..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bilgi sakalla ölçülmez. -Moliere
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yazar Portresi - osman tatlı
osman tatlı - kendini bulmak
Site İçi Arama:


Ana Sayfa
  Suskun Sinema Yazıları (osman tatlı) 18 Şubat 2010 Sinema ve Televizyon 

Suskun Sinema Yazıları, sinema bireyin ve toplumun bir yansımasıdır anlayışıyla hareket ederek son döneme Türk sinemasının filmlerini sosyolojik ve psikolojik yönleriyle mercek altına alıyor. Suskun Sinema Yazıları, Filmlerle Türk toplumun kimliğini sorgulayarak bulmaya amaçlamaktadır.

  Türk Sinemasında Kürtler (osman tatlı) 3 Mayıs 2013 Sinema ve Televizyon 

“Türk Sinemasında Kürtler” ifadesi ne kadar itici ve üzücü bir kullanım değil mi? Bu ülkenin vatandaşlarını ötekileştirmek ve zencileştirmek Amerika’ya yakışsa da Türkiye’ye yakışmayacak bir yaklaşım biçimidir.

  Birey Olabilme (osman tatlı) 18 Şubat 2009 Yaşam 

Kişilik, bizim değişken, çelişkili yönümüzü yansıtır. Dış özentinin pençesinden sıyrılamamanın çaresizliğini yaşar. Bir amaç doğrultusunda hareket etmeyen, daha çok amaç-gayeye giden yolu kesen, yolu tıkayan arzular yığınının merkezidir. Kendimizle, toplumla, doğayla barışık yaşamamanın nedenidir. Temeli, tüketici ve geçici beklentilerden oluşmuştur. Fırtınaya tutulmuş gemi misali oradan oraya savrulur, her mekan ve zamanda dimdik ayakta durması zordur. Nesnelerin etkisindedir. Nesnelerin kendisine şekil vermesine izin verir. Arzu ve isteklerinin esiridir.

  Edebiyat Fakültesinde Dergi Çıkarmak (osman tatlı) 18 Şubat 2009 Toplum ve Birey 

Türk Dili ve Edebiyat’ı eğitimini değerlendirmeye alırken, öğrencilerin ilgisiz kaldığı, hocaların görmezden geldiği koridorlarda tohumu atılıp filizlenen; ama kökleşmeden yitip giden büyük emeklerin ve özverilerin ürünü olan edebiyat dergilerinin yaşam mücadelelerini anlatmamak haklısızlık olurdu.

  The İmam"ın Savaşı Kiminle (osman tatlı) 23 Mart 2009 Sinema ve Televizyon 

Gerek yazınsal alanda gerekse görsel alanda en büyük eksiklik, psikolojik ve sosyolojik analizlerin yetersizliği ve toplumdan kopuk anlayışlardır. Kendilerini belli bir alanla sınırlayan yazarların ve senaristlerin sosyoloji ve psikoloji eğitimlerinin eksik olması, topluma yönelik mesajları içeren ürünlerin sosyal sorunları kuşatamaması gibi eksik yönleri, bu sorunlara ciddi çözüm önerileri de üretememektedir. Bu durumda sinema, sosyal vakaları siyerciye iletememe sorunu yaşamaktadır

  "Sınav" Hedefi Olmayan Ok (osman tatlı) 8 Mart 2009 Sinema ve Televizyon 

Eğitim, bir düşünüş biçimi; duygunun karanlıktaki rehberi; eylemin öncüsü. Eğitim insanların hayatlarını inşa ettikleri iskeletin projesidir. Eğitim dünyaya açılan gözlerin ışıltısı, umududur. Eğitim insanın kendi benliğinde bir bilinç oluşturma sürecidir…

