..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Geçmiş ölmedi. Henüz geçmedi bile. -William Faulkner
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Toplum ve Birey > Rüya Bayram




11 Haziran 2012
(Kürtaj) Olmak Ya da Olmamak, İşte Bütün Mesele Bu...  
Rüya Bayram
To be or not to be; that is the question..(W.Shakespeare) Yazmayayım, herşeye maydanoz olmayayım diyorum ama çıkarılması düşünülen kürtaj yasası konusunda sessiz kalmak da olmazdı bir kadın olarak. Yalnız benim durum biraz karışık, ben hem kürtaja, hem kürtaj yasasına karşıyım..


:ACFE:
İnsanlar ikiye ayrılır, bebekler ve erkekler.. Kadının adı yok zannederken baktık ki varlığı da yok... Her çocuk doğmalı, her erkek rahat olmalı, her kadın çile çekmeli.. Madem ki kadınsın, çekeceksin yok öyle yağmaa!!

Doğurmak ya da doğurmamak şimdi bütün meselemiz bu.. Türlü türlü bakınca her ikisi de öyle insani ki. İnsan olma yolunda ilerleyen bir canlı hangi safhada olursa olsun yokediliyor ise gerçekten bunun da adının cinayet olduğuna inanıyorum ne yazık ki.. Ama gel de aldırma denen durumlar için de anneyi düşünüyorum işin açıkçası. Bu karar kesinlikle annede olmalı. Peki ya anne karman çorman duygular içinde ise? Sonuçta kürtaj mecburiyeti olan bir durum varsa ortada muhakkak travmatik üzüntüler var demektir. Parasızlık, şerefsizlik, yalnızlık, ihanet, yalan, dolan ne bileyim kimse keyfe keder bebek aldırmaz ki.. Sadece iki harfin yerini değiştirsen öldürmek oluyor zaten.. Kadının o dönem hormonlarının bünyesini altüst etmesi yetmiyormuş gibi, bir de bu acılarla doğru kararı vermesi de oldukça zor.

Acaba dilimizde toprak ana diye bir tabir var diye mi kadına tarla, bağ, bahçe, kır muamelesi yapılıyor? Kadın, içine hangi tohum ekilirse ekilsin onu bağrından acı içinde çıkarıp, yeşerten ama diken, ama ağaç, ama faydalı sebze meyve artık Allah ne verdiyse büyüten, üzerine basıp çiğnenen, yorulunca soluklanılan, kızınca tepilen, orası burası kazılan boş bir alan mı be kardeşim? Hani bunun duyguları, hani bunun yüreği, hani bunun hayalleri, dindarlar için söylüyorum hani bunun kul hakkı?

Kadın tecavüze de uğrasa doğursun devlet baksın diyorlar ya bu cümle hayatın yönünü değiştirir be. Kadın hamile kalınca onu ortada bırakan deyyuzlar dövmek yerine olayı bir tık daha ileri götürüp öldürsünler mi amaan bu ... şimdi bir de benden çocuk doğuracak diye.. Burada sadece o canlıyı düşünen devlet bir cinayeti önlediğini zannederken diğer cinayetler ne olacak. Bırakın teşvik etmeyi ki, bu cümleye katılmıyorum; kadın hamile kalınca doğuracak devlet bakacak diye, kimse gidip tecavüzlerini arttıracak değil; zaten bu mantıktaki adam onu düşünmüyor ki. Ama o kadın ya da o çocuk için yaşanacak hayat hayat mı olacak o saatten sonra? Sanki hayat çok kolaymış gibi 10/0 yenik başla. O kadın sonra bunların üzerine cinnet geçirip o adamları boğazlasa yeridir hani..

Sevdi hamile kaldı, sevildiğini sandığı erkek o çocuğu istemiyor, ee ne yapsın bu kadın o çocuğu aldırmayıp? Bir gün öleceğine hergün mü ölsün? Bir gün üzüleceğine her gün mü üzülsün? Adamın onu kandırıp terkettiğine mi yansın, 9 ay üzüntü içinde geçireceği hamileliğe, canından kopan canı doğurup bir daha görmemeye ya da kendi bakmaya karar verip tek başına bir çocuğun maddi manevi sorumluluğunu almaya, çevreden gelecek toplumsal kuralların başgardiyanlarının tepkilerine, o bebeye her baktığında yediği darbenin kanlı canlı örneğini görüp hergün mü ölsün? Öyle bir durumda onu yargılayacaklar da insan olarak görmeyecekler ki..O hep kadın, kadının yeri ayrı canıımm! En kötü sıfatları dillerine dolayıp kuyruk sallamasa idi,kendini korusa idi gibi acımasız laflar edecekler. Bir kadın hamile olduğunu öğrendiği anda annedir beyler.. Ben çocuklarını hiç görmeyen, görmek istemeyen, görmediği için bir yerleri eksilmeyen babalar biliyorum; ama bebeğini umursamayacak, bebeğini aldırıp ya da doğurup oraya buraya bırakıp birşey hissetmeyecek anneler bilmiyorum. Bunu yapmak zorunda bırakılmışların da bebelerini düşünmeden tek bir anlarının geçtiğini sanmıyorum. Bu tek kişilik bir olaymış gibi bütün yük nasıl da kadının omuzlarına bırakılıyor. Mesela bu konuda devlet cezalarını arttırsın. Adam baba oldu ama bakmıyor mu kessinler kazancının yarısını, bak o zaman nasıl kendilerini kolluyorlar o arkadaşlar...Onların kendini bilmezliğinin, dengesizliğinin, beceriksizliğinin yükünü hep kadın çeksin, çocuk çeksin.. Devlet onların ekmeğine yağ sürsün.. Oh ne ala memleket!

