..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yaşam kısa, sanat uzun, fırsat aceleci, deney aldatıcıdır. -Hippokrates
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yazar Portresi - Metin Alkanlı
Metin Alkanlı - Sivil Yazılar
Site İçi Arama:


Son Eklenenler
  17.11.2007 14:38:14 İÇTEN SERZENİŞLER 

Dua Edebilmek

Evet dua edebilmek bir nimettir aczini bilmxektir.Dualar uzunmu olmulı yoksa kısa mı hayır sadece içten ve samimi  olmalı ihlaslı olmalı

Sadece şu dua bile gönülden olsa rahman olan Allahım bize kapılar açacaktır,,,

Allahım beni bütün haramlara karşı hassas eyle,her türlü haramdan uzak eyle çünkü senin sınırlarını geçmem sana karşı yaptığım en büyük nankörlük olur.

Haram fırsatlarına meyillerimi helallerle giderme güzelliğini ruhuma duyur

Haram lokma boğazımdan geçirtme

harama nazar ettirtme

haram konuşturma

helalin güzelliğini içimde hissettir

 bir harama meyledeceğim zaman melelerinle beni teyit eyle haram konusunda

işlemiş olduğum haramları da yaptıracağın iyiliklerle sevaba tebdil eyle

seni kaybetmek maddi manevi her şeyi kaybetmekten daha fazla acı verir yüreğime

huzuruna haramlarla çıkartma

bana açtığın zor ama güzel hayırlara vesile olacağına inandığım hayır kapıları aç

zayıf olan irademe güç ver

ramazan bayramını iki bayram eyle

 

 

 


  02.11.2007 22:59:53 İÇTEN SERZENİŞLER 

kedinin fareyle oynaması gibi nefsin seni esir etmiş ise   gidilecek ne yoldan bahsedebilirmisin ne de cennettten

 

Yıkılıp viran olan anlar ve zamanlar

Kaypak bir asırda yaşanan zırvalar ve zırıltılardan başka bir ses duymamak

 

Azları  çok yapmaya geldim tohum halindekini filizlendirmeye geldim melek gibi olan yüreğimi büyütmeye  eksiğimi gidermeye eksik olanı tamamlamaya fazlalıklarımı  dökmeye geldim ben okula sevmeyi sevilmeyi öğrenmeye geldim

Kavak ağacından dut yemeye çalışan .kış mevsiminde gül koklamak isteyen  hamakat sahibi insanlar

Yırtık bir gömleğin , paçavra gibi savrulmuş ailelerin ve harab düşş sefil karakterlerin analığı ve babalığı bilmeyen ebeveynlerin elinde  yetiştirilen veliaht prensler

Akrabaların birbirine insafsızca sahte tebessümlerle yapmacık sevgilerle ve hasedin boy attığı bir mevsimde alevlerin insanlarla raksettiği bir asırda  keneler gibi insanların namus ve haysiyetlerinin kanının emildiği bir zaman dilimi..

Sessizliğin en derin noktasında sessiz çığlıkların bir volkana dönüşmesine fırsat vermeden ve öfkeni bir heyelana döndürmeden ;öfke girdabında  boğulmadan,duygularının altında ezilip kalmadan bir gerçek hayaller ülkesinin kahramanı oluver…..


  24.10.2007 22:21:12 İÇTEN SERZENİŞLER 

HAYALLERİ  ERTELEMEK

 

Elbette her insanın hayalleri olmalı ve bu hayalini gerçekleştirmek için de elinden gelen gayreti ortaya koymalı….

 

Ancak hayalleri erteledikçe ertelenen birer masala dönüşüyorsa işte acı bir durumdan bahsedebiliriz.İnanan bir insanın da hayalleri vardır.Daha da acı olanı ise bir mü’minin hayallerini ertelemesi ve hep yarınlarda bir şeyler araması değilmi dir.

