 (Bayram Kaya) 5 Haziran 2016 Felsefe 

Dumuzi'nin totem kız kardeşi Geştinna'dır. İnanna'nın totem erkek kardeşi Enkidum'dur. Dumuzi, İnanna'nın; Enkidum da Geştinna'nın ilah kardeşidir. Yeni yasayla ilah kardeşler temas edebilir

  Ön İttifaklı Manayı Köleci Mana İle Kıyaslama 3 (Bayram Kaya) 4 Haziran 2016 Felsefe 

İlahi yasa, totem meslekli girişmeler nedenel; totem alanın ve totem grubun dışında; totemden ve totem bilinçten bağımsız oluşla gerçekleşen bir boşluk devinmesidir. Bu boşluk devinmesi totem meslekleri irişmesine göre etkiyen alan gücüdür. İlah, ilahi alana göre oluşan totem temsilcilikler olmakla; totem temsilciler ilahi alana göre takdirce söylem ve kararlarda bulunanlardı. İlahı alan, totem grup temsilcisi ilahlarla doldurulacaktı. Bu bağlamda ilahi yasa olan alanla, ilahları karıitırmamak gerekir. Yapılan tüm hata ilahi yasayı ilah saymaktı.

  Mamon'du Belirme 7 (Bayram Kaya) 28 Mayıs 2016 Felsefe 

Devam eden yazı.

  Ön İttfakı Manayı Köleci Mana İle Kıyaslama 2 (Bayram Kaya) 3 Haziran 2016 Felsefe 

Fakat çevrenin sürekli değişme yapmasıyla canlıların çevreye akıllıca uyum yapma süreçleri, tam bir uyumsuzluk oluşla başarısızlık olur. Hayata tutunma mekanizması hayata tutunamama mekanizması olmakla bir fiyaskoya dönüşür. Türler yok olur. İşte bu kuralın öznel dünyadaki karşılığı da travmadır.

  Yaygın Mana Gücü 2 (Bayram Kaya) 13 Ağustos 2016 Felsefe 

Ve görece ilişkiler, görece yansıma bağıntılı çekimleniştirler. Özel bağıntı içinde olan bütün de, bağca ya da yansıma olmakla görece parçalardan oluştuğu gibi; parçalar da, bütünden karekter yansıtmayla oluşurlar. Parçalar bütünden olmakla, bütüne yer zaman bağıntılı uygunluğu da yansıtırlar.

  Köleci Sistemin Uyarıcıları 4 (Bayram Kaya) 10 Haziran 2016 Felsefe 

Yaratma kavramı; her bir yeni durumla söylenirdi. Öncesi ortam içinde olmayıp ta sosyo toplumsa evrimli yeni ortam içinde beliren yansıma ve bağıntılar karşısındaki mana hep yaratılma oluşla söylenecekti.

  Köleci Sistemin Uyarıcıları 5 (Bayram Kaya) 11 Haziran 2016 Felsefe 

Kaderli olmak, bir nasip işi; bir şans işi talihti. Talih ya sizden yanaydı ya değildi. Bu yeni şans herkese göre olur eski ilahın yeni olan Mamon versiyonuyla El ve El Baal oluşla Mamon olmasıydı. Herkesin kaderi (talihi) kişinin kendi Mamon'uydu. Mamon kişinin kaderinin talihinin yaratıcısı olmakla, felekti. Felek olan bir güçtü. Kader olan felek, çarkı felek olmakla döne döne kaderleri belirliyordu.

  Erken Dönem Eşitliği 1 (Bayram Kaya) 4 Temmuz 2016 Felsefe 

Ön ittifaklı dönemin ve totem dönemin çaput bağlanan dilek ağaçları yoktu. Bu nedenle dilek ağacına bez parçası bağlamakla; şans, kader, kısmet dilenen; işsizine iş, aşsızına aş dileyen; evde kalmış kadın erkek kısmetsizlerine de şans açtıran totem dönemli dilek seansları yoktu. Nedendi acaba?

  Erken Dönem Eşitliği 2 (Bayram Kaya) 18 Temmuz 2016 Felsefe 

Ön ittifakı servet birikimi, tıpkı sevgili Gazi Mustafa Kemal'in yok olmak üzere olan bir envanteri ulusal servet haline getirmesi gibidir. Ön ittifaklarda grup emeği birikimi var. Ulusal servette emperyalizme karşı korunmalı lider denetimli ulusal emek bilinçli ve ulusal sermaye birikimi vardı.

  Yapının Temelinde Ne Var? 1 (Bayram Kaya) 23 Temmuz 2016 Felsefe 

Erken dönemdeki ortaklaşan ilişki ve kamu sahipliği ilişkisi; köleci sistem içinde, köleci ve özel mülkiyetçi ilişkilerin oluşması karşısında bir dirençtiler. Ve köleci dönem içinde özel mülkiyetçi ilişkilerin yükselen değer olması karşısında erken dönem ortklığı bir zıtlıktı. Erken dönemli ön ittifakın bu zıtlığı nedenle de köleci dönem, erken dönem ilişkileri içindeki ortaklığa, şiddetle karşıydı. Köleci dönem, karşı bir inşayıdı. Yine köleci sistemin, özel mülk sahipliğini oluşturması ve bir diyalektiğe göre cevabını inşa etmesinin nedeni; köleci sistemin kendisinden önceki kamusal sahiplenişli ortaklaşan inşanın, köleci sistem içinde özel mülkiyet ilişkisi olmasıyla yansıtılmasıydı. YANİ KÖLECİ İNŞA ORTAKLAŞAN MEVCUT İNŞAYA KARŞI, ORTAKLAŞMAYAN İNŞAYIDI. Kamusal ortaklığa karşın, hiç mülkü olmayan geniş yığınların oluşturduğu eğilimlerin alan etkisi üzerine; özel mülk sahipliği girişmesini inşa etmekti. İnşanın alan etkisi olan kutuplanı, iki zıt durum girişiyordu. Birisi zaten var olan ön ittifakı ortaklaşmaydı. İkincisi ise şimdi inşasına başlanan, ön ittifaklı ortaklaşmaya karşı olan; özel mülkiyet ilişkisiydi. Özel mülkiyet ilişksi de kendi içinde efendi-köle oluşmalı sınıfsal zıtlık ve kutuplanmayı ortaya koyacaktı. Bu nedenle köleci sistem; erken dönemin ortaklaştıran ilahi aitliğine karşı her bir cevabını; efendi-köle oluşmasının zıt kutuplaşması içine sokmakla köleci süreci imleyip, ortaya koyabilmekteydiler. Bu nedenle köleci iddia ve cevaplardan ön ittifakı inşanın bir kısım ana verilerini ortaya çıkarmak, çok çok olasıdır. Tabii ki köleci sürecin oluşmasında; ön ittifakı değerlerin yol açtığı yeni gelişme ve değişmelerin de rölü çok çok vardır. Ön ittifakı gelişmelerin niceli seyrediş süreci gelişmeyi birçok farklı aşamaları olan nitelik değiştirmelerinin içine de getirdi. Bu nitelik değiştirici farklı yansımalardan biri de köleci özel mülkiyetçi ilişkiydi. Sürecin köleci sisteme doğru geçişen faz kayması sürece egemen olmaya başladı. Köleciliğe kayan niteliksel değişmeyi veren salınımların üzerine egemence kişisel köleci duygular modüle (bindirişme) ediliyordu.

  Erken Dönem Eşitliği 3 (Bayram Kaya) 21 Temmuz 2016 Felsefe 

Bu aşama itibarıyla grup tutumları kişiler hünerli bilme oluşla, kişilerin birkaç totem mesleği olan işi bilmeleri oluşla da süreç kişiler üzerine yansıyacaktı. Köleci sistem temel değer olan eşit eylemseli durumun karşılanma kısmını kişilerin muhtaçlığı kıldı. Kişinin grubun hüneri ve emeği, çalışmasının karşılığı; yok sayıldı.

  Yapının Temelinde Ne Var?2 (Bayram Kaya) 24 Temmuz 2016 Felsefe 

Sağlatan birliklerin ortaya koyduğu işbirliğinin sonucu olan erek (amaç) kişisel doyumla düzleşiyor, deşarj oluyor, yeniden dolmak için kutuplaşıyordu. Sosyal yapı bu temel referansa (ana fikre) atıfla inşa oluyordu.

  Mamon'u Anlama 1 (Bayram Kaya) 29 Temmuz 2016 Felsefe 

Geçmişi, tarih sel olanı anlayıp bilemedikçe; şimdimizi anlamak boş kuruntu (vehim sel) olmaktan öte gidemez. Çağdaş insan kavramı içinde; insanı anlamın özü, kendisi ve sosyo toplumu olmak kaydıyla; kendisini, sosyo toplumunu aşan bir sorumluluktu kavrama olmakla, ortaya konmaktadır. İlahi mana anlayışını ortaya koyan insan; o anlam üzerinde inşacı olan muktedirlikleriyle yeni anlama gelmiştir.

  Yapının Temelinde Ne Var? 3 (Bayram Kaya) 26 Temmuz 2016 Felsefe 

Görecelik bir çelişme türüdür. Söz gelimi saf madde yoktur. Saf dediğimiz oksijen, altın vs. aynı atom yapısına ait; belli enerji düzeyli oluşlarından ötürü, şeyler bu tür atom sal yapılarından dolayı saftırlar.

  Mamon'u Anlama 2 (Bayram Kaya) 29 Temmuz 2016 Felsefe 

Neydi Mamon’un ruhu? Herkesin olanı, bir kısım seçilmiş kulların özel malı mülkü yapı vermenin meşruiyet ligine çevirmekti. Güncel deyişle; herkesin payı olmakla üretim ilişkileri olan toplum sal gücün eseri olan ürünleri ve müştereken kullanılan doğal kaynakları; kapitalizm adına paraya, ranta, çevirmektir.

  Biz Deklarasyonu 3 (Bayram Kaya) 20 Ağustos 2016 Felsefe 

Köleci yapı ile birlikte kült merkezleri panteon olmaktan çıkmıştı. "El beyt" olmakla El'in evi, El'in tapınağıydı. Bel'in evi, hübelin tapınağıydı.

  Yapının Temelinde Ne Var? 4 (Bayram Kaya) 3 Ağustos 2016 Felsefe 

Sosyal öğrenme şimdi ve gelecek olan yönüyle; kural, kaide olan bir düzenlenirdir. Yeni devinmeyi ve geleceği oluşmakla akış yapar. Sosyal öğrenme gelecek olan yönüyle hep kesikli sürekli olup geleceğe uzar. Sosyal öğrenme hem geçmiştir, hem gelecek. Sosyal öğrenme geçmiş ve gelecek yönüyle de ikili bir bağıntıdırlar.

  Yaygın Mana Gücü 1 (Bayram Kaya) 12 Ağustos 2016 Felsefe 

Kendi yalıtımlı ortamı içinde bencil olmakla korunan yasayı kişiler kendi özlerinde tutarlar. Bununla beraber yine bunların (birincil ve ikincil manalar modülesi); değişme, dönüşme mesajı olurlar. Pirimer ve sekonder olan manalar birlikte gidenle, farklı olan olmakla; evrensel sürece katılırlar.

  Biz Deklarasyonu 2 (Bayram Kaya) 19 Ağustos 2016 Felsefe 

Mal mülk iyelikle olan süreç giderek Mamon da denen birincilerin "biz" demeleri içinde istemedikleri kadarı malın mülkün zimmetiyle, himmet etmeleri vardır. İyelikle olan süreç oturmaya başladıkça himmet etme işi zenginlikle, fakirlik arasında gözü açık oluşun ikamesi olacaktı.

  Tarihseli Köle ve İmanı 2 (Bayram Kaya) 14 Ağustos 2016 Felsefe 

Köleci sistem iman sorunu yaşıyordu. Mülkü olmayanlar, yoksulluklar, sefaletler mülkün tasallutu olan imanı yadsıyorlardı. Köleci iman ve köleci tevhit köleci iman üzerinde ittifakı amaçlamakla köleci sistemin getirdiği tevhit ön ittifakın tevhidi gibi değildi.

  Biz Deklarasyonu 1 (Bayram Kaya) 16 Ağustos 2016 Felsefe 

Günümüzde bile bir iyelik dayanışması olan 17-25 Aralık olan sürece “milat oldu” denecekti. Haksızlığa, zulme, Ergenekon, kafes, casusluk, balyoz gibi akıl almaz kumpasların düzmece kanıt ve iftiraları nedeni ile oluşan hukuksuz yükün ağırlığına dayanamayanların ölümünü “milat” yapamayanlar; yani mal mülk sahipliğiyle sözü olanlar ; “Biz 17-25 Aralığı milat aldık” diyecekti. Bu tipik bir “biz” dayanışmasıydı

  Biz Deklarasyonu 4 (Bayram Kaya) 21 Ağustos 2016 Felsefe 

Bir diğer Mamondu iradeli kontrol etme olan merhamet etme, acıma mağfiret adı altında beliren bu mamondu iradenin, himmet, şükretme dua türü kontrol ediciler sistem içinde meşru edilmişlerdi.

  Tarihseli Köle ve İmanı 1 (Bayram Kaya) 12 Ağustos 2016 Felsefe 

Köleci imanın tanıklığı olan eşhedü de; ortaklığa şiddetle karşı olup; eşitsiz rızk dağılımı içinde mülk sahipliğinin, mülksüzler üzerine baskı basıncı olan köleliğe rıza olmasıyla kişilerin mülk sahibi efendiye biat etmeleriydi. Köleci iman efendi köle ilişkisi içinde efendinin yüksek basıncına karşı kölelerin kişisi rızasına dayalıydı.

  Tarihi Köle ve İmanı 3 (Bayram Kaya) 24 Ağustos 2016 Felsefe 

Şeytan grup dediğimiz totem gruplar da ön ittifakı süreç içine girmekle insan aslında olmuşlardı. Ama bir kez olumsuzluklarıyla şeytan olmakla, örnek olmuşlardı. Mamon’un takdirine karşı olan şeytanlar asi, isyankâr olan iblislerdi.

  Alan Etkisi ve İnsan 1 (Bayram Kaya) 28 Ağustos 2016 Felsefe 

Yaptığı işin önünü, sonunu düşünmemek ve " insanoğlu yeryüzünde azgınlık bozgunculuk çıkardı" diye geri bundan şikâyet etmesi; Mamon'un bizatihi ligi olan muktedirliğine sığmamıştı.

  Alan Etkisi ve İnsan 2 (Bayram Kaya) 28 Ağustos 2016 Felsefe 

Oysa Mamon ortaklaşan alanın kararlarına karşı çıkmakla; ortaklaşma içinde sıkı sıkı kapalı olan her türlü duruma açık olmanın kapısını, açmıştı. Mamon her türlü duruma açık olma kapısını açmakla, cini şişede çıkartmıştı.

  Sahiplik İmanı 1 (Bayram Kaya) 29 Ağustos 2016 Tüze Felsefesi (Hukuk) 

Sık sık olmasa da zenginlerden fakir olanlar çıkacağı gibi, fakirlerden de zengin olanlar çıkıyordu. Böylece ilerleyen süreç içinde değişmez olan kader, öngörülemeyen nedenleri içinde takdiri ve kaderleri de değiştirecekti. Ama bu ön görülmez ilikler münferit olmaları nedeniyle asal olan özel mülk sahipliğini ve köleliği hiç değiştirmeyecekti! Buna köleci dinler de dahil.

  Sahiplik İmanı 2 (Bayram Kaya) 31 Ağustos 2016 Felsefe 

Artık hayatın garantisi birine kul-köle olmaktı. Ben falanın kulu kölesiyim demek dokunulmazlıktı. Kul olmak başlı başına hayat hakkı değildi. Ama kişi, grup ve ittifak koruyuculuğundan yoksun olunca yeni koruyuculuğu “köle” olmakta veya kul olmakta; bulacaktı.

  İmanı Sahiplik 4 (Bayram Kaya) 7 Eylül 2016 Felsefe 

Özel mülkiyetin kutsal (dokunulmaz) oluşuna dek vaaz edilen vahi veya ilhamı da saldıranla saldırıya uğrayanlar duyup ta unutmuş ta değildirler. Ya da saldırıya uğrayan, saldırgana o yerin tapusunu gösterememişte onun için saldırıya uğramış ta değildir. Kısacası vahiy ya da ilhamla söyleyiş köleci sistem öncesinin değil, köleci sistemin buluşu ve inşasıdır.

  Sahiplik İmanı 5 (Bayram Kaya) 9 Eylül 2016 Felsefe 

Böylece duygu seli de genel olan enerjiye, duygu seli gibi parçalı oluş üzerinde özel bağıntılı enerji türü oluşuyla akış yaptırır. Akış yapan evrensel enerji yeni bir olgu, olay aşmalardır. Bunlar gibi binlerce madde sel ve mana sal alan dönüşüm etkili çevrimlerle çevrimlerin, o şeyler üzerinde akış yapış inşa aşmalar vardır.

  İmanı Sahiplik 3 (Bayram Kaya) 4 Eylül 2016 Felsefe 

Uzaklaşmanın nedeni insan öznelliğinin sosyo toplumsa sisteme ve başlangıç koşullarına yeni durum ve şartların olanakları dâhilinde oluşmakla sisteme salt öznel müdahaledir.

  Alan Etkisi ve İnsan 1 (Bayram Kaya) 15 Eylül 2016 Felsefe 

Alan; yer, mekân, mevzi olmakla; saha da denen bir çevre olmanın tanımıdır. Çevre; aşağı-yukarı; büyük-küçük; kısa-uzun, az-çok; birbiri olan ve zıttı olmak gibi süredurumlarıyla bir gerilimler alanıdır. Çevre ve alan etkisi birbiri olan, aynı şeydirler. Alanın bir etkisi olgu, olay ve akış ise diğer tür yüzünün yansıması da engel, kesikli, sınırlı sonlu devim etki olmaktı.

  İnşacı Olan Ben (Ruh - Bilinç - Öznellik) 1 (Bayram Kaya) 16 Ekim 2016 Felsefe 

Yalın bencilik kendine göre olanı bilendir. Kendisine dıştan sağlama yapmak için her şeyi emreder. Şimdiki anlayışımıza göre salt sağlama yapmak için bencillik eylemlerinize kötülükleri de emreder. Bencillik tutumu; som ben ile dış dünya arasında olan “ en az dış dünyanın içeri alınma” bağıntısının anlayışıdır

  Alan Etkisi ve Totemi Oluş 8 (Bayram Kaya) 14 Aralık 2016 Felsefe 

Totemi kişi, totemiyle; çınlama yapan düşüncesi arasına koyduğu bu son noktadan itibaren düşüncesini geleceğe doğru çevrimli ve anlamlı kılar.

  Alan Etkisi ve Totemi Oluş 2 (Bayram Kaya) 8 Aralık 2016 Felsefe 

Nasıl totem gruplar kendi içlerinde güçsüz yetişkin kişilerinin bakım, gözetim türü işini de bu amaçlılık içinde kolektif olan totemi mana gücü üzerine aldıysa; totem gruplar bu yetkiyle doğanların da bakım, gözetim gibi üslenmesini de kendi üzerine almıştı.

  Alan Etkisi ve Totemi Oluş 6 (Bayram Kaya) 12 Aralık 2016 Felsefe 

Bu iki tür yoğun alan etkili düşünce ve tasavvurların; kişiler üzerine “anı yansıtmalı geri beslenme ve geri beslenmenin şimdiki tutum üzerine bir alan etkisi” vardır. Bu tür alan etkilerine; “duyuşlu sosyal etki veya atalar etkisi” diyoruz. Totem edilen mana içeriğinde bu da vardı.

  Alan Etkisi ve Totemi Oluş 3 (Bayram Kaya) 9 Aralık 2016 Felsefe 

Totemi mana içinde doğuranların değil; grubun ortak sahipliği olan zekâ ve amaçlılıktı. Yalıtım içindeki totem alan zekânın yanına amacı koymakla her şeyi grubu için yapmıştı. Amaç totem alanın görünmez imgeli, ruhu olmuştu.

  Alan Etkisi ve Totemi Oluş 10 (Bayram Kaya) 16 Aralık 2016 Felsefe 

Kişinin iç düzenli dünyası, dışa benzemekle; dışını hayal edici kurgulamalarda bulunmakla dışta yönelimlerine denk düşen şeyleri bulması da bir lütuf olmayıp, zorunluluktu.

  Alan Etkisi ve Totemi Oluş 4 (Bayram Kaya) 10 Aralık 2016 Felsefe 

Yani anne tek başına kendi sağlama süreçlerini kolaylıkla ortaya koyamıyordu. Kaldı ki doğuran kadın çocuğun sağlaması olacak süreçleri tek başına ortaya koyabilsindi.

  Alan Etkisi ve Totemi Oluş 7 (Bayram Kaya) 13 Aralık 2016 Felsefe 

Totem alan içinde 75 kişi varsa kabaca ve mekanikçe olmakla geri beslenim kaynağı bunların toplamı; alan içinde bağıntı girişmesi yapan tekil kişilerine yansımış olan; her bir kişi düzeyli geri belenme kaynağından büyüktürler.

  Alan Etkisi ve Totemi Oluş 1a (Bayram Kaya) 7 Aralık 2016 Felsefe 

Nasıl vücudumuz gerektiği kadar en az dış dünya ilişkisini vücudumuz içine alıp yalıtmışsa; totemi sosyal alan da gerektiği kadar en az dış dünya alan etkili koşulları totemi alan içinde yalıtmıştır. Böylece totemi alan hem kaostan kaçınmıştır. Hem de bu yalıtılmış özel bağıntılı totem alanlı iç süreci, düzenli çevrimler haline getirmiştir. Totemi alan da tıpkı doğada olup bitenden bir parça yan taşır olmakla; doğa gibi davranmak zorundadır. Bu nedenle “totem alan” da, “doğal alan” içerisinde kopardığı “parça alandan” ötürü totem alan da, “bir alan” etkisine sahiptir.

  Alan Etkisi ve Totemi Oluş 5 (Bayram Kaya) 11 Aralık 2016 Felsefe 

Kutsal kadın, yani şimdiki deyişle kutsal fahişeler gruplar arası ilk temasın bağlacı olmuştular. Cinsel dokunumla oluşan kandaşlık bağı, kutsal kadınlar sayesinde kendi totemi sinde; dıştaki totemilere doğru açılan bir sosyal mana anlaması olmuştu.

  Alan Etkisi ve Totemi Oluş 9 (Bayram Kaya) 15 Aralık 2016 Felsefe 

Totem, bu gizemiyle sosyal alanın çekim merkezindedir. Totemin merkez ağırlığı fetişi bir dokunulmazlıktır. Totemin fetişti bir yansıma ve yansıtma yapması demek; totemden sosyo özneli mananın etkili kaynağını; oluşturmak demekti.

  Alan Etkisi ve Totemi Oluş 12 (Bayram Kaya) 18 Aralık 2016 Felsefe 

Yağan yağmur; bastıran karanlık türünden olan çevrenin her bir alan etkilerini kişi ya da kişiler; doğrudan kendilerine yönelik kasti ya da amaçlı bir yöneltme gibi de düşünürler

  Alan Etkisi ve Totemi Oluş 11 (Bayram Kaya) 17 Aralık 2016 Felsefe 

Bu nedenle kişiler daha çok kendi ihtiyaçları kadarı olan dış dünya ile ilgilenirler. Girdiler ön yargının kaynağıdırlar. Dış dünya bu kısıtlı girdilere göre kişi için bilinir bir izlek olurlar.

  Alan Etkisi ve Totemi Oluş 13 (Bayram Kaya) 19 Aralık 2016 Felsefe 

Genel bağıntı içinde bir şey her şeydir. Maddedir, manadır, harekettir, zamandır, mekândır, hacimdir, boyutlardır vs. olur. Özel bağıntı içinde ise bir şey çok az şeydir. Sınırlıdır, tanımlıdır. Kesikli ve parçalıdır. Genelliğin kısıtlı özel hal ile işlevle belirme şeklidirler.

  Somut Şeyler Soyut Oluyordu 5 (Bayram Kaya) 25 Aralık 2016 Felsefe 

Bu nedenle köleci dönem içindeki iman, totem dönemi aşıp totem dönemi ıslah eden ittifakın imanı olmaktan çoktan çıkmıştı. Daha çok sınıfsal çıkarla yansıma ve yansıtmaları da iman üzerine bindiren sınıfsal zümreler; bu iman çıkarları içindeki köleleri de sosyo toplum çıkarına arkaikti özlem olan ortaklaşmanın kolektif süreçli imgelerine ereksetişin köleci imanıyla yeni bir iman olmanın kulvarına girmiştiler.

  Totem İlah Mamon 1 (Bayram Kaya) 1 Ocak 2017 Felsefe 

Daha iyi sağlık! Daha iyi eğitim! Diyen yutturmaca ve denetimsizliklerdi. Bu söylemler demokrasinin içinin ve demokrasinin altının oyulmasıydı. Parayı ve paranın satın alma gücünü tek ve mutlaktı olan egemen güç yapmaktan başka bir şey değildi.

