..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Dünyada insandan çok aptal var. -Heinrich Heine
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yaşam > Yaşar ÇETİNKAYA




24 Temmuz 2011
Ege'de Yaz Başkadır  
-yaşayanlara değildir sözümüz-

Yaşar ÇETİNKAYA


Ege’de yaz başkadır. Gecesiyle gündüzüyle…Siz hiç Ege’den yıldız savaşlarını izlediniz mi mesela? İncecik kesilmiş köy ekmeğinin üzerine salça sürüp bahçeye dalarak yeşil soğan, maydanoz, taze bakla yediniz mi mesela? Sapanınızla keskin nişancılık yapar mıydız peki?


:BJFH:

Ege’de yaz başkadır. Gecesiyle gündüzüyle… Ancak baştan söyleyeyim Ege dedim diye güneş, kum, deniz, plaj falan gelmesin hemen aklınıza. Alın terinin toprakla hemhâl olduğu, yevmiye hesabıyla pazarların kurulduğu, yırık dizlerin moda değil de masum bir utanma sebebi olduğu yerleri de var Ege’nin. Gündüz, güneşin kavurduğu toprakları, yeşilin her tonuna sahip doğası, sayısız nimetleriyle; gece, tüm günü birbirlerine eksiksiz anlatan cırcır böcekleri, taptaze otsu kokuları ve yüzünüzü okşayan meltemiyle…

Gece… Siz hiç Ege’den yıldız savaşlarını izlediniz mi mesela? Göğün en derinlerinde birbirleri ile kıyasıya mücadele eden varlıklara şahit olmuş muydunuz daha önceleri? Yıldız Savaşaları’nı TV’den duyduk çoğumuz aslında değil mi? Oysa bunlar başka, bambaşka… Çocukluğumuz o en saf demlerinde tarlalardan izlemeye doyamadığımız yıldız savaşları bunlar. Bizim yıldızların savaşı yani… Luke, Prenses Leila, Ewok, Mr. Spak falan yok bu savaşlarda. Daha güzel silüetleri, adları ve halleriyle “Hızlı, Üç Parlaklar, Korumacı, Süper Işık, K Kardeşler” ve daha nicesi var. Her akşam yeni bir savaş, yepyeni maceralar… Eğer üç akşam yenilirse bir yıldız, adı değişir yıldızın ve yeni bir devlet gibi yeni adıyla anılır artık. Bazen de birbirlerine “şipşak” gönderirler ve savaş kızışır. Sonradan öğrendim, meğer bizim ‘şipşaklar’ gökyüzündeki, ışıkları yanıp sönen uçaklarmış. Ama hayır, onlar aslında ‘Bizim Yıldız Savaşları’nın en önemli ve etkili silahlarıdır. Vurulan yıldızlar hemen pes etmez, göndereceği ilk ‘şipşak’ geçersiz sayılırdı. Ben genellikle kazanırdım bu savaşlarda. Yıldızım uğurluymuş, öyle diyorlardı arkadaşlar. Bana da hep tesadüf gibi gelirdi. E o zamanlar nerden bileyim benim yıldızımın İzmir’in üzerindeki olduğunu ve İzmir’de havaalanı olduğunu…
Gündüz…

İncecik kesilmiş köy ekmeğinin üzerine salça sürüp bahçeye dalarak yeşil soğan, maydanoz, taze bakla yediniz mi mesela? Ya da erik ağacının üzerinde doyasıya erik yedikten sonra, en uçtakini koparmak için yarışa girdiğiniz oldu mu arkadaşlarınızla? Herhalde hayatta en az acı duyacağınız kazadır, dalın sizi taşıyamayıp kırılması ve düşmeniz . Yerden kalkarken de avcunuzdaki eriği herkese gösterip hafif acılı gülücükler dağıtmanız…

Sapanınızla keskin nişancılık yapar mıydız peki? Tabi önce kendinize güzel bir sapan yapmanız gerekir bunun için. Bu da çevredeki zeytin ağaçlarından en esnek, düzgün ve uygun şekilli olanı bulmanıza bağlıdır. Eğer sapanınız güzelse, artık en maharetli avcı siz olabilirsiniz. Yok, değilse… Tecrübe edinizsiniz, ‘bunun acısı biraz daha fazla oluyormuş sanırım’ diye…

Tv ekranlarında görmeye alışık olmadığımız bir Ege bu değil mi? Düşünüyorum da, maddi ihtiyaçlarımız adına son haddeye kadar benleşebilirken, manevi ihtiyaçlarımız olan düşünme, idrak etme, zevk alma, sevme vs. konularda kendimizi ne de çok başkalaştırmışız, Söz sahiplerinin ifadelerinin ötesinde düşünemez, bilemez, yaşayamaz olmuşuz. Çok iyi tanıdığımızı sandığımız oysa kahve sohbeti yapmaya hiç muvaffak olamadığız kişiler ve ‘orayı iyi bilirim’ dediğimiz ancak bir iki sanal veya süreli yayından duyduğumuz yerler aslında bize tanıtılandan mı ibaret acaba? Sözün özü değerli okurum, Ege’de yaz başkadır. Gecesiyle gündüzüyle, hafif acısıyla erik tatlısıyla…












Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yaşam kümesinde bulunan diğer yazıları...
Resim Altı - Çay -
Dönme Dolap
Resim Altı - Sultan Ana -
Resim Altı - Pencere -
Teşekkürü Tefekkür Maksadıyla...
Resim Altı - Söz Sizde -
Beni Kandıran Çocuklar
Kestane Masalı
Sonunda Bulduk...
Elienor ve Darcy

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sessizliğin Feryadı
Timsal-i Hal
Sana Gitme Demeyeceğim, Ama...
Hayat Notları
İyi ki Varsın...
Yıllar Sonra

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Zamansız [Şiir]
Humar Sancısı [Şiir]
Nisan Özlemi [Şiir]
Değişiyoruz 2 [Şiir]
İnsanlar [Şiir]
Konstantinapol'de Bir Sabah [Şiir]
Zaman [Şiir]
Dünya Esiri [Şiir]
Âminler Âmiri [Şiir]
Merhabâ... [Şiir]


Yaşar ÇETİNKAYA kimdir?

Yazmak. . . Önce hissetmek sonradan kenara köşeye iliştirdiklerini not almak işte. . . Yani 'kâtibiyiz aslında ruhumuzun'. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Fuzûlî, Nefî, Şeyhî, Yahya Kemal, Necip Fazıl, Cahit Sıtkı, Özdemir Asaf, Orhan Veli Kanık


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Yaşar ÇETİNKAYA, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.