 

Ne acıdırki ya geçmişle övünme yada geleceğe ertelenen güzel hayallerle teselli bulma hastalığından da kurtulamıyoruz..Kitap okumayı ,daha fazla yardımseverliği,yazı yazmayı ,dua etmeyi ,ibadetlerde derinleşmeyi, daha iyi bir baba olmayı. Daha bir ilmi çalışma yapmayı. Roman yazmayı, öfkelenmeyi terk etmeyi hilm sahibi olmayı, gece ibadetini artımayı mübarek gün ve gecelerde derinleşmeyi,sağa sola yüksek sesle bağırmadan sükuneti, halim selim olmayı,daha az yemeyi, güzel konuşup çirkini terk etmeyi helal sınırlarda kalıp harama girmemeyi ve daha neleri neleri hep erteliyoruz……

 

         Karıncanın bir hayali vardı  Hacca gitmekti Acaba bizim hayalimiz ne ve bir hayalle yatıp kalkıyor muyuz.Askerin cephedeki hayali ya şehit olmak yada gaziliktir.Cephede bu uğurda yazılmış binlerce destan  vardır.

 

Acaba bir öğretmenin hayali ne olmalıdır.Acaba bir talebenin hayali ne olmalı….Leş yiyen akbabalar vazifelerini bi hakkın yapmıyor mu ?Hayallerimiz varmıydı bilinmez ama erteleyeli belki 10 belki de 20 yıl oldu.Vahiy gelmesini mi bekliyorsun

Sihirli bir değneğin dokunmasını mı bekliyoruz acaba

 

Hayalleri ertelemekle  harekete geçmeyi de  tehir ediyor ve kaldığımız yerde öylece kalıyor ve etrafımıza onlarca yüzlerce suçlamayı da göndermeyi ihmal etmiyoruz..

 

Dünyanın her zamandan daha fazla ihtiyacı olan şeye vakıf olup da geride durmanın elbette bir bedeli olacaktır.

 

Gafiliz ve hep yarın yarın deriz dururuz ancak bugünün dünkü günün yarını olduğunun hep unuturuz.Tezelden bir çare bulmalı yada bir bilene danışmalı Çaresizliğimizi iblmekden daha güzeli ne olabilirki

 

 Vedüd olan yönelmeli el vüd istemeli  Hak kapısını dövmeli ve geriye dönmemeli

Ham hayalleri peşinde ham ve çiğ gezmemeli…açılan kapıları iyi görmeli gördüklerimiz karşısında şükretmeli

 

Cennete girme Onun rızasını kazanma ,sevme sevilme şeytanın tuzaklarına kapalı olma hayalleri ertelenebilir mi

 

Hedefe kilitlenmeden hayal gerçekleşir mi? Gündelik meşguliyetler yüzünden  mi hayal kurmayız veya hayalleri erteleriz.Tuhaf olan da mutluluğumuzu ertelememizdir.Farkındayız veya değiliz ama mutluluklarımızı ertelemenin tek bir sebebi olabilir.Oda ebedi mutluluğa ulaşma ve yaşatma sevdasıdır.

 

Kararlılık bizim en temel hasletimiz olmalı değil mi ? istikrar ve süreklilik ve çizgimizi koruma konusunda ki hassasiyetlerimiz değil mi

 

Yılların üzerimizde bıraktığı is ve sise rağmen hatalarımızın bedelini ruhumuzun derinliklerin de ızdırabını  ölesiye bir sancıyla hissetmek , kolaycılığı terk ederek zora talib misin? Elbete bir gün perişanlıkların ve hayal kırıklıklarının  en zinde izleri seni esir etmek için seferber olacak ancak pes mi edeceksin

 

Gösterişli ve alayişli debdebeli günlerinin biteceğini hayal etmiyorsan hayal etmen gerekli şeylerin hayaliyle meşgul değilsin demektir.Merak etmeye değmeyen onlarca belki binlerce şeyin peşinde koştuğun için hep hayallerini ertelemek zorunda kalıyorsun.