  Totem İlah Mamon 1 (Bayram Kaya) 1 Ocak 2017 Felsefe 

Sürü gücünden kopan serseri yapıların içinde; ya da sürüden kopan öbek yapıların içinde; kaba olan sürü gücünün yerine anlamlı bir soyut mana gücü ortaya kondu. Totem, öbeğin kendi davranışlarını sürü gücü yerine bu tür bir mana düşüncesi ile öbek alanı içinde, yalıtılmış olmasıydı.

  Somut Şeyler Soyut Oluyordu 4 (Bayram Kaya) 24 Aralık 2016 Felsefe 

Bu gereksinme ilahlar gibi addedilen; ilahlarmış gibi yerine geçen temsilcilerle çözülmeye başlanacaktı. İlah temsilcisi olanlar kült merkezinin gören gözü, işiten kulağı, yapan eli ve yürüyen ayağı olmaları itibarıyla; süreç bu türden çeşitli temsilcilik oluşları ortaya koydu.

  Totem İlah Mamon 2 (Bayram Kaya) 1 Ocak 2017 Felsefe 

Süreç uzun aradan sonra köleci sisteme geçecekti. Totemi iradenin daha gelişkin şekli olan ilahi irade ile totemi irade etkileri özel mülk sahiplerinin eline geçecekti. Grup gücünden ve ittifakı güçten oluşan bu güç; özel mülk sahibinin El, gücü olacaktı.

  Totem İlah Mamon 4 (Bayram Kaya) 2 Ocak 2017 Felsefe 

Tarih boyunca mülk sahipliği bilgiyi ve bilgeliği de elinde tutmuştur. Günümüzde dahi bu böyledir. Bu nedenle geniş yığınlar bilgiden yoksun kılınır. Ama geniş yığınlar fevkalade imanlıdırlar.

  Somut Şeyler Soyut Oluyordu 2 (Bayram Kaya) 24 Aralık 2016 Felsefe 

Yani iman; kült merkezindeki totemdik grupların temsilcisi ilahların bileşmesi olan (tevhitleri olan) kurul kararlı hüküm ve yargılardı. Bu hükümlerin geri beslenme kaynağı her bir kişi için totemi mana etkisiydi.

  Somut Şeyler Soyut Oluyordu 1 (Bayram Kaya) 24 Aralık 2016 Felsefe 

Kült merkezi; yönetilen birçok melezlerden oluşan bir çevredir. Yani kült merkezi yeni yeni bağıntılarsan girişmenin merkezidirler.

  Somut Şeyler Soyut Oluyordu 3 (Bayram Kaya) 24 Aralık 2016 Felsefe 

Kült merkezinin melez çevresi açılıp kapanma yapan, kendi iç salınımlarıyla büyümeye başladı. Büyüyen salınımlarıyla kült merkezinin melezi çevresi zaman mekân uzaklığı oluşla kült merkezinden giderek ıradı.

  Somut Şeyler Soyut Oluyordu 7 (Bayram Kaya) 27 Aralık 2016 Felsefe 

Somluğundan, somut oluşları görünüşünden soymak anlamına gelen soyutlamalar; ilişkin oldukları nesneyi özelliklerden ayırarak düşünülen her hangi bir şeyin niteliğidir, soyutlama. Ansal, öznel bir özelliktir. Soyutlama yetisi gelişmenin en belirgin yanlarından biriydi.

  Somut Şeyler Soyut Oluyordu 6 (Bayram Kaya) 26 Aralık 2016 Felsefe 

Kimi devletlerde bir kişi; içinde insan yani kadın erkek, yaşlı çocuk, canlı cansız taşınırlarıyla; taşınmaz olan her şeyin sahibi olmakla devletliydi. Yani devletli olan; mallı, mülklü kişiydi.

  Somut Şeyler Soyut Oluyordu 8 (Bayram Kaya) 28 Aralık 2016 Felsefe 

Bu kez de mal, mülk sahibi kılınan efendiler; malik olmanın yeni hal tarzı; mevcut olagelene göre az çok soyut gelmişti. Görünüşte somut insan biçimindeydiler. Ama bunlar yönetir olmakla, bunlar da ilah gibi karar alıcıydılar.

  Kurtuluşun Felsefesi (Açkı 2) (Bayram Kaya) 5 Ocak 2017 Felsefe 

İşte Prens Sabahaddin şartları oluşmayan bu âdemi merkeziyetçiliği savunan; âdemi merkeziyetçiliği liberal mülkiyetçi ekonomi bazına ve etnik kültürler bazına indirgemekle; ayakları yerde olmayan bir düşüncenin kotarıcısıydı (taraftarıydı).

  Kurtuluşun Felsefesi (Açkı 1) (Bayram Kaya) 5 Ocak 2017 Felsefe 

Öz yönetimler genel işleyişle merkezin politikalarına bağlı olma çerçevesindeki durumun, kendi teknik teknolojik hassaslığının yönetimi olan hızlı kararların çok özel ve özgün iradesi oluştur. İşte merkezi yönetim, istese de buna karışmaz.

  Özneli İzinli 1 (Bayram Kaya) 26 Mart 2017 Felsefe 

Toplumsal ittifak hızla değişip gelişirken, sosyal özneli mantık çok yavaş ilerliyordu. Ve yavaşlıktan ötürü geriden gelişle yavaş değişip gelişiyordu. Bu nedenle göz önüne alıp çıkarım yaptığı şeyler, ortadan kalkıyordu. Ama çıkarımları elinde kalıyordu.

  İttifakları Seremoni Mantığına Dönüşme 1 (Bayram Kaya) 8 Nisan 2017 Felsefe 

Totemi kişi, kendi totem eşlerinden başka; ittifakı grupların; ittifakı kişilerin de ruhunun dışında olan ama kendi ittifakının da içinde olanlara, saygı duyup; onlara da sorumluluk duyacaktı.

  İrade 1 (Bayram Kaya) 18 Nisan 2017 Felsefe 

Emekleri ve emeğin değiştirme değerini, seçilmiş kişilerin malı mülkü yapan, El anlayışıydı. El sistem dışı (emek dışı iradeydi. Mevcut üreten iradenin nesnel oluşunu gözlerden gizleyip, gözlere ve akla ilüzyon yapıyordu. El sistemi üreten emekler ve üreten emeklerin değişilmesi üzerine işletirken; bunu görmezden gelmiş; kişilerin emeğine ve emek ürünlerine sahip çıkarak, mal mülk benim demiştir.

  Sosyal İlişki Toplumu Hedeflemez 2 (Bayram Kaya) 3 Nisan 2017 Felsefe 

Bu birçok faz farkı sentez; bir alan içinde yalıtılır. Yalıtılanların görece faz farklı girişme veren düzenli çevrimleri oluşur. Bu çevrimler kendi içinde birbirine ağ etkili giriş çıkış bağıntısı olurlar. Çevrim içinde baş ve son aynı yerdir. Yani önce olan sonra sonra olan önce olan gibi davranışlara dönüşür.

  El Bel Baal 2 (Bayram Kaya) 19 Nisan 2017 Felsefe 

Yani El kendi ortak tanımazlığına karşı ortak tanır olan sürecin ikisini bir arada irade etmekle zıtlığın ikisi beraber gidiyordu. Bazen biri önde, bazen diğeri önde olmakla süreç alıyorlardı. El, tek kutuplu olmak yerine, süreç çelişkileri içinde egemen sınıf yararına zıtlıkları kontrol etmeyi öğrendi.

  El Baal Bel 1 (Bayram Kaya) 16 Nisan 2017 Felsefe 

Zengin ve fakir oluşa giden yol İttifak içinde önce fısıltıyla konuşuldu. Fısıltılılar zenginliklerini grup ya da kişiler sahipliği üzerindeki oldubittilerini, ortaya karışık sunum tartışmalarını ortaya koymuştu.

  Sosyal İlişki Toplumu Hedeflemez 1 (Bayram Kaya) 1 Nisan 2017 Felsefe 

İhtiyaçların sağlanması zorunluluğu, kişi bünyesi dışında kişi-kişi ya da kişi kişilerdi sosyal ilişkileri kurmanın yansımasını vermişti. Toplumsal sürece gidecek yol adımının başında sosyal ilişkiler vardır. Hiç bir sosyal ilişki kendisinden haberdar olmadığı toplumsal ilişkiyi amaçlamamıştı.

  El ve Geri Beslenim Yasası 1 (Bayram Kaya) 23 Nisan 2017 Felsefe 

Kişi mülkiyetiyle tekil ve ortak tanımaz olan irade; gelişmenin ileri aşamasında oligarşik yapılanma üzerinde danışmalarıyla (meşveret etmesiyle ister istemez) ortak iradeyi; kişi mülkiyeti üzerinde yönetim oluşuyla, yeniden ortaya koymuştu.

  Totemi Alanın Geri Bağlanım Yasası 1 (Bayram Kaya) 25 Nisan 2017 Felsefe 

Yani kişiler bu bir birimlik alanın etkisini birbirine söyleşirken; herkes duygusunu çeşitli söyleyişin davranışlarıyla niceleyeceklerdir.

  Eşitsiz El'in Adil Olması 3 (Bayram Kaya) 8 Mayıs 2017 Felsefe 

El kendisini; totemi mana düşüncesi içinde ve ilahi mana düşüncesi içindeki ortaklığın üzerine olan bir etki mana anlayışı kıldı. Bu mana anlayışı kişiyi kendisine ve sosyo toplumuna yabancılaştırmaydı.

  Totemi Alanın Geri Bağlanım Yasası 2 (Bayram Kaya) 30 Nisan 2017 Felsefe 

Böylece kimi kişilerce paylaşılmayan stresler de (duyular da) paydaşça bir arada olmanın “etki ile etkileme” yoluyla indirgenip, 4’ü nötr dengesine geleceklerdir.

  El Kavgaları 02 (Bayram Kaya) 2 Haziran 2017 Felsefe 

Put kavramı El’in El ile savaşı olmakla şimdi olana göre, önce olanı. Şimdiki senteze (tevhide) göre, sentez ürünü (tevhit ürünü) olmayanı belirtir. Eskinin yaşam sal, geleneksel ve düşün sel bağlamlı sistem oluşunu sembolize eden anlam ve anlatımdır

  Eşitsiz El'in Adil Olması 5 (Bayram Kaya) 10 Mayıs 2017 Felsefe 

Bu kez de suya, elmaya ihtiyaç duymayan kaya düzleminde evrene bakarsak; evren yine başka türlü olmakla yamulur.

  El Kavgaları 01 (Bayram Kaya) 2 Haziran 2017 Felsefe 

Bunu niye anlattık? El de insanlık tarihinde olup biten gerçekliğin; sosyal elli semboller dilidir. El dili Matematik dili gibi doğaya genel kılınamaz. İnsanın bir semboller dili daha vardır ki o da bilimdir. Doğaya genelleşir. Matematik te bilimin içindedir. El bu haliyle bilimdışıdır. Ancak El sosyal alan içinde gerçeklikle anlatılır.

  Eşitsiz El'in Adil Olması 6 (Bayram Kaya) 11 Mayıs 2017 Felsefe 

Bizler erken dönem sahipliğinin ve meşruiyet liginin üzerine eklediğimiz, üreten skala değerleriyle geliştik. Üreten emek gücüne sahip oluş ilişkisi içinde yolumuzu şaşırıp; kendimize, emek gücümüze ve toplumumuza yabancılaştık.

  Eşitsiz El'in Adil Olması 2 (Bayram Kaya) 8 Mayıs 2017 Felsefe 

Kişi dışında, kişinin özüne doğru enerji sağlaması olan karşılanmalara sahiplik yönelmesi vardı. Bu meşruiyet olandı. Kişiye meşruiyet olanın dışta sağlama yapma işi çok zorluklarla karşılanır. Bu tür karşılamalarını yapmak için insan canını dişine takar. Canını dişine taktığı çabalarını kişiler dışta bir araya gelmenin dayanışmasıyla kişi-kişi bağıntılı sosyal olan, sosyal ilişkilerini ortaya korlar.

  Eşitsiz El'in Adil Olması 1 (Bayram Kaya) 5 Mayıs 2017 Felsefe 

Böylece El adaleti ortaklaşma denkliği içindeki eşitliği bozmuştu. Bozulan eşitsizliğin de sürdürücüsü olmuştu. Yani adalet kolektif eşitliği bozan ve sürdüren olmakla özel mülke temel meşruiyet olmuştu.

  Eşitsiz El'in Adil Olması 7 (Bayram Kaya) 12 Mayıs 2017 Felsefe 

El “mülkün sahibi benim dediği eylemli söylemlerini kime karşı yapıyordu? Buyruklarına uyulan, kime karşı ben sizin El ilahınız değil miyim diyordu? Kuşkusuz ki İlah takdirine karşı ve ilahlara karşı kendi etrafında kümelenenlere ben sizin El olan El ilahınız, El mülkü olanınız; El malik, değil miyim diyordu.

  Ekici ve Çoban Grupların Diretişi 15 (Bayram Kaya) 27 Mayıs 2017 Felsefe 

Üstelik El bu sahiplik olan malik oluş söylemini çevresine, yeryüzü olan âleme ve suna buna da söylemiyordu. Sadece kendi süreçli, kendi ön ittifakının içine söylüyordu. Mülkü olan El; mülkü olmayan El’lere (ilahlara) karşı çıkıp; ilahların sözünün dinlenmez olduğunu söylüyordu.

  Eşitsiz El'in Adil Olması 4 (Bayram Kaya) 9 Mayıs 2017 Felsefe 

Kişilerin, El sahipliği üzerinde mal, mülk sahibi olması; geri bağlanım yasası olan som bencilliğimizin sahiplenmesi üzerinde kişisi bencilliğin karşılanma meşruiyetine çok uygundu. Buradaki çelişki şuydu. Bu sahiplik üzerinde herkes çalışsa, çalışırken kendisini paralasa da mal, mülk ve emek gücünün sahibi değildi.

  Ekici ve Çoban Grupların Diretişi 13 (Bayram Kaya) 25 Mayıs 2017 Felsefe 

O toplu iğne başının içi ne çalkantı ve frekanslar salınımıyla dolu. İşte kendisi ile aynı şey olan enerji parçacık içinde de böyle bir şeydir. Yani parçacık bile homojen değil. Bir El irade konusu bizi nerelere götürdü. O köprüyü siz irade kullanmakla geçmiyordunuz, o koordinatla o köprüden zorunlu olmakla geçiyordunuz. Kızılırmak şartları size, üzerinde geçilmez bir durum olmakla yansıma yapmaktadır.

  Ekici ve Çoban Grupların Diretişi 17 (Bayram Kaya) 29 Mayıs 2017 Felsefe 

Her şey değişiyordu. Yepyeni erdemler ortaya çıkıyordu. Daha önce ortaya konamayan; konması olası olmayan; haset etmeme; fitne çıkarmama; başkasının malında gözü olmama; zina etmeme; iyilikte bulunma; günahtan kaçınma; kâfir olmama gibi onlarca yeni erdem ortaya çıkıyordu.

  Ekici ve Çoban Grupların Diretisi 4 (Bayram Kaya) 16 Mayıs 2017 Felsefe 

Bu nedenle Abraham'a mal mülk köle verip bu tarz El olucu yasal mal mülk sahipliğiyle Awram halkların babası kılınıyordu. Dünyevi ve uhrevi yönetici oluyorlardı. Bu geçişkenlikle Ab ra Ham, Ha mu-ra-ba'nın tersten okunmasıyla uhrevi ve dünyevi yönetirlikle İsrail metinlerine geçen bir kayıttı.

  Ekici ve Çoban Grupların Diretisi 9 (Bayram Kaya) 21 Mayıs 2017 Felsefe 

Üreten ilişkiler içindeki neyden oluşu; çok fazla çığlıma yapmadan çok gerilere götürülür bir geri bağlanım olan yansıma değildir. Öndeki aracı belli bir aralıkla takip etmek; dıştan bir irade oluşla oraya sokulmuş sınırla yasal oluş değildi. Şeylerin kendi girişme bağıntısından ötürü kendisine firen etkisi kesikli sürekli sınırlama olmasıydı.

  Ekici ve Çoban Grupların Diretisi 1 (Bayram Kaya) 13 Mayıs 2017 Felsefe 

Süreç El ittifaklı egemence devlet ve imparatorluklar dönemindeki El egemenliğini; yakından uzağa doğru ihraç etti. Böylece El kendi çevresine egemen bir El ihracı malı anlayış olmakla El; emperyal bir hâkimiyet gücüyle ancak herkesçe bilinen El olmaya başlayacaktı.

  El Kavgaları 04 (Bayram Kaya) 5 Haziran 2017 Felsefe 

Kara delikler eski içinde bu etkileri ele verir. İşte bu yeni olanla eskiye geçişmiş olan yansıma eski olan tarafından kırpılması nedeniyle, yeniyi de ele veremez. Yeniyi de ele veremeyen yansımanın kalıntısı eski olan içinde karadelik etkisidir. İçinde karadelik etkileri taşıyan düşünce putları bu haliyle dahi düşünce putlarının geçmişi ve şimdisi hakkında bize bilgi akışı verir. Böyle olmakla mutlak zorunludur. Bunlar işin zorunlu, doğal ve teknik oluşla bilimsel kısmıdırlar.

  Ekici ve Çoban Grupların Diretisi 2 (Bayram Kaya) 14 Mayıs 2017 Felsefe 

El’in kendi öncesinin olgu ve olaylarına ilahi süreç dendiğine göre El’i ilahi süreç ortaya koymuştu. El’e göre de, kendi öncesi kendisi gibi özel mülkiyetçi süreç değildi. Kendisi gibi özel mülkiyetçi olmayan döneme de; El olmayan anlamına; El La-İl La diyordu. El, ilahi mana anlayışını İl La demekle köleci sistemin dışına atıyordu.

  Ekici ve Çoban Grupların Diretisi 7 (Bayram Kaya) 21 Mayıs 2017 Felsefe 

Otsuz yeri sürüye yasaklamak ta çobanın (El’in) bir başka iradesi olur çıkardı! Bu her iki tasarruf üzerinde El ya da çoban iradesi alan eğimine uygun olurdu. Akışa uygun olanları söylemekle El ve çoban kendi iradelerine uygun olanı söylemiş olurlardı.

  Ekici ve Çoban Grupların Diretisi 6 (Bayram Kaya) 18 Mayıs 2017 Felsefe 

Bu çobanın ve El’in adaleti oluyordu. Adalet bir gerçekleşmeydi. Gerçekleşmenin nasıl olacağı da kaderdi. Ne den kaderdi? Girilen yolun kendine özgü yola giren kişinin istek ve bilinci olan iradesinden bağımsız bir var oluşu vardı. El bunu değiştiremiyordu. Onun için El’e göre kaderler vardı.

  Ekici ve Çoban Grupların Diretişi 16 (Bayram Kaya) 28 Mayıs 2017 Felsefe 

El’in de var olan duruma göre farklı bir şey söylüyormuş algısını uyandıran tartıştırması; aslında kitlelerin sert tepkisini kırıp yeni olan duruma kitleleri yavaş yavaş alıştırmaktı. Kurbağayı yavaş yavaş suda ısıtmak gibiydi.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 19 (Bayram Kaya) 14 Ekim 2017 Felsefe 

Mars’a siz gitmiyordunuz. Mars’a siz gitmeyecektiniz. Toplumunuz üzerinde türünüz Mars’a gidecekti. Kolektif olan türsel oluşu da içerir. Oysa kişisel olan kişisel olanı; yalnız kendisini içerir ile ben derdi. Siz kişisi çıkar oluş üzerinde kolektifi yok sayarak; kolektif bağıntılı sinerji ile ürettirip ama bu sinerjiyi yok sayarak (ortaklar tanımayışla) ortaklık eylemli sonuç üzerinde kâr diye ticaret diye kazanç diye ali cengiz oyunları oynuyordunuz.

  Ekici ve Çoban Grupların Diretisi 5 (Bayram Kaya) 17 Mayıs 2017 Felsefe 

Devri sadet (sadet devri-mutluluk çağı) bitmiş; hırs, tamah, kin, gözyaşı, içinde hasedin, fesadın da sürece karıştığı toplumsal tedirginliklerle sarsılan yeniçağlar başlamıştı. İnsanın insana tahakkümü başlamıştı. Tahakküm, adaletli ve adil olmayı söyleyen süreçti. Saltanat ve devletlû olmak başlamıştı.

  El Kavgaları 18 (Bayram Kaya) 19 Haziran 2017 Felsefe 

El kavgaları önce El’in mutlak bay erki (monark) olmasıyla, dıştaki ilahlara karşı rekabeti olan kendi tekil irade sahipliğinin kavgasıydı. İkinci aşamada sentezci El’in, sentez içinde El’ler ile olan sen-ben kavgasında doğan gizli açık çekişmelerdi. El senteziyle takım erki dediğimiz oligarşi doğmuştu. Üçüncü aşamada El’in yeryüzü (âlem) El’i olma istemesiyle cihan imparatoru olmasının kavgasıydı. Her dönem El’in; kendi içinde; kendi ayak takımıyla kavgası; ayak takımının El olma iddiası olan kavgayı da içerir.

  Ekici ve Çoban Grupların Diretisi 3 (Bayram Kaya) 15 Mayıs 2017 Felsefe 

Ab-ra-ham, El (tanrı) sözcüsü apilu anlamına genel bir isimdir. Halkların sahibi olmakla; halkların babası, efendisi (Bael'i). Tıpkı Ham-mu-ra-ba'nın (Hamurabi'nin ra-ba ) rabba- sözcüsü olması gibi.

  Ekici ve Çoban Grupların Diretisi 10 (Bayram Kaya) 22 Mayıs 2017 Felsefe 

Bencilliğiniz, üreten ilişkilerinize doğrudan neden değildirler. Hatta bencil oluş üreten ilişkiler için de bir neden bile değildir. Bencilliğinizin üreten ilişkilere aracı neden olması, bir kod çeviri dilli üzerinde eylem olmakla işe başlar. Eylem sosyo toplumsa güçle üreten ilişki olur. Üreten ilişkide toplumsa güç vardır

  Ekici ve Çoban Grupların Diretişi 18 (Bayram Kaya) 30 Mayıs 2017 Felsefe 

Elbet çobanlar da yağmurda, yaşta; sıcakta-soğukta oluyorlardı. Çoban sık sık oturup dinlenebiliyordu. Çoban kaval çalacak vakit buluyordu. Yine çoban sakin sakin düşünmeye zaman ayırabiliyordu. Oysa kâfir çalışmada arta kalan zamanda kendi koşum hayvanını da kendi doyurmak zorunda.

  Ekici ve Çoban Grupların Diretişi 11 (Bayram Kaya) 23 Mayıs 2017 Felsefe 

Siz herkesi zengin yapacağım dersiniz, de; emekler üzerinde üretim yapmanın emekler üzerinde paylaşmasının herkese göre olduğu gibi zenginlik herkese göre olur bir inşa şekli değildir. O vakit “sen ağa, ben ağa; inekleri kim sağa” kısır döngüsü içinde çıkamamanın bu süreci kutsaması ortaya çıkar.

  Ekici ve Çoban Grupların Diretisi 8 (Bayram Kaya) 20 Mayıs 2017 Felsefe 

Öyleyse irade ve özgür irade neydi? Tabii ki bir yanıyla kuruntuydu. Bir yanıyla inşaydı. Zorunluluğun eş deyişle devamlı olmayan kesikli sürekliliğin ve zıtların birbirine dönüşmesi karşısında özgürlük bir kuruntuydu. Ama ancak ve ancak zorunlu olurla üreten ilişkiler üzerine de bir irade ve özgür oluşun; özgürlüğün ve özgür iradenin kullanımıydı. İşte insanın özgürlüğü düşünmesi buradan sonradır.

  Ekici ve Çoban Grupların Diretişi 14 (Bayram Kaya) 26 Mayıs 2017 Felsefe 

Yönetilenleri sürü gören çobanlar bu çobanlık öngörüleriyle El temsilcileriydiler. Bu dar ve ham olan bağlamları içinde haklıydılar da! Asa, güden gücün dışa uzanmasıyla; sürü üzerinde aracı bir yaptıran sahipliğin beyniydi. Yine salt bu nedenle, çoban El temsilcileri kendi alametifarikaları olarak hep asa ile birlikte, akıllarda canlandırılırdı.

  El Kavgaları 07 (Bayram Kaya) 9 Haziran 2017 Felsefe 

Yeni olan kişisi menfaati olanı kavratıyordu. Değirmenin suyunun nerde gelir olduğunu değildi. Bunu diyemediği için mal-mülk El’in; ümitsiz olmayın El de mal mülk verir demekle değirmenin suyunu tarif ediyordu. Korkmayın ağılda oğlak doğsa ırmakta otu biter diyordu.

