..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
"İnsanların bazen neye güldüklerini anlamak güçtür." -Dostoyevski
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Politik Olaylar ve Görüşler > M.Nazım Güler




5 Şubat 2012
Yeni Anayasa ve Kürt Sorunu  
M.Nazım Güler
Yeni Anayasa, “yeni” olabilecek mi? Anayasa içerisinde, ülkenin temel sorunu olan Kürt Sorunu’na da bir çözüm düşünülüyor mu? Eğer bir çözüm düşünülüyorsa, nasıl bir çözüm düşünülüyor veya hangi kıstaslara göre hareket edilecektir, kamuoyu pek bilgilendirilmiyor ne yazık ki!..


:ADEJ:
YENİ ANAYASA ve KÜRT SORUNU

Yeni Anayasa, “yeni” olabilecek mi? Anayasa içerisinde, ülkenin temel sorunu olan Kürt Sorunu’na da bir çözüm düşünülüyor mu? Eğer bir çözüm düşünülüyorsa, nasıl bir çözüm düşünülüyor veya hangi kıstaslara göre hareket edilecektir, kamuoyu pek bilgilendirilmiyor ne yazık ki!..

Bir kere, bilinmelidir ki, Kürt Sorunu, PKK’ yi de aşan, dört parçadaki tüm Kürtleri de aşan, uluslararası bir sorun haline gelmiştir. Türkiye, dört başı mamur, demokratik bir çözüm üretmek zorundadır. Bölgedeki taşlar yerinden oynamadan ve iş işten geçmeden, gerekli olan demokratik süreç, geciktirilmeden başlatılmalıdır!..

Bugün, dünyada ve bölgede Kürtlerin durumu nedir, kazanımları neler olmuştur, sorunun önünde ne gibi tuzaklar bulunuyor; bu sorunla uğraşan dünya devi ülkelerin plan ve projeleri var mıdır; varsa neler olabilir, tüm bunları ve daha fazlasını düşünmek ve geleceği şimdiden öngörmek gerekiyor.

Dünya, internet hızıyla küçülmüş ve küçücük bir cebe bile sığar olmuştur; dünyanın her neresinde bir gelişme veya didişme varsa, her net kullanıcısı tarafından, birçok araç ile her şey izlenebiliyor, görülebiliyor artık. Elbette Kürtlerin tümünce de bu olanaklar söz konusudur. Bugünden sonra Kürtleri hiç kimse kandıramayacaktır. Kürtler, eski Kürtler olmadığı gibi, diğer halklardan insanlarımız da eskisi gibi kör ve cahil değildir. Bunu bilmezden gelmek pek de akıllıca olmayacaktır.

Dün Kürtleri inkâr eden devlete karşı, bugün, Kürtlerden çok, Türk halkı veya diğer halklar tarafından itirazlar gelebiliyor ve Kürtleri inkâr anlayışı, herkesçe alay konusu olabilecek bir duruma gelinmiştir. İnsanlarımızın hoşgörü kültürü ve bilinç seviyesinin çıtası bir hayli yükselmiştir. Tüm dünya gelişiyorken, bizim, gözlerimizi kapatıp, hızlı gelişmeler karşısında kör ve sağır’ı oynayamayız.

Ortadoğu’daki gelişmelere bir bakmak gerekir; “Arap Baharı” denen olay, nasıl ki Arapları aşan bir durum ise; yani uluslar arası gelişmelerin tezahürü ise; Kürt sorununda da, bu bilinçle ve geniş perspektiften bir bakış tarzıyla olayı değerlendirmek ve köklü bir çözümü şimdiden öngörmek gerekmektedir.

Türkiye, NATO’ya gireli beri kendisini hep Avrupaî bir devlet olarak lanse ederek gelmiştir. Bunun böyle olmadığına, “Ergenekon Örgütü” davası bile tek başına izaha yeterlidir. Derin iktidarlar, uzun bir tek parti diktatörlüğünden sonra, on yılda bir gelen askeri müdahalelerle, bahane olarak savunulan sözde “Batılılaşma ve Avrupa Demokrasisi” uydurması ile, ucube bir demokrasi ve sahte bir laiklik kisvesi altında, demokrasi dışı ve baskıcı bir vesayet rejimi olarak, kendini, tüm halklara nasıl dayatmış olduğu artık bir sır olmaktan çıkmıştır. Konuya cahil kalan kimse kalmamıştır.

