..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Mutlu köle çoktur. -Darwin
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yazar Portresi - Gülcan Aksoy
Gülcan Aksoy - Sihirli Kalem
Site İçi Arama:


Ana Sayfa
  Özgür Işıklar (Gülcan Aksoy) 7 Şubat 2019 Fantastik 

Nevin korkuyordu. Yaşadığı şeyler inanılır gibi değildi. Kimseye, kocasına bile söyleyememişti. Zaten söylese de inanmazdı, deli olduğunu düşünürdü. İçindeki suçluluk duygusunu bastıran bir özgüven patlaması yaşıyordu. İki insanı, onlara insan demek ne kadar doğruysa, öldürmüştü.

  Unutmak (Gülcan Aksoy) 7 Şubat 2019 Bireysel 

Ya ölmeyi unutursam? Her yere, bu eski baba evinin tüm duvarlarına yazmalı;” Ölmeyi unutma Abidin?” Tabi unutmadan nasıl öleceğimi de yazmalı. Yok, iş oraya varmadan bitmeli, belki bugün. Hayır unutmadım, bugün olmaz.

  Numune (Gülcan Aksoy) 6 Şubat 2019 İronik 

Pietro Geovani; 46 yıl önce ABD’de bir banka soygunu sırasında, aldığı kurşun yarası sonucu hayatını kaybeden İtalyan asıllı soyguncu. Emin Kazmacı; 45 yaşında, Artvin’in küçük ilçelerinden birinin köyünde doğmuş, belediye otobüsü şoförü, üç çocuklu, muhafazakâr bir adam. Bu iki adamın hiçbir ortak noktası yoktu. Olamazdı. Ama birileri bunun tam tersini söylüyordu.

  Yara? Yara! (Gülcan Aksoy) 5 Şubat 2019 Toplumcu 

Cehennem korkunç ya, sönmeyen ateşlerde, ölemeden sonsuza dek yanacak ya insanlar. Orda olmak istiyorum, cehennemde. Yalvarıyorum yaradana; cennetinden geçtim ben, cehennemine al beni. Öyle çok yansın ki bedenim, bundan başka bir şey düşünemez olayım.

  Kuyu - Huzursuzluk (Gülcan Aksoy) 16 Şubat 2019 Soyut 

Bu öyküyü mutlaka okuyun. Yazmayı dert edinenlere özellikle tavsiye ediyorum. Bakalım kahramanları tanıyacak mısınız. Tanıyanlar yorumlara eklerse sevinirim.

  Alt Tarafı (Gülcan Aksoy) 11 Şubat 2019 Toplumcu 

Hayatında ki tüm olumsuzlukların sebebi muz mu? Alt tarafı muz demeyin, bence bu öyküyü okuyun.

  Kızıl Arif (Gülcan Aksoy) 6 Şubat 2019 Bireysel 

Durun! Lütfen burada durun. Bu genç kadın o kadarda zavallı ve masum değil. Biliyorum, çünkü o genç kadın benim. Kimseyi kandırmak istemem. O yüzden size her şeyi en başından, samimiyetle anlatacağım.

  Gizem (Gülcan Aksoy) 7 Şubat 2019 Beklenmedik 

Cervantes’in hayatına imrenmeye başlamıştım. Bütün gün yiyor, içiyor, yalanıyor ve uyuyordu. Ne kaygısız bir hayat. Adını bile öğrenememişti, biraz aptaldı sanırım. Ama bu dünyada mutluluğun formülüne mutlaka katılması gereken, elzem bir malzemeydi aptallık.

  Yaşlı Adam ve Çocuk (Gülcan Aksoy) 5 Şubat 2019 Modern 

Sanırım bazılarımız iyiliğin tanımını biliyor ve içimizdeki kötülüğe sırtımızı dönerek onun yolundan gitmeyi seçiyoruz. Sınavımız bu, Ülgen bunu amaçladı, kim ki içindeki kötülüğe rağmen doğru yolu seçerse sınavı geçecek. Ama evet, insanın özü pis ve kötü kokulu.

  Kaybolan Kadınlar: Azra (Gülcan Aksoy) 7 Şubat 2019 Toplumcu 

“Anneannem tam 87 yaşında. Yalnız yaşıyor. Kendine özgü şen kahkahaları var, hayata bağlı. Benim bestelerimi tüm dünyayla birlikte duyabilmeyi hayal ediyordu. Ben, 19 yıl, 2 ay, 4 gün yaşayabildim. Hiç tanımadığım insanlar… İnsanlar? İnsan mıydı onlar? Biliyor musun öykücü, ben küçükken en çok hain kurttan korkardım. Hani şu kırmızı başlıklı kızı yutan kurttan.