  Ekici ve Çoban Grupların Diretişi 12 (Bayram Kaya) 24 Mayıs 2017 Felsefe 

El kendisini sürece korutturur. Üreten ilişkilerin entegresi bir kez toplumsal inşayı ortaya koyunca, ortaya konan bu üreten ilişkisi üzerinde, kişilerde kanat çıkarma düşüncesi kişi konforu oluyorsa; kanat çıkarma şimdilik uçak olmakla zamanı gelince inşanın içine girer.

  El Kavgaları 03 (Bayram Kaya) 4 Haziran 2017 Felsefe 

Çelişki şuydu. Yeni olanı eskiye göre anlıyordunuz. Bu durum yeni olanı, eski bilinene göre tarif eden anlama oluşuyla doğru bir süreç iken; eski olan yeni olanın kontur ve boyutlarıyla bire bir örtüşemez. Kişi yeni olanı eskiye göre, kırpar. Yeni üzerinde, eskiye göre olan kırpmalar nedeniyle yeni olan eski olana göre olur. Ve yeni olan eski olana göre anlaşılmaz da olur

  Kesim Bölgesi 2 (Bayram Kaya) 8 Ağustos 2017 Felsefe 

Kesim yerleri, kendi içindeki eylemleri sıfıra yakın değerlerde durdurmakla birlikte bu yerler tehditten arıtılan güvenli yer olukla ortaya çıkmış, bir boşluk devinim alanıydı. Kesim yerlerinin bu yeni beliren ikinci anlamı da, tapınak işleviydi. Kesim alanı gruplar arası eylemsiz alan olmak yerine, yine aynı güveni vermek kaydıyla önce uzaktan; sonra da yüz yüze temaslarla olmanın eylemlerini başlatan alan olmuştu.

  Tarihi Kulluk Sözleşmesi 3 (Bayram Kaya) 23 Haziran 2017 Felsefe 

Bu nesnel ve yasal yere oturan; buraya oturmakla eski inşa oluşun nesnel alan etkisini doğrudan kazanır. Yani doğan görünümlü şahin olur. Şahin buraya oturmakla üzerine konduğu ağacın alan etkili devinmesini de kazanmak gibi yeni bir devinim görünümü kazanır. Kazandığı bu devinim etkisiyle buraya oturan şey ön ittifaklı nesnel oluşa göre davranmanın iradesini de kullanan bir meşruiyet olur.

  Tarihi Kulluk Sözleşmesi 5 (Bayram Kaya) 26 Haziran 2017 Felsefe 

Kısaca yeryüzü söylemi ancak El muktediri sentezle köleci sahipliğin kendisinden çevresine doğru olan sahipliği genişletmesiyle orta çağa doğru gelmeden yerküre sahipliği söylemine dönüşür. Mal mülk sahipliğinin yeryüzüne doğru yayıldığı imparatorluklar aşamasında oluşmakla yeryüzü ve âlem söylemi ancak ve ancak bu dönemin söylemidir. Bu nedenle o ilk El oluşmalı dönemlerdeki söylemde yeryüzü geçemez. Geçerse de şimdiki yeryüzü (âlem) söylemi anlamına olamaz.

  Tarihi Kulluk Sözleşmesi 7 (Bayram Kaya) 28 Haziran 2017 Felsefe 

Bu nedenle yunan düşünce dünyası olan klasik felsefe Arapçaya çevrilip Arap coğrafyalı tevhit içinde muazzam bir düşünce patlamalarına neden oldu. Karşısına da bir fikir özgürlüğü sanılan, günümüzün ikinci cumhuriyetçileri gibi Gazali yobazlığı dikildi. Gazali bir sürecin zirvesidir. Hasan Sabbah ta öyle.

  Hıl Hıl Fudul (Bayram Kaya) 19 Haziran 2017 Felsefe 

Bıraktım “Bir gün kendinizi Savcı karşısında görürseniz şaşmayın” demeyi Kıl oldum abi “Ankara’dan İstanbul’a yürümeniz Bizim size bir lütfumuzdur” diyordu

  El Kavgaları 16 (Bayram Kaya) 20 Haziran 2017 Felsefe 

İnsan miladi 1789 yılına gelene kadar bir daha insan olamayacaktı. İnsan, El ile birlikte; inşacı ve sentezci olan toplumsa kolektifin gücünü El’e kaptırmıştı. El’e kaptırılanla; insan olma özgürlüğünü de yitirmişti.

  Adalet Mülkün Temelidir 1 (Bayram Kaya) 17 Haziran 2017 Felsefe 

El bize, sahibi olduğu mülkü sayesinde, takdir ve kader kavramlarıyla üzerimize öğrenilmiş çaresizliği enjekte eder. Bununla kalmaz insanın emeğine, insan bilincine yabancılaşması üzerindeki kaybettirme korkusu olan rızk, nasip kavramıyla üzerimize-üzerimize gelir. Yani El sistemi hep bizim kaybetmemiz üzerine sarmalayışı inşa etmekle; adaleti de buna göre inşa eder. Şu halde El’in adaleti bize kaybetme korkularımızı öğrenmemizdir.

  El Kavgaları 17 (Bayram Kaya) 19 Haziran 2017 Felsefe 

Bu El kavgalarının kimi, El’in El’e üstünlüğü olan kavgalardı. Sentezci yapı içinde hangi El’den yana olacaklarını bilememenin; hangi El’i destekleyeceklerini bilememenin sonucu sonrasında olup biten durumlar sanıyorlardı. Böylece çoğu Tüm süreci, El kavgalarıyla açıklıyorlardı.

  El Kavgaları 08 (Bayram Kaya) 10 Haziran 2017 Felsefe 

Ganimetten pay alanlar içinde, senteze giren El’ler de olmakla; ganimetten pay verme işi bu küçük El’lere bir iltimastı da. Yine ganimetten pay yeni köleler karşısında kendi kölelerinin gösterdiği yararlılık olmakla azam olan El’in kendi kölelerine de takdimeydi.

  El Kavgaları 14 (Bayram Kaya) 16 Haziran 2017 Felsefe 

Süreç kendi niş alanlı boşluk devinmelerini ortaya koyuyordu. El bu tür lümpenlere; El adamları, El'in dostları diyordu. Bunlar rahip olmakla; El'in, din adamlarıydı.

  El Kavgaları 05 (Bayram Kaya) 6 Haziran 2017 Felsefe 

Eski içinde yeni olanla örtüşen deyince okurun kafası karışabilir. Aslında çok nettir. Ortak olan üretim ve paylaşım hareketinin zıddı; ortak olmayan üretim ve paylaşımdır. İlahi dönem içinde ortak üretim ve ortak paylaşım var olan süreçtir. Zıddıyla da süreçle örtüşmeyendir. Bu da çok büyük sonuçların doğurup yansıması olmakla, yeni bir girişmenin inşasıdır. İşte bunlar Yeni olan El'den eski olan (ilaha) geçişme yapacak fark düşüncelerin, eski içinde yansıma geçişmeleri olacaktı. El’in ilahla olan kavgası olacaktı.

  El Kavgaları 06 (Bayram Kaya) 9 Haziran 2017 Felsefe 

Özetleyelim. Siz bencil oluşla eylemlisiniz. Eyleminiz de kendi dışınızda çok büyük zorluklarla baş başadır. Siz bencillikle doğadaki sağlama yaptığınız şeylerle; kendi eylemleriniz arasına bu zorluklar nedeniyle; biz olan boşluk devinmesini; sonra da üreten ilişkilerinizi oluşmakla, alan salınımı üzerine inşasınız.

  El Kavgaları 12 (Bayram Kaya) 14 Haziran 2017 Felsefe 

El kendisinin ortaya çıkmasından epey bir sonra; yeryüzü sahibi olması sırasında hatırlamakla; insan demeyi ara sıra anacaktı. İnsanı ön ittifaklı dönemdeki anlama benzerlikle kullanacaktı. Sanki insanın emek gücüne; bu benim diyen kendisi değilmiş gibi insanı nankör oluşla itham edip suçlayıcı olacaktı.

  El Kavgaları 11 (Bayram Kaya) 13 Haziran 2017 Felsefe 

Böylesi bir iddia sahibinin zelilliği sineği de vücuda getiremez olması demekti. Ki bu nedenle bu iddia sahibine de deli denişle gülünüp geçilirdi. Çünkü o günkü kişilerimiz El kavramını da kendisi varlığı ve yokluğuyla biliyordu. Değilse El’i evreni yaratmasıyla bilmiyordular. Kişi, El olanı kendi gibi duygu ve düşüncesiyle; kendisi gibi mal mülk sahibi olup olmamasının gereksinilmişi olmakla görüp tanıyordu

  Tarihi Kulluk Sözleşmesi 14 (Bayram Kaya) 5 Temmuz 2017 Felsefe 

Doğada tüm süreçler tekil oluşla (yalıtımla) yola çıkıp tekil oluyordu. Çoğul oluşla yola çıkıp sentez ile tekil oluyordu. Bunlar birbirini doğuran, birbirine dönüşen; yansıma süreçler kesikli sürekliliği olmakla sürekliliktirler.

  El Kavgaları 09 (Bayram Kaya) 11 Haziran 2017 Felsefe 

Tagut söylemi El söylemidir. El’in kendisi gibi takdir ede olmamasının kavgasıdır. El’in tek takdir içinde olma kavgasının varyant görünümleridir. El’in, Ellerle olan kavga söylemidir. Tagut sözünde El’in, El ile olan kavga söylemi olması kadardan daha fazlası da vardı. Bu fazlalık içinde kulların da kendilerini El gibi görmelerini söylemeleri vardı. Hem cins olmakla kendisine benzeyen El’ler; mal-mülk sahipli irade ve davranış olmakla El, kul olanların kendisine benzemiyordu.

  Adalet Mülkün Temelidir 2 (Bayram Kaya) 17 Haziran 2017 Felsefe 

Suç üreten sistem içinde olduğunuz sürece; siz ne anlamda söylerseniz söyleyin; herkese göre olan bir adalet herkese lazım olacaktır. Herkese göre adaletle olmak, herkesin kafasına göre keyfi adaletle olması değildir. Ortak üretim değeri olmayla fiili çalışma üzerinde, üreten; karşılıklı ortaklaşan emek değeri üzerinde herkese göre olukla paylaşım yapan adaletinin kast edildiği her halde anlaşılmaktadır.

  El Kavgaları 13 (Bayram Kaya) 15 Haziran 2017 Felsefe 

İlk El kendisini ortama ihale ederken olacak olanlar hakkında bir şeyi bilmiyordu. Yineleyen süreçler tersine dönerdi. Bir dalga leğeni içinde olan suda bir merkeze göre oluşturulan dalga; dalga leğenine çarparak geri döner. Yani dalga leğeni içinde git olan su dalgası, dalga leğeni sınırına çarpıp gerisin geri dönen ters dalgayla; gel oluyordu.

  El Kavgaları 15 (Bayram Kaya) 17 Haziran 2017 Felsefe 

Bir totem mesleği içinde olmakla ittifak kararı alan hemcinslerimizin nesli, ancak ilahtı. İlah olmakla kendi aralarında iç cinsel ilişkilerini de yasaklayanlardı ve ittifakın yaratıcısı olanlardı. Tarım devrimini yapanlar da hemcinslerimiz değildi, aksine insanlardı.

  El Baal Bel 10 (Bayram Kaya) 12 Haziran 2017 Felsefe 

Kısaca köleci sürecin ya da daha doğrusu yöneten sürecin; ayak takımı dediği yapıların; azam El olan takdir karşısında isteği olur iradede bulunması; Ayak takımının Azam El ‘e benzer özenti içinde mal, mülk, takdir sahibi olmak istemesi; tagut olmak değildi de; neydi?

  Tarihi Kulluk Sözleşmesi 15 (Bayram Kaya) 6 Temmuz 2017 Felsefe 

Hiç bir özel yaşam kolektiften bağımsız olamamakla sınırsız sorumsuz da olamaz. Köleci inşa; kolektif oluşum gücünü ve ortak üretim bağıntılı entgre bilinçlerin, ortam içinde birden bire çevrim sürecine sokulma bağıntısını görmezden bilmezden gelmektedir. Bu görmezden geldiği şey kişi üzerindeki amortisman olan toplumsa entegredir.

  Tarihi Kulluk Görevi 1 (Bayram Kaya) 21 Haziran 2017 Felsefe 

El manalı sosyal anlayış ta; “El’inizden başkasına kulluk etmeyin. Kulluğunuz, başka El kulluğu gibi olmasın” demekle totemi sosyal süreçlere benzer yansıma içindeydi. El mana anlayışı kendi kendisine yeterli kalmamayı; en fazla olukla yerine getiren düşünce olmakla düşünce fırtınası içine sokuluyordu. İttifakı gelişmişlik süreci kendi kendisine kalmak isteyen ön ittifaka üstün gelerek, ittifakı El süreçli düşünce oluşla öne çıkardı.

  Tarihi Kulluk Sözleşmesi 2 (Bayram Kaya) 23 Haziran 2017 Felsefe 

Bir arabayı ortaya koyan vidayı, somunu yapmak; motor kalıbı dökmek, dişliler üretmek vs. gruba ait otomotiv olan sürecin; uzman sahiplik olukla sürecin parçalı durumu olmasıydı. Uzmanlık olan parçalı işler otomotiv içindedir. Tümü birden sağlık sektörünü verecek olan; dişçi, radyolog, biyolog, ürolog, kardiyolog, dâhiliyesi, kulak burun boğazcısı, kalp cerrahı vs. hepsi gruba ya da sektöre ait genel sağlık içinde parçalı uzmanlık işidirler.

  Alanların Düzenlenmesi İşi 2 (Bayram Kaya) 9 Temmuz 2017 Felsefe 

Artık geçmişin kolektif somutluk bağıntısı, bu gözbağı olan inancı soyut ve alakasız mana ile anlaşılır olacaktı. Artık soluk alıyorsanız dahi, soluk alışınız da nefesleriniz elinde olan El adına olur söylem ve yeminler ile sözünüze başlıyordunuz. Yellenip yellenmemeniz de El sayesindeydi. Başınız ağrıyacaksa, da ağrımayacaksa da hikmeti El’deydi. İş bulup, bulamamak ta El’deydi. El sizin fıtratınızdı. Üretileni ve üreten ilişkiler sürecini, kendi nesnel standartlarının üzerine inşa etmekle El kendisini de bu nesnel standartlar üzerine inşa ediyordu. Öznel mana anlayışı El, kendisini üreten ilişki içine konumlamakla kendi mana anlayışlı sembolizmini standartlar içinde kullanmıştı.

  Tarihi Kulluk Sözleşmesi 4 (Bayram Kaya) 24 Haziran 2017 Felsefe 

İttifak dışında zaten ilah yoktur. İttifak içinde ilahi grup kararı, bu nedenle temsili oluş üzerinde ittifakı karar hem kendi totem grup kararı gibi anlaşılmakla karar yeniden hem çokladır hem tekleşir.

  Tarihi Kulluk Sözleşmesi 6 (Bayram Kaya) 27 Haziran 2017 Felsefe 

Burada bir parantez açayım. Biz Amerika uygarlığının özellikle Afrikalıları köle etmesini bilir ve kınarız. Bu doğrudur. Bunun kadar ortaçağ uygarlığından biri olan, Emevi, Abbasi halifeliği de köleci bir imparatorluk olmakla onlarca köle isyanlarına sahne olmuşturlar.

  Tarihi Kulluk Sözleşmesi 9 (Bayram Kaya) 30 Haziran 2017 Felsefe 

Ama umulup beklenen vaadi kişi salt kendileri üzerine doğacak bir vaat olmasına kalpten inanan kişi de Nemruttu. Çünkü Nemrutlar açıktan “benim olan benim, senin olan senin” derken kalplerinde olan çelişki ile samimi değildiler. Kalplerinde senin olan da benim diyorlardı. Bu nedenle El mana anlayışı hep bağış lütuf, ele, geçirme, istimlak etme, ihale, komisyon, hediye, rüşvet alma rant edinme, kira sağlama gibi ihsanlar üzerine kayraydı. Ama niyet, akıbetle aynı olmayacaktı.

  Alanların Düzenlenmesi İşi 1 (Bayram Kaya) 7 Temmuz 2017 Felsefe 

Önce patsi türü köylü sentezler, ortaya çıktı. Köy tipi sentezler birkaç bay erki yapıların birleşti. Patsi, ensi gibi yapısal hukuksal sahiplik yönetimi ortaya çıktı. Her biri El olmakla, bir tek EL senteziydi. Şehir tipi site yönetimleri de köy tipi oluşumların yine bir başka oligarşi sentezleriydi.

  Tarihi Kulluk Sözleşmesi 10 (Bayram Kaya) 1 Temmuz 2017 Felsefe 

Ön ittifaklı kolektif yapıyı, kişi sahipli sürece çevirmek isteyenler; ağızlarıyla açık açık anonim olanın övgüsünü söylüyordular. Ama bu kişiler içlerinde de sahipliği hep kendi üzerlerine olmanın niyetlerle sahipliği hep kendi kendisine sahiplik olukla anıyordular.

  Tarihi Kulluk Sözleşmesi 12 (Bayram Kaya) 3 Temmuz 2017 Felsefe 

Bu sunu tıpkı kült merkezinde biriken sunu gibi kolektif olan bilince göre bir sunuydu. Aradaki fark şuydu. Burada tekil takdir vardı. Kolektif bilinç ve kolektif akıl bencilik yerine kişisi bencilik vs. vardı. Kayra vardı. Kişilerde kolektif olanda pay bekler gibi olmakla kayra nasip, rızk bekliyorlardı. Sunuları bu gayretle ikili düşünce içinde olmakla yapıyorlardı.

  Tarihi Kulluk Sözleşmesi 11 (Bayram Kaya) 2 Temmuz 2017 Felsefe 

Kişi mülkü olan topraklara dikitler konacaktı. Bu dikitler o mülkü o kişiye veren El mantığının dikitiydi. Yontu konan yer El takdirli iktisaba istinaden bu tür El iktisapla El toprağını koruyuculuktu. Koruyucu tılsım denen bu tarz taş dolmenler özel mülk olan yerlere dikilecekti. Bu dikitler anonim olandan, anonim olmayan sürece geçişteki hafızaları, şimdisi ile geçmişe bağlıyordu da.

  Alanların Düzenlenmesi İşi 3 (Bayram Kaya) 10 Temmuz 2017 Felsefe 

Her El diğerine "onun yaptığı iş iyi değildi" diyordu. Bu nedenle kardeşler bile köleci öğreti içinde olmalarına rağmen, birbirinin şeriatı içinde değildiler. Bunları Yusuf hikâyesi gibi hikâyeler içinde süreç güçlü olana göre överek, yererek Mal sahibi olmanın Malik oluşunu anlatıyordu. Zaman zaman kardeş kavramı dahi değişikliğe uğramakla aynı iman içinde olanlara kardeş deniyordu. Nuh'un oğlu onun ailesinden sayılmıyordu. Çünkü o Nuh'un El şeriatına uymuyordu. Aynı iman içinde değildiler.

  Tarihi Kulluk Sözleşmesi 13 (Bayram Kaya) 4 Temmuz 2017 Felsefe 

Gebelik anonim olanı (ilahi ortaklık olanı), anonim olmayana (ortaklık olmayan-tekil takdir ve tekil sahipliğe) dönüşme olandı. Limited olacak olanı dölleme, gübreleme ve sulama yapmanın gebeliği olan süreçti. Doğum, anonim olmayanla eylem, söylem ve anonim olmayan anlamıyla biçimlendi. El bu öznel anlayışının güdümle; üzerine transfer edilen El toprağını kişi toprağı yapmasının doğumuydu.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 3 (Bayram Kaya) 26 Eylül 2017 Felsefe 

Olay ve olgular özel bağıntılı yasaları kullanıp olay ve olgu haline gelirken; var oluş tümden gelimle yasalarla özel bağıntılı durumlara parçalanacak olan durumları ortaya koyar. Bu nedenle kişi olukla sizde belirirse de siz ölseniz dahi var oluş hayatı türünüz üzerinde, başka başka olay türler ya da oluşumlar üzerinde akıtmakla tilkiye yenmeniz duygusal olurla var oluşun umurunda bile değildir

  Kesim Bölgesi 3 (Bayram Kaya) 9 Ağustos 2017 Felsefe 

Tapınak buluşması dediğimiz seremoni içinde tapınaklar doğurtanı belli olmayan kutsal doğumlara da sahne olacaktı. Gruba ait kimi kadınlar (natidumlar) bu tapınak alanlara gelecekti. Gece Ay doğmadan karşı taraftan gelen doğurtanlarla cinsel temasta bulunacaktılar. Karanlıkta olan bu temas nedeniyle doğurtanın totem aitten olup olmadığı bilinmemekle, doğum kendi totem aitte sinden olmuş gibi değerlendirilecekti. Bu seremoni, sosyal mantık içinde ilanen kardeş olmanın geçiş ritüeliydi

  Köleci Yasalar 4 (Bayram Kaya) 17 Ağustos 2017 Felsefe 

Siz bir olanla, birlikte gideni; yani bir olan ve birlikte giden Nemrut’u da; İbrahim’i de; koşulları içinde olukla kendinizde arayınız. Siz bir olanla, birlikte giden çoğu durumun içinde; İbrahim’i bir yana koyup umutsan oluşla kutsayanı olursanız; Nemrut’u bir yana koyup sövenle döver oluşun lanetçisi olursanız; Yalın beklentiler boş yeredir. Kaçınılmaz oluşla İbrahim’i nemrut yanıyla, Nemrut’u da İbrahim yanıyla kavga ettireceksiniz.

  Kesim Bölgesi 4 (Bayram Kaya) 10 Ağustos 2017 Felsefe 

Ön ittifaklara kadar olan süre içindeki tarih boyunca “kesim alanı, gruplar arası ortak algının oluştuğu imleç alandır”. Bu algıyı gruplar arası yer ve besin kıtlığından ötürü oluşan düşmanlık ve yamyamlık tehdidi oluşturmuştu. Bu tehdidi olan “imleç alanın”, “ortak algıyı” oluşan bir iki konusu şunlardır.

  Köleci Yasalar 6 (Bayram Kaya) 19 Ağustos 2017 Felsefe 

Ayşe’nin dua eylemi biterken, Zeynep’in duası çoktan bitmişti. Ama bu kez de Yasemin’in duası henüz başlamıştır. Ve dahi sırada Gülcanların duasıyla, dua etme süreci bu kesikli tek tek durumların kendi tekrarı olan akışlarıyla sürekliliktirler. Siz kesikli durumunuzla bir an hastasınızdır ya da dua ediyorsunuzdur. Oysa hastaneye gittiğinizde hastalık ve hasta hizmeti sürekli olukla bir akış içinde, devamlılık arz eder. Dua beyhudedir. Çünkü dua ne üretimin ne çalışmanın ne sahipliğin ilişkin nedeni değildir. Ama böyle sandırılır.

  Köleci Yasa 15 (Bayram Kaya) 28 Ağustos 2017 Felsefe 

Bu nedenle köleci sistem bu referans üzerine biat olan kendi geleneklerini, kutsama oluşla sürdürüp gidecekti. Bu alan tam bir "üzüm üzüme baka baka kararır" özdeyişine dönecekti. Eski iman ahitleri kişiler geleneği içinde imanı müktesebat oluşla anılıp; eylemli kılınıp; süre gelmeğe devam ederler.

  Köleci Yasa 19 (Bayram Kaya) 1 Eylül 2017 Felsefe 

Buradaki doğal bir seyrediş olmayan emek güçleri ortaklaşmasının gizlenmesiydi. Temel ve temel harcı olan emek gücü yerine, emek güçleri ortaklaşmasının yerini asla tutmayacak olan; üretim hareketi içinde olmayan “mal sahipliği hakkı” gibi uydurma ve kandırma illüzyonun ortaya konmasıydı

  Köleci Yasalar 9 (Bayram Kaya) 22 Ağustos 2017 Felsefe 

Ama türkücüleri futbolcuları toplum içinden çekin toplumun kulağı bile duymaz. Topluma değer katanlarla; tolumun sömürü çarkına katılama olan süreçleri birbirinden ayırın. Elbet türkücünün şarkı söylemesi bir geçim karşılığı olacaktır. Ama bu toplum normu dışında astronomik rakamlara ulaşan topluma yabancılaşma da asla olmamalıdır. Toplumun inşacı yasası içinde sen bize şarkı söyle, biz senin için geberesiye çalışırız diyen bir ittifakı sözleşme vaki değildir. Üretim değeri olmayan katkıların olmaları değil topluma egemen zenginlikler olmaları yanlıştır. Egemen olmaları bizim bilinçsiz oluşumuzdan başka bir şey değildir.