Bugüne kadar gelen anayasalarda, teklif bile edilemeyen maddeler, çağdışı bir dayatma olduğu gibi, çok gülünç bir durumdur da... Allah’ın kitaplarının bile değiştirildiği bir dünyada yaşıyorsak, Türkiye uzayda bir yerde midir ki, bu dayatmaları bunca zaman, birçok kez değiştirilen(!) anayasalarda bu maddeler, zor gücüyle, yerinde bıraktırılmış ve onlara dokundurulmamıştır? Neden acaba? Nedeni ne demokratiktir ve ne de insanîdir. Bir şeyin üzerinde bir zorlama varsa, içinde bir iyi niyet de olmayacağı kolayca tahmin edilebilir artık.

Hani nerededir gerçek Tevrat, hani nerededir orijinal Zebur veya İncil? Kur’an’ ın bile tartışıldığı bir zamanda, bu insan dayatması anayasanın değişmez maddeleri, bu kutsal kitaplardan daha mı kutsaldır ki dokunulamaz olabiliyor?! İnsan onuruyla ve aklıyla alay edilen bir saçmalıktır bu durum!.. Yeni Anayasa’da bu maddeler, yine korunacaksa, yapılacak anayasa da pek “yeni” olmayacak demektir. Vesayet rejiminin, korunmaya devam edildiği anlaşılmış olacaktır. Çözüm yerine, tekrardan bir çözümsüzlük dayatılmış olunacaktır. Çözümsüzlüğün bizi götüreceği yer ise karanlıktır…

Gelelim, Kürt sorununa çözüm amaçlı bir “yeni anayasa” nın, yapısı ve içeriği nasıl olmalı kriterine.. Ortadoğu’da, Kürtlerin kazanımlarına ve komşulardaki gelişmelere göre, Kürtleri bekleyen gelişmeleri ve tahmin edilmesi zor olmayan, Kürtlere yeni statü sunma politikalarını öngörmek gerekiyor. Federal Irak’taki Federal Kürdistan, sadece ilânı kalmış, bağımsız bir devlet kadar özgür bir konumdadır. Anayasasıyla, idarî kurum ve kuruluşlarıyla, Arap ülkeleri karşısında örnek “demokratik” bir yapılanmayı ve hızla gelişmiş bir altyapıya sahip bir gerçek olgu olarak orta yerde duruyor. Kürtler, kendilerini burada, tarihlerinde hiç görülmemiş kadar, özgür, gelişmiş ve egemen görebildiler. Oradaki Kürtler, bu tarihi nimetten bir geri dönüşü asla kabul etmeyeceklerini ve bu kazanımlarını canları pahasına koruyacaklarını, hiç kimse inkâr edemez artık. Yakında orada, bir “Bağımsız Kürdistan” ilânı olmayacağının bir garantisi de yoktur; sadece uluslararası gelişmelere göre uygun bir zaman ve ân meselesidir. Oradaki Kürtlerin, neredeyse tamamının gönlünde bağımsızlık yatıyor; dünya konjonktürü de yavaş yavaş bu eğilimi benimsemeye başlıyor gibi ve başlayacaktır. Federal Irak’ın çözümsüz durumu bunu hızlandırabilir. BM ve kimi Avrupa ülkeleri de, olası gelişmelere hazırlıklı olmak ve çıkarlarına göre mevzilenmek adına, planlarını bu yönde geliştiriyorlar sanırım.

Suriye’deki gelişmelerin de oradaki Kürtlere bir statü sunacağı aşikârdır; bu parçanın statüsü, Suriye içinde mi, Federal Kürdistan ile birlikte mi düşünülüp, değerlendirilebileceği, ucu kapalı bir vaziyeti arz ediyor. Ardından sıra İran’a sıra gelirse, oranın da yumuşak karnı yine bir “Kürdistan” sorunu olacaktır.

Yeni Anayasa yapılacaksa, tüm bu gerçekleri göz önüne getirilerek Kürt sorununa öyle bir çözüm geliştirilmelidir ki, Türkiye’deki Kürtler için, dışarıdaki bir oluşum, çekim merkezi olmasın. Kendi Kürtlerine sunacakları haklar veya onlara tanınacak statü, diğer parçalara göre daha cazip ve daha demokratik olmalıdır ki, Kürtler, kendilerini burada daha rahat ve daha özgür görebilmelidir. Öyle ki, ilerde bu sorun, dış güçlerce bile tekrar kaşınabilecek bir çıban durumunda olmasın. Doğru ve kalıcı bir çözüm süreci düşünülmelidir.