 

Rüyalarının bahar soluklayan nağmelerini de erteledin ;ışıl ışıl gül kokan rüyalar yerin karabasanları rüyalarımızın misafir odalarında ağırladın ;aklının en derin noktalarında bile  hayallerini ertelemeye endeksli bir hayatı yaşadın ise söylenecek bir söz yoktur o zaman

 

Safsata kokan bir derinlik ifade etmeyen beyanların kibir kokan devasa balon misali tavırların ,yere batasıca benlik kokan hallerin mi seni üstün kılan ,

 

Gariblik ve sadelik aldı başını kaf dağının arkasına çekip gitti.Ve davullar kırk gün ve gece  düğün yapıyor şeytanlar sevindir onları, melekler de hüznünden ve akıttıkları gözyaşından harab ve bitap düşsün

 

Asıl meselede güllerin derinmesi ve gül kokan günlerin soluklanmasının ertelenmesi değil mi;

 

Hep erteleme  hep erteleme nefsin isteklerini öne çekme arzularımızı tebdil etme başkalarını yaşatmayı ise hep erteleme Tezek kokan tavırlarla geçirilen koskoca asrı yeniden yaşama ve sonraki nesillere yaşatmalı mıyız. Son demlerini yaşayan bir fasık misali hayatımız varsa  o zaman…..Acep ne olacak bizim halimiz diye ince ince düşünüp kabalıktan ve yoz düşünceden  kurtulmanın zamanı gelmedi mi İnsan olmanın temel vasfı insani ve vicdaniliği ön planda tutarak gerçekleşir.yoksa nefsaniliği önde tutmanın bize insan olmanın önünü sittin sene geçse açmayacaktır.

 

Kim bilir di ki bir gün talih kuşu onunda başına konacak haydi  sen de gel diyecekti ama kader ağlarını örerken  üzerimize düşeni de yapıp yapmadığımızın da  hesabını bizim yapmamız gerekmez mi

 

Dolu dizgin bir hayat sürüyordu kendi hesabına ve sonsuzluğu burada bulacağı vehmiyle bir hayat yaşıyordu.Talihsiz bir asrın talihsiz bir kentin talihsiz bir ailesinin çocuğuydu.Çocuk imparatorluğunun hüküm sürdüğü aileni veliahd prensi idi

 

Bırakın onu sevindirmeyi Şeytana düğün dernek yaptırmak mı istiyorsun bu hafta ertele bütün namazlarını ve ertele aciz olduğunu bilmeyi dua etmeyi ertele günlerin en mübareğinde

Hatırına bile getirme süründüğün ve emeklediğin günleri,Hatırına getirme anne ile babanı

Hatırlama sakın o mahşer gününü

 

Ertele erteleyebildiğin bütün güzellikleri tebdil eyle arzuladığın  tüm şeyleri

Gelsin artık gelsin kırık plaklar gibi yaşanan köhne hayatlar

Mantar misali bir hayat sürmek ve çatlak duvarlarıyla atiye doğru kucak açmalar

 

Dört ayaklı  mahlukata rahmet okutacak bir hayatı dolu dizgin yaşamak  ve alabildiğince keşmekeşlik içinde nefretin ve kinin duvarlarında boy atan ikiyüzlü kaypak bir atmosferde pis bir hayat bırakmak gerisin geriye

 

Deve inadına denk bir inat; köpekleri aratacak bir avarelik çakallara rahmet okutacak bir sefillik içinde yılanlardan daha fitne ve fesadı kutsallaştıran , hırs ve öfkenin ve ayak kaydırmanın modalaştırılıp revaç bulduğu bir hayattan şikayet etmeye ne kadar hakkımız var.