  İlişkilerde İklim Yapaylığı (osman tatlı) 8 Mart 2009 Sinema ve Televizyon 

Kadın erkek ilişkileri beklentilerin üzerine kurulu olmanın kurbanı olma yolunda gidiyor. İki farklı dünya, iki farklı yürek ve farklı coğrafyalardan gelip, yola çıkanların aralarındaki beklenti sınırlarını kaldırmalıdırlar. Çünkü coğrafyalarda iklimler farklı yaşanır.ve kendine özgü örtüsü vardır. Bu örtü her zaman başka örtüleri kuşatmayı amaçlar. Kendine benzetme, kendi istediği gibi olmaya zorlama, kendinden taviz vermeden kendini kabullendirme uğraşı verir. Kadın sessizce, erkek doğrudan saltanat peşinden koşar. Tahtı ortak paylaşmak iki tarafın akılına gelmez. Coğrafi iklimlerin uyumu da böyle sürekli bozulur.

  Hotel Rwanda (osman tatlı) 8 Mart 2009 Sinema ve Televizyon 

Güç, üstünlüğün ifadesi olmasının yanında kültürel ve siyasi gelişmelere yön verilmesiyle kendini hissettirir. Gücü temsil edenlerin yaşattıkları ya da yaşananlara karşı duruşları genelde olayların yaşadığı dönem içinde olayların gündeme gelmemesi ve gelişmelere duyarsız dururlar. Olaylar gündem olsa da gelişmelere yön vererek durumu lehlerine çevirirler. Kitlelerin ilgisizliği ve bilgisizliğinden yararlanılarak ellerindeki araçlarla zihinleri kontrol altına alırlar. Kitlelerin olaylara nasıl yaklaşması, olaylar karşısında neler hissetmesi gerektiğini sinema yoluyla empoze ederler. Bu durumun sadece zihinlerin kontrol edilmesi olmadığının kanıtı, seyircilerin yaşanan acılara, katliamlara duyarsız kalışlarıdır.

  Şiddetin Yükselen Yeni Adı: Testere (osman tatlı) 8 Mart 2009 Sinema ve Televizyon 

Korku değil, acı sinemasının üç yıldır konuşulan, kült olma yolunda ilerleyen sinemada bir misafiri var: Testere 2004 yılında Testere filmi sessiz sedasız vizyona girdiğinde kimsenin bir beklentisi yoktu. Ancak film, farklı konusu ve işkencesiyle seyirci buldu. Türkiye’de 81.434 kişi tarafından izlendi. Dünyada ise 55,2 milyon dolar hasılat getirdi. İlk filmin beklenenin üstünde ilgi görmesi ve Hollywood çapında 1 milyon dolar gibi komik bir para ile yapılan ve sadece ABD’deki sinemalarda 50 milyon doların üzerinde gelir elde etmesi filmin devamı çekildi. Peş peşe Testere II, III çekildi.

  Duygusallık Ama Nereye Kadar? (osman tatlı) 8 Mart 2009 Sinema ve Televizyon 

Duygusallık kör bir kuyu. Suyunu karıştırdıkça bataklaşan bir özelliğe sahiptir. Duygular koşullarla renk ve şekil değiştirdikçe insana meçhul, gizemli yönlerinin artmasına neden olmaktadır. Dolaysıyla duygusallık insanı aldatmaya, yanlış adreslere sürüklemeye devam etmektedir. Duyguların insana ihaneti, insanların kendileriyle yüzleşememekten kaynaklanmaktadır. Duygular insanın kendisinden kaçışıyla güç ve irade kazanır.

  Doldurmanın Tadı Adından Değil, Malzemesinden Anlaşılır (osman tatlı) 23 Mart 2009 Sinema ve Televizyon 

Beyaz perde için çekilen filmin kimliği önemlidir. Filmin neyi anlattığı, mesajların en güzel şekilde yerini bulması ve temsil ettiği kültürün en iyi şekilde yansıtılması gerekir. Filmden toplumdan ve insanından kopuksa verilen mesaj üzerinde yoğunlaşamıyorsa, filme dağınıklık hakimse yönetmenin seyirciye ulaşması zordur. Karelerin vermek istediği mesaj heba olacaktır. Öyleyse filmlerin hem teknik hem kültürel kimliğin netleşmesi gerekir. Filme kimlik kazandırılmadığı zaman filmin varlığı ve hissettirdikleri suyun üzerindeki köpük gibidir.