Halklar arasında hiçbir sorun yoktur; iktidarlar ne ektilerse onu biçtiler ve elbette dış güçler de, çıkarları gereği, olaylara katkı olsun diye tuzlarını, biberlerini katmışlardır. Zararın neresinden dönülse kârdır. Ne yaşandıysa yaşandı; demokratik bir barış ve eşit özgürlüklerle herkesçe benimsenecek birliktelikler sağlamak zor olmayacaktır. Yeter ki niyetler ciddi olsun ve soruna gerçekçi yaklaşımlar sergilensin.

Demokratik süreç başladıkça ve ilerledikçe, halklarımız da hızla bir huzura erecek ve birbirlerini sevgi ve saygıyla kucaklayabilecektir. Karşılıklı güvenin olduğu yerde ayrılıkların sözü bile edilmeyeceği görülecektir. Hepimiz kardeşiz ve kardeşler de eşit hak ve hukuklara sahip olurlar.

Sürecin gerisinde kalmayalım, süreç ile yarışmayalım bile; doğru olan süreci arkamıza alıp onun önüne geçmektir. Halklarımızın huzur ve saadeti için böyle bir demokratik hızı gerçekleştirmek zorundayız. Halklarımız, fazlasıyla buna layıktırlar. İşi bozmak kolaydır, önemli olan yapıcı olabilmektir. Yapıcı olduğunuzu iddia ediyorsanız, durmayın, ileriye atılın; gerekli hıza ulaşırsanız, biliniz ki, tüm halklarımızın hoşgörülü güzel yüreklerine de ulaşmışsınızdır.

Her şey, demokratik bir çözümde, özgür ve eşit bir statü kardeşliği için olsun.
Selam ve sevgiyle kalın.

M.Nazım Güler -05.02.2012
info@mnazim.com



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın politik olaylar ve görüşler kümesinde bulunan diğer yazıları...
Bu Ülkede Barışı İsteyen Var Mıdır?
Hatip Dicle Olayı, Açılıma ve Çözüme Çomak Sokmak Mıdır?
Kürtleri Temsil Sorunu ve Çözüm Sürecine Dair
Kocaman Bir Asır Heba Edildi; Neden veya Kimler İçin?
Demokratik - Kürt Açılımı Nereye Kadar?
Bilge Köyü Vahşetinin Gerçek Sorumluları Kimlerdir?
Seçimin Sonucu, Halklar Arası Barış ve Diyaloğu Dayatıyor
Kürd Sorunu Yoksa; Kürdistan Sorunu Olabilir mi?
4+4+4, Bir Gündem Saptırma Mıdır?
12 Eylül Referandumu

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sadece Yazmak, Yazarlık Mıdır?
Tahammülsüzlük, Gelecek Korkusundandır!
Kendi İrademiz Varsa Özgür Olabiliriz.
Seçim Sürecinde "Demokratik" Yalanlar Yarışı Başlayacaktır!..
Yeni Anayasa, Son Anayasamız Olmayacaktır.
Tarihsel Aşklar ve Sevgi Üzerine
Kürt Sorunu ve Yerel Seçimler
Van Depremi, Sosyal Yaralarımızı Sarabilecek Mi?
Erdoğan: "Ben Kabile Reisi Değilim"
Ev Bir Okuldur; Eğitim, Oradan Başlar!.

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Yüreğime Lehimliyorum Seni [Şiir]
Veda Edemem! [Şiir]
Uyan Ey Zergan Deresi! [Şiir]
Seni Arıyor Gözlerim [Şiir]
Esirin Olmuşum [Şiir]
Dağlar Yüreğimi, Bu Dağlar! [Şiir]
Tu Her Bijî Yilmaz Guney [Şiir]
Sende Buharlaşmaktayım [Şiir]
Ben, Kendim Olmak İstiyorum. [Şiir]
Zor Kabulleniriz [Şiir]


M.Nazım Güler kimdir?

www. mnazim. com ------- M. Nazim Güler Kitap okumak, Şiir yazmak, Resim yapmak özel zevklerim arasındadır. Vücudumu zinde tutacak ve koruyacak kadar spor yaparım. .

Etkilendiği Yazarlar:
Yoktur, kimsenin günahını almayayım.


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © M.Nazım Güler, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.