  Kaybolan Kadınlar: Ayla (Gülcan Aksoy) 8 Şubat 2019 Beklenmedik 

Bilye hala dönüyor. İtiraz etmiyorum. Giyinip, kadının elime tutuşturduğu garip, şeffaf matarayı alarak dışarı çıkıyorum. Nereye gideceğimi bilmeden yalnızca yürüyorum.  Benim gibi giyinmiş başka insanlar var sokakta, nereye gideceğini bilen, emin insanlar. Bazıları bana günaydın diyor. Takip ediyorum onları, bir koruya geliyorum. Ne çok insan var. Tanımıyorum hiç birini. Kimisi koşuyor, kimisi yürüyor. Ben, ben koşmalı mıyım yürümeli miyim? Belki de “yardım edin “ diye bağırmalıyım.

  Yaradana (De Profundıs) (Gülcan Aksoy) 13 Şubat 2019 Bireysel 

Sesinizi yaradana duyurabiliyor musunuz? Sizi duymasını sağlamak için ne yapardınız?

  İnsan Topluluğunda Dişi Olmak (Gülcan Aksoy) 8 Mart 2019 Toplum 

8 Mart Dünya Kadınlar gününün anlamına uygun, düşüncelerimi paylaştım. Hayalini kurduğumuz adil dünyaya kavuşmak dileğiyle.

  Ahlak (Gülcan Aksoy) 31 Mart 2019 Toplumcu 

. Bazı bazı öyle laflar ediyo ki aklım karışıyo; “Zekat, sadaka ne bu? Fakirlik kanun mu Zeliha? İlla zekata, sadakaya muhtaç insanlar olsun, bizim paralı zengin beylerimiz, hanımlarımızda üç beş kuruşluk zekat ve sadakayla kendilerini aklasınlar. Siyasetçiler de, biz fakirin yanındayız diye fakirlik edebiyatı yaparak oy toplasınlar. Kimse fakirliği bitireceğiz, fakirlik kader değil demeyor.” Vallahi söylediği şeylerden çok anlamasam da sarılıp öpesim geleyo Arzu Hanımı.

  Asansör (Gülcan Aksoy) 17 Mayıs 2019 Aşk ve Romantizm 

. “Tahir’i Zühre sevmeseydi…” Dile dolanan bir şarkı gibi beynime dolanmış bir yarım cümle, istemsiz tekrarlıyorum. Bir de Devrim olsaydı diye düşünüyorum,

 

 



Artık genç değilim. Gelecek, yollar, seçimler bu kelimeler hayatımdan yavaş yavaş çıkıyorlar. On dokuz yaşında, güzel bir Mayıs günü, Taksim’de ki parkın banklarından birinde otururken, içimde kaynaşan onlarca umudun çığlığını bir daha duyabilir miyim? Umut, ne çok severim bu kelimeyi. Menopoza girdim umut. Kendi umutlarımı doğuramam artık. İçimde kaynaştığınız o günler çok geride kaldı. Size iyi bakamadım, büyütemedim sizi. Şimdi bir menopoz umudum var: YAZMAK. Korkma umut seni kaybetmeyeceğim. Eskisi gibi toy değilim artık. Çok iyi bakacağım sana, sen benim içimi yeniden kıpırdattın, güneşimi geri getirdin. Tamda şimdi, bu gün haykırmak istiyorum. “ Benim bir UMUDUM var.”
Samimiyetle yazacağım. Gerçekten samimi olmayı başarabilen bir insanın duyguları, düşünceleri ne kadar basit olursa olsun onunla alay edilemez, küçümsenemez. Samimiyetin daha aşağısı olamaz.
Başlangıç yapıyorum dostlar. Tek bir okuyucum olsa bile fark etmez. O okuyucuyu bulmak çok zaman alsa da fark etmez. Beklerim.
Şu güzel dizelerle çağırıyorum seni.
“Gel,gel, ne olursan ol yine gel,
İster kafir, ister mecusi,
İster puta tapan ol yine gel,
Bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir,
Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel…”



 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Gülcan Aksoy, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

 

Bu dosyanın son güncelleme tarihi: 27.06.2019 01:04:05