Kadınlar da kendini bilmeli, oluruna bırakmamalı, Allah’a havale etmemeli. İstenmeyen hamileliklerin yöntemlerini bilmiyorsa da öğrenmeli, bu konuda karşı tarafa değil kendine güvenmeli. Sonuçta yaşadığımız iyi kötü herşey insanca..Yeter ki biraz sorumluluk sahibi olalım. Adamın yiyecek ekmeği yok peşinde 10 çocuk. Futbol takımı kuracak mübarek. Gereksiz ziyanlık.. Bebek dediğin şey kolay büyümüyor, en çok da sevgiye ihtiyacı oluyor.. Ona sarılacak en az dört kola ihtiyacı var; iki annesinden, iki babasından. Kuluçka tavukları gibi önüne yem koy, altını alla insan olunmuyor.

Eskiden erkek sözü diye bir kavram yok muydu dilimizde?..Nerde şimdi o adamlar?? Feminist kadınlara döndüm, vallahi değilim ama hep kadına yüklenilince gücüne gidiyor insanın..Bu işin erkekleri elini yıkayıp gidiyor, sonra mutsuz, umutsuz bir yığın sürekli büyüyor..Olay yine yasa masa değil zihniyetler..Biz böyle arap zihniyetinde yaşadıkça bütün kadınlar benim, kadın zevk aracı, bir sorun varsa o sadece kadının sorunudur, erkek üstün varlık, kadına ne olursa olsun dedikçe, ister yasa çıkar ister çıkarma bir halt değişmez..

Nedir bu kardeşim kadın doğmak suç mu? Sorumluluğunu üstlenemeyeceğin bir hayatın doğmasını istemiyorsan spermine sahip çıkacaksın efendi! Kürtajı yasaklamak yerine babalık sorumluluğunu taşımak istemeyen erkekleri bedava kısırlaştırsınlar en azından baştan bir sürü sıkıntı engellenmiş olur. Hem adı cinayet olmaz, hem gereksiz bir sürü tipten daha fazla türemez. Allah’tan doktor değilim, lisans misans kalmazdı elde böyle konuştuğum için. Sorun prosesin sonunda değil ki başında hem, o zaman asıl buraya önlem almak gerekmez mi? Hani bu konuda kısa bir fıkra vardır üstü kapalı değineyim; Horoza sormuşlar, yumurta mı tavuktan çıkar tavuk mu yumurtadan diye.. Ben prosesle ilgiliyim, ürüne karışmam demiş! O misal...

Rüya



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Çelişki [Şiir]
En Kusursuz Cinayet Yaşama Sevincini Öldürmektir [Deneme]
Hani Tek Bir Kişiyi Özlersiniz Her Yer Issız Gelir Derler Ya... [Deneme]
Adresi Belli Olmayan Mektuplar (10) (Sıradan Bir Masaldan... ) [Deneme]
Mutluluk [Deneme]
Uzun Metraj Korku Filmi, Bol Kan, Bol Siyaset, Bol Kavga, Boş Hayat! [Deneme]
Hayatı Kuralına Göre Oyna! [Deneme]
Herşeyin Bir Nedeni Var Ama Unutmayın Bir de Sonucu... [Deneme]
Adresi Belli Olmayan Mektuplar (11) (Çocukluğumdan... ) [Deneme]
Adresi Belli Olmayan Mektuplar (19) (Agah Efendi ile Söyleşirken... ) [Deneme]


Rüya Bayram kimdir?

Yaşamayı tüm anları ile seviyorum. Bazen acıtıyor her yanımızı hayat, bazen güldürüyor yüzümüzü beklemediğimiz bir anda. Yaşanmışlıklar anılarımız oluyor ve ben uslanmaz bir anı biriktiricisiyim. Hayat biriktirdiğimi ve kaçırdığım tüm zamanları yazıyla bir yerlerde sakladığımı düşünüyorum yazıya döktüğümde kendimi. . . Ve bir gün bir yerlerde onların içinde barınan herşeyin beni bulup kucaklayacağını hissediyorum.

Etkilendiği Yazarlar:
Can Dündar,Ahmet Altan,Paolo Coelho,Goethe,Shakespeare,J.J.Rousseou


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Rüya Bayram , 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.