..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yaşamın tanımı yoktur. -Halikarnas Balıkçısı
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yaşam > Altuğ Öztürk




31 Ekim 2011
Hayat Tesadüf Değildir  
Altuğ Öztürk
Dünyaya bir daha mı geleceğim mantığı ile hareket edip gününü gün eden, gezmeyi, eğlenmeyi, kurallara uymadan özgürce yaşamayı hayatın amacı haline getiren insanlara mutlaka rastlamışsınızdır. Hatta belki sizde böyle düşünenlerdensiniz… Ölümün bir yok oluş olduğunu, ölümden sonra başka bir hayat olmadığını düşünmek insanı sadece bu dünya için yaşamaya yönelten büyük bir yanılgıdır.


:IDA:
Dünyaya bir daha mı geleceğim mantığı ile hareket edip gününü gün eden, gezmeyi, eğlenmeyi, kurallara uymadan özgürce yaşamayı hayatın amacı haline getiren insanlara mutlaka rastlamışsınızdır. Hatta belki sizde böyle düşünenlerdensiniz…
Ölümün bir yok oluş olduğunu, ölümden sonra başka bir hayat olmadığını düşünmek insanı sadece bu dünya için yaşamaya yönelten büyük bir yanılgıdır.
Evrim Teorisine Göre…
İnkârcı felsefelerin dayanak bulduğu Darwinizm’e göre insan tesadüfler sonucu oluşmuş bir hayvandır. Oysa ruhuyla, aklıyla, yetenek ve becerileriyle yaratılışın ispatı olan insan başta olmak üzere, hiçbir canlı ve hiçbir sistemin tesadüfen oluşması mümkün değildir. Bu gerçek pek çok bilim adamı tarafından da dile getirilmektedir. Fransız Bilimler Akademisi'nin eski başkanı olan ünlü Fransız zoolog Pierre Grassé', Darwinizm'in temelini oluşturan "tesadüf" mantığı hakkında şunları söylemektedir:
... Mutasyonların hayvanların ve bitkilerin ihtiyaçlarının karşılanmasını sağladığına inanmak, gerçekten çok zordur. Ama Darwinizm bundan fazlasını da ister: Tek bir bitki, tek bir hayvan, binlerce ve binlerce tam olması gerektiği şekilde faydalı tesadüflere maruz kalmalıdır. Yani mucizeler sıradan bir kural haline gelmeli, son derece düşük olasılıklara sahip olaylar kolaylıkla gerçekleşmelidir. Hayal kurmayı yasaklayan bir kanun yoktur, ama bilim bu işin içine dahil edilmemelidir. (Pierre P. Grassé, Evolution of Living Organisms, Academic Press, New York, 1977, s. 103. )
Hayatın kör tesadüfler sonucu oluştuğunu iddia eden evrim teorisi, bilimsel olarak canlılığın nasıl oluştuğunu açıklamaya çalışırken Allah ve din inancını şiddetle reddeder. Dini ve ahlaki değerleri gereksiz görür, dini bilimin önünde bir engel olarak kabul eder. Oysa Allah bilimi emreder. ‘Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün art arda gelişinde, insanlara yararlı şeyler ile denizde yüzen gemilerde, Allah'ın yağdırdığı ve kendisiyle yeryüzünü ölümünden sonra dirilttiği suda, her canlıyı orada üretip-yaymasında, rüzgarları estirmesinde, gökle yer arasında boyun eğdirilmiş bulutları evirip çevirmesinde düşünen bir topluluk için gerçekten ayetler vardır.’ (Bakara Suresi, 164) ayetinden de anlaşılacağı gibi Allah, insanlara araştırmayı ve düşünmeyi emreder. Rabbimizin gücü ve kudretini daha iyi anlamamız ve aczimizi fark etmemiz için yeryüzü ve gökyüzündeki tüm yaratılış delillerini incelemek, araştırmak ve üzerinde düşünmek tüm inananların görevidir. Kuran, bilimden uzak değildir. Tam tersi Kuran bilimi emreder. Bilime karşı, hurafe ve hikâyeye dayanan, Kuran dışı bir din yaşayan insanların yaptığı bilim düşmanlığı ise Kuran’ı ve İslam’ı bağlamadığı akıllardan çıkarılmamalıdır.

