..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Her insanda insanlığın tüm durumları vardır. -Montaigne
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yazar Portresi - Aydın Akdeniz
Aydın Akdeniz - Hadrianapolis
Site İçi Arama:


Ana Sayfa
  Virginia Woolf, Gölgesi Olmayan Kadın (Aydın Akdeniz) 11 Aralık 2010 Varoluşçuluk 

Günlerdir çıkmıyor dışarı. Uzatılan öteberiyi kapıdan alıp odasına çekiliyor yine. Bazen de sayıklarken buluyorum O'nu. Bilseniz nasıl acıyor yüreğim. Üç yıl kadar önce, tiyatro çıkışı arkadaşlarına dönüp " böyle bitirmezdim hikâyeyi, " demişti.

  Asırlık Çınar Ağacında Uçuşan Hazan Yaprakları (Aydın akdeniz) 12 Mart 2009 Doğa ve Dünya 

Yapraklarında yeşilin o körpe diriliği, yaşlı çınarın yıllara yorgun düşen dallarını bir telaş içinde hızla kuşatarak, baharı müjdeler. Yeşilin bin bir tonu bir belirir, bir kaybolur bu toy filizlerde. Hayata gülümser sanki. Fakat arsız bir tebessümdür bu. Biraz da iddialı. Hummalı bir azme teslim olmuştur iradesi. Yaşam neşe’si ile biz duymasak ta fısıldadığı aşk şarkılarını alıp götüren esintilerin sinsi işbirliği sayesinde o muhteşem tapınağını kurmaya kararlıdır.

  Sabri Bey'in Hikayesi (Aydın akdeniz) 12 Mart 2009 Varoluşçuluk 

Akşamları işten döndüğünde eşini oturma odasındaki halının ortasın da dizleri üzerinde otururken bulurdu. Yanından eksik etmediği piknik tüpü, halının bir ucunda durur, yerinden bir milim dahi kımıldamadan günlerce kalırdı orada. Hiç sönmeden kısık ateşte yanan tüp, gün içinde defalarca üzerinde çayın demlendiği odanın demir başlarından biri olmuştu. Piknik tüpün çevresinde ise yine ev halkının görmeye iyice alıştıkları, dağınıklığı tamamlayıcı birer unsur olarak; yarısı boşalmış bir tuz kavanozu, içinde bir kaç sürümlük kalmış margarinin bulunduğu, kırmızı baharatlarla öbek, öbek kirlenmiş bir kâse, ağzı açık, içinde bir kaç kilogramlık toz şekerinin bulunduğu bir çuval, odanın sağına soluna savrulmuş günlük gazeteler ve onlara ait bulmaca sayfaları yer alırdı. Akşam yemeğinde, divanın altına buruşturularak atılmış sofra yaygısı alınır, bulunabilen bir boşluğa serilir, bardaklara boşalan bayat çay ile birlikte, katık olmaksızın ekmeğe sürülen margarinler yenirdi. Derken, ilerleyen zam

  Aynanın Ötesinde Görünen... (Aydın akdeniz) 12 Mart 2009 Tasavvuf 


  Akılcılık ve Sezgicilik Metotlarının Değerlendirilmesi (Aydın akdeniz) 12 Mart 2009 Din 

Sezgisel yaklaşımla ilgili olarak âcizane kanaatim şudur; Yukarıda nasıl akılcılığı kendi döneminden bağımsız bir şekilde ele alarak değerlendirmeye çalışmışsam, sezgisel yaklaşımı da güncelliğinden ayrı görmem gerekecek. Aksi halde İhvanı safa ekolü ve Asya ile Mısır mistisizminin özelliklerine değinmeliyim ki bu da oldukça zamanımı alır. Yukarıda kısmen belirttiğim gibi akıl, ruhsal bir yetenektir. Daha doğrusu, duygusallığı belli ölçüler içinde dengeleyerek onu koruyabilme becerisidir. Bunun ötesinde duyguların sonsuzca açılabilme, şekillenebilme yeteneği bulunmaktadır. Tıpkı rüyalarda duyguların bizi gerçek dışı bir mecraya sürüklemesinde görüldüğü gibi. Fakat insan iradesi aktif olduğu uyanıklık durumunda bu kontrolsüz açılımlara izin vermez. Günlük deneyimlerine ait izlenimleri sonucunda belirlediği zihni ölçütlerle irade, bir durum değerlendirmesi yaparak gerçek olanlarla olmayanları bir birinden ayırır. Sezgisel metotta, irade duygular üzerindeki denetimini bırakarak, duygular

  Mana İkliminde Seyrü Sülukun, Adam da Gaflet mi Bırakır A Gönül! (Aydın akdeniz) 23 Mart 2009 Tasavvuf 