  Kraliçe: Kitlerin Aldatılması mı? (osman tatlı) 23 Mart 2009 Sinema ve Televizyon 

Elitlerin ve burjuva sınıfların yaşam tarzı her zaman halk kitleleri tarafından merak edilmiştir. Zenginlerin yaşam koşullarındaki pırıltılı giyim-kuşam, köşklerin, villaların, malikânelerin ihtişamı, arabaların insanı kendine hayran bırakan güzellikleri; rahatlık ve sözde özgürlük içeren sınır tanımayan ilişkilerin uzantılarındaki entrikalar, aldatmalar, ihanetler, dedikodular kitleler için merak unsuru, günlük konuşmanın malzemesi olmuştur.

  Bir Playboyun Aşkıyla Kitlelerin Aldatılması (osman tatlı) 25 Ağustos 2009 Sinema ve Televizyon 

Aşk kirlendi. Kirletenlerde oturmuş hallerine ağlıyor. Saç baş yoluyor. Sessizliklerine bürünmüş, aşkın tekrar kucaklarına düşmesini bekliyor. Aşkın nasıl kirlendiği her bireyin yaşadığı hikâyelerde saklı. Ama ilginçtir, bütün aşk hikâyelerinde aşkın renkleri farklı, kokuları aynı. Aşk hikâyesi olanlar, aşkı yaşadılar mı yoksa aşkla mı karşılaştılar bilinmez

  Kitabın Hayata Yansıması ve Yabancılaşma (osman tatlı) 17 Ocak 2010 Yazarlar ve Yapıtlar 

Her insanın arayışı farklı olduğu gibi, arayışta kullandığı yöntem ve kaynaklarda farklılık göstermektedir. Yöntemler farklı da olsa herkesin arayışında rehber olarak kabul ettiği, bilginin taşıyıcısı kitabın, insanın var olma mücadelesindeki rolünü sorgulayarak, insana verebileceği zararlar üzerine dikkatleri çekmeye çalışacağız.

  Köşe Sultanları (osman tatlı) 10 Ocak 2010 Yazarlar ve Yapıtlar 

Köşe yazarların görünen amacı gündeme dair düşüncelerin sade, anlaşılır, bazen yüzeysel, bazen nükteli ve bazen de somut verilerle okuyucusuyla paylaşmaktır.

  Yalnızlık Sözleri II (osman tatlı) 10 Ocak 2010 Yaşam 

Neden sana ezberleyeceğin bir tanım ya da zorlanmadan elde edeceğin bir bilgiyi vereyim ki? Çözmen gerekeni kendin gör!..

  Yalnızlık Sözleri III (osman tatlı) 10 Ocak 2010 Yaşam 

Zamanın ve mekânın girdabında kaybolan dimağı arındırıp, dünden bugüne kurulan köprülerin iplerini keselim ki yabancı toprakların bataklıklarında kendine yer edinmeye çalışan Sen’i tanımanın ve anlamanın derinliklerine yol alabilelim.

  Nişantaşı"nda Kitap Okumak Kedi, Köpeklere Kaldı (osman tatlı) 10 Ocak 2010 Toplum ve Birey 

Tarih 13 Haziran Şişli Belediyesi 30 Haziran’a kadar Maçka parkında I. Geleneksel Kitap Fuarı düzenliyor. Okulların tatile girdiği, ÖSS, SBS sınavların artık bittiği, çalışanların tatile ayrılmaya başlandığı bir dönem. Gençlerin, öğrencilerin ve kitapseverler için ideal bir dönemdir yaz ayları. Böyle bir zamanda kitap fuarları okumak isteyenlere kaçınılmaz bir fırsat diye düşünülebilir.

