..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Hiçbir kış sonsuza dek sürmüyor, hiçbir ilkbahar uğramadan geçmiyor. -Hal Borland
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Anı > Mehmet Önder




13 Ağustos 2011
Eşek Anırır Biz Ağlarız  
Mehmet Önder
Bilirsiniz, kulağı duymasın etmek, diye bir deyim vardır; satılacak ya da kurban edilecek hayvanın yanında konuşulmaz. Hayvan anlar da canına mı kıyarmış, yoksa üzüntüsünden mi ölürmüş bilinmez, sonu iyiye varmazmış.


:BJGB:

EŞEK ANIRIR BİZ AĞLARIZ


     Bilirsiniz, kulağı duymasın etmek, diye bir deyim vardır; satılacak ya da kurban edilecek hayvanın yanında konuşulmaz. Hayvan anlar da canına mı kıyarmış, yoksa üzüntüsünden mi ölürmüş bilinmez, sonu iyiye varmazmış.
     Büyüklerimiz hayvanın yanında böyle şeyler konuşmamaya aşırı özen gösterir; duyamayacağı yerlerde bile,”Satacağız, keseceğiz” yerine “Kulağı duymasın edeceğiz” deyiverirlerdi. Duruma göre satılacak mı, kurban mı edilecek anlaşılırdı.

     …

     Sözü bizim Kocaarap’ın kulağı duymasın edilişine getireceğim. Kocaarap bizim emektar. Bütün ev halkının sevgilisi; irice, kapkara bir eşekti.
     Canalıcı durum da şu: Babam, tut sen Kocaarabı, üstelik karşı komşuya sat. Bir gün eve geldik Kocaarap yerinde yok. Ama, ara ara sesi duyuluyor derinden. Başladık aramaya; hiç kuşkumuz yok ki, ipini kırdı, bir yerlere bağladılar eve gelemiyor. Babamın tutup satacağı kimin aklına gelir.

     …

Ne kadar arasak da bulamadık tabi. Sonunda babam eve gelince öğrendik acı gerçeği. Yine öğrendik ki, derinden derinden gelen Kocaarabın sesi, komşunun damından geliyormuş.
     Bu kez üzüntümüz daha bir katlandı. Kocaarap yakında olduğunu biliyor ya, damdan çıktığında en yüksek sesiyle anırarak sesini duyurmaya çalışıyor. O anırdıkça biz kendimizi iç odalara kapatıp duymamaya çalışıyoruz. Ama nereye kadar saklanacaksınız? Annem Kocaarabı, bizlerden biri bellemiş, sesini duyduğu anda başlıyor hıçkıra hıçkıra ağlamaya; yatıştırmaya çalıştıkça, biz de hıçkırıklara boğuluyoruz.
     Eşek anırır, biz ağlarız.

      …

     Evimizin ne tadı kaldı ne tuzu. Biz çocuklar, annem, yemeden içmeden kesildik. Biliyorum, babam da kahroluyor da, belli etmemeye çabalıyor.
     Gerçekten de öyleymiş; bir gün gitti, ödünç bir eşek aldı geldi, “Alın size eşek” dedi, “Bundan sonra ağlamak sızlanmak yok. Eşekse bu da eşek”
     Nerdee; hiç yerini tutar mı?
     Yalnız yeni eşek gelince durumda bir değişiklik oldu. Bu anırınca, Kocaarap da anırıp yanıt veriyor. Biz ağlayıp sızlandıkça, ödünç eşek durumu eşekçeye çevirip Kocaaraba anlatıyor; bizim ne denli üzgün olduğumuzu duyan Kocaarap da daha bir acıklı anırıyor.

     …

     Bir süre böyle iki eşek karşılıklı anırdı, biz ağladık. Babam her ne kadar “Sizin bu yaptığınız eşeklik” diye paylasa da hiçbirimizi susturamadı.
     Bir gün uyandık ki, bizim ödünç eşek yerinde yok. Şaşırdık. Ama, bir şeye daha çok şaşırdık: Bizim Kocaarap çilbiri semerağacına dolanmış, tek başına sokak kapıdan girdi geldi.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın anı kümesinde bulunan diğer yazıları...
Beşiktaş Tatlıdır
Keçiler Kimin?

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Döve Döve Demokrasi
Hükümet Yıkıldı
Kaybettiğin Dava Temyizden Döndü Mü
Çekinme Ye!
Eşekistan
Yukardaki Bilir
Seçmen İsterse
Fıkralar Yeterli
Göz Üstünde Kaş Olmasa
Ödemeler Camız Kırkımına


Mehmet Önder kimdir?

30. 11. 1959'da İzmir'in Bayındır ilçesine bağlı Furunlu Köyü'nde doğdum. İlkokulu köyde, lortaokulu Çırpı Mustafa Adanır Ortaokulu'da okudum. Bayındır Lisesi'nde bir dönem okuduysam da devam edemedim. Sonra radyo tamirciliği başta olmak üzere birçok işte çalıştım. Ege Tıp Fakültesi'nde memur olarak işe başladım. Buradaki on bir yıla yakın çalışmam süresinde önce İzmir Namık Kemal Akşam Lisesi'ni, ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdim. İlk Beş yılını İzmr merkezde, kalanını Bayındır'da olmak üzere yirmi iki yıla yakın bir süredir serbest avukatlık yapmaktayım. Evliyim, Alp Deniz adında sekizinci sınıf öğrencisi bir oğlum var.

Etkilendiği Yazarlar:
Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz, Muzaffer İzgü


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Mehmet Önder, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.