  Köleci Yasalar 2 (Bayram Kaya) 14 Ağustos 2017 Felsefe 

Kişilerin köle olması ya da El'in köle sahipli muhtariyeti, bununla kalmazdı. Kölelere Her El'in kendi damgası ya da kölelere her El’in işareti (eni-mührü) vurulurdu. Bu işaretler El sahipliği tanınması olan damga ya da işaretlerdi.

  Köleci Yasalar 7 (Bayram Kaya) 20 Ağustos 2017 Felsefe 

El oluşmasını şöyle bir hatırlayalım. Tüm süreçler bizden ve bizim bilincimizden bağımsız olukla nedenli oluşturlar. Kişi ağaçta meyve toplamasının nedenini, kişinin kendi acıkmasını karşılar olması içinde nedenle açıklayabilmektedir. Ama kişi acıkmasını pek pek nedenle açıklayamamaktadır. Bunu çabasına bağlasa da sürecin nasıl olup bittiğini bilememektedir

  Köleci Yasalar 5 (Bayram Kaya) 18 Ağustos 2017 Felsefe 

Durum bu olacağına göre; kolektif üreten güç ancak kolektif sahipliği içinde elde edilenledir. Üretim; karşılığını vermekle üretimi yapan her bir kişi kullanımlı ürün ve yarar olmasının dışında, işiler nezdinde birikme yapmakla; biriken metanın baskı ve basıncı tek tek kişiler üzerine olan meta hareketini yönelten, kişi sahipliği olamazlar. Kolektif üretimin değer yargısı psikolojik

  Köleci Yasalar 8 (Bayram Kaya) 21 Ağustos 2017 Felsefe 

Toplum grup hareketi yerine yetenek ve ilgi alanlarına göre kişileri eğitip o sektör içine katmakla kişiyi nitelikli emek haline getirmektedir. Sektörler totem meslekli grup hareketi gibidirler. Totem mesleği olmak yerine toplumsal üretim gücüne bağlı sektöre mesleklerdir.

  El Kavramı 9 (Bayram Kaya) 13 Eylül 2017 Felsefe 

El nesnel gerçeklik olan algılar üzerinde kendisini eşletmektedir. O nesnel gerçekliğin algısını kendisini çağrışım yaptırmaktadır. Böylece El; soyut, öznel mana algılı ama somut olanla koşullu bir öğrenmedir.

  Köleci Yasa 17 (Bayram Kaya) 30 Ağustos 2017 Felsefe 

El kendisinden önce meşruiyet olan kamu ortaklığını kişi sahipliğine dönüşebilmenin anlam ve anlatımı olan irade oluşla ortaya kondu. İlahi ve ittifakı olan bir yaşam biçiminden; zıttı olan yaşam biçimine geçişin meşruiyet aracı olukla ortaya kondu. Ola gelen içinde, yeri olmayanın yeri oluşmakla oluşan yere; nesnel olmayan sübjektif menfaatle, alan açma anlayışının ifadesidir.

  Köleci Yasa 12 (Bayram Kaya) 25 Ağustos 2017 Felsefe 

Yoksa üretilmiş bir mısırı tüketiciye ulaştırmadan araya on kişilik soğuk zincir halkasının girmesi ne ad altında olursa olsun girişimci, yatırımcı, tüccar, iş bilenin vs. değil, haydutluktur. Asalaklıktır. Kan emiciliktir. Sömürüdür. Kurbanları oluşturmak için bu ağdalı ifadeler; kişi iyelikle olan sistemin El’e göre meşru edilen adaletini sağlamaya çıkan yollar olmaktadırlar. Yine El’in böbürlenerek; “ben size rızk veriyorum. Ben size lütfediyorum. Ben himmeti bol olanım” dediği süredurum da; kişinin kendi çalışması olan kendi EMEĞİ ve EMEK GÜCÜYDÜ. El emeğe bile lütuf, bağış himmet diyecek kadar vaatlerle bilmezlik biati üzerine illüzyon yapmanın, içindeydi.

  Köleci Yasa 9 (Bayram Kaya) 24 Ağustos 2017 Felsefe 

Nasıl sektörler gücü (gruplar emek gücü) bağıntısı olmadan toplumsal güç ve toplumsal bağ enerjisi olmuyorsa; toplumsa iradeli bağıntı gücünü yansıtan oylar olmadan da, oylatma ve seçilim olamaz. Ama frensiz olan kara cahillik, der. Başka kara cahillikte bunu alkışlar. Size de için için yanmak düşer.

  Köleci Yasa 13 (Bayram Kaya) 26 Ağustos 2017 Felsefe 

Ama özel olan mal, mülk sahipliğini, genelin özel mal mülk sahipliğine dönüşür kılmamakla ve özel mal mülk sahipliğini, salt kılıp; özel mal mülk sahipliğini oksijen çadırına almakla, sürekli bir devlet gücünün kaynak korumasıyla, kendisini sürdürülebilir yapmış olması; sömürüydü ve doğru değildi.

  Köleci Yasa 14 (Bayram Kaya) 27 Ağustos 2017 Felsefe 

Siyasetçilere bu haksızlıkları sorarsak, aynen lümpen propagandistlerin; “inancın özünde bu yoktur. Bu inancın (ihalenin) içine sonradan sokulmuş olan bir bidattir (fesattır) ” dedikleri gibi demezler mi? Bilmesinler ilik oyunu oynadıkları gibi siyasetçiler de aynı kripto transkripsiyon taktikleriyle; “ böyle bir kayırma; böyle bir şey olmaz” demezler mi? “Bak anayasamız ne diyor; her kes yasalar karşında hür ve eşittir” demezler mi? Bu süreç aynı plânın gelişen düzlem içinde her düzlemle uygulanışıydı.

  Köleci Yasa 16 (Bayram Kaya) 29 Ağustos 2017 Felsefe 

Din denilen bu El’ler biati olan sentezin her biri aslında oligarşi yapılı bu din içinde farklı mantığın ve düşünce tarzının da bakış açısıydı. Bu her biri başka başak El'e biatle salınım veren anlayışından fışkıran her biri farklı olan bakış açısı; geleceğin din yorum farkı ve mezhepleriydi.

  El'in Kişisel Eşmesi 1 (Bayram Kaya) 11 Ağustos 2017 Felsefe 

Radyolu bir yapının içine doğanlar yapının, baştan beri mi böyleydi; yoksa sonradan mı böyle oldu türü anlamalarını pek pek analiz etmezler. Radyoyu merek edenler de radyoyu nedeni ile anlar olmaktan çok içinde ya küçük adamlar vardır demekle bilme isteğini karşılayıp kararlı duruma geçecektir. Ya da radyonun içinde şeytan konuşuyordur diyerek aynı kararlı sonucu elde edecektir.

  Köleci Yasalar 1 (Bayram Kaya) 13 Ağustos 2017 Felsefe 

Filtre edilen tevhit te; isteyerek ya da istemeyerek yapılan kendi katılımları sonrasında biat edenlerin merkezi oligarşi sahipliğindeki tevhidi El'in süzgecinde geçiyordu. Tevhide aykırı bay erki durumlar oligarşi sözleşmesi içinde değil, halkın belleği içinde kalıyordu. Yeni tevhit imanı filtre üzerinde geçen müşterekler üzerinde ahitti. Ama müşterekler zorunlu olurla melez imanlı düşüncelerle doğuyordu.

  Kesim Bölgesi 1 (Bayram Kaya) 6 Ağustos 2017 Felsefe 

İşte bu kesim yerleri sürecinde el vermesiyle yani totem meslekli grupların totem meslekli bol ürün almalarının zorunlu temasları nedeniyle bu yerler bu zorunlulukla tapınak alanlar oluşuyla işlev eşecekti. Grup kişilerinden arındırılmış bu yerler grupların temas ettiği; grupların birbiri eşiğine geldiği güvenli buluşma yerlerine dönüşecekti. İlk tapınak ve kült yerleri ilk temasın izlerini taşır.

  El'in Kişisel Eşmesi 2 (Bayram Kaya) 12 Ağustos 2017 Felsefe 

El mana anlayışı, ön ittifaka göre ön ittifaktan kopup ayrılmakla parça olan düşüncedir. Ama El mana anlayışı uygulamaya konacak olan kendi El süreçlerine göre de bütün olmanın kendisidir. Uygulaması içinde her biri ayrı ayrı olan El süreci de bütün olan El mana anlayışına göre, parça ve çoklu olan El süreci olmak demektir. El mana anlayışlı düşünce; ön ittifaktan kopmakla; kendisi de kendisi gibi parça düşünce şekline dönüşecekti. Böylece El mana anlayışı da tam bir kişi anlayışlı mana içerikli düşünceye dönüşecekti. Yani şimdiki deyimle kişi ilahı ya da kişi tanrısı; kişi rabbi olacaktı.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 10 (Bayram Kaya) 3 Ekim 2017 Felsefe 

Her bir grup, karşı grup için ürettiği emek üretim güçlerini kült merkezi depolarına bırakıyorlardı. Süreç ayni üretim olukla (MALA karşı MAL karşılığında üretim olukla) eyleme döküldü. Eyleme dökülen bu tutum ve görülen; akıl edilen; yararlanılan bağıntı olmakla grupların birbirine karşı sorumluluk yüküm eşmesi olmakla sözleşme edilen ahitti. Bu emek gücünü sunanlar da gruplardı (sektörlerdi).

  Köleci Yasa 20 (Bayram Kaya) 3 Eylül 2017 Felsefe 

Kunduracıda kendi tüketeceği kunduradan fazlasını üretmekle, emeğinden fazla olan zamanda emek gücünü buğday üretenler için çalışıyordu. İşte El'in oynadığı illüzyonlu oyun, kolektif bilinçle bilinen bu tarihi nesnel ve somut gerçekliklerin üzerineydi. Yani emeğe değil, emek gücü üzerineydi.

  Köleci Yasalar 3 (Bayram Kaya) 15 Ağustos 2017 Felsefe 

Yani inşanın merkezinde üreten grupların çalışması bağıntısı vardı. Bu yine “çalışma emek olukla korundu. Ama görmezden gelindi. Bu görmezden gelinen yerine kişinin mal mülk sahipliği kondu. Mal mülk sahibi oluş gelişen süreç içinde gidilmesi gereken yol süreçlerinden biriydi. Doğruydu. Ama mal, mülk sahipliğini üreten emek gibi bir illüzyona tabi kılınması da sürecin yamultulmasıydı.

  Köleci Yasa 18 (Bayram Kaya) 31 Ağustos 2017 Felsefe 

Kolektif bağ sinerjili bağıntı içinde çekilen emek gücüyle siz eskiteceğinizden fazla kundura üretir oluyorsunuz ama fazla kundura karnınızı doyurmuyordu. Yine kolektif oluşun içinde çekilen emek gücünüzle doyacağınızdan fazla buğday üretiyordunuz ama bu fazla buğday sırtınıza kumaş; ayağınıza çarık olmuyordu.

  El Kavramı 7 (Bayram Kaya) 11 Eylül 2017 Felsefe 

“Topluluklar” hırsız yağmacı olabilirler. Ama toplum hırsız, yağmacı, kapkaççı; olamaz. Çünkü bunlar topluluk, toplum değil. Bunlar da birer meslek değil. Toplum üreten meslektir. Siz hırsızlığa büyücülüğe komisyonculuğa, rantçılığa, kiracılığa meslek derseniz bunun sonucu, sömürülen ülkeler kategorisinde olmaktır.

  İşsizliği Gösterip Sömürüye Razı Etmek 1 (Bayram Kaya) 14 Ekim 2017 Felsefe 

Bir zamanlar da El rızk sahiplerini gösterip; sizlerin mülk sahiplerine çalışmanızı hakkaniyet kılmıştı. Bu mütekabiliyet esasını bozmuştu. Mülk sahiplerine çalışma karşılığında alınan ücrette sizin "rızkınızdı". Şimdi de sistem aynı yolda gidiyordu. Özel mal, mülk, işletme ve üretim aracı sahipliğini size işsizlik olukla göstermekle sizi sömürüye razı ediyordu.

  El Kavramı 3 (Bayram Kaya) 6 Eylül 2017 Felsefe 

Yehwe’nin yanında anılmayacak olan put diye geçiştirilip tarihi bilinci körelten mana, kişinin El ilah adlarıydı. Teorik olarak İbrahim’in ilahı; Nemrut’un ilahı; Amon Ra; Aton; İsis; Oziris vs. dir. Yehwe 12 boy (oligarşisini) birleştiriyordu. Yehwe oligarşinin El ilahıydı. Oysa El kişisel mülklü çekirdek yapının inşacısıydı. Yehwe şeriatı kendisine İbrahim’i baba ve öncül kılarak meşru oluyordu. İbrahim üzerinde “arzı mevut” ve “milletlerin babası” olma gibi söylemiler ile Yehwe oligarşini ülküsünü inşa ediyordu

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 8 (Bayram Kaya) 1 Ekim 2017 Felsefe 

Arz-talep, ön talep toplama gibi sülük yapışkanlı illet, üretim hareketinin kimi kişiye göre olan bu kâr mantıklı sömürü anlayışlı bu belirme düzeyi; köleci sistem içinde gelip bu zorunluluğun üzerine ilinekti takılıp kaldı. Kapitalist kölecilik kendisini zorunluluk gibi ve kendisini o işi özü gibi göstermekle kapitalist esaret afyonu ile bu kavramlar kendisini bize gözbağı illüzyonu ettiler.

  El Kavramı 12 (Bayram Kaya) 16 Eylül 2017 Felsefe 

Daha önce, ön ittifakın son dönemi içinde kendisinden bahsedilmiş; kendisi tartışılmış olan El; kolektif olana karşıdır. Kolektif olmayanı söyleyen bir tanımdır. El bu anılma ile belleklerde yer alan kelimedir. Giderek El kavramı içindeki kolektif olmayan durum açıklanacaktı. Böylece El daha belli konturlarına kavuşacaktır.

  El Kavramı 4 (Bayram Kaya) 8 Eylül 2017 Felsefe 

Sizin emeğiniz amorti olmamakla; amorti olmamanın bir kaybına dönüşüyordu. Karşılığı üretilmiş olmakla tüketim olması gereken; kullanım süresi uzun olan emek gücü birikimleri olan mal mülkte bu amortisman ve finansmanlarla amorti edilip sürekli emek gücü ürettiren bir kullanıma dönüşmekle başlangıç bağıntılı sisteme yabancılaşma oluyordu. Amorti olanda amorti eden de yine sizin emek gücünüzdür. Amorti olanlar üreten bir emek gücü gibi amorti ettiği yeni kullanım süreciyle hiçbir emek gücü ortaya koymadan emek güçlerini sömürmeye devam ediyordu.

  El Kavramı 5 (Bayram Kaya) 9 Eylül 2017 Felsefe 

Üreten hareketli yasanın temeli şudur. bir grubun emek gücü karşı grubun farklı kullanımlı emek gücüdür. Bu süreçhem zorunlu hem ittifakı zorunludur. Her bir kişi ya da grup emek gücü her bir kişi ya da grup ihtiyacının karşılanmasıyla tüketime denk olup; yarın yine üretim hareketi içinde olunacağından birikmiş olması bir anlam ifade etmez. Siz, elli somuna bir kundura üretiyorsanız.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 6 (Bayram Kaya) 29 Eylül 2017 Felsefe 

Bir bilgisayar da olan kopyalama tekniği; özne nesnel sürecin ırası olmakla bu ıra elektronik yolda ortaya konan kopyalama ve çoğalmadır. Bilgisayar virüslerinin de bu işi kolaylıkla başardığı bir şey. Bir bilgisayar virüsü nükleik asitlerle kopyalayıp tek yol DNA’dır demez. Siz doğada olup biten süreçlerden ayrı ve farklı bir şey değilsiniz.

  El Kavramı 1 (Bayram Kaya) 4 Eylül 2017 Felsefe 

Her bir bey erki kendi içinde yeni bir sosyo toplumsa kültürler olmakla, El anlayışının kendine özgü farklı düzenlenin seremonilerine sahiptiler. Yani bunlar oligarşi yapı içinde oligarşiye göre; eş deyişle panteonlar birliğine göre putlar olacaktı. El olan, kültürlerin ve ritüellerin varyasyonlarıydı. El anlayışlı bay erki hep izole kalamazdı. Eşyanın (olagelen sürecin dinamiğin) doğasına aykırıydı. El de kendi düzelenimi içinde dışa açılmak zorundaydı. El tipi bay erki yapılar kaynak sömürüsü yapmakla. Hacim büyümesi yüzey alanı büyümesi olukla dışa doğru yayılmasının girişmeleri içindeki kavgalarla oligarşin sentezli süreçleri başlatmıştı.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 4 (Bayram Kaya) 27 Eylül 2017 Felsefe 

Kutsal olan hayatın ya da var oluşun çeşitli enerji düzenli özümleme süreçleri içinde olmasıydı. Kutsal olan sıkışmış enerjiyi ya da hayatı veya var oluşun akıtılmasıydı. Dinamik buydu. Varoluş ya da hayat veya enerji geçmişteki başlangıç koşullarına (farklı enerji düzenli işlevlerin özelliklerine Güneş'e, demire, bakteriye, tavuğa) bağlı olukla geleceği var etmesiydi.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 2 (Bayram Kaya) 25 Eylül 2017 Felsefe 

Aynı şekilde Hamlet'i yazan da; Hamlet'i yazan beyin yetenek olduğu için; hamlet yazmayı düşündüğü için; Hamlet'i yazmamıştır. Kişi, Hamlet yazmayı hazır eden kolektif bir yapı içine doğmakla hamlet yazacak ortamla tanışıp, karşılaşmakla ve toplumun da bir kısım kişilerini o yöne eğilimli yapmasıyla o kişi Hamlet’i yazmıştır.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 13 (Bayram Kaya) 6 Ekim 2017 Felsefe 

Çalışmak kazanmak değildi. Lütuftu. Çünkü üretim ilişkileri; üretime karşı üretim yapıp takasları içinde tüketim olamamaktan çıkmış; rızk aramakla rızk olmuştu. Bunların illüzyonu olan kazanç devreye girmişti. Çalışan değil mal sahipliği kazanç için üretiyordu. Çalışan nasibini lütuf olukla arayandı. Roller ve aktörler değişmişti. Mal sahipliği kazanç için üretim yapmakla, köle de lütfa gark olmakla; her kes kazandığın kadarla tüketim içindeydi.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 5 (Bayram Kaya) 28 Eylül 2017 Felsefe 

Tohum (öz) varsa, tohumu ortaya koyan; toprak ısı nem de var demektir. Yani tohum zorunludur. Doğada tüm süreçler, çevrimle; tekrarla olup; kendi kendini tekrar etmenin kayıt ve bellek tutumlu kayıtlarıdır. Bu sürecin kendisini bilmesidir. Kendisini bilmek için illa bir beyin öznelliği gerekmiyordu.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 12 (Bayram Kaya) 5 Ekim 2017 Felsefe 

Kolektif emekle üretim yapan üretileni takas edip tüketen hareketin üst yapı anlayışı ortaklaştıran mana anlayışı olukla; İLAHİ mana anlayışıdır. Efendileri mal sahibi yapıp ta kazanmayla sömürünün öğretisini ortaya koyan mana anlayışı EL mana anlayışı olan dinlerdir. Dinler tüm stratejileri kar zarar üzerine kurar. Öyle ki sömürü dili olan kârı, zararı dinler kendi ideolojisine temel öğreti yapıp; kendisini köleci dilin mantığı ve anlayışı olukla ifşa etmekten de hiç çekinmezler.

  El Kavramı 2 (Bayram Kaya) 5 Eylül 2017 Felsefe 

Zaten mülkün sahibi olan; mülkü dilediğine dilediği gibi veren güç Malik El Mülkü Kadimdir (önceden beri mülkün sahibi olan El’dir). Yeryüzü “Mülkü Allah’tır” (Allah mülküdür). Durum bu olunca yeryüzü Mülkü Allah olacak diyen deklarasyonla Mülkü Allah kimsenin olmayan mülkünü kimden, kime karşı savaşarak geri alır ki? Bir Yehwe inanıcısı olmayanların soyulmalarının meşruiyet olması bizi nerelere getirdi.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 11 (Bayram Kaya) 4 Ekim 2017 Felsefe 

Değilse bir grup yağı, yoğurdu, kazağı biliyor olup ta onu aramaya çıkmamıştı. Başlangıçta böyle bir süreç ve böyle bir mantık yok. Yağ üretenin kundurayla kazak değişiminin zorluğunu göze almak diye bir süreç hiç yoktur. Bu süreç köleci sistemle birlikte; kâr için yapılan üretimle ortaya konan süreçti.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 7 (Bayram Kaya) 30 Eylül 2017 Felsefe 

Çevrim zaten depo ve kalıtımsal miras bilgidir. Toplumun işleyiş yasasıdır. Neyi, nasıl ve neye göre; kimler tarafından ne şekilde vs. işleyişse olmakla belirlenmiş olması sizin ya da yöneticilerinizin aldanmamasıdır. Çünkü toplum zekâsı kişi zekâsı olmayıp kolektif zekâdır vs. Böylesi bir söylem aslında şecaat arz ederken sirkatin söylemektir (masumluğu söylerken suçunu itiraf etmektir).

  El Kavramı 13 (Bayram Kaya) 16 Eylül 2017 Felsefe 

Köleye dönmeyen emek gücünün sömürüsüyle ancak artan, çoğalan serveti şimdi El’in Zaitlik olan sıfatı yapmış oluyordu! Zaitlik efendinin sömürü kaynağının üzerini örten gözbağı oluyordu. Böylece bilginin ve bilincin de üzerini örtüyor. Bilme efendinin kendisinde kalıyordu. Fail de fiil de El’di! Bu gözbağı olucu söylem El’in mülkü artıran ve azaltan olmasının söylenmesiydi. Zenginliğiniz, fakirliğiniz ve köle oluşunuz El’dendi.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 17 (Bayram Kaya) 12 Ekim 2017 Felsefe 

Oysa savaş yıkım olduktan sonra yapımdır da, imardır da. Sistem kârın tutsağı olduğundan avını pençesi arasında tutmak isteyen aslan gibi köleleşip daha çok enerji harcayıp bunlarla kazanç hırsına mağluptur. Sizin için değil ama sömürenler için sömürenlerin varlıkları sömürüye bağlı olan zenginlik için yıkım ve yapım boş boşuna değil sömürenlerin sağlıklı cilt tazelemesidir. Az yukarıda söyledik. Sömürü çarkı; sömürdüğünden daha fazlasını elinde tutmak için boş boşuna harcar. Size boş boşuna harcama gelen şey; size göre sizin ters tarafınızdaki negatif var oluşla sömürenler için zorunlu bir gerekliliktir.

  Birincil Olan 1 (Bayram Kaya) 22 Eylül 2017 Felsefe 

Ön ittifaklı yapı, katılımcıları olan grupların sayısı kadar sayıdaki mesleği bilir bir toplumsal yapıydı. Bir süre sonra bu yapı; bildiği bu birkaç işlevin bilgi ve bilincini önce sosyal kültürlü her bir grupların üzerine yansıttı. Yani ittifakı yapı içindeki bir grup ve bir grubun üyeleri; birkaç totem mesleği yapar olmanın ehliyetli bir toplumsal bilince sahip oldular.

  El Kavramı 10 (Bayram Kaya) 14 Eylül 2017 Felsefe 

El kime ve neden; kendisini tanıtmanın gereğini duyuyordu? El kolektif olanlara kendisini tanıtma gereği duyuyordu. El, kolektife ait olan; üretim güçleri ve üretim hareketi sahipliği üzerinde yaptığı katakulli ile emek gücüne kâr, ticaret adı altında sahip oluyordu. Bu sahip olma arzusuyla kendisini ortama “tanınma”, ediyordu. El kolektif sahiplik olan duruma bir illüzyon yaptı.

  El Kavramı 8 (Bayram Kaya) 12 Eylül 2017 Felsefe 

Kolektife ait kolektif gücün, kolektif geçmişin, kolektif mirasın da sahibi olmasındandı. Bir kere kolektif sahipliği ele geçiren kişi ya da kişiler; kolektif dolaşımlar üzerinde, çalışan kişinin kendi üretmesiyle sahipliği olması gereken kendi emek güçlerinin de dolaylı sahibiydiler. Dolaylı oluş çevrimi; kolektif olanın üzerindeki toplumsal güç ve toplumsal bağ enerjisinden ileri geliyordu. Bu çevrim yolu uzatmakla zamandan bir parça gecikme ortaya korsa da; çok çok katlanmış bir değer sağlamasını da ortaya koyar.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 1 (Bayram Kaya) 25 Eylül 2017 Felsefe 

Ya da "bak ben saati buldum. Gidip bununla buğdayı değişeyim" diye de üretim hareketi süreci de başlamamıştı. Yahut ta kivi çok daha iyi "getiri" yapıyor; elma yetiştirme ekiciliğini bırakayım da, kivi kazancı yapayım diyen bir ön envanterli süreç başlatıcıları (!) başlangıç koşulları içinde hiç yoktu.