  Issız Sokakların Dilsiz Küçük Pencereleri!.. (Aydın akdeniz) 23 Mart 2009 Yüzleşme 

Pencereler, evlerimizden sokağımıza açılan yüreğimizdir bizim. Mahremiyetimizin dışında olanı öğrenme isteğimizdir. Cadde de yürüyen kalabalıkların telaşlı koşuşturmasını görmek, yudumlamakta olduğumuz kahvenin damakta bıraktığı lezzetle tasasız bir günün dört duvar arasında keyfini sürmektir. Mizacımıza göre önünde yerimizi aldığımız bir dayanaktır bize pencereler, bazen mahcup ve sıkılgan bazen de hoyrat ve umarsız konaklamalarımız vardır onda.

  Tolstoy Müslüman Olmuş Muydu? (Aydın akdeniz) 23 Mart 2009 Yazarlar ve Yapıtlar 

Diriliş, bir solukta okuduğum kitabıydı onun. İnanan insanın psikolojisini entellüektüel birikimiyle ne kadar güzel tahlil etmişti bu romanda. Rus klasizmini bana sevdiren güçlü yazarlardan biri oldu. Arayışları ve hayatı öğretile gelenin dışında sorgulama eğilimi, eserin her sayfasında hissediliyordu. Yalnız, bunlara verdiği cevaplar nedense pek özenilerek, olgunlaştırılarak hazırlanmış gibi gelmemişti bana. Birikimlerini yetiştiği dönemin kültürel zeminine uygun düşen beklentilere feda edebileceğine hiç mi hiç ihtimal vermiyorum. Ama eserin kurgusu Ortodoks inancı içinde bir formül koyuyordu ortaya.

  Serinus Pusillus Mu, Yoksa Rasmussen"mi Alırdınız? (Aydın akdeniz) 4 Nisan 2009 Doğa ve Dünya 

Fakat aralarında yukarıda kısmen belirttiğim kuş bilimcilerinin hayata bakış tarzları her nedense benim için ayrı bir değere sahip oldu. Ornitoloji deniyormuş kuş bilimine. En iyi görüntüyü alabilmek için doğayı çok yakından tanımaları gerekiyor. Fotoğrafçılık, kameramanlık arazi şartlarında yön bulma, harita okuma, iklimsel ve coğrafi özellikler ve elbette yabanıl hayatın şu sevimli yaratıklarının biyoloji ve beslenme rejimleri ve göç yollarını bilmek olmazsa olmaz şartlardan biri

  Sahne Işıklarının Büyüleyiciliği ve Entellektüellik Arasında İkilem! (Aydın akdeniz) 18 Nisan 2009 Popüler Kültür 

Evet, düpedüz entelektüel bir bilgi birikimine sahipti işte. Geniş vizyonu dağarcığındakileri, herkesi kendisine hayran edecek bir anlatımla aktarmasına yetip artıyordu. Konuşması son ana kadar büyük bir dikkatle dinlenir, beğeni işareti olarak anlaşılabilecek kıpırdanmalar başlardı salonda. Gittiği her yerde kalabalıklar kendisini izler, yolunu bulabilenler yanına kadar sokularak teveccühlerini sunmaya çalışırdı.

  Yüz, Yüzü Bilirsen (Aydın akdeniz) 19 Nisan 2009 İlişkiler 

- Doktor grüsülerini iletiyor sana… - Selamlarını desene sen şuna. - Öfff, sıcakmış buralar. Orası 18 dereceydi gelirken. - Eee, kuzeyde kalıyorsunuz biraz, arada o kadarcık fark olacak. İzin ver alayım valizini. Çıkarken hava durumuna bakmış mıydın? - Bakmıştım ama, yanıldım yine de. - Spor giyinmişsin, sıcakta rahat eder insan. - Biliyor musun, seminerleri olmasaydı Beejing’e uçacaktık. - Öyle mi..! Üzüldüm. Çin’deydi galiba orası. Olimpiyatlara mı gidecektiniz yoksa? - Evet, ama o bir yolunu buldu. Atları önden gidecek kendisi arkadan. - Hımmm, demek bunun için buradasın. Hemen dönüyor muyuz ? Yoksa bahsettiğin yerlere mi bakacağız? - Biraz dinlenelim, tatil bu kez uzunca.