Evrimcilerin dinle ilgili çarpık anlayışlarının dışında hayata bakış açıları da insanı anı yaşamaya yönelten yanılgılarla doludur. Evrimciler insanın dünyaya bir kere geldiğini düşündükleri için sınırsız bir özgürlüğe sahip olup her şeyi doya doya yaşamak gerektiğini savunurlar. ‘ Anı yaşa’ telkininin temelinde de bu inanç vardır. Ayrıca evrim düşüncesinin bir parçası olan ‘güçlü güçsüzü ezerek hayatta kalır’ düşüncesi de amaca ulaşmak için her şey mubah mantığını zihinlere yerleştirerek insanları hileye, entrikaya, yalana ve sahtekârlığa yönlendirmektedir. Böylece toplumda din ahlakının getirdiği sevgi, merhamet, yardımlaşma ve güven duyguları yerini güç ve iktidar yarışına bırakır. Bunun sonucunda da her gün televizyon ve gazetelerde şahit olduğumuz hırsızlık, cinayet, dolandırıcılık, çete, şike vs olaylar hayatımızın bir parçası haline gelir.
……
Hayat bir tesadüf olmadığına göre durup düşünelim…
Yaratılış amacımız nedir?
Zaman hızla ilerlerken biz ne için çaba harcıyoruz?
Sadece iyi bir eğitim alıp, evlenip, çocuk sahibi olmak, gezip-eğlenmek ve oyalanmak için mi yaratıldık?
Allah ‘Biz, bir 'oyun ve oyalanma konusu' olsun diye göğü, yeri ve ikisi arasında bulunanları yaratmadık. Eğer bir 'oyun ve oyalanma' edinmek isteseydik, bunu, Kendi Katımız'dan edinirdik. Yapacak olsaydık, böyle yapardık..’ (Enbiya Suresi, 16-17) ayetiyle biz kullarını açıkça uyarmaktadır.
İnsanın yaratılış amacı Kuran’da, ‘Ben, cinleri ve insanları yalnızca Bana ibadet etsinler diye yarattım.’ (Zariyat Suresi, 56) ayetiyle açıkça bildirilmektedir. Ortalama 70 yıl yaşayan bir insanın hayatını, Allah’a kul olmak yerine geçici dünya zevkleri peşinde koşarak geçirmesi, büyük bir kayba uğramasına neden olacaktır.
Unutmayın!
Dünya hayatı yalnızca bir oyun ve bir oyalanmadan başkası değildir. Korkup-sakınmakta olanlar için ahiret yurdu gerçekten daha hayırlıdır. Yine de akıl erdirmeyecek misiniz? (En'am Suresi, 32)
Altuğ Öztürk







Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yaşam kümesinde bulunan diğer yazıları...
Dürüstlükte Kararlı Olmak
Şeytanın Oyunları
Çözüm İslam Birliği
Denizatı
Ramazan ve Oruç
Kuran'ı Okumak
İbadette Azla Yetinmek Mümine Yakışmaz
Bakteriler
Ne İçin Yaratıldığımızı Unutmayalım

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
İman Hakikatleri İmanımızı Artırmak İçin Vesiledir
Medyanın Gücü
Samimi İman
Nefretin ve Şiddetin Kaynağı Dinden Uzak Yaşam
Kuran Ahlakından Uzak Yaşayan Toplumlar
Boşanmalarda Kadınlar Mağdur Edilmemeli
Dini Alaya Alan Fıkralara Gülmek
Güzel Ahlakta Kararlı Olmak
İnananların Birbirine Karşı Tavrı
Hz. İbrahim

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Her İşte Hayır Olduğuna İnanmak [Eleştiri]
Özgürlüğe Tutsak Olmak [Eleştiri]
Hz. İbrahim [İnceleme]


Altuğ Öztürk kimdir?




yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Altuğ Öztürk, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.