..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
İnsan bir küçük dünyadır. (Mibres Kosmos) -Demokritos
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > İlişkiler > Birkan ASKAN




17 Eylül 2001
Maviliğin deruni ihtirası  
Gözleri maviliğin deruni ihtirasına kapılmış bir suskunluk taşırdı deniz.

Birkan ASKAN


Ufka dayanan sırtını rüzgarlar eskitirdi. Yağmur yağarsa aniden gökyüzü palette siyaha matem katardı bir ressamın uykularına can çekişir gibi. Yazılan her şiirde amaçsızca tüketilen bir garipliğin kan kokusunu biriktirirdi ıssızlığa...


:AHFD:
Gözleri maviliğin deruni ihtirasına kapılmış bir suskunluk taşırdı deniz. O maviliğine ne gökyüzü ne elleri yüreğinde taşıdığı hatıralar dayanabilirdi. Görebildiği bir deniz feneri sancısı çekerdi yalnızlığı.

Ufka dayanan sırtını rüzgarlar eskitirdi. Yağmur yağarsa aniden gökyüzü palette siyaha matem katardı bir ressamın uykularına can çekişir gibi. Yazılan her şiirde amaçsızca tüketilen bir garipliğin kan kokusunu biriktirirdi ıssızlığa.

Çatladı toğrağın duygusu. Avuçlarından yıldızlar kaydı insanlığın onuruna. Yaşamak ve sevmek böyle birşeydi belki de,kendi içinde kanayan dünyanın hep hasreti ezberleten yalnızlığına.

Uyanmak tecrübesiz bir uykunun başrolünü anlatırdı kimsesizliğe. Sokakların altında hep aynı indirimli aşklar çiçeklenirdi. Satılamayan bir aşk vardı.
Düşlerin kıvılcım rengi akşamlarına bıraktığı bir mesaj tutkusuydu sevişen cümlelerin bahtiyarlığı.

Dudaklarda hiç ulaşılmayan karanfil bahçesi.Sonra, bize kalan ardarda geçip giden zamansızlık yankısı,dışımızdaki bütün kırık ruhların anlaşılmayan ihtiyarlığı.

Gün batarken aynaların gizemli yüzlerinde ışık yoksulu geceler başlardı. Her yolu perişan edilen bir hayatın yarına askıntı düşüren hayallerinden ne anlatıldığı ne de anlaşıldığı belli olan bir masumiyet serbest bırakılırdı.
Kalem yazdıkça yürek okudukça değer kazanırdı öpüşmeler.

Dümeni bir tarihe iz bırakan yanık kokusunda çoğalırdı yalnızlıklar. Gözyaşı sarhoş eden en basit zehirdi tutulacak yeri olmayan her kadehte. Yağmur yağdığında şehrin en mütemadi kesimine mavilik siyaha aşk katardı.
Olmayan bir ruhun bedenini ısıran deniz, kendi dalgalarında köpüklenirdi ayrıma gölge düşüren her zamana.

Zor olmalıydı başlangıcın sonları. Kolay anlaşılıp,kolay koparılıp atılan bir takvim yaprağı gibi süzülemezdi hiçbir mevsim açınımı hesapsız kollarında. Her başlangıç anlamlı olmalıydı.

Çalışmaktan yorulan insanların yüzlerine maskelenen bir fabrika fotoğrafını bir masa üzerinde duran bomboş sayfaları,ülkeleri sınırlayan kırmızı kalın bir hattın son bulduğu her noktayı,sayfaların kitaplara fişlenen bütün numaralarını,bir atlastan coğrafyasına isyan eden her rahatlığı çekip kaos terkine bulaştıran düşmanlık son bulmalıydı. Ruh kapsamında ortaklık arayan her yırtıcı saldırganlık aşkın gizine saplanmadan,bu belirsiz batağa elini kolunu kaptırmadan çoğalmalıydı.

Pencereleri şehre açık her eve yıldız giriyor. Mevsimsiz bir Kış. İsmi bile geçmeyen bir yürek gece nöbetine çıkıyor yoğun kar altında. Deniz fenerinin görebildiği en uzak noktada aşk duruyor.

Viyana önlerinde yeniçeri sefaleti baş gösteriyor.Antikasız hiçbir evin ışığı yanmıyor artık. Tozdan eskiyen, hatıralar uyandırılıyor. Sabaha düşen ilk yağmur tanesinde boğulan bir siluet beliriyor.

Kirletilen her kar tanesi,kendi kentinde eriyip gidiyor. İnanılmaz gelen her sevişmenin ardında boğazın sularındaki yalnızlık,karşı kıyının her sessizliğini kendi içine çekiyor. Yaşanmaz bir hal alıyor aşk adına her ayrılık.