  Hani Üçüncü Dünya Savaşı Çıkacaktı! (Aydın akdeniz) 19 Nisan 2009 Politik Olaylar ve Görüşler 

Çok kutuplu dünya eksenin de bugün her şey kapitalizmin lehine görünse de gerçekte şu yakın zamanlarda gerek Gürcistan'daki gelişmeler ve gerekse yaşanan mali krizler bize durumun hiçte göründüğü gibi olmadığını bir kez daha gösterdi. Başını Rusya'nın çektiği Asya dayanışması kendi hükümranlık alanında yabancı bir manüplasyona tahammülü bulunmadığını, bu bölgede geçmişten gelen iddialarının takipçisi olacağını açık ve karşı tarafın anlayabileceği bir dille ifade etti. Etti de ne oldu? Üçüncü dünya savaşı mı çıktı! Elbette ki hayır. Olan bir güç denemesiydi. Gözden çıkarılan bir piyondu kaybedilen. Karşı tarafa yaşatılan bir üstünlük histerisi karşılığında acaba neler kazanılmış olabilir?

  Sezonluk Fındık İşçilerinin Hayat Öyküsünden Bir Kesit (Aydın akdeniz) 21 Nisan 2009 Gerilim 

Kim bilir kaç yıldır giyiyordu ayağındaki kadife pantolonu. Çok sevmişti onu, komşuları bir bayram arifesinde modası geçtiği için annesine verdikleri zaman. Önce büyük ağabeyi atılmış, ne kadar zorlasa da bir türlü sığdıramamıştı bedenine. Sonra da onun bir küçüğü olan denemişti üzerinde. Olmuyordu işte. Ertesi gün ve bir sonraki gün, defalarca elden ele dolaşmış, yine de bir yolu bulunarak uydurulamamıştı irice kıyım vücutlara. Kızgın, öfkeli homurtular, odaların duvarlarında küfürle karışık bir uğultuyla dolaşmıştı. Nedense hiç kimsenin aklına evde küçük bir çocuğun daha bulunduğu gelmemişti. Büyük kardeşlerin kirli sokaklarda boğuştuğu bir sırada, küçük olan korkarak yaklaştı pantolona. Usulca eline aldı. Ne kadar da yumuşaktı kumaşı. Sonra bu yumuşaklığı, yüzünde dolaştırdı. Kokladı. Annesi içeri girdiğinde, panikle attı elindekini. Kadın öfkeyle; “ Ne o! Her şeyi tastamam yaptın da, sıra ağabeylerinin giysilerini karıştırmaya mı geldi?” dedi. O ara içeri girmiş olan kardeşler ; “ Elleme ana, zatı ayâmıza olmadıydı.” Dediler.

  Deist Mentalitenin Öncülleri Olarak Hermetik, Okültik, Panteist Açılımlar (Aydın akdeniz) 2 Mayıs 2009 Dinler, İnançlar ve Ateizm 

Geçmiş zaman uygarlıkları için mitolojik değerler üretebilmekte önemli bir meziyetmiş doğrusu. Kazanılan tecrübelerin, geliştirilen kolektif bilincin, sonraki nesillere aktarımında ya da rekabet halinde yarışan diğer alternatif eğilimlerle boy ölçüşebilecek yetenek ve donanımda, ikna gücü yüksek değerler koymak ortaya, o toplumlar için öyle dışarıdan göründüğü şekliyle hiçte kolay bir uğraş olmasa gerek.

  Recep İvedik'e Sonunda Bunu da Yaptılar! (Aydın akdeniz) 3 Mayıs 2009 Sinema ve Televizyon 

Bir çoğumuzun fazlasıyla sıradan bulduğu için belki de en son karşılaşmayı isteyeceği tiplerden biridir Recep İvedik. Öyle ya, olanca iticiliği ile günün yorgun koşuşturmaları arasında hiç işiniz gücünüz yokmuşçasına, birden bire karşınızda beliren ve nasıl bir tepki alacağınızı öncesinde asla kestiremediğiniz böylesi bir adamın varlığına katlanmak zorunda kalmanız, sanki azımsanacak bir sıkıntı mıdır onca yorgunluğun ardından? Sanmıyorum.Düşünsenize bir, bu öyle bir tip ki; sırf dış görünüşü bile karşısındakini rahatsız etmeye yetip artıyor. Üstelik bunun için ekstra bir çaba göstermesi falanda gerekmiyor hani! Biliyorsunuz ki o an karşı karşıya olduğunuz şey, etiyle, kemiğiyle fazlasıyla doğal ve abartılı, hormon takviyeli natürel, homo sapiens türü bir canlı.

  Havaalanı İzlenimleri (Aydın akdeniz) 4 Mayıs 2009 Anılar 

İstanbul hava alanına tahminimden çok erken bir saatte ulaşmıştım. Dış hatlar departmanında yaklaşık dört saat sonra gelecek yolcumu karşılamak üzere beklemeye başladım. İki günlük bir uykusuzluktan sonra göz kapaklarım tonlarca ağırlık altında kalmış gibi kendiliğinden kapanmaya başlıyor, ben uyanık kalmak için direnç gösterdikçe inadına uyku, bütün çekiciliğiyle şuur ve irademi etkisi altına alıyordu. Göz kapaklarım arasındaki açı giderek daralmış, iki adım önümdeki telaşlı kalabalık sanki benden fersah fersah uzaklaşarak ufuk çizgisine doğru çekilip gitmişti.