 

Kalp ve akıl duvarlarında boy atan nedir kalbinde geçen nedir Rüyalarını süsleyen nedir.Gizemli dünyanda kurguların nelerdir.Senin senle beraber mezara götüreceğin sırların nedir.En yakın dostların kimlerdir

 

Kendi hakkında  verdiğin hükmün nedir.Vücut dilinin verdiği mesaj nedir Gerekli gereksiz yere konuşturduğun dilinin zekatı nedir. Sana verilen  o sürmeli gözlerin kıymeti nedir Çehrenin başkalarında uyandırdığı manalar nedir.Ciddiyetin ve vakarın sendeki değeri nedir Kalbinden geçirdiğin şeylerin iyi olanların yüzdesi nedir.Çekil artık çeki önümden yol ver geçem daha da ötelere diye var mıdır bir sitemin

 

Arzın derinliklerine insen,uzayın boşluklarına tayaran etsen yine de  içindeki sessiz çığlıkları susturabilir misin. İçin için ağlasan yılları üst üste koyup yıldızlara merdiven diye koysan içindeki ateşi söndüremezsin. Beyin cidarlarını zonklatırcasına içte yaşanan sessiz ama derin depremlerin ruhunda meydana getirdiği tahribin önünü alabilir misin

 

Heyhat ki hayır  koskoca bir hayır;çünkü sen insansın ve acizsin aczini bilir misin

 

Muhteşem! benliğine bir darbe indirebilseydin burnunu kaf  dağı kadar büyük  görmeseydin, tevazünün bir zillet olmadığını bilseydin,şayet sadece konuştuklarında samimi olabilseydin dinlediklerinle bari biraz amel edebilseydin

 

Keşke ,keşke ,keşke demeden önce

 


  20.10.2007 13:58:45 İÇTEN SERZENİŞLER 

Evlatlarımızı hakikaten sevip sevmediğimizi düşünmeyiz içimizden geldiği gibi fıtri bir sevişle severiz.Bazende yaradana saygı sınırlarını aşan bir biçim ve şekilde tapar gibi severiz. Onun kulu  kölesi gibi görürüz kendimizi...

Onun hakiki yaratanını unutturan bir sevmenin elbette bir bedeli olacaktır zira onlar bizim değil emanetimizdedirler

Onların hakiki sahibi Allahtır.

Yaradandan ötürü seversek ancak ölçüyü tutturabiliriz.

Her şeyin ölçüsünün kaçtığı bu dönemde  bari sevgimizdeki ölçüyü karıştırmasak her emaneti koruyamadığımız gibi evlat emanetine hakkıyla sahib çıkabilsek

Bari cennete ulaşmada hayır kokan evladlar yetiştirebilsek.....


  01.06.2007 20:50:30 FSC 

Ne Zaman Izdırabı yudum yudunm yudumlamak ve bir çılgın gibi bir hayat yaşamak sonsuzluğa uzanan bir yolda faniliğe takılmak ; heyhat ki akıllanmıyor insan… Boşuna zalim, acelecive nankör dememişler bizlere Evet hepsini hergün defalarca yaşıyoruz Aslında güçlü olabilmemiz aciz ve zayıflığımızı fark etmemize bağlı değil mi Aczimizi ve fakrımızı yüce yaradana arzetsek sonra mütevekkil olabilsek, Ama yapamıyor veya yaymıyoruz ,inadına bir hevesle inadına bir tutkuyla Tarihler 1 haziranı gösterirken yine bir bekleyiş yine bir çiledir başladı içimde; dua etmekten başka bir çaremde yok artık Rabbim izzetimi korumak adına bir lutfu ise yine döneklik etmeme adına daha bir başka olmalı daha bir gayretle hizmet etmeli ve verilen sözleri unutmamalıyım Belki bu satırları ilerde okuduğumda çok ağlayacağım belki ağlayıp da günahlarıma kefaret yolları arayacağım .Rabbim bu yıldan itibaren kendi yolunda hizmet den bir kulu eylesin beni zira ondan gayri şeyler ,onun yolunda olan şeylerden gayrisi huzur vermiyor Acaba arınma için bir fırsat mı yoksa ….. Ne olu allahım beni settar isminle hep korudun kolladın seninle benim aramda……. beni ne olu mahcup etme. inanıyorum ki sen lütüflarınla hep lütufkar davrandın İhanet eden bendim, sana baş kaldıran kafa tutan isyan eden bendim, koskoca bir ülkede benim gibi bir mücrime bunu lutfettinse devamını getir Allahım Gurur ve kibirden beni ailemi ve çocuklararımı halas eyle Benim gibi çamu tıynetli birisine çok manidar işler yaptıran sensin sen elimden tutmasaydın kimbilir ben çoktan elden gitmiştim O kadar arkadaşım bir o kadar da akrabam ve melaikelere ve ruhanilere ve bir yudum sevgi bekleyen insanlara ve gülerin efendisi hürmetine…. Her şeyin halıkı sensin, ne olur bahtına düştüm ,yeni bir aşk ve şevk uyar içimde; yeniden canlandır ölü ruhumu ölüleri dirilten rabbim Eğer gidip de dönmemek varsa şayet beni şehitlerden eyle , gidip de dönmeyi nasip edersen beni adam gibi adam eyle,senin dostun eyle beni görenler beni tanıyanlara seni hatırlatmayı vesile eyle Nankörlük bana af asana günah bana affetme sana yakısır. Tevbe etmeyi bilen kullarından eyle