  El Kavramı 6 (Bayram Kaya) 10 Eylül 2017 Felsefe 

Traktörle üretim yapan totem meslekli kişi becerisi vardır da; traktörü, ekici hareketleri, emek gücü olmayı ve değişilmeyi kolektif oluşun dışında sil baştan üreten bir tek insan yoktur. Bu hususlarda bir tek insan sahipliği yoktur. Varsa bu başka bir (EL) hiledir. Sürecin kişi sahiple olmadığını olsa bile kolektif bağıntı olmadan gelişip süreçler ortaya koyamamakla zorunlu olamadığını gördük.

  El Kavramı 11 (Bayram Kaya) 15 Eylül 2017 Felsefe 

El, güya kendisinin olan mülkü, kişilere rızk olarak dağıtmanın; "rızk verme bağıntısından" ötürü El, rızk verdiklerinin üzerinde tasarrufu olmanın hakkıydı. Bu nedenle mülkü (sahipliği) olup, rızk veren El, “rızk verdikleri üzerinde, tasarrufu (iradesi) olan El” olmakla da; "El haktı". İlk inşa oluşmasının içindeki El Hak'ın “tanınması” ve “belirme bağıntısı”; buydu. El'in bu görece yapısal oluş inşası içinde "her zaman diri oluşu" diyen; evrene sahip olan elçi gönderen bir “El Hakk’ın”; “anlam ve tanım” olması, yoktu.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 9 (Bayram Kaya) 3 Ekim 2017 Felsefe 

Bu nedenle aslan rutin yoldan türünü sürdürme yönünde akışlı olan eğilimlere riayet etmekle daha çok “ürememe” işinin içinde olmayı zorunlu yeğler olacaktır. Tavşan masraflı olsun diye hızlı üremeyi seçmemişti. Aslan böylesi birçok hızlı üreme yoluna girme zorunluluğu yokken; aslan hızlı üremeden kaynaklı fazla masraflı olanda kaçınacaktı. Hızlı çoğalma düzenli enerji süreci aslanda tersine işler. Aslanda üreme tavşana göre tersine bir durumla işler.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 20 (Bayram Kaya) 15 Ekim 2017 Felsefe 

Yani siz bir kundura üretirken, fiyatlama yapan para yüzünde bir liralık değiştirme değerinin 33 kuruşluk değiştirme ve kullanma değerine sahip oluyordunuz. Bir liralık ürettiğiniz değiştirme değerinin 77 kuruşluk değiştirme değeri de fiyatlama yüzünden buhar olup gidiyordu.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 15 (Bayram Kaya) 10 Ekim 2017 Felsefe 

Sabaha kadar sanal ve illüzyonla on iki lira olan kundurayla siz, yine altı kişi giydirirsiniz. Sabaha kadar hiç bir emek gücü üretilmemiştir. Kunduranın saklanması, ulaşım ya da nakliyesi zaten kundura üretimi içinde ya da sektör hareketi olukla karşılığı olan bir üretim hareketi formasyon kılınmasıdır.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 14 (Bayram Kaya) 9 Ekim 2017 Felsefe 

Burada bir başka oyunun illüzyonlarıyla karşı karşıyayız. Aslan payı herkeste mota mot 0.111 olarak alınmaz. 0,50 ile 0,899 Aralığı içindeki değerlerle bu 100 birimlik aslan payı alınır. Kimin de 0.399 pay alınır, kiminde 0, 210; 0,300; 0,150 gibi bin bir tür dalavere ile muhtaçlığı göreceli yaparlar. En az aslan payı alınan da 0,111 pay alınır. Derece derece olan yoksulluğumuzla biz; bizden aşağıda olanlara bakıp, şükrederiz bizden yukarıda olanlara da imreniriz! Neyse yine konumuza geçelim

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 16 (Bayram Kaya) 11 Ekim 2017 İnternet 

Yani üretim yapma ve üretim zamanı, kolektiftir. Dört koyun gütme güdememe türü sözü başa kakar gibi söyleyenler de en çok sömürenler safında olanlardır. Bu tarz akıl dışı, deli saçması söylemlerle kolektif duyularınızı dumura uğratırlar. Bu söylemle olanlar hep emek harcamayıp, bedava geçinen asalaklarladır.

  Sistem İşsizliği Gösterip Sizi Sömürüye Razı Ediyordu 2 (Bayram Kaya) 16 Ekim 2017 Felsefe 

Sosyal yapınızın; kişiler üzerinde parçalı durumlarla kendi sağlamasın yapması nedeniyle; sosyal yapı kişileri sosyal yapısına karşı bir özveri ortaya koyarlar. Bu özveri kişilerin kendi dışındaki nedenlerden ötürü “kendi dışındaki kişilerine karşı kişide bağlılık oluşturma” duygusudur. Yani özveri gruba bağlılıktır. Özveri de kişi dışındaki nedenlerledir.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 18 (Bayram Kaya) 13 Ekim 2017 Felsefe 

Bir grup hareketi içinde grubun nüfusu kadarla tüketim olacakla üretim de bu tüketime göre firenle sınırlarına ulaşacaktır. Bu doygunluktur. Doygunluk noktalı belirme; hareketin sınırlı sonlu oluş eşiğine gelmesiyle, üretim hareketi bu sınırından daha fazla genişleyip; daha az durumlarını oluşamazdı. Buğdayını üretmediğiniz kunduranın üretilmesini de yaptıramazdınız. Kundura üretimi tam da buğday üretenlerin sayısı kadar tüketim olmakla sınırlı olur. Daha fazlasına kimse yorulmak istemez.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 26 (Bayram Kaya) 29 Ekim 2017 Felsefe 

Bir insan; insanlık ailesi mirası olan bu günkü teknik ve teknolojik süreçlerin sahipliğini ele geçirip her şeyini sağlasa dahi; bu kez de sürecin sürekliliğinin sağlatılması bağlamında süreç yine kolektif olmak zorundadır. Süreci ne kadar özel kılarsanız kılın; parça o kadar aslına çekmekle kolektif belirir.

  Sistem İşszliği Gösterip Sizi Sömürüye Razı Ediyordu 5 (Bayram Kaya) 22 Ekim 2017 Felsefe 

Oysa ilk üretim hareketine girişen atalarımıza, kimse iş vermiyordu. Atalarımızın işvereni ve patronları yoktu! Doğumlar herkes için mallı mülklü doğumlar da, değildi. Öyle olsaydı zaten; El sürecine ve bunca illüzyona gerek kalmazdı. Ama El; El yasasıyla rızklarınızı daha siz ana rahmine düşmeden önce veriyordu. Böylesi özel ve bencil bir gayret yoktu. Ama yine de kişiler bu rızk ve nasipleriyle, doğduruluyorlardı. Yani El Kayralılar anadan babadan mallı mülklü özgür doğuyordular!

  Sistem İşszliği Gösterip Sizi Sömürüye Razı Ediyordu 5 (Bayram Kaya) 21 Ekim 2017 Felsefe 

El takdirli sistem, üretim hareketi içinde tek kontrol edendi. Bu süreç içindeki zorunlulukların üzerini örttü. Bu enfeksiyon öznel kontroldeki sahipliğin pozitifliğini, artırıldı. Emeğin pozitifliğini negatifliğe kaydırdı. Kişinin üreten emek gücü sahipliğini değersizleştirirseniz emek; mal-mülk sahipliği olanlara boyun eğer. Emek gücü El’e ve efendilere ram olur. Hem de bir daha kolay kolay uyanmamak üzere damardan afyonlu ilaçlarla El’e boyun eğer.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 25 (Bayram Kaya) 28 Ekim 2017 Felsefe 

Bütünsel bağıntı içinde olan ana süreç, kişi sahipli bağıntı biçimine dönüşürken kopan kolektif polar bağlar nedeniyle; kişi sahipliği olan süreç kolektif sahiplik gibi dalgalanma veya salınım yapamaz olacağını da, göremiyorlardı. İşte kopan polar bağlı boşluk devinmesinin içi, kişi sahipli irade ile dolacaktı. Kolektif başlayıp kolektif süren süreçte kişi sahipliği yalancı bir enfeksiyondu. Sistem kolektif polarla davrandırmaya devam edecekti. Ürün de kolektif olan yerine kişi sahiplere akacaktı.

  Sistem İşszliği Gösterip Sizi Sömürüye Razı Ediyordu 3 (Bayram Kaya) 18 Ekim 2017 Felsefe 

El yasası ve dinler ile birlikte bir anlayış doğmuştu. Bu anlayış köleci sistemdi. Köleci sistem illüzyonlu olan çevriminin ekseniydi. Bu mana anlayışına göre kimi kişiler ana karnına düşmeden önce El tarafından verilen rızklara sahiptiler.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 21 (Bayram Kaya) 22 Ekim 2017 Felsefe 

Siz de Kendi Tanrı anlayışınızı başkasına ayar yapmak için söyleyip; Yüce Tanrı teveccühümüzü aldatma ve ıskat üzerine söylemeyeceğiz. Yüce Tanrı ile aldatan alçaklardan olmayacağız. Yüce Tanrı duygu ve düşüncesi karanlığınıza aydınlık; aydınlık sandığınız yerlere de karanlık noktalar (bilinmezlikler) oluşturmalıdır ki Yüce Tanrı düşünülü duygu ve mutluluğu tadanlardan olabilelim.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 23 (Bayram Kaya) 25 Ekim 2017 Felsefe 

Sömürü içinde ya da mütekabiliyet siz oluş içinde görülmesi gereken şey; sürecin MAL+PARA +MAL olmasıydı. Üreten ilişkili üretim hareketi yasasına uygundur. Para sürece bambaşka yansıma verir. Para, tıpkı kişisi mal mülk sahipliği gibi sömürünün hilenin (burjuvazinin) ortaya konacağı enstrümana dönüşmüştür. Bu durumda süreç, başlangıç koşullarına uymaz

  Sistem İşszliği Gösterip Sizi Sömürüye Razı Ediyordu 4 (Bayram Kaya) 19 Ekim 2017 Felsefe 

Üretim hareketi bu bağıl hareketlerle bir üretim işi olur. Bunun boşluk devinme kalıbı da toplumla, toplumun içindedir. Toplum, parçalı ön süreçlerle entegre olandı. Ön süreçler de son süreçlere gider. Toplum son süreçleri ile de; başlangıçtaki parçalı oluşun kendisidir.

  Hatırlama 1 (Bayram Kaya) 31 Ekim 2017 Estetik 

Yani biz, düşünme yaparken geri beslenim süreçlerine bağıntı kuran düşünce sistemine kapıldığımız halde.; dağarcığı yokladığımız halde bilinçli şekilde anlamaya gelince sanki bunu anlayıp anlatmaya kapalıyızdır. Bu anımsamalar ve bilinç oluş yerine iman konmuştur. Bütün geri bağlanımla meşruiyet yasalarımız, imana çıkar. Bu da yeterli olmaz.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 22 (Bayram Kaya) 23 Ekim 2017 Felsefe 

Ve süreç siz beş birim de, on birim de üretseniz; üreten sektöre göre olmakla on birim içinde tüketeceğiniz yine bir birimdir. Dokuz birim mütekabiliyet payı değil; El payı olukla asalak efendilerindir. Üreten sektörler on birim üretmekle; üreten sektörün kullanımı on birime çıkmıyordu. Üreten sektör yine bir birimle doygunluğa erişiyordu.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 27 (Bayram Kaya) 30 Ekim 2017 Felsefe 

Hayatın, evrenin, var oluşun; bin bir kılığa giren kullanım ve bağıntılı enerji düzey ve düzen ilişkileri olduğunu unutan bilmezlik; böylesi cennetin üreticisi ve tüketicisi olmayı bırakıp; bedava ve sömürü olan cennetin peşine düşer. Sömürüldüğü gibi sömürmek ister. Sömürüyü insan olma ilkesine aykırı olduğu için değil sömüremediği için lanetler.

  Denge ve Dengesizlik Süreçleri 24 (Bayram Kaya) 27 Ekim 2017 Kimya 

Yani paranın değiştirme değerli olma ALGISI, somut olarak hep gözünüz önündedir. Açıkçası takas ve tüketimle para ortada kalkmaz. Görünmez, olmaz. Aksine para hep alım gücü veren algı hali içindeki görünümle karşınızda olur. Somut algı olmakla sizi etkilemeye devam eder.

  Müruru Zaman 3 (Bayram Kaya) 17 Mart 2018 Politika 

Kısaca doğa, sosyo toplum, kolektif güç; kolektif miras; kolektif sahiplik gibi çevresinde salt olanlar; kimsenin olmamakla var bulunanlardır. Siz bunun içine doğarsınız. Siz kendinizi bu temel zorunluluk içinde bulursunuz. Çevredekiler, ortaklaşma ve ortak yararlanın ilişkisidirler. Toplum sal oluş bir üreten ilişkidir. Ama enerji sağlama, enerji düzenleme ve enerji kullanma; iş üretme, iletime yapma, geri bağlanımla olma gibi sosyo toplumsa süreçler ortaklaşma içinde hücre ve organla benzeşirler.

  Müruru Zaman 2 (Bayram Kaya) 15 Mart 2018 Felsefe 

Mütekabiliyet esası olan denklik totem meslekli “üretim hareketi” ile “grup sektör hareketi içinde” ittifakı belirlemişti. Kolektif lige göre belirleniyordu. Kamusaldı. Kişi sahipliği yine bir grup içi kolektif üretim olan “üretim ilişkisi içinde” kişinin “yeteneğine göre olan kişi emek ve emek gücü” sahipliğiydi.

  Müruru Zaman 4 (Bayram Kaya) 18 Mart 2018 Felsefe 

Kişi hep öyle olurlunu, saltığı veren duygusuyla anlar. Sosyo toplumlar saltı kendi olurlunla; kendisinin kendisine etkimesi olan saltıyla anlar. Salt oluş kararlı oluşa en yakın geçiş süreci olmakla mantıksal bir kullanımdır. Mantıksal kısa yoldur.

  Müruru Zaman 5 (Bayram Kaya) 20 Mart 2018 Felsefe 

Kolektif sahiplikten yoksun kılınan mülksüzler, kolektif olanı zenginlik diye verilen efendilere sorgusuz sualsiz, biat ediyordu. Mülk sahipleri kendisine çalışılan, kendisine, sığınılan kişiydi. Sürecin yeni ekseni; malı, mülkü, sahiplerin takdir hakkı olmakla ortaya koydu.

  Totem, İlah, El, Neye Göreydi? (Bayram Kaya) 24 Mart 2018 Felsefe 

Totem doğada sağlama ilişkisi olan bilinçle vardı. İlah üreten ilişki bilinciyle vardı. İlah, toteme neden karşıydı? Totem on binlerce yıldır sosyal grubu çevresinde yalıtmıştı. Totem grubun çevreye açılmasını istemiyordu. Totem grubun dışla temas kurmasını yasaklayan tabulardı.

  Müruru Zaman 6 (Bayram Kaya) 20 Mart 2018 Felsefe 

Artık üretim hareketi zorunlu ve mütekabiliyetle olan girişme değildi. Mal sahiplerinin size acıyıp çalışmanız ve rızkınızı çıkarmanız için size acıyıp lütuf yaptıkları bir durum olmanın kertesine inmişti.

  Muvazaa 1 (Bayram Kaya) 29 Mart 2018 Felsefe 

Genel bağıntının, özel bağıntıya oranı; öznel dünya içinde algı değişmesi ve dönüşmesi olmakla oluş; az öncesi ile az sonrası arasındaki farkın algısıydı. Biz çevrede olup biteni buna göre algılıyorduk. Toplumsal üretim hareketi gerçekleşmesi genel bağıntıydı. Genel bağıntıyla gerçekleşen üretimin kişisi emek gücüne göre olan paylaşımı da özel bağıntıydı. Özel bağıntıyı, bu farktan anlıyoruz.

  Muvazaa 2 (Bayram Kaya) 30 Mart 2018 Felsefe 

El zihniyeti içinde kimi kişilerin mal mülk sahipliği vardır. Kurnazlığı, kişisi tapuya çevirme vardır. Kolektifin malını iç etme vardır. İlahi dönemin nesnelliği ve aklı fikri yoktu. Aksine bu mal mülk ilişkisi olan sömürü sorgulanmasın diye zikir vardı. İman vardı. İman sömürü sözleşmesinin köle ve sahiplik mantalitesiydi.

  Muvazaa 6 (Bayram Kaya) 4 Nisan 2018 Felsefe 

Yani bilinç eliniz gibi eliniz de bilinç gibi yansıyordu. El dışarı uzanmış bir beyinin biçim şekli ve beyin biçimlenmesidir. Bencillik meyvesiyle, avıyla verili düzleme göre istek bir sağlamaydı. Yalın iradenin kendi başına bir varlığı yoktu. Yani yalın iradenin nitelikli bir emek gücü yoktu. Sadece kas gücü olan niteliksiz emek vermenin emek gücü iradesi vardı. İşte El nitelikli emek gücünden kaynaklı irade olan emek gücünün sahibi yapılmakla, rızkı keyfine göre dağıtmıştı. Muvazaa da buradaydı

  Muvazaa 3 (Bayram Kaya) 1 Nisan 2018 Felsefe 

Değilse Ne El, ne Rab doğru olmanın kendisi değildi. Sömürü gibi doğru olmayan bir yol içindeydi. Doğru olmayan yol üzerinde gidiyordu. Gidişi rahat kılmak için biraz doğru uca yönelen belirimler veriyordu.

  Muvazaa 4 (Bayram Kaya) 2 Nisan 2018 Felsefe 

Kendisinin bile yadsıyamayacağı sebebiyetinin, nedence gerçekleri karşısında, kendine göre söylem yapacağı durumla nefis sözcüğünü çok kullanacaktı. Neden sel oluşlarda bilgi gidecek, her şey nefis oluş ve tahrik oluşla anlatılacaktı. Kendisi kolektif ortaklığı bozmaya vesile neden olmuştu.

  Muvazaa 5 (Bayram Kaya) 3 Nisan 2018 Felsefe 

Çalışmanız üzerinde El sizin karnınızı doyuracak olmakla El size rızk verecekti. El efendiye sahiplik iradesi veriyordu. Sizi de bu iradeyi tanımaya ve onun malı olmaya davet ediyordu. Bu tutum, mülk sahibi El ile mülksüz kölelerin ahit eşmesiydi. Bu ahde göre; kolektif sahipliğiniz El’in mülküydü. Kolektif içinde kolektif sağlatma olacak karşılanmalar da El mülkünde çalışmanız karşılığında karnınızın doyması olan, rızk olacaktı.

  Bir Hikâyenin Tarihi Nesnel Verileri 2 (Bayram Kaya) 11 Nisan 2018 Felsefe 

El anlayışlı düşüncenin, kolektif ittifakı parçalamasından sonra kendisinin izole bir ihsas ve ihdaslarını ortaya koymuştu. Kendini ihsas ve ihdasla oluşan El süreci sonrasındaki dönem El tevhitçi oligarşiler dönemidirler.

  Muvazaa (Bayram Kaya) 5 Nisan 2018 Felsefe 

İttifaklar, totem mantığı aşıp ittifak içine geçebilmek için karşı gruptan kurban edilen kişilerin canını kanını yiyordu. Böylece karşı grup kişisinin canını kanını içip yiyenler ziyafet veren tarafla aynı candan kandan oluyordu. Bu nedenle ittifakı sosyal mantaliteye uygun bir ritüel yapıyorlardı. Ziyafet veren grubun kendi kanından canından olan kaynamış etin yenmesine sesiz olmakla içinde buğuz eden bir tepki gösteriyordu. "Kazan kaynatma şölenleri" içinde insan eti yeme seansları ortaya konmuştu.

  Muvazaa 7 (Bayram Kaya) 5 Nisan 2018 Felsefe 

Gerçi El irade sahibiydi. Ama tek olduğunu söylemiyordu. Bu nedenle ilk oluşumu esnasında farklı farklı kişilerin farklı farklı El’i olmakla; El’in zengin ettiği kişi sayısı kadarla El birçoktu. El, O kişinin El’i ya da Rabbi olmakla da tekti. Kişiye göre kişi iradesi olmakla birçok tek olan El ya da Rab vardı.

  Muvazaa 8 (Bayram Kaya) 6 Nisan 2018 Felsefe 

Bir ceylan aslandan aslan olduğu için kaçmaz. Tehdit olduğu için kaçar. Çevresinde en çok karşılaştığı tehdit olmakla aslanın duyulan kokusunda bile kaçar. Üreten mesleklerin gruplar arası giriştirme olmuştu. Gruplar arası bu girişme giriştiren ürün nesne üzerinde anlaşma, ittifak oldu. İttifak edenler benzer kendi totem sosyal anlayışlarını aşmaları gerekiyordu.

  Müruru Zaman 1 (Bayram Kaya) 21 Nisan 2018 Felsefe 

El kolektif sistem içine meşru olamadığı için Elohim gibi Adl veya adaletli, acıyan, merhamet eden, lütfeden vs. olmuştur. İlahın acıyacağı, merhamet edeceği, adaletli olacağı, lütuf edeceği durumlar söz konusu değildir. Ya da El’in Adl. olduğu konular, ilahın konusu olmamakla zaten farkında olunmayan adaleti bir durumdurlar.

  Bir Hikâyenin Tarihi Nesnel Verileri 1 (Bayram Kaya) 10 Nisan 2018 Felsefe 

Böylece kült merkezinde ittifak eden El sayısı kadar sayı le yontu sayısı çoğaldı. Yontular diğer Nemrut (EL) aitlerini temsilendi. Panteondaydılar. Köleci ittifakın katılımcı sayısına göre panteonda 10-20-100 200 -1500 tane irade ve sahiplik temsilcisi El’in yontu heykel konuyordu. Bu nedenle de tapınaklar büyük ve ihtişamlıydı.

  Varlıklı El Yoksul El 1 (Bayram Kaya) 8 Nisan 2018 Felsefe 

Daha sonra bunu böyle yapanın kendisi olduğunu unutan El'in öfke içinde olmakla kendi yaptığını unutmuş gibidir. "onlar fitne içinde nefislerini ilahlaştırdılar" diyecekti. Aslında El mülkünü "kendi nefsine uyanların sahipliğine" veriyordu. İlk El böyleydi. İlk El mülkü olup mülkünü keyfince dağıtan kolektif üzerinde zengin bir El'di.

  Muvazaa 9 (Bayram Kaya) 7 Nisan 2018 Felsefe 

İnanna’nın "göğü (uzayı) gezmesi" söylemi Niburu gezegeni gibi absürt bir mekân içini gezmesi değildi. Tarımcı Sümerler; yerdeki İnanna’nın karşıtı olan Akatlı İnanna’ya "göğün ineği” diyordu. Göğün ineği olan Akatlı çoban İnanna yere inip Eridu'yu geziyordu. Eridu’lulara göre yukarı topraklarda oturan çoban İnanna yukarı yer toprağını (göğü) çoban olarak geziyordu.

  Müruru Zaman 10 (Bayram Kaya) 22 Nisan 2018 Felsefe 

Suyu oluşan hidrojen ve oksijenin her birinin kendine özel yansıması ve davranış akışı vardı. Hidrojen ve oksijen olan her birinin enerji akışı ve enerji düzenlenmeli valans bandı süreçleriyle birbirine ortak özellikle bir bağıntı girişmesidirler. Su bu girişme ve bağıntının ürünü olan ortak bileşkenin hükümdür.

  Müruru Zaman 9 (Bayram Kaya) 20 Nisan 2018 Felsefe 

Bu tür uğrak ve geçiş alanlı boşluk devinmeleri içindeyken siz; kendisini duyurtan boşlukla, boşluğun bağıntı merkezli çekim nedenlerini birbirine ilişkin kılmak istersiniz. Neden sel olanla, neden olanın özellik yansımaları olan boşluk devinmelerinin arasını; "kurmakla, kurguyla" tamamlarsınız. Böylece gerçek olmayan kurgusal neden sel bağınız, gizemliliğe dönüşür. Gizemli olan da artık, yalancı neden gibi davranır.

  23 Nisan Sonrası 24 Nisan Yazısı (Bayram Kaya) 24 Nisan 2018 Felsefe 

23 Nisan, tarihsel serüveni içinde kaybolan insanlığın kaybolduğu yerde aranmasıdır. Ve sahipliğin ve egemenliğin yokluğunu kendisinde duyan eylemin, bilincidir. Sahiplik gücünden doğan sömürüden kaynaklı, baskı ve saltanatçı basıncın; oligarşi taraflı tabanına doğru yayılmasının erdemidir. Sömürü ve egemenliği bir takım kurum mekanizmalarıyla eliyle yürüten yetkilerin inşa bilincidir. Bu süreç yeni senfoniye başlangıç olmanın adımı olmakla senfoninin bitmemiş en ön halidir.