  Doğu Felsefesi ve Kişisel Gelişim (osman tatlı) 17 Ocak 2010 Toplum ve Birey 

Kişisel gelişim sektörü; iş dünyasını, aile yapısını, bireyin kendini tanımasını, ilişkileri tanımlamayı, zamanı yaşamayı vs. hayatın her alanını kuşatan her şeyde başarılı olmanın anahtarını elimize uzatırken besleneceği her kaynağı kullanıyor

  Tarihi Ağlayan Çayırla Yorumlamak (osman tatlı) 17 Ocak 2010 Sinema ve Televizyon 

Tarih, insanların kaderinin sergilendiği bir sahnedir. Acıların, savaşların, ölümlerin, doğal afetlerin, aşkların, göçlerin, ayrılıkların, kültür merkezi olan şehirlerin harabeye dönüşümü, ihanetlerin, ideolojik çatışmaların, toplumsal-sınıfsal ayrılıkların bazen bir arada bazen de art arda sahneye konulan bir arenadır tarih. Tarih unutulanı insanlığa tekrar hatırlatmak ister. Bugünü okuyamayanların en azından geçmişte yaşananlara gözyaşlarının yüreği yıkamasını ister.

 

 



Çelişkilerle hayatı tüketiyoruz. Zamanın pençesinde kıvranıyor, önümüzdeki kapıları zorlama gereği duymuyoruz. Zamanın bilinçsiz kullanımı, yitirdiklerimizi çok sonraları fark etmemize neden oluyor. Elimizdeki imkan ve fırsatları kaybetme noktasına gelince son çırpınışların bizi kurtaracağını sanıyoruz. Bir türlü bugün beyaz dediğimize yarında beyaz diyemiyoruz. Nesnelere bakışımızdaki bu çelişkili durum, arzu ve tutkuların esiri olduğumuzun ve kendimizi aşamadığımızın en önemli göstergesidir . Arzu ve tutkuların değişkenliği, bizim, hayatımızı üzerine bina ettiğimiz zemini kayganlaştırıyor ve bizi ha bire yer değiştirmek zorunda bırakıyor. Göçebeler gibi, düşünceler ve arayışlar da sürekli yer değiştiriyor, bir türlü içimizdeki isimsizi doyuramıyoruz. Cazibelerin ve değişkenlerin peşine takılıp gidiyoruz. Tutarlı bir tavır sergileyemiyoruz. Bu tutarsızlıklarla günü yaşayamadığımız gibi yarınlar için de yatırım yapamıyoruz. Gündelik hayatın girdabına kendimizi bırakmışız, bu girdaptan kurtulmak yerine oturmuş, eli kolu bağlı, hayattan ve insandan şikayetçi olma psikolojisi oluşturuyoruz. Hayatına müdahale edemeyen, kendini oluşturamamış pasif konumdaki insan hayatı anlamsız şekilde tüketmeye mahkumdur. Bir yerde şikayet etme hakkı yoktur. Sütün içine düşen iki sinek belli bir süre çırpındıktan sonra, güçleri tükenme noktasına gelir. Biri, artık çırpınmanın anlamasız olduğunu, sonuçta öleceklerini, boş yere çırpınmanın faydasız olduğunu söyler ve kendini süt kabının derinliklerine bırakır. Diğeri ise, ölünceye kadar uğraşmak gerektiğini düşünerek, çırpınmaya devam eder. Bu çırpınmalar sonucunda sütün yüzeyinde yağ tabakası oluşturur ve kurtulur...Ve hayat, mücadele etmezsek, emek vermezsek, gözyaşı dökmezsek, yorulmazsak, bize gülen tarafını göstermeyecektir. Bunun aksi mutluluk değil, hayattan bıkmışlık ve monotonluktur, doyumsuzluktur...



 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © osman tatlı, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

 

Bu dosyanın son güncelleme tarihi: 25.09.2018 10:13:36