  Kuzey İkliminin Zemherisin de Bir Başkadır Anıları Düşlemek! (Aydın Akdeniz) 8 Mayıs 2009 Sevgi ve Arkadaşlık 

Ne kadar geniş bir otlaktı burası. Neredeyse diz kapaklarına dek yükselen otlar arasında iki kardeş, bir birlerine baka kaldılar. Vakit bir hayli geç olmuştu. Çiftlik evine dönmekle, önlerinde güneşin battığı yöne doğru uzayıp giden çayırlığı keşfetmek arasında ikilemde kalmışlardı. Gittikçe kuvvetlenen esinti, yemyeşil çimenleri bir oraya bir buraya savuruyor, yüzeyde dalgalanmalara neden oluyordu. Az önce buraya gelirken bir hat boyunca önünden geçtikleri orman, rüzgârın etkisiyle uğulduyor, çocukların endişesini bir kat daha arttırıyordu. Çocuklardan irice olanı, ürpermesine rağmen korkularıyla yüzleşmek ve sınırlarını keşfetmek istiyordu. Bakışlarını uğultunun geldiği karanlığa çevirdi. Onun bu vahşi görüntüsü, sanki kendisine meydan okuyordu. Evet, evet her ne bahasına olursa olsun dalacaktı bu ormana. Kardeşine bakarak ; “ sen artık istersen dön eve.” Dedi.

  Ortadoğu"nun Çizilen Yeni Haritasında Şii Bloğa Karşı Türk - Kürt İttifakı (Aydın Akdeniz) 9 Mayıs 2009 Politik Olaylar ve Görüşler 

Kafkaslardan, Orta Asya ve Ortadoğu’ya kadar oldukça geniş bir coğrafya üzerinde meydana gelen her tür siyasi, ekonomik ve toplumsal olay, ne yazık ki bölgenin kendi gerçekliğinin ürettiği değerler olmaktan çok, küresel eğilimlerin tercih ve öncelikleri doğrultusunda şekillenir oldu. Bu durum tek başına bile bölge insanının zaaf ve ihmallerini açıklamaya yetip artmakta. İnisiyatif alamayarak aksayan her şeyin faturasını “küresel güçlere” havale etmek ne kadar inandırıcı olabilir!

  Gözümüz Aydın! Sonun da Bölgemiz Nükleer Başlıklı Silahlardan Arınıyor... (Aydın Akdeniz) 18 Mayıs 2009 Politik Olaylar ve Görüşler 

1986 yılında Çernobil’de yaşanan nükleer felaket daha dün gibi zihinlerde güncelliğini korurken ABD ve Rusya arasında START antlaşmasının devamı niteliğinde nükleer başlıklı silahların sayıca azaltılmasını ön gören yeni bir antlaşmanın imzalanacak olmasıyla konu tüm dünyada önemini bir kez daha hatırlatarak, ilgili olabilecek tüm platformlarda uzun uzadıya ele alınıp, tartışılacağa benziyor bugünlerde. Konuya muhtemelen ilk önce askeri ve güvenlik stratejisi açısından yer verilecek.

  Diasporada, Yalnız Bir Türk`ün Sevdası (Aydın Akdeniz) 24 Mayıs 2009 Varoluşçuluk 

Kumral saçlarını şöyle bir üstünkörü tarayarak bir daha baktı aynaya. Orada, yüz hatları boyunca uzanan kederli anların derinleştirdiği çizgiler şimdi artık eskisine göre daha bir belirginleşmiş olarak durmaktaydılar öylece. Bakışları, ya onlara ne demeliydi! Neşe ve umut kıvılcımlarının beslediği bu zinde bakışlar, mevsimin henüz kışa dönmediği şu hazan günlerinde böylesine yorgun ve yalnızlığın pençesinde böylesine bezgin bir bitkinliğe mi düşmeliydiler? Yaz günlerinin neşeli koşuşturmaları arasında kışın o zemheri soğukları hep böyle bir işgüzarlıkta bulunup, hazırlığının bulunmadığı bir boş anında mı yakalar insanı?

 

 



Hayatın kendisi mi sorgulanır satırlarda, geçip giden zaman mı? cevap mıdır önemli olan yoksa yaşanan anlar mı?



 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Aydın Akdeniz, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

 

Bu dosyanın son güncelleme tarihi: 25.05.2019 04:31:20