  Müruru Zaman 14 (Bayram Kaya) 25 Nisan 2018 Politika 

Nasıl sağa sola kontrol edilemez bir durumla yumruk savuran bir eylemli ile kontrolcü durumla neşter sallayan eylemler; amaçlı amaçsız eylem olmakla ikisi aynı eylem değilse; müruru zaman gerisinde sisler ardında olup biteni günümüzle ilişkilenen kişi fikriyle bundan bihaber kişi fikri aynı değildir. Bi haber kişinin söylemi fikirse; fikir özgürlüğüyse; haberli kişinin söylemi nedir?

  Müruru Zaman 13 (Bayram Kaya) 24 Nisan 2018 Felsefe 

Efendiye taat ve itaatte bulunmayan işkenceyi, aç bırakılmayı, öldürülmeyi hak eder mi etmez mi? Tartışılıyordu. Yani efendilik ve kölelik hazmedilmiş. Bunda bir sakınca duyulmuyordu! Kölenin efendiye saygısızlığı taat, itaat, ibadet, kurbiyet üzerinde ince nakış gibi çalışılarak yasa, yol, şeriat, düzenlemesi yapılıyordu.

  Kolektif Etki ve El 1 (Bayram Kaya) 14 Nisan 2018 Felsefe 

Şu halde kas gücünüz toplumsal gücün niceli, niteli ve yönelten katkısı kadarla KOLEKTİF emek ve KOLEKTİF emek gücüdür. Kişinin emek gücü hem kişisi hem kolektiftir. Kişinin ev sahipliği, otomobil sahipliği kişisidir. Parklar yollar kolektiftir. Kişinin üretim olmayan tercihleri kişisidir. Döğer biçer, iş makinası gibi üretim gücü kolektiftir.

  Bir Hikâyenin Tarihi Nesnel Verileri 3 (Bayram Kaya) 12 Nisan 2018 Felsefe 

Put o günkü mal mülk sahiplik belgeniz olmasının, im, iz, işaret, damgası olmakla sahiplik ve koruma hakkınızı tescil eden meşruiyet ilikti. Put, mülkünüzün görünür yerlerine konmakla sahipliğiniz; irade sahibi olan hükmünüz okunsun, anlaşılsın, sahiplik ve koruyuculuk olan teslimiyetiniz bilinsin diye konuyordu.

  Müruru Zaman 16 (Bayram Kaya) 27 Nisan 2018 Felsefe 

Ne var ki günceldeki değişen şartlar içinde eski yaşantıdan eser kalmaz. Eser kalmayan eski yaşantıları destekleyip anlatan sözlerin karşılığı olan mana devinmesi içinde ki anlamlar şimdinin yaşantı ilişkileri ile anlaşılmaz olurlar. Böylece eski yaşam içinde kullanılan anlam dili olmakla aktarılan eskinin gerçek manalı düşünceleri; şimdinin anlam dili içinde anlaşılır olmamakla; eski dil kendilikten şifreli oluyordu.

  Müruru Zaman 12 (Bayram Kaya) 23 Nisan 2018 Felsefe 

Bu kendi mantığı içinde çaresizce tam bir sıkışmışlıktır. Tescil transferi yaptığınız sahipliğiniz ile yoksulluklara sadakayı, köle azat etmeyi vs. El’i anarak yapmanız da yanlışı doğru kılmaz. Kolektif oluşa göre sadaka, zekât verdirme iş meşruiyetsizliği, zaten El’in ecel teri döktüğü bir meşru olma mantığıdır.

  Kolektif Etki ve El 2 (Bayram Kaya) 15 Nisan 2018 Felsefe 

Siz nilüferi çöle götürürseniz bunu kim dilerse dilesin bu haliyle çölde nilüferin bir yaşamı olmaz. Çöle yağmur da pek pek yağmaz. Bu sizi cezalandırma filan değildir. Nilüferin çölde, kaktüsün de ırmak suyu tropikal yerde yetişme zorunluluğu yok. Dua da etseniz; kendinizi de paralasanız; bu böyle.

  Müruru Zaman 17 (Bayram Kaya) 28 Nisan 2018 Felsefe 

Olgu ve olaylardaki deneyden gelen pekin bilgiler; sosyo yaşamsa toplumsa yaşanışlar evrimi aslına sadakatle öznel aktarımlarla saklanan bilgiler anlatımı oluyorlarsa; bunlar müruru zamana ilişkin diyalektikti bilgiler içerir. Bunlar bağıntılı bilgi gücünüze bağlı anlama ve anlatımlara az çok kanıt oluşu ele verirler.

  Müruru Zaman 7 (Bayram Kaya) 18 Nisan 2018 Politika 

El mana düşüncesi bir sömürü, aldatma ve illüzyondu. Sizi El ile istiskaldi (El ile korkutup susturmaktı. Sizi El ile konuşamaz yapmaktı). Ve sahipliği olanlara karşı sizi, daima boynunuzda boza pişirir şekille uygun olmanızı isterdi. Sizi bu kıvamla tutmayı kotaran ve yöneten irade olmanın mana sistemiydi.

  Kolektif Etki ve El 3 (Bayram Kaya) 17 Nisan 2018 Felsefe 

İlk atalar değil hurma; her tür fazla yiyecek ifsadından ölüyordular. Aksine hurma olan ortamda hurma yiye yiye hurma sindirici süreçleri ve enzimlerini geliştirmekle; bunlar bir birine göre tanımlar ve birbirine dönüşen zorunlu var oluşların tanımlarıydı. Yokuşunu oluşturan alanın inişini oluşturması gibi zıtların varlığı ve birliğiydiler.

  Kolektif Etki ve El 3 (Bayram Kaya) 17 Nisan 2018 Felsefe 

İlk atalar değil hurma; her tür fazla yiyecek ifsadından ölüyordular. Aksine hurma olan ortamda hurma yiye yiye hurma sindirici süreçleri ve enzimlerini geliştirmekle; bunlar bir birine göre tanımlar ve birbirine dönüşen zorunlu var oluşların tanımlarıydı. Yokuşunu oluşturan alanın inişini oluşturması gibi zıtların varlığı ve birliğiydiler.

  Bir Hikâyenin Tarihi Nesnel Verileri 4 (Bayram Kaya) 13 Nisan 2018 Felsefe 

Hâlbuki ki dinler içindeki her El, olup bitenle Güneş’i doğuda doğdurup, batıda batırır olmanın irade sahipliğiydi. Bunun aksini söyleyen bir El yoktur. Ama İbrahim İnanırlarına İllüzyonu böyle yapacaktı. Oysa İbrahim demeliydi ki " Bak doğuda doğan Güneş’i; benim Rabbim batıda doğduracak, doğuda da batıracak deyip olup bitene göre konuşan diğer El'ler hilafına kendi gerçekliğini ispat etmeliydi, demeniz de boşunadır.

  Kardeşlik ve İhanet 1 (Bayram Kaya) 17 Nisan 2018 Felsefe 

Üstelik köleci sistem, takdirce kaderi olan mal mülk sahipleri efendilerle; takdirce kadersiz olan maldan mülkten yoksun kölelerden oluşmakla; erken dönemden beri inşalaşan insan kardeşliğine karşı bu ihanetçe olan efendi-köle esaslı enstrümanlara sahip olmuşlardı.

  Müruru Zaman 11 (Bayram Kaya) 22 Nisan 2018 Felsefe 

Zorunlu olup işleyişine devam eden ama adını bile anmayı yasaklamakla (ortakları şirk saymakla) davranan kişi; hala kolektif oluşun manevi baskı ve basıncını da duyuyordu. “El’iniz kararlarını alırken kimseye ihtiyaç duymaz” diye kolektife ihtiyaç duymamanın kişisi, kendi tekil irade oluşunu söylüyordu. Bu nedenle nefsani olan kişi kolektife filan ihtiyaçla değil de "her şeyin ve kendisinin, kendisi olduğu El gibi böylesi bir mutlak güce ihtiyaç duyuyordu".

  Eksen Çağı 4 (Bayram Kaya) 9 Mayıs 2018 Felsefe 

Şimdi ittifakı girişme nedenle şimdiye kadar kendisine hayati derecede anlam olanlar önem değildi. Şimdiye kadar kendisine "hayati olan anlam"; "tanımın kendisi, tanım yapmanın merkezi" oldu. Bölge ve bölgedeki anlam kendisiyle özdeş "ben" olmuştu.

  Müruru Zaman 18 (Bayram Kaya) 29 Nisan 2018 Felsefe 

Bankerlerden finans kredilerini çeken uygarlığın yaratıcısı ilk insan atalarımız; bu teşvik kredilerle koyunu evcilleştirip; yününü kırpıp dokuma tezgâhlarını kurmamıştılar. Uygarlığın temelinde üretim hareketi ve üretim ilişkisi vardır. Ama asla para, banka, finansman, kâr, ticaret, teşvik pirimi, faiz, ihale vs. yoktu. Uygarlığın yaratıcısı tarımcı insan atalar öküz satın alarak kâfirlik (çiftçilik) yapmadılar.

  Müruru Zaman 8 (Bayram Kaya) 19 Nisan 2018 Felsefe 

Kısaca, ilk bir iki ön ittifaklar sırasında "Minerva'nın baykuşu gece uçar" söylemli bir kapsam içinde geçerli olacaktı. Yani bu gibi ilklerde; "önce olaylar yaşanacak, sonra da bunun bilgisi (öngörüleri-deneyimleri) edinilecekti". İlk deneyimlerden sonra daha ittifaka başlamadan anlak alırlarımız içinde öngörülerimiz, tasarımlarımız tomurcuklanıp çiçeklenecekti. Bunlar hep müruru zaman birikimiydi.

  Müruru Zaman 15 (Bayram Kaya) 26 Nisan 2018 Felsefe 

Gel gör ki "yeni sürecin öncesine devam olmayı anarak meşrulaşma" içindeki gök kavramının eski hafızadaki anlatımı müruru zaman nedenle şimdiki anlama ve anlatım diline göre oligarşiyi öyküleme diline göre anlatılan aktarımda eskinin gerçek ilişki olan mana dili kaybolmuştu. Kaybolan ön ittifaklı gök kavramındaki geri bağlanım olması gereken mana süreci ya da eski mananın bek raundu izafe edilirken eski gök "yeni gök kavramı" oligarşini süreçteki anlatımın diliyle şimdiki yıldıza kaymıştı.

  Eksen Çağı 1 (Bayram Kaya) 5 Mayıs 2018 Felsefe 

Böylece ilk kolektif süreçli oluşma ve öğrenme yaşantı aşması kişi benci donanımlara dönüşmekle kişi sahipli benciliğin güdümüne girdi. Kolektif ilik sürecin değişmez yapı taşıydı. Ama kullanımı kişi özeline indirgenmişti. Emeğin sistem belirleyiciliğini eksene aldıkça sakıncası yoktu. Kolektif ilik kendi kendisini öğrenmekle; kendisini düşünsel anlayışlı imge süreçler içinde kişiye aktarmaya başladı.

  Eksen Çağı 2 (Bayram Kaya) 6 Mayıs 2018 Felsefe 

Bu nedenle insanımsının, toteminin ve ön ittifaklı insan olan kişinin "yaratıcı mana düşünceli betimlemesi yoktur". Risk veren anlayışça düşüncesi yoktur. Kaderleri belirleyen anlayışla düşüncesi, merhameti, acıması vs. yoktur.

  Eksen Çağı 3 (Bayram Kaya) 7 Mayıs 2018 Felsefe 

Kişi kendi katılımıyladır ki toplumsa kolektörle kolektif gücü anlamıştı. Kişi kolektif kolektörle anladığı gücü kendi anlamasına aracı bakış yapmıştı. Bu kolektifi çoğul gücü kişiler kendisine trans edip kuplaj yaparken kişi süzeni “anlama prizması” bu çoğul modülasyonu beyaz ışık gibi tekil görülü algı yapıyordu.

  Eksen Çağı 6 (Bayram Kaya) 18 Mayıs 2018 Felsefe 

Köleci süreç içindeki aile anlayışı giderek sosyal ve toplumsal kurumlar olarak, oluştu. Ön ittifaklar içinde olmayan aile kurumu nedenle; gelenekti anlatanlardaki ön ittifaklı özneler köleci inşadaki tekil ve çoğul özneler üzerinde anlaşılacaktı. Bu aktarımlar köleci mantıklı dille yazılmakla çok amorfturlar.

  Eksen Çağı 5 (Bayram Kaya) 18 Mayıs 2018 Felsefe 

İki deniz dil oluyordu, kıstak oluyordu, engel (berzah) oluyordu. Yasak oluyordu. Görünmez perde oluyordu. Hele de en uçuğu; tuzlu, tatlı sular yorumunu şuur-bilinç-beden sayanlar, hızını alamamakla bunları orijin benlik sayıyordu. Daha tanımlamanın hayvan diye belirtilmediği dönemde, kendisini hayvana göre tanımlamanın anlatımı olmayan dönemde, “insani mana; tuzlu suyu kendisini hayvani hayvani beden sayan, “hicri mahcur” ile zıtlık, düşmanlık vs. saymakla bir yandan yorum yapan izah; cehalet karşında cehaleti bir hayranlık olmakla birlikte; gerçek tarihi bilgi karşısında bir akıl tutulması olmaktadır.

  Eksen Çağı 5a (Bayram Kaya) 18 Mayıs 2018 Felsefe 

Gizleme işinde kolektif oluş bilincinin üzeri El mana anlayışlı şal ile örtüldü. Yani kişisi sahipli bencil oluş heyecanı ile iyi bir illüzyon veya göz bağı kurnazlığı yapılacaktı. El mana anlayışı içinde de birbirini takiben ilahlardan yansımayla, ilah yerine monark El mana anlayışlı El'ler ortaya çıkacaktı.

  Eksen Çağı 7 (Bayram Kaya) 19 Mayıs 2018 Felsefe 

Velayet olarak gruplar arasında paylaşılanlar (neflimler-titan soylar) bu ilk kuşak melezlerdi. Bugünkü anlayışımıza göre velayet paylaşımı yoluyla iki kardeşten biri YER’E diğeri GÖĞE veriliyordu. İlahlar etnikti. İlahın melezleri olan ilk kuşak artık etnik değildi. Melezler ilk çapraz kuşaktı.

  Eksen Çağı 8 (Bayram Kaya) 20 Mayıs 2018 Felsefe 

Bu ardışık ikizleşmeler nedenle Marduk; elli kollu. Elli kulaklı. Elli gözlüdür. Bu söylem hem tekil olmanın hem de tekil oluştaki sentez katkının söylemidirler.

  Tarih ve Hikâye 1 (Bayram Kaya) 26 Mayıs 2018 Felsefe 

Ön ittifaklarını sürdüren hayli gelişmiş yapılar içinde kişisi sahiplik bilincini içinde taşıyan Ubartutu, Nuh gibi simge isimler vardı. İçte tutulan düşünce, içte belli bir uygulanabilirlik düzeyine kadar olgunlaştırıldı. Aslında bu düşünce akıp gelen tarihi nesnelliğe karşı münafıkça olan bir düşünceydi.

  Tarih ve Hikâye 2 (Bayram Kaya) 27 Mayıs 2018 Felsefe 

Bugünün demokrasisi içindeki politikacılar verdikleri vaat ile seçilip, iktidara gelirler. İnsanın kaptırdığı tarihsel zorunlulukları, demokrasi içinde vaade dönüşmüştü. Dini anlayışlar içinde de zekâta, fitreye, sadakaya, yardıma, himmete, lütfa vs. dönüşmüştü. Vaatler genelde yoksulaydı. Siz zengine maaş ek gösterge sayısını 3600 çıkaracağım diye vaatte bulunamazdınız değil mi?

  Elde Var Bir ve Bir Elde 1 (Bayram Kaya) 7 Haziran 2018 Felsefe 

İlahi mana anlayışı temelde içinizdeki groteski meşruiyetin; sosyal alanla biçimlenip, totemi çevrim merkezi olmak yanında; bir de üretim alanı ile de biçimlenişi içinde ortaya konan bir kontrol ve geri beslen imli çevrim merkezi olmasından başka bir şey değildir.

  Elde Var Bir ve Bir Elde 2 (Bayram Kaya) 9 Haziran 2018 Felsefe 

Elde bir; sizin bütünden yaptığınız seleksiyondu nedenle sizi, bütünün duyuş sal yükünden kurtarıyor ve bütüne karşı sizlerle sizin kendi dünyanız içinde olabiliyordu. Ama yine de geride ve dışınızda kalan dokuzun; kendi içinizde olan parçalardan kaynaklı menfi groteski yansımasından kurtulamıyordunuz.

  Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 2 (Bayram Kaya) 20 Haziran 2018 Felsefe 

Yani eksen merkezi ile çevresi içinde tümselen grupların merkezden çevreye doğru karmaşıklaşmakla artan iç hacimli itmeleri nedenle sosyo toplumsa yüzey gerilimi oluşmaktadır. Açıkçası toplumun üreten iç hacimli büyümesi ile toplumun bir önceki hacme göre olan eski yöneten ilişkileri arasındaki yüzey gerilimi (yöneten sınırlama gerilimi) farkı çelişmektedir.

  Sistem 11 (Bayram Kaya) 7 Eylül 2018 Ruhbilim 

Evren içi evrensel akış, evrensel zarf hareketiyle (evrensel palet hareketiyle) hem akış hem de engellenmedir. Engelleme, engellenenin temadan olan; temayı tamamlayan imge boşluk eksikliğini evrene özgü zıt karakterleriyle dönüşür. Evrenin dengesizliği; akış halindeki dengesizlikle, evren içinde yeniden gel git hareketinin rezonanslarına dönüşür. Her rezonans yeni bir rezonansız niceleyişine dönüşmekle süreç karşılıklı ikili karakterine döner. Evren kendi rezonans salınımlarıyla sünme, kısalma salınımın eylemi olmakla kesikli sürekli titreşim veya tiril hareketidir.

  Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 5 (Bayram Kaya) 23 Haziran 2018 Felsefe 

Kişi ister zengin olsun ister fakir olsun bu iki belirimle birlikte yansıyordu. Kişinin sahipliği varsa zıt belirimin birisi zenginlik olarak tümselirken diğer zıt belirimle olan fakir uç fakir olma belirimi verememekle beliremiyordu. Oyuk devimli boşluk alan etkisine dönüşüyordu. Zengin ve fakir oluş durumu bir kişi üzerinde aynı anda üst üste oluşabilen zamandırlar.

  Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 8 (Bayram Kaya) 27 Haziran 2018 Felsefe 

İlahi dönemli kişilerin yüz yüze görüşmelerinden algı olan somut meşruiyet ilik; İbrahim’in kendi El’i ile görüşmesini İbrahim’in söylüyor olmasına tanıklık etmeye dönüşecekti. Söyleyen de söylenende somut değildi ama “söyleneni söyleyen aracı İbrahimler” somuttu, bu da iknaa olmanıza yeterdi! Yetmezse açlık, işsizlik ve zorbalık belirecekti. Tarihsel hafızayı kaybeden tarihsel olmayan hafızayı buluyordu. Gerçeği kaybeden gerçek olmayanı buluyordu. Sahipliğin kendi üzerine kendi etkisiyle iç düşünmesi yapan İbrahimler, Nemrutlar; dışta sahipliği kendisine verenin olmanın sözcüsü olmakla aracı konumda konuşan sahiplerdi.

  Sahiplik 12 (Bayram Kaya) 9 Ağustos 2018 Felsefe 

Kolektif güce dönüşen kişi sahipli, kişi emek gücü; ne üzerinde kolektif güce dönüşür? Ortak sahipli sosyal alan içindeki üretim nesnesi vardı. Üretim nesnesi kişinin eksiği olanı tamamlama bağıntısını verdi. Tamlama yansıma ile girişen üretim hareketleri nedenle kişi emek gücü kolektif güce dönüşür.

  Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 3 (Bayram Kaya) 20 Haziran 2018 Felsefe 

Yoksunluğa karşı (mahrumiyet iliğe karşı), yokluğun (fukaralığın) varlığa (zengine) karşı olan eğimini sömürerek kullanıyordu. Fakire vermiyordu ama zengine mirasçı (muhtaç köle) yapıyordu! “Fakirler zenginin mirasçısıdırlar”. Veya “fakirin zengin üzerinde bir hakkı (rızkı) var” diyerek yoksunu kişisi sahipliği olan iradenin tahakkümü altına veriyordu.

  Tarihi Olan İlahi Adalet1 (Bayram Kaya) 9 Temmuz 2018 Kimya 

İşte El kişinin bencillik gibi sinir uçlarına dokunan hitabı ile kişilere aksi yönden öngörülebilir bir yapı, anlayışı sunuyordu. Bu kes kişi köleliği ile efendi gibi olmanın düşlerini görme anlayışından doğan tevekkül etmenin istikrarını, meşruiyet olarak görüyordu.

  Sahiplik 13 (Bayram Kaya) 10 Ağustos 2018 Felsefe 

Yalıtım büyüdükçe yalıtması gereken enerji ihtiyacı artar. Enerji ihtiyacı arttıkça da girdi enerji büyür. Bu bir kısır döngüdür. Kısır döngüler tekdüze bir kesikli sürekli oluşla davranır. Birbirine bağıntılı uyum süreçleri ortaya koymaktan ve organizeni bir düzenli yapılar oluşmaktan hep yavaş kalır. Bozulana karşı düzeni sağlamakta yavaş kalma eylemi kaosu artıracağından, kısır döngüler pek gelişemez.

  Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 1 (Bayram Kaya) 17 Haziran 2018 Felsefe 

Hâlbuki ki tarihin hiçbir döneminde biat kavramı sosyo toplumun inşa temeli olmamıştır. Ve köleci sistem ortaya çıkana kadar da biat kavramı yoktur. Biat, üretim yapan gücün kendisini boyun eğmeğe zorlayan zorba güce boyun eğip, emperyalist bir güce teslim olmasıydı.

  Tarihi Olan İlahi Adalet 6 (Bayram Kaya) 18 Temmuz 2018 Felsefe 

Şimdi insanın nasıl köle olduğunun cevabını verelim. El’in “rızkı ben takdir ettim. Takdirde kiminize bol bol pay vardır. Kiminize paydan hiç kısmet yoktur” demişti. Böyle demekle kısmetsizleri kısmeti olanlara köle eden kendisi değilmiş gibi kendindeki suçu bir başka yere transfer edip sıçratıyordu.

  Sistem 10 (Bayram Kaya) 6 Eylül 2018 Felsefe 

Gel titreşimli salınım üzerinde parçalanmakla git gele veya çekme itme ikili zıt karakterlere dönüşür. Böylece bambaşka bir var oluşun dünyasına adım atılır. Hiçbir oluşum hali ile geri bağlanımını oluşan tekillikteki tekilliğin temasını bulamayan oluşmalar, gelip geçici denge içinde olsalar da hep istikrarsız olmakla bu çelişkileri içinde dinamiktirler.

  Sistem 9 (Bayram Kaya) 4 Eylül 2018 Felsefe 

Yani parçalı oluş, bütün dediğimiz tekilliğin temasından kopan durumun eksiğini zıddıyla tamamlayan imgenin yapısalcı anlamla okunuşuydu. Bu parça ve her bir parça kendisini eksikli yapı ile çağırıyordu. Geri bağlanım tekillikteki temaya ait bilgi ile doluluk kadar patlamasıyla birlikte temaya ait eksikliğin kendisini çağrışmasını taşıyan boşluk yük yapısını da taşıyordu. Evrenimiz içindeki parçalar hem tekilliğe ait tema eksikliğini taşıyordu. Hem kendi evrenimiz içinde evrenimizde parçalanan saf enerjideki bütünlükten yoksun oluşun eksiliğini taşıyordu.

  Groteski İlikten El'e Kadar Olan Aitlik 1 (Bayram Kaya) 24 Haziran 2018 Felsefe 

El mana anlayışı; kolektif üreten ilişki çevrimi içinde, bu çevrimi "mülk sahibi olana biat etme imanı üzerinde sahiplerin paylaştırma yapmasına razı olmaktı (tevekküldü). Üreten yapı üzerinde kimi bencil bilincin, yeniden aitlik bilinciydi. Kolektif üretmenin tarih bilinci olmasa, El anlayışı ortaya konamazdı.

  Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 10 (Bayram Kaya) 29 Haziran 2018 Felsefe 

Genelde bir hayat türü çalışma, üretmeyi köleleştiren asalak olmak dışında, kendi kendisinin asalağı olmamaktadır. Bir hayat olan insan da kendi yeteneği kadar payla toplumun kendisi ve toplumun inşacısıdır. İnsan, insan olmanın tarih bilinciyle, inşa bilinciyle asalak olabilse de ahlaken (mana en) toplumun asalağı olmamalıdır.

  Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 19 (Bayram Kaya) 8 Temmuz 2018 Felsefe 

“Kullarım” diyen Osmanlı padişahı da bir köle sahibi olan ya “seyitti”. Ya efendi ya sahibim” demekti. Egemen güç, ne zaman bir uyuşturan ortama; kitleleri biat yönünde senkronize eden bir söylemlere gerek duyduysa lümpenler (hiçbir değişilen emek değeri üretmeyen büyücüler, medyumlar, fal bakıcıları, kader kısmet çiler, hırsızlar, mafya ve çoğu din adamları) hemen orada boy vermiştiler.