Dağlara çıkıyoruz biz.Kendisi olmayan bütün dağlara kağıt üzerinden yürek tüketiyoruz. Yürekleri kan kokusuna esaret bilenen bellekleri alkışlıyoruz bir köşeden. Yazdıkça kağıtlara zahiri zafer çığlıklarına kapılıyoruz.

Gidemediğimizi anlamamış gibi yapmaktan zevk duyarcasına hırpalıyoruz zamanı. Oysa denizin fenerleri hep aynı yerde bekler,gelmez diyemediğimiz bütün sabahları.

Gelirsen yalnız benimle gel demekten,kalırsan yalnız benimle kal diyemeyen her zamana,zamansızlıkla gömülüyoruz. Ve ağlıyoruz acıyı acı gibi hissedip, ve yanıyoruz aşka aşk gibi yüreksizce tükenip. Bakıyoruz da,biz neredeyiz nereden geldik bu hayata,nereye gitmekteyiz.

Kalın kitaplarda boğuluyoruz,uzun yaz bana her satırı,uzun olsun hayat. Ve doğan her Güneş’i anlat bana yavaş yavaş,sonrasında kalsın dudaklarımızda ulaşılmayan bir zevki sefahat.

Biz yaşamayı böyle biliyoruz.

Gözlerini kısarak baktığın her istasyonda çıplak ayaklı binlerce çocuk yatıyor.Üzerinde yama tutmayan,suskunluklar.Ceplerinde yürekleri,sevdaları anlatan bakışları uyuyor.Anlıyorum dersen bir kez olsun,gözlerinden öper seni o küçücük umutları.

Kelimelerin çevirisi yapılamayan bir bezginliğini alıp yapıştırıyor yüzümüze,bir gün öncesinde kalan haykırışları.Yazık biz aşk adına aşk’ı tanımıyoruz. Sırtını yasla ve bekle diye yalvarıyor bize ışıklar altında gölge arayan deniz fenerinin duvarları..

Biz yaşamayı aşkla paylaşmıyoruz.





Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın İlişkiler kümesinde bulunan diğer yazıları...
Yüreğime üç kez dokun
Aşkına deli itirafıdır okudukların
Huzuru Kaçıran Bir Aşk Gibiyim

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Martıların kanatlarında sevdim seni
Dokunamasamda sana
Ne demek geliyorsa içimden sana
Aşkıma sözümdür
Özlemek diyorsun bana
Suskunlukla yıkadım yüzümü
Aşk tükenirmi hasret oldukça
Mevsimin getirdiği yağmursun bana
Çocukluğum sokaktır benim
Düşlerde yaşamanın rengi

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Bir başka seviyorum seni [Şiir]
Sor beni yağmurlarına [Şiir]
Bir [Şiir]
Yaşamam gerek seni [Şiir]
Salıncakta unuttuğum [Şiir]
Bir Bunu Cekip Aldim [Şiir]
Mevsimsiz [Şiir]
Aşk-ı İnfaz [Şiir]
İstanbul yansıması [Şiir]
Kapsül [Şiir]


Birkan ASKAN kimdir?

Kim olmadığımı biliyorum en azından. . /Bir öncesizlik mi desem, bir sonrasızlık mı, ya da evvel zaman içinde bir masal. . /kahramanlarının hepsi ölen. . /tarafından. . Kuru bir kuyu mu desem, gidemediğim bir uzak mı. . hiçbir an, göremediğim bir sevda mı, manası olmayan bir bakış mı. . /bilemedim. . Ama herşeye rağmen, kim olmadığımı biliyorum. . /Artık kullanılmayan bir köprüden. . aşk’ı sallandırıyorum. . Bilmem. . / Kimi anlatmak gerekir kendi yerime. . /ya da kim beni anlayabilir. . /Sadece kim olduğum mu önemlidir, yoksa kimse olamayacağım mı. . /Bunu da bilmek gerekir. . / Birkan tekilden sakin, çoğuldan delidir. . /Kelimesiz değildir. . /Kendidir. . /Kısaca kim ne şekilde düşünürse, öyledir. . /Bırakın öylece kalsın. . /Önemsizdir. .

Etkilendiği Yazarlar:
Kimse kimseye benzemese de, kimse herkesi biraz kendine benzetir.. /Kimseye benzemem diyen de, aslında herkesten çok kimsedir../.O.Auroba /E.Batur /P.Celan /M.Mungan


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Birkan ASKAN, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.