  29.04.2007 11:35:05 FSC 

HESAPLAŞMA

Yıl 1987

Yıl 2007

şunu çok iyi anladımki etrafınızda veliler de olsa şakiler de olsa çizginizi düzeltme adına şahsi gayretiniz yoksa çok  bir şey farketmiyor

İbrahim bin Ethem hükümdar iken damda gürültüler düyunca  sorar  damda ne arıyorsun diye sorunca adamda devem kayboldu da onu arıyorum deyince  damda deve arnırmı diye çıkışır. Bunun üzerine damda damda deve arnmayacağını  biliyorsunda rahat ve rehavet içinda ALLAHI nasıl bulacaksın der

Belh yakınlarında açılacak olan bir okulda göreve talip olunca biribirine geçmiş zıt duyguları beraberce yaşamış oldum  eğer nasip olursa mevleya söz verdim değişim için bir fırsat belki de son fırsatı kaçırmayayım diye maaşımın belli bir kısmını  da harcayarak mağdur bir toplumun eğitimi için fedakarca çalışarak  tarihe bir not düşme adına ,gelecekte evlatlarıma  torunlarıma anlatacağım bir hikayem olmasını  yüce yaradandan niyaz nettim

Rahat ve rehavetmi beni yıkan veya tembellik mi

Hata ve günahların yakamızdan bir türlü düşüremeyişimin sebebi belki  de irademize sahip olamamaydı

Yazık ediyoruz zulmediyoruz kendimize vefadan bahisler açıp vevasızlık timsali oluyorsak vah bize ; edpten konu açıp edepsizliği diz boyu yaşıyorsak tüh bize

Acep ne olacak bizim halimiz

Yana yakıla dua etmemez gerekirken ......

Acıların ve sıkıntıların ve zülumlerin yaşandığı bir dünyada  gamsız ve tasasız kalamayız ,kalmamamalıyız.

29 nisan 2007

 

 


  24.03.2007 13:15:05 FSC 

"Boşluksuz Bir Yazı."

Yıllar yılları takip ededursun yerimizde öylesine  kalıvermek ve durağan bir su gibi  kokuşup gitmeye namzet  fertlerden mürekkep bir toplumda mı yaşamak yoksa bir başka hayalle geleceğe yürümek mi isteriz

Yerimizde oturup kalakalmak herhalde bizde dinimizin gereği gibi  gösterilmiş ve yıllar yılı aldatılıp bu şeytani  oyunda kurtulmamız gerekir...


 

 



Yağmur yüklü bulutları sıksam günahlarla kirlenmiş yüreğime...
Ve ardından ağlasam bütün günahlarıma
Ve ıslansam gözyaşlarıyla baştan ayağa

 


 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Metin Alkanlı, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

 

Bu dosyanın son güncelleme tarihi: 27.05.2019 13:10:58