  Elde Var Bir ve Bir Elde 3 (Bayram Kaya) 12 Haziran 2018 Felsefe 

Osmanlının yakasını kaptırdığı egemenlik, galata bankerleri de denen para sahipliği; buydu. Egemenlikte buydu. Osmanlı borç batağı altında siyaseten kontrol ediliyordu. Günümüzdeki Sarraf hikayesi bununla bire bir benzeşir gibidir.

  Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 7 (Bayram Kaya) 25 Haziran 2018 Felsefe 

El manalı inşa sistemi içinde toplum kolektif olarak üretimini yapar. Kolektif olarak üreten toplum bu kes de üreten yetenek ve ihtiyacına göre pay alamaz. Üretenlerin üreten yetenek ve ihtiyacına göre pay alamamasıyla sistem El manalı anlayış içine sıçrar. Çalışanların payı, ölmeyip te yarın yeniden çalışacak durumda olabilmenin en az beslenmesi içinde olur. Bu nedenle kölenin payı zorunlu bir en az sahiplik koşulu içinde aldığı rızk, boğaz tokluğu veya yarı aç yarı tok durumdur.

  Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 12 (Bayram Kaya) 1 Temmuz 2018 Felsefe 

Bizzat Yehova diyordu ki; "siz ki Yahova'yı kendinize Elohim seçtiniz; O da sizi dünyanın bütün diğer kavimlerinden ayırıp, kendisine sizi kendi kavmi seçti."

  Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 4 (Bayram Kaya) 21 Haziran 2018 Felsefe 

Açlığı beliren kişinin tokluğu yok olur (kaybolur). Tok olan kişi de açlığı hissetmez. Yani tok kişinin de açlığı yoktur. Çelişki şu; beliren açlık karşısında tokluk belirimi oluşamaz. Açlık tokluğun; tokluk ta açlığın üzerine bir eğimdir. Ve açlık tokluğun; tokluk ta açlığın üzerine bir akış olmanın baskı ve basıncıdırlar.

  Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 6 (Bayram Kaya) 23 Haziran 2018 Felsefe 

Köleci yapı ile insan vahşete düşmüştü. Erdemliler erdemsizler bir tarafa çekilmiş; ahlaksızlık gemi azıya almıştı. Düşene bakan yoktu. Kulaklar çığlıklara kapanmıştı. Olup biten karşısındaki baskı ve yılgılar içindeki insanda ağızları bıçak açmıyordu. Tedirginlikte hiç hız kesmiyordu. Bu ahval üzerine insanlar iman üzerinde ahlaka çağrılıyordu.

  Avraham 1 (Bayram Kaya) 29 Ağustos 2018 Felsefe 

Abram ya da Avram adı (olası ki Aramdı-Aramiydi); Abraham ya da Avraham olmakla kolektif inşadan kopup biçimlenen yeni ve inanıcı, imanı olan monarşin yapı inşası olan El'e dek statüyle söylenip anlam edildi.

  Sahiplik 3 (Bayram Kaya) 28 Temmuz 2018 Felsefe 

Siz de gözünüzdeki gözbağı olan illüzyon nedenle üretim hareketi içindeki kolektif ligi hiç göremezsiniz. Gördüğünüzü de açıklama söyleme bilincinde olamamakla hiçbir anlam veremezsiniz. Bu nedenle olup bitene sırf cahilce öğreti ile "Allah razı olsun" demekten başka amentü gücünüz yoktur. Bu da sizi sömürenleri kutsamaktır.

  Tarihi Olan İlahi Adalet 8 (Bayram Kaya) 20 Temmuz 2018 Felsefe 

Deredeki akar su kesikli ve sürekli olması ile ancak vardır. Kesikli durumlar: 1- Kaynak suyu. 2-Kaynak sularının birleşip derede akması. 3-Derde akan suyun buharlaşması. 4-Buharlaşan suyun yağış olarak geri yeryüzüne dönmesi. 5-Yağışların toprak tarafından emilip, yeniden kaynak suyu olarak yer altında birikip bir artezyen ile yer yüzüne kaynak suyu olarak çıkmasıyla. 6-Kaynaktan çıkan suyun derede akışına devam etmesi ile bir çevrimdi. Otomatik süreçti. Kendi kendisine başlayan kendi kendisine duran süreçti.

  Tarihi Olan İlahi Adalet 7 (Bayram Kaya) 19 Temmuz 2018 Felsefe 

İşte Mustafa Kemal Atatürk, inşada âtıl kalan enerjiyi kendi alanı içinde dönüt yapacağı bir alanlarla sınırladı. Yalıtıma etti. Fetih üzerine, ganimet üzerine, kapitülasyonlar üzerine olmayan; köleliği yücelten söylemle değil, emeği efendi yapan üreten bir bilimsel ilişkili enerji dönüşümlü enerji üreten enerji santrallerini (kurumları) geri beslenim ile inşa ve organize etmiştir.

  Sistem 5 (Bayram Kaya) 31 Ağustos 2018 Felsefe 

Mülk bir kez sizin olduktan sonra, beslenme yapacak olan mülksüzler; sizlerdeki çalışma nesneleri ile çalışmak için sizin sahipliğinizde olan mülke, araç gerece ve depo enerjiye yönelmekle iradenizden emir almaya gelecektiler. Bu hayal ve vaat ile köle siz olmadıkça, bir başkasının mülksüz olması nedenle kişilerin sizde iş, çalışma ve emir almasıyla köle olmasında hiçbir sakınca görmeyecektiniz!

  Tarihi Olan İlahi Adalet 4 (Bayram Kaya) 16 Temmuz 2018 Felsefe 

Mülk sahibinin size lütfedip karnınızı doyurması için (ücret- maaş- taşeronluk, sözleşmeli ücret vs.) vermesi inayettir. Himmettir. Azamettir. Ali cenaplınla "veli nimet" oluştur! Buna karşın size gözünüzü toprak doyursun. Nankör olmayın deniyordu. İşte El anlayışlı anlı şanlı adalet ve meşruiyet budur. Sürece yabancılaşma nerelere gelmişti.

  Tarihi Olan İlahi Adalet 3 (Bayram Kaya) 15 Temmuz 2018 Felsefe 

Ama kendi kolektif çevrimli ve düzenli süreçlerinizin; sosyo toplum gibi yalıtımlı durumları içinde iyi-kötü bir seleksiyon olarak çalışır. Sosyo toplumsal yapı çekirdeği korunan kişi bene göre olduğu için yapı ben merkezlidir. Sosyo toplumlar da davranışlar çekirdeğe doğru gittikçe sınırlanır ve çekirdeğe göre olur. Çekirdekten uzaklaştıkça genelleşir çekirdeğe göre olmayan tutumlarla bile var olmak zorundadır.

  Tarihi Oluşuyla İlahi Adalet 5 (Bayram Kaya) 17 Temmuz 2018 Felsefe 

Bencil ben içte ve dışta harcadığı enerji ile yardımlaşma eksenli kolektif yapı üzerindeki kaynaklarından enerji sağladı. Sağladığı enerjinin bir kısmını yine bu kolektif katkıya vermekle yeniden kolektif çevrimi beslemiş oldu. Kısaca kişi eyleme başlarken tüm her şey gibi sahip olduğu enerji paketiyle kendisini çağıran eylem oluşa hazırdı.

  El İle Gelen İyi Huy 2 (Bayram Kaya) 25 Temmuz 2018 Felsefe 

Fıkıh ta yetmedi. Düşünsel tartışmalar başladı (kelam). Kutsal metnin açık anlamları yanında alt anlamlar aramaya başlandı (bâtinilik). Fıkıh, kelam da yetmedi bu kes de kutsal metinleri yorumlama (tefsir) başladı! Bu da yetmeyince kutsal metinlerin boşlukları, Musa'nın, İsa'nın sözleriyle (hadislerle) doldurdular...

  El İle Gelen İyi Huy 1 (Bayram Kaya) 24 Temmuz 2018 Felsefe 

Aynı şekilde güvenlikçi de ağaç bakımına ayıracağı zamanı, çocuk bakımına ayıracağı zamanı bakıcı ve meyve üretici sayesinde güvenlik işlerine ayırır. Ha keza çocuk bakıcısı da aynı gerekçelerle kolektif belirlenir. Yani ağaca bakım işinde bir kolektiflik vardır. Korunmada bir kolektiflik vardır. Yavru bakımında istesek te istemesek te bir kolektif katkı ve sinerji vardır.

  Sahiplik 15 (Bayram Kaya) 12 Ağustos 2018 Felsefe 

Kişi sahipli dil tümden sömrülen güdülmeyi taat ve ibadete çeviren anlam ve söylemler yüklü düşünmeler ilüzyono olmakla bu düşünme dışına çıkamamaydı. Kâr dediği sömrüyü, sömürüye tevekkül eden cehaleti kutsatma başarısı içinde sömürüye gidenler olmakla köleci dili sömürülenlere karşı bomboş söz ve lakırdılardır.

  Sahiplik 10 (Bayram Kaya) 7 Ağustos 2018 Felsefe 

Al, sat yeter deniyor. Ya da çalışmak bir rızksa çalışanın sırtında, onun çalıştığın da doymak en az dokuz türlüdür demeyle ne anlarsan hem de dokuz kez satmakla siz; çalışandan “dokuz kat fazla kazanıp rızk edinirdiniz!!! Bakınız sömürü rızk diye nasıl gizlenip, gözlerden uzak tutulmakla; din iman içinde öteden beri gelenle töre illüzyonu yapılıyordu.

  Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 18 (Bayram Kaya) 28 Haziran 2018 Felsefe 

Sosyo toplumsa ruh ile bencillik arasındaki farka rağmen sosyo toplumsa ruh, bencil zekayı da içerir. Sosyo toplumsa ruhun inşacısı bencillikti. Ama bencillik sosyo toplumsa ruh tarafından içeriliyordu. Sosyo toplum esasen benciliğe özgü durumla üreten inşa iken sosyo toplum bencillikten çok fazla bir şeydir. Bencillik sosyo tolumun asıl konusu ama üreten sosyo toplum, bencil oluşun tez canlılığını kendi ilkelerinin gerisine almıştır. Sosyo toplumun bencillikten fazla olan taraflarından biri de budur. Bencil zekâ da bu bilinçle oluyordu. Bunun ilk örnek tutumu kişinin ya da bencilliğin sosyal alan içinde sosyalleşmesiydi. Bencillik eksiğini dışta eklemek; ya da kimi eksiği ile dışta tamamlanma, ilkesiyle; kendi dışındaki zorunluluklar nedenle önce sosyal oluş içinde sonra da üreten toplum içinde olabilmiştir. Kişiler kendi bencilliği gibi ama gelip geçici durumlarla, sosyo toplumsa ilişkileri de dışta ikinci bir sakınım yasası etmekle dıştaki bu sakınımı da sosyo toplumsa bilinç yapmıştılar. Dıştaki bu ikinci bilinç, benci düzleme göre olmak kaydıyla, ben olmayana doğru temas kurmak için dışa açılıyordu. Bencil zekâ, dışta kavranan sosyal zekâ üzerinde kendisinin de sosyo toplumla olan ruhsal var oluşunu ortaya koymuştu. Hayat kendisini, var oluş alanları arasında da oluşan, olanak enerji düzenleyici koşullar içinde; yeni niş alanları doldurmakla var oluyordu. El neden ve nasıl var oldu derken aynı konuyu belirtmiştik. Bencil hayat en temel düzlem içinde üretemiyorsa; üretemeyenler üreten organizmayı enfekte edecekti. Üreten organizma üzerinde asalak olmakla onu sömürerek yaşayacaktı. Bu tutum olanak enerji düzenleme tutumları içinde olmaktı. Varlığın var oluşuyla ortaya koyduğu niş alanlarını doldurmak, esastı. Hayat ta hayatın niş (oyuk) alanlarını dolduruyordu. Sömürme de asalaklık ta, sülüklük te hayatın niş alanlarını doldurmaydı. Sömürü; üretim alanlarının boşluk yapılarını kişisi sahipliklerle dolduran fenalıkla sömürmeydi. Burada mutlaka sömürü yansımasını vermenin anlamı çıkarılmamalıdır. İnsan nasıl üreten yapı alanlı kimi boşlukları “ben nasıl varım” gibi soruların bilgi araştırmasına ayırıp ta düzenliyorsa, sömürü alanı olan boşluklar da yabanıl hayatların niş alanına dönüşmelere cevaz verebilirdir. Çünkü biz, üretim hareketi içinde bu yabanıl hayatların niş alanını da kendimize kolektif mülk edinmişe benzemekle bu duyuş ve bu bilgiyle böyle olmak zorunludur. Bunlar bizim irade alanımız içindedirler. Yani sömürme üreten ilişkiler için her durumla olasıysa da üreten yapının iradesi biz olduğumuza göre ve üreten olabildiğimize göre sömüren olmamız zorunlu değildi. Doğal seleksiyon mekanizmaları sizin elinizde değildi. Ama üreten alan insan özneli süreçlerin kontrol düzenlemesi içinde olmakla, seçme ayıklamaları kontrol etmek kendi irade bilincimiz altındaydı. Karşıtı üreten anlayışla yok edilebilirdi. Sömürü üreten yapı alan içinde, yapının boşluklu tanecikli olması nedenle bir niş alan eylemliliği ise de sizin üreten güç olmanızla üretenin bu alanı sömürüyle doldurması, üreten ilişkiler içinde zorunlu değildi. Ne var ki inşanın kendi kolektif başlangıcı kendi zorunlu tıkaçlarıyla sömürüye giden alanları tıkıyordu. Ama insan kendi groteski düşüncesini ne kadar tıkaçlarsa tıkaç yapsındı. Tıkaç sürtünmesi nedenle oluşan sürtünme enerjisi tıkacı sızıntı olarak geçecekti. Kolektif koşul içindeki yansımalardan birisi, “insanın kendi kendisine düşünmesine uygun olmakla”, mutlaka groteski fantezili bir ide bağıntısını ortaya koyacaktı. Yani sosyo toplumsa ruhunuzla bencil ruhunuzda sır ve garip bir mana yoktu. Kişiler bencil düşünmesinden ötürü, dışta kazandığı gizli bir endeksle sosyo toplumsa ruh biçiminden soyunacaktı. Ve bu groteski fantezili düşünmesini yapacaktı. Fantezi olan düşünmeyi “kendi kendisine düşünmesinin ekseni” yapacaktı. Ve bu fantezi eksene de “kendisini-bencilliğini” koyacaktı. Kişinin bu tür kendi kendisine düşünmeleri olacaktı. Atomu yok ederseniz tuzu yok edersiniz. Sosyo toplumsa ruhu yok etseniz de bencilliği yok edemiyordunuz. Bir hayata göre dış dünya kontrol edilemez enerji durumlu masifler ve ışın hava türü seyreltilerdir. Yani dış dünya hayat için bir çeşit dalgalı ya da asi elektrik akımı çarpması gibidirler. Hayat bu asi ya da dalgalı akımı önce yalıtım içindeki işlevlerle düzenler. Yani doğru enerji akımına çevirir. Sonra da hayat türe göre sosyal yapı üzerinde dalgalı ve korkunç ta olan; bozucu da olan bu enerjiyi düzenlerler. Dalgalı enerjiyi o hayatın kullanabileceği doğru akımlı hale getirirler. Dalgalı olan enerjiyi de kullanacağı bir dalgalı düzeye indirger. Sosyo toplumlar bu bağlamla dıştaki enerjiyi indirgeyip düzenleyen enerji düzenleyici (konnektör) idiler. İşlev durumlar olmadan enerji düzenleme işi tek başına olası olmuyordu. İşlev durumlar yalıtım içinde organ ve organellerdi. Sosyal alan içinde her bir kişilerdi. Toplum içinde de üretim nesnesi olan çalışma araç gereçleri ve insan emeğiydi. İnsanlar sosyo toplumuyla dıştaki dalgalı ya da asi enerji akımını indirgeyip kullanabileceği asi ya da dalgalı akım veya doğrultulmuş düzgün akıma çeviren konnektör (enerji düzenleyici) konvektördüler (enerjiyi düzenli dağıtıcılar). Kaçak sızıntılar da bu dönüşmeler esnasındadırlar. Üstelik ilk konnekter ve kolektif sistem bu tür sömürme ya da groteski oluşla düşünmelerin henüz her tür bağışıklık sistemini oluşturamamıştı. Bir öncesi olan totemi sistemde üretim hareketi olmadığı için bu tür fanteziye uygun bir fark edilirliği de yansıtıp deneyim edinememişlerdi. Bir önceki zeminin içi groteski olabilen kişisi sahipliğin fantezilerini üretmeye de uygun değildi. Ne var ki kolektif yaşamın ortaya koyduğu üreten verimlilik üzerinde bu tür fantezi yansımalar ortaya koyma işi, çok uygun bir belirme ve düzenleme şekli olmaya müsaitti. Yani kuvveyi fiile yani gerçekleşen bir eylem durumuna geçirmenize üreten ortam alabildiğine uygundu. Şöyle de söyleyebiliriz. Düşüncede fantezi olan kişisi sahipliğe veya akılda fantezi olanı kişisi sahipliğe; ya da akılda fantezi olmakla gizlenen kişisi sahipliğe üreten ortam alabildiğine uygundu. Konnektör oluş konnekter oluş birleşen ortaklıkla zorunlu bir kolektifi iliktir. Sentez ya da birleşme; bir arada oluş zorunlu bir kolektifi iliktir. İşte üreten süreç içinde konnekter ağla, kolektif oluşun üreten enerji düzenlemesi vardı. Var oluşun temelinde gelen bir boşluklu tanecikli yapı vardı. Kolektif oluşun da zorunlu boşluklu tanecikli yapısı olmakla kolektif iliğin pek çok boşluk devim alanları vardı. Bu nedenle;” kolektif sahip oluşun” karşısında ve özneler dünyasının içinde bunun zıt yansıması olan “kişisi sahiple olmanın” fantezisi vardı. Kişisi sahipli fantezi içinde oluş düşüncesi kolektif ilişkili alan içi boşluklarında verimli şekilde fanteziler üretmeye başladı. Kişi sahipli buyuran bir irade içinde olmanın düşünsel fantezisi; kolektif oluşun boşluklu kısımları içinde kendisine eylem yapma alanı buldu. Bu alan kişinin alabildiğine at koşturma hayaline ilişkin eylem alanıydı. Bu nedenle kişi üretim alanı içinde at koşturmakla dizginsiz olabileceği pek çok boşluk eylem alanı buldu. Yani kolektif üreten ve kolektif paylaşan süre durum içinde, kolektif olmayan yansımalara ev sahipliği yapacak pek çok boşluk alanlar vardı. Kolektif olmayan bu düşünce Neydi? Üretme ve ürettirme kolektifti. Ama üretilen üzerinde kolektif sahipliğe karşı da kişisi sahiplikti. Kolektif iradeye karşı kişisi irade. Kolektif güce karşı kolektif gücü ele geçiren kişisi güçtü vs. Kolektife göre kolektifle başlayıp; kolektife göre enerji düzenlemesi edilen sistemin konnekter ağ üzerinde (ortak ağ üzerinde), konnektör yapılı (enerji düzen yapılı) tiryaklarında düzensiz salınım çıkışları oluşur (düzgün enerji çıkışları yapan kapılarında düzensiz salınım çıkışları oluşur). Böylece ortamın düzensizliği (stresi) çok çok artmıştı. Zengin fakir bu düzensizliğin temel kaynaklarıydı. Yukarıda söyledik kişi bu fanteziyi kurarken; kurulan fantezinin eksen merkezinde, hep kişinin kendisi vardır. Bu nedenle düzensiz enerjiyi oluşan bu sahiplik, herkesin kişisel sahipliği değildi. Yani kimini sahiplikten yoksun kılarak, yoksun kılınanların muhtaçlığını kullanıp sömüren bir kişisi sahiplikti, Zaten “herkesin sahipliği olan” bir yerde kişisi sahiplik anılmaz bile bu kolektif iliktir. Kısaca kolektif süreçli boşluklu devim alanlarının içinde kişisi sahipliğini düşünen fanteziler ortaya koymak; bu bağlamda eşyanın doğasına uygundu. Ne var ki süreç, üreten kolektif bilgileri kişilere donanım yapıyordu. Kişilerin kolektif güçle donanması, bilginin patent kaynağı olan grup meslekleri içinde çıkma yansımasına da uygundu. Bu nedenle kolektif ortam kişi sahipliğini sahneye koymaya ve uygulamaya pek elverişliydi. Ama bu elverişlilik geri bağlanımla üreten emek gücünün doğasına uygun değildi. Bencilliğe uygun olan kolektif üretime uygun değildi. İşte groteski ilik içinde saklı gelişen düşüncelerle fantezi olan kişisi sahiplik bu yansımalarıyla uygulamaya kondu. Ne var ki kişisi sahiplik geri bağlanım yasaları referansı içinde olmakla meşru olmuyordu. Üreten süreç olmamakla sürdürülebilir olmuyordu. Şu hâlde ortamın düzensiz enerji stresini artıran bu fantezi düşünceye önce meşruiyet kazandırmak ve sonra da sürdürüle bilirlik çevrimleri kazandırmak gerekiyordu! Kişisi fantezili düşünsel mana anlaması; nesnel, somut ve neden sel dayanaklardan yoksundu. Hiçbir şey kişisel sahipli bir tutumla başlayıp bu düzleme gelmiş olmadığı için fantastik düşünceli bu tür uygulamanın doğru dürüst hiçbir nedeni bulunamıyordu. Kolektif oluşun geri beslenici, referansları ve meşruiyeti somut ve nesnel oluşlarla gruplar arası ittifak antlarıyla çevrimliydi. O halde kişisel sahipliğin geri beslenilir, referansları ve meşruiyet ekseni de kendisi gibi fantezi (ütopik) düşünceyle, yine kendisi gibi hayali soyut ve öznel olmak zorundaydı. Üreten grup sahipliği yerine hayali bir El sahipliği söylendi. Üretme meslek sahipliği yerine yaratma söylendi. Üreten grupların ittifak yapan irade kararı gibi El’in de sahipliği nedenle irade ve takdiri vardı. Gruplar arası ant içen ittifaklar yerine de El ile ahit inancı üzerinde iman sözleşmesi yapılmıştı. El anlayışı, El malik El Mülk tanımlamasıyla; El mülkün sahibi yapılınca, grupların ne sahipliği kaldı ne iradesi kaldı. Ne meslek patent bilgisi kaldı. Ne de üreten ilişkiler içinde üretim hareketinin nesnel ve somut oluşu kaldı. Tarihsel oluş, tarihi bilinç ve kolektif hafıza berhava olmuştu. Bilgi sıfırlanmıştı. Geçmiş; zorunlu ve nesnel etkileri nedenle bilinmemekle, görünmez bir karadeliğe dönüşmüştü. Sistemin enerji düzensizliği artmakla, düzensiz enerji şimşeklerini çakıp; yıldırımların koy veren bir alan ortamda, ortam çok çatışmalıydı. Fantastik düşüncenin düşüncede olan birinci mana aşamasının akabindeki uygulamayla ikinci aşamaya geçilmişti. Kolektif oluş üretim aşamasından sonra çekim ve çevrimin ekseni olmaktan çıkarıldı. Aktarılan kolektif güç yerine El mana anlayışı kondu. Artık bütün olup bitenler yani kolektif oluş dahi El mana anlayışıyla anlatılıp anlaşılıyordu. Unutturulan; başlangıç olan, geçmişin şimdiye neden sel olmasının hafızalarda silinmesi ile hafıza travması yaşanandı. Tufanlar yaşanandı. Tufanlar bu travmaların anlatım biçimiydi. Sürecin odağına somut olan yerine soyut El mana anlayışı kondu. El’in sözü neden yerine geçen bir neden olmuştu.

  Tarihi Olan İlahi Adalet 11 (Bayram Kaya) 23 Temmuz 2018 Felsefe 

Kişi mülk sahipliğinin her iki belireninden biri yani kişi mülk sahipliğinin olumlu belireni El ya da efendilerdi. Olumsuz belireni de köleler ve kölelikti. Kişi sahipli mantık ve kölelik, kolektif sahipli mantığın karşıtıydı. İşte El bu haline bakmadan köleliği ve kendisini kutsamak için kolektifi iliğe azma sapma deyip küfredecekti. Yani El ilaha söverek, ilahı kötüleyerek meşru oluyordu.

  Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 20 (Bayram Kaya) 9 Temmuz 2018 Kimya 

Yeterince kurumlaşamayan yöneten irade, fetih topraklarında organize olup kurum ve kurallar bir türlü gereği gibi devreye girmiyordu. Arap yönetimi yeterince bürokrasi bilmiyordu. Arabın ganimeti fetih ruhu yöneten irade bilincinin önünde gitti. Fetih hızlı gidiyor fakat yönetim tökezliyordu. Fetihle yönetim birlikte giden uyum değildi.

  Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 14 (Bayram Kaya) 3 Temmuz 2018 Felsefe 

İhtiyaçlarını karşılama eğiliminde olan fakir ihtiyaçlarının çalışma nesnesini (enerji kaynağını)elinde tutanlara doğru çalışmak için eğimledir. Bu eğim kendisinde beliremeyene zenginliğe göre beliren fakirlikle aktiflikti. Bu aktiflik dıştaki zengine göre pasiflik olmakla sığınma ve teslimiyettir.

  Sahiplik 2 (Bayram Kaya) 27 Temmuz 2018 Felsefe 

Var oluş kendisinin beliren bir durumu karşısında, var olup ta beliremeyen birçok oyuk alanları üzerinde de yine kendi zıddıyla birlikte, bir ve çok oluşla bir arada belirişti. Bu bir asalağın oluşmasındaki “oyuk alan etkisiydi” de. Ve eylemler karşılık oyuk alan etkisiyle (zıddıyla) var oluştu. Yani var oluş çoklu “alan etkili” bir belirme durumuyla bir ve bir çoktu. Kolektifi ilik üreten bağ enerjisiyle TEKİL, paylaşan enerji ile ÇOĞULDUR.

  Sistem 2 (Bayram Kaya) 24 Ağustos 2018 Felsefe 

Havasız bir ortamı ses olarak geçemeyen enerji her tür yalıtımları nötrüno, radyasyon, elektrikti manyetik enerjiler geçişi ile geçmektedir. Bu nedenle sistem inşası için ortamının saydam olup olmaması da genel olarak pek bir önem değildir. Yeter ki o yalıtımın inşa şekli, başlangıç inşanın seçilim yasası içinde olsun. Yalıtım içini ne ile bağıntı kılmışsanız o inşa gelecekte artık o bağıntıyla kesikli sürekli olmakla o inşaya göre modüler bir modülasyona açık oluştur.

  Tarihi Olan İlahi Adalet 10 (Bayram Kaya) 22 Temmuz 2018 Felsefe 

Unutmayın ki kolektifi kolektif yapan sanat yapan temel üretim hareketi olmadan, sanatın ve hizmetin düşüncesini varlığını bile ortaya koyamazsınız. Snop ve küçük dağları ben yaratım diyenler. Kendisini “sanat” diye, her şeyin üzerinde gören banal, yozluklar. Bir iyi düşünmeli! Bu nedenle üreten hizmet hareketi dışındakiler; ancak ve ancak sosyo toplumsa güçle ortaya konan sair hizmetler; temel hizmetlere bağıtlanır. Ve böylece temel hizmetler gibi görülen uygarlaşma olurlar.

  Sistem 1 (Bayram Kaya) 23 Ağustos 2018 Felsefe 

“İşlev enerji düzenini” oluşan bağ durumlar, bu bağ durumların girdi çıktısının dıştan aktif ve pasif yolla edinilirler. Aktif seleksiyonlu sistemlere oto kontrollü canlı sistemler diyoruz. Bütün sistemler az çok pasif durumla edilgin olabilmektedirler. Dışta temin edilen bu enerji; bağ enerjiyi oluşan elemen ter öğeler üzerinde farklı farklı girişimlerle farklı farklı belirimle olurlar.

  Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 13 (Bayram Kaya) 2 Temmuz 2018 Felsefe 

El mantığı her seferinde size kaybettiren süreçlerle olması üzerinde, günümüze gelmişti. Bencillik üzerindeki hoşlanışı dümenlerle ortak mirasa sahip çıkmış; mülk hakkı diye size çalışmalarınızı ve emek gücünüzü kaybettirmişti. Günümüzde de aynen sürmektedir. Müteşebbis hakkı, yatırımcı hakkı. Girişimci ve ticaret kâr payı. Hizmet kâr payı. Aracı komisyonu. Amortisman gibi kata küllilerle sürer.

  Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 17 (Bayram Kaya) 6 Temmuz 2018 Felsefe 

Öyleyse fakir kişi içselinde zenginlik belirim verememekle bir boşluk devinmesidir. Zengin kişide de fakirlik belirim verememekle etkin bir boşluk alan devinmesidir. Fakirliğin kendi zenginliğiyle bir arada olması demek diğerinin belirim veremeyen varlığı ile bir diğerine boşluk devinmesi gibi davranır olmasıdır.

  Sahiplik 4 (Bayram Kaya) 29 Temmuz 2018 Felsefe 

Bu ortak tanır olana karşı ortak tanımaz olan en az iki tane ayrı ayrı takdir ve iradenin çarpışmasıydı. Kolektifi iliği söyleyen irade ile kolektifi iliğe karşı olan iradeydi. Karşıtına göre inşa ve düşünce olmakla bu tecelli El’in bir çokluk karşısında belirmesidir.

  Tarihi Olan İlahi Adalet 9 (Bayram Kaya) 21 Temmuz 2018 Felsefe 

Tekrarlarsak bu oluşumlar var oluşun, akışın, kesikli sürekli durumları içinde olması ile olgu ve oluşlardaki süre durumların yasasıydı. Klorofil enerji bandı içinde mitokondri olamıyordunuz. Lityum atomu içinde alüminyum enerji bant seviyesiyle işlev durum olamıyordunuz. Atom ve moleküler de polimerler de enzimler de hücre de doku ve organlar da sosyo toplumlar da böyle zıt ve yansıma işlev entegrelerle oluşuyordu.

  Sahiplik 1 (Bayram Kaya) 26 Temmuz 2018 Felsefe 

İlk kolektif gelişmişlik içinde, kolektif mülkiyete karşı, kişi mülkiyetini dillendiren düşünce ve söylemler kolektif olana karşı kolektif olmayanın zıddı söylem olmakla akla geldi. Kolektif olana karşı kolektif olmayan düşünceler kolektif alan içinde boy vermiş olmakla tartışılıyordu. Fakat bir açmaz (handikap) vardı. Kolektif alan içindeki bir toprağın, bir ağacın, bir araç-gerecini bir bilgi ve deneyimlerin, söylene gelen gelenek yasaların içinde “bu İbrahim’indir” diyen ya da “bu İbrahim’indir” diyebilecek bir sav söylemin nesnel bir gerçek dayanağı hiç yoktu.

  Sahiplik 7 (Bayram Kaya) 1 Ağustos 2018 Felsefe 

Tarih sahnesinde silinecek olan temel yapılar için özel mülkiyetçi köleci El yapıları da “bunlar bizim yüzümüzden yok oldular” demeyecekti. Bu nedenle kolektif yapılar kendi yok edicilerini hikâye edip anlatacaklardı. Köleci sistem bu durumdaki (yok oluştaki) kendi suçluluğunu üste çıkarak anlatacaktı.

  Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 16 (Bayram Kaya) 5 Temmuz 2018 Felsefe 

Üreten yapı içinde üretenler fakir ve köle durumuyla iyonize olan pasif aktifi iliklerdir. Kişi sahipler de zenginlik ile dıştaki pasif aktifi olan iyonlara karşı aktiftirler. Bu durumda zıtlar kendi üzerlerinde nötr bir belirme gibi iken zıtlar daha çok dışta olan iki ve daha fazla şeyler arasında bağıntıyla beliren ve beliremeyen yanlar olmakla çok daha aktiftirler.

  Bir Uygarlığa Basit Bir Analiz 1 (Bayram Kaya) 29 Temmuz 2018 Felsefe 

Bir seriye hücumuna ya da bir savaşa çıkılırken sosyolojik tabana tüccar bilinciyle “cennet karşılığında canlarınız ve mallarınız satın alınmıştır” deniyordu. Hatta “yaptığınız bu alışverişten dolayı size müjdeler olsun! Budur gerçekten çok büyük kazançla çok büyük başarıdır", diyorlardı cengâverlere.

  Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 11 (Bayram Kaya) 30 Haziran 2018 Felsefe 

Bu nedenle sahipliği olmayan kölelerin çalışmasının zıttı olan yansımadan ötürü efendilerin de çalışmama eğilimi vardı. Köledeki "çalışma eğilimi" efendi de çalışma olarak beliremeyen bir yansımaydı. Her şey zıtların varlığı ve birliğiyle olasıydı.

  Tarihi Olan İlahi Adalet 2 (Bayram Kaya) 14 Temmuz 2018 Felsefe 

Ya da sınırlanma veya sorumluluk içindeki tutumunuzla siz doyduktan sonra çevreye nötr durumla oluşunuzdur. Siz kolektifin mülk yaptığı bağıntı durumlara benim demekle kişinin kendi başına yapamaz olacağı bir şeyi sahiplenmesi ve dengenin bu sahipliğe göre eğilmesi sistemin çok fena bozulmasıydı.

  Düet 1 (Bayram Kaya) 7 Temmuz 2018 Felsefe 

"Dış dünyanın baskı ve basıncıyla özne arasına"; en az durumuyla yalıtımlı bir vücut girmişti. Yalıtımlı bir en az dış dünya bağıntısı olan sosyo toplum girmişti. Bunlar dış dünyanın baskı ve basıncına supaptılar. Bu supap durumlar nedeniyle artık kişi interdi, üniversaldır.

  Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 15 (Bayram Kaya) 4 Temmuz 2018 Felsefe 

İşte oligarşin teokratik iradesiyle üretimden gelen güce sahip olmanın kısmi iradesi; yöneten egemen iliğe kısmi sahipti. Üretimden gelen gücün egemenliği kısmi olduğu kadar paylaşmakla, yöneten irade cumhur olan halkın cumhuriyet iradesine dönüşmüştü. Halk perdeleyen söylemdi. “Üreten emek sahipli kısmi iradeyi sürece referans yapmayı gizliyordu”.

  Sistem 6 (Bayram Kaya) 31 Ağustos 2018 Felsefe 

Hücreler, organizmalar, toplumlar kapalı sistemdirler. Yani seçiciliği ve geçirgenliği hayli artmış, yükseltgenmiş, kısıtlanmış olmakla; hayli gelişkin bir yalıtımladırlar.

  Sahiplik 11 (Bayram Kaya) 8 Ağustos 2018 Felsefe 

Mütekabiliyeti olandan tacirler kâr kazancı çıkardılar. Hiç çalışmadan dokuz birim ürünü dokuz kişi yiyecekti. Bu El’in rızk dağıtma adaletiydi (hilesiydi). Kâra hile diyemediği için adalet diyen şaşırtma ve uyuşturma olan bu tür sözcükleri kullanıyorlardı. Adalet üzerine olan işlere bir bakın hepsi alabildiğine hile ve tuzaklarla dolu. Çünkü bidayetinden beri kurulan El sistemi bir sömürü sistemidir.

  Sistem 4 (Bayram Kaya) 29 Ağustos 2018 Felsefe 

Mantıken kolektif oluşumla senin kolektif yatırım ve kolektif garanti (amortisman) verdiğin şeyi zaten sen yapıyorsun demektir. Nitekim de öyledir. Zaten birinci, ikinci boğaz köprüsünü sen, yani kolektif güç yapmıştır. Tüm bu cin fikirler sömürmenin maskesidir. Köprüde para ile geçme de hikayedir. Efendim yolu kullanan parasını versin? Tüm bu söylemler sömürü mantığına hizmet olan bilgi ve bilinç karatmalarıdır. Yani kolektif senin yatırımcın, iş adamın, donanım ortaya koyucun vs.dir.

  Sistem 3 (Bayram Kaya) 25 Ağustos 2018 Felsefe 

Şeyler çok yoğun ortamdan az yoğun ortama doğru (niceli farktan ötürü) kendilik bir hareket geçişiyle enerji kullanmadan geçişme olurlar. Yani büyüğün küçüğe; yükseğin alçağa doğru olan baskı ve alan basıncına dönüşürler. İşte ozmos türü geçişken ilik te bu türden bir baskı ve basıncın doğurduğu bir belirlenimler olmaktadır.

  Sahiplik 14 (Bayram Kaya) 11 Ağustos 2018 Felsefe 

GDO'lu sahipliğin ikinci tür köleli sahipler anlaşmasını vermenin nizasını veren çekişmeler içinde yeni gemiye binmekle tufanda kurtulacak olup, kurtuluşlu olacaklar kimlerdi? Hiç kuşkunuz olmasın ki Mustafa Kemal, Saddam ve Kaddafi olmayacaktı. Irak, Libya, Afganistan, Pakistan gibi ülkelerde demokratik yollardan iktidara gelip te işbirlikçi olmakla görevli olanlar, kurtulacak kişilerdi.

  Tarih Yazma 1 (Bayram Kaya) 6 Eylül 2018 Felsefe 

Sürecin yön veren ilişkisi olan totemi anlama; üreten ilişkiyle birlikte sürecin yön veren anlaması olmaktan çıkmıştı. Artık sürecin yön veren mana anlaması üretim hareketi olmuştu. Totemi mana da üreten ilişki girişmesi sayesinde biraz daha ayakları yere basan bir anlamalardan olacaktı. Artık mana bilimsel oluştan da yansıyacaktı. Totemi mana ve üreten ilişkiler girişmesi kâh birbirini sürdürecekti. Kâh ta birbirini frenleyecekti. Üretim hareketi altyapıyı oluştu. Daha çok hipotetik bir mana ilişkisiyle birlikte pekin bilgi de üst yapıyı oluşmuştu.

  Sistem 7 (Bayram Kaya) 2 Eylül 2018 Felsefe 

Parça ve dalga; temadan yüklü, dolaşık oluşuyla enerji bu yükle +- durumlarıyla veya var yok olan durumlarla veya yoğun olma derişme ile olma vs. durumlarladırlar. Söz gelimi ısı hareketi olarak çok olan ısıdan, az olan ısıya doğru eğimle vs. olma yanında çekme itme difüzyonları ile seleksiyonlarını ortaya koyacaktı.

  Sistem 8 (Bayram Kaya) 3 Eylül 2018 Felsefe 

Dengesizlik zıddıyla denge oluştu. Zıddıyla denge oluş aşağının yukarı olması, yukarının da aşağı olma bağıntısıydı. Çekilen itilen bağıntısıydı, itilen çekilen bağıntısıydı. Yani birinin ittiği diğerinin çektiğiydi. Elektrik yükü gibi, büyük küçük gibi parçacıklar bütünden bağıntı olan kısımdılar. İşte hayat ta bundan ötürü vardı. Sınama yanıma bu akla düşen temadan ötürü vardı. Tüm mesele bu temaydı!

  Sistem 12 (Bayram Kaya) 8 Eylül 2018 Felsefe 

Sistem dönmeye başlarken merkezle merkez arası alanda oluşan merkezkaç kuvveti nedenle element er yükler ve bağ enerjisi epey bir gerilir. Gerilme ekseni alan çevreyi eksen etrafında büker. Bükme eksenin alan çevresini merkeze doğru çekip sıkıştırmadır. Ağırlaşan sistemin merkezi, ağırlaşmanın bağ enerjili burgaçlarıyla döner.

  Sistem 13 (Bayram Kaya) 11 Eylül 2018 Felsefe 

Parça görece işlev durum yansımalı olan enerji parçalı kuantuma durumun biçimi olmakla, fiziğiydi. Parça tema olanın kendisi değil temaya aitle, temada alt bileşenleydi Dalga temaya aitlerin toplam bileşkesi ile parçalarda dalga olarak bulunan ikili enerji türünden parçanın özünü oluşan derişimle, aynı kuantumla olan enerjiden niceli durumsalından ötürü görece yansımaydılar.

  Sistem 13 (Bayram Kaya) 12 Eylül 2018 Felsefe 

Kişi enerji eksiklik (boşalmış) ve boşalmış oluşun boşalana özlemi olanı stresli yüküyle belirmiş ise kişi çevreyle girişir. Kişi boşalan yer eksikliği olan yükle tamamlanmakla, eksiklik dolmaktadır. Kişi o girdiye karşı kapanma tepkisi ortaya koyar.

  Sistem 15 (Bayram Kaya) 13 Eylül 2018 Kimya 

Evren ve sistem bağıntılı bir bütünlük olan süreçti. Bağıntı her şeyin her şeyle olan ilişkisiydi. Evrenimiz içindeki sistemler kendi içini kesikli sürekli kılmakla evrene göre kısmen her şeyin her şeyle olan bağıntısını sınırlayan kontrollü düzenli yapıların kaostan kaçınma stratejisiydi. Evrende diğer evrenlere göre yalıtımlı bir sistemdir.

  Bağ Enerjisi 1 (Bayram Kaya) 1 Ekim 2018 Estetik 

Dalga parçacık kesikli sürekliliği içindeki dönüşme, belirme ve bağıtlanma; parçacığa göre dalgayı hatırlama dalgaya göre parçacığı çağıran tekrar ediştir. Demek ki zekâ bir tekrar ediştir. Bir kendisini çağırmadır. Bir kendisini hatırlamadır.

  Alan, Alan Etkisi ve Alan Yönü 1 (Bayram Kaya) 12 Kasım 2018 Felsefe 

Özne-özne; nesne-nesne; özne nesnel ile oluş ve olgu olay bağıntılarının her biri bir alan ilişkisi ortaya korlar. Ve bu etki alan içinde olan her bir durumla, her bir durumun, her birinin birbirine eğim ile birbirinin direncini de oluşurlar.

  Alan, Alan Etkisi ve Alan Yönü 2 (Bayram Kaya) 13 Kasım 2018 Felsefe 

Boşluk ta doluluk ta bir alandı. Ve alan etkisi ortaya koyarlardı. Biri dolma yönünde alan etkisi ortaya korken; diğeri doldurma ya da boşalma, yönünde alan etkisi ortaya koyuyordu. Boşalmanın alan yönü doldurmaya doğru etkin akıştı. Boş olanın alan yönü dolmaya ve doldurulmaya karşı koyan pasif dirençti.

  Alan, Alan Etkisi ve Alan Yönü 6 (Bayram Kaya) 22 Kasım 2018 Felsefe 

Hak ediş diye kolektif yarar içinde alınan kişisi pay, şimdi mülk hakkı diye alınıp, mülk hakkının iradesi olarak karar alıp efendinin mülkünde istediği gibi tasarruf ile takdirde bulunmasıydı. Böylece yeni hak köleci sistem içinde kolektif sahipli iyeliğin ele geçirilmesi için kullanılan güç ve zor kullanma karşısında doğan bir dirençlerden oluşan direnme ile köleci tarihi süreç belireniydi.

  Alan, Alan Etkisi Alan Yönü 4 (Bayram Kaya) 19 Kasım 2018 Felsefe 

El özel mülk sahipliğini meşru etmek için kolektifi oluşa (kolektif iliğe) karşıydı. Ama oligarşin içinde El, Eller arası bir yöneten irade ortaklığıydı. Oligarşi içinde El, Eller arasında bir yönetim ortaklığıydı. Günümüzde de bir ortaklık (kolektiflik) demek olan komanditi, limitet mal mülk ortaklıklarıydı (şirkettiler). İşte kölelerin El’e kaptırdıkları kolektif ligin kendisi olan kolektif emeği, kolektif mirası ve ortak emek güçlerini şimdiki bu süreç içinde gıdım gıdım ve söke söke El’den alma mücadeleleri, demokratik mücadele içinde algılanıyordu.

  Alan, Alan Etkisi ve Alan Yönü 7 (Bayram Kaya) 24 Kasım 2018 Felsefe 

Yani kolektif üretimden sonra, tüketimi ortaya koyan kolektif paylaşma aşamasında paylaşım emek gücüne göre olmamakla alanın yönü kolektif alan yönüne göre zıttı. Alan yönü öznel alan etkisiyle köleci ahit olan mantığa göre ilişkilendi. Bu efendi özneli yeni bir alan yönüydü. Bu efendi özneli yön yeni alan yönünün de meşruiyet ligiydi!

  Alan, Alan Etkisi, Alan Yöneticisi 8 (Bayram Kaya) 26 Kasım 2018 Felsefe 

Hak kavramı daha önceki kolektif yaşantı düzenli ilişkilerinizden edinilen izlenim ve deneyden gelen referanslara göre, şimdiki köleci yapı içindeki her bir sapma ve değişmeye gösterilen dirençti. Bu hak noktası olan direnç “hak arama, hak ediş, hakkınız olanı isteme, haklı olma, haksız olanı ifade etme” gibi söylemlerle kolektife göre olandan kaynaklı direncinizin dile getiriliş şekliydi.

  Alan, Alan Etkisi ve Alan Yönü 5 (Bayram Kaya) 19 Kasım 2018 Felsefe 

Gerçek durumu gerçek olmayan durumla söylemeyi baştacı yapmanın yanılması içine girilmişti. Bir üretim grup içi kolektif bir üretim ilişkisi iken (tekil olmayan üretim ilişkisiyken), girişen temaslarla karşı gruplar tarafında üretilen farklı kullanım değeri bir üretimin iken; farklı kullanım değerli grup emek güçleriyle değişilen mütekabiliyeti bir üretime-tüketme hareketiydi. Temel değer yargıları ve referans buydu.

  Alan, Alan Etkisi ve Alan Yönü 3 (Bayram Kaya) 18 Kasım 2018 Felsefe 

Köleci yapı içindeki kul veya yeni mücadelesi içindeki kulluğa karşı hayır diyen insan, özde neye karşı demokrasi mücadelesi verdiğinin ve neye karşı demokrasi anlayış birliği yaptığı sınıf mücadeleli bir bilinci oluşmadıkça; herkesin kendi dini, herkesin kendi demokrasisi vardı!

  Alan, Alan Etkisi ve Alan Yönü 10 (Bayram Kaya) 1 Aralık 2018 Felsefe 

Zıddıyla beliren yasalar bizim bilincimizde ve bizden bağımsızdılar. Üretim hareketi ve tüketim bu yasaya göre zorunlu bir var oluştular. Enfeksiyon üretmeden paylaşım aşamasına çöreklenecekti. Çöreklenmesini meşru kılmak içinde kolektif sahipliğin karşısında El marifetli söylem enerji ile kişi sahipliğini dikecekti. Kolektif etkili üretim içinde kişi sahipli emek gücünün tüketen pay alması yerine, mal sahipliğinin takdir ve lütfu olan akıl oyunları ortaya kondu. Bu sübjektif ve ilinekti bir mana söylemli bir enerji akışının etki alanının ortaya konmasıydı.

  Alan Alan Etkisi ve Alan Yönü 9 (Bayram Kaya) 29 Kasım 2018 Felsefe 

Sanal oluş ta bir enerji düzenlenim türüydü. Sizin yer ve gök nasıl böyle duruyor demenizle soran zihinsel enerjili belirme biçimi olan ide enerji kişiye rahatsızlık veren, düzensizlik veren ide enerjidir. Cevap bulamamakla sizin akli kaoslarınıza dönüşür

  İnsanın Kendisi ve Bilinci Dışında Varoluş 1 (Bayram Kaya) 17 Aralık 2018 Felsefe 

İnsanın en temel yanılgılarından birisi de kendi dışında olması gereken bir mana anlayışına karşın kendi mana anlayışlarını evrensel mana anlayışı yapmalarıdır. “Bina ve zinaya endeksli 7,4” evrenin kullandığı bir dil ve mana anlayışı değildir.

 

 



Siz duymasanız da, kaçak yapılar; yıkım esnasında ses çıkarmış mıdır?

Siz ne kadar az dünya ilişkisiyle inşa olursanız olunuzdu; elbette bu hal, dünyayı bilme ve anlamadaki sınırlanışınız olacaktır.

Ne var ki inşanın, enerjiyi bir formdan diğer forma geçirişiyle evren, bilinir olmaktadır. Ve yine evrenin bilinmesindeki en temel katkı; toplumsal güçtür.

Bir toplumunuz olmasaydı; uçağı kullanma, ya da bilgisayarı kullanıp kullanmama özgürlüğünüz; uzaya gitme özgürlüğünüz; genetik malzemeyle oynama özgürlüğünüz vs. olur muydu?

Özgürlük kişi serbestlikleri olmayıp; toplumsal güçle bağıntılı bir kavramdır. Kişisi serbestlikleri olan giyim, gözün çapağını ayıklama da, ne sosyal bağıntı, ne toplumsal bağıntı, olmayışla; özgürlük değildir.

Laiklik vicdani kanaat serbestliği midir? Eğer öyleyse hoşgörü niye vardır?

Halksal (sosyal) yapıyla, toplumsal yapı, aynı şey midirler?

Bir Sümer kralı, bir Hitit kralı; bir Mısır fravunu; bir Yunan Zeus'u vs. neden kız kardeşleri olan kişilerle evlenirlerdi? Sapık mıydılar?

Siz gerçekten babanızın beşiğini sallayabilir misiniz?



 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Bayram Kaya, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

 

Bu dosyanın son güncelleme tarihi: 18.12.2018 23:38:53