..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bir dost nedir? Öteki ben. -Zenon
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yüzleşme > Birkan ASKAN




28 Kasım 2002
Yazmam gerektiğinde, gerektiği kadar...  
'Bitti' diyebilmek için..

Birkan ASKAN


Biliyorum dedim ya, bilmezken yazmayı, ya da yazmamaya dair söylediklerimde, açık kapıların aralığında sıkışıp kalmışlığım gibi, (gibisi fazla, mahsuru var mı) yüzüm kızarmaz benim...


:ACEA:
Yazmam gerektiğini biliyorum. Gereken yazının, ne için, ya da neden ötürü yazılması gerektiğini bilmiyorum. Böyle birşey olabilir mi demeyin, bende olur. Her yazının içerisinde, anlam aramaya kalkışmadan, düşünmeyi becerebildiğim hafıza yetilerimle, suya sabuna dokunmadan, aslı astarı olmayan, okunması için gereken, daha doğrusu okunabilir bir yazının veya şiirin, nelerden oluştuğuna kendimi inandırabilmem için yazmam gerektiğini biliyorum.

Oldukça karışık bir ruh hali ile yazmak için, saplantılarımı sıraya sokabilmem, her canımın sıkıldığı zamanda, onları sorgu odasına çekip alabilmem, soyut görünümlerindeki asık ifadelerini görebilmem için, oturup, hemde kendi başıma, bütün kelimeleri ayıklamadan yazmam gerektiğini biliyorum.

Öncesinde ve sonrasında, zamanın beni bir suçlu gibi kabullenmesini düşünmeden, ne için değil, kimin için bütün günümü sabahtan alıp, gecesine kattığım için, az önce yanımdaydın, şimdi yoksun diyebilmek için, içinlerle dolu zamansız ve dipsiz bir kuyudan su çekmek için, her cümlede giyinmek, her virgülde nefeslenmek, her noktada 'Bitti' diyebilmek için, yazmam gerektiğini, ama sonuçta her sonuca bağlanan, her yazı gibi gerekliliğimi bilmiyorum.

Öyle demişti hani kral, kendi gölgesine yan gözle bakarak, /Sen gerekli misin, /Hayır efendim, /Gerekli görülen yerdeyim, nokta. Parmak uçlarıma basa basa ilerlemenin, bedenimde verdiği rahatlatıcı etkiyi, hiçbir gecede yaşanılmayan, kült bir sessizlik içerisinde bırakarak, geriye doğru, çok daha geriye, ortaçağ akşamlarındaki rüzgar ayinlerine uçmak istiyorum.

Çürüyen dallarını taşıyamayan her ağacın önünde durup, suskunluğun dekorunu, tuvaline çiviyle çakan kör bir ressamın düşlerine karışıp, yazmam gerektiğine dair, kendimi kandırıyorum. Gerektiğini alıyorum, yazmayı bırakıyorum.

Sonra bir bakıyorum, yazmaktan daha çok okur oluyorum. Neyi, nerede, ne derece, okuduğumu bilmeden, neyi, nasıl, niçin, yazmayı hiç denemeden, olduğum yerde, hiç olmadığım kadar kalakalıyorum. Kalmaktan çok ötede, kalakalmanın sözlük anlamını araştırıyorum. Kara'dan ziyade, kapkara'nın, bembeyaz'ın.. Gerekli gördüklerimi, bir çırpıda hafızama alıyorum. Gördüklerimi alıyorum, gerekli olanlar, denizde kum...

Yine aynı ses çıkıyor merdivenleri gecenin bir yarısı, gerektiğini anlıyorum sessizliğin, bazen yalnızlığın hunharca parçalanışı geçip gidiyor gökyüzümden. Yüzüm yıldız kaydıran gecelerde göğe benziyor.

Benzemek gerekli diyorum çoğu zaman, ama kime, kimden, kimin için, kendi kendimin duyabileceği ses tonunda, çekiyorum ağları, aklımı zorlayan her kelimeden. /Sen gerektiğinde yaz bana, /Her zaman mı, /Hayır, /Gerektiği zaman.. kapatıyorum gözlerimin kepenklerini, uykularımda başıboş balıklar.

Falakaya yatırılmış bir gereklilikle çıkıyorum sabaha, aynada görünmeyen yüzüme çiğ düşmüş, birazdan gerektiği gibi, ısınacağım zamana, sonra yağmurlar yağsın, görmek istemediğim aynaların üstüne. Dans eder gibi yerinde duramazken, gerek şartı, kuşkularına.

Biliyorum dedim ya, bilmezken yazmayı, ya da yazmamaya dair söylediklerimde, açık kapıların aralığında sıkışıp kalmışlığım gibi, (gibisi fazla, mahsuru var mı) yüzüm kızarmaz benim, kullanmaya kıyamadığım her dolaylı tümleç ekinde. Hayata, yamalı bir bohça nezdinde, cümleler doğurmaya alışmanın zamanındayım. Kendi kendime kurguladığım bütün kelimeler, yazmamın gerektiğini değil, gerekmediği yerde, gerektiği kadar yazabilmemi dile getiriyor.

Ben hep biliyorum, bilenler gibi, oyun oynuyorum aslında, hiçbir oyunu, gerektiğince bilmiyorum. Çok gerekli bir yazının, çok gereksiz yerlerinde dolanıp duruyorum. Bitirebilmek ayrı bir konu.

Gerektiğinde onun da birgün olacağına, hatta olacağı anda, bana bile gerek duymadan, aniden, zamansızca, gerektiğince sonlanacağına inanıyorum. Okurken, ya da taşınırken, yanlış anlaşılmasını istemediğim tek şeyin, bütün derdimin kendimle ilgili olmasına alevlenen düşüncelerim ve hayatımın okunmamış kısmında kulaç atan, kendime yakıştıramadığım cümlelerim olması.

Çalıştığım kadar korkarım sanırım, yazdığım kadar, gerektiği kadar korkarım, daha çok yalnızlık, daha çok ölüm, daha çok kendimden, gereksizce. Konuşan değildi kral, ama gölgesi, /Bende biliyorum, /Sonunda, /Çıplaklık, daha çok sana yakışıyor muş, /Hangi gecede, /Yüzünü gördüğüm kendim, /Hangi kelimede, /Daha çok yalnızım...

Yüzleşme-den...

.Eleştiriler & Yorumlar

:: yazmak..
Gönderen: pelin / izmir
29 Kasım 2002
gerektiği zaman gerektiği kadar..sanırım böyle oluyor gerçekten..saplantıların sıraya sokulması ve sorgu odasına geçip kelimelerin ayıklanması.. imla kuralları içinde giyinmek, nefes almak, sonuçlar doğurmak..yazmanın, yazabilmenin sebeplerini irdelemek, bakış açılarını süzüp tortularını incelemek kolay değil..vücudumuzun her bir parçası kazınmıyor mu yazarken o sorgu odalarında.? Gözlerimizdeki kepenkleri kapatırsak, soyutlayabilir miyiz kendimizi her türlü düşünceden..? Ama yazmak, gerektiği zaman, gerektiği kadar..ortada, sahipsiz bırakmadan kelimeleri..o zaman elbette kendinize yakışır kurduğunuz cümleler,yanlış anlaşılmazsınız.. Yüzleşmek hem de insanın kendi yazdıklarıyla ne güzel olmuş..




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yüzleşme kümesinde bulunan diğer yazıları...
Pablo Neruda kritiği
Kelebek İntiharları
Alışılagelmişliğin Dünyası
Klon Kültürü

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Bir aşk'a kaç aşk sığar..?/
Zahrad"a Bir İki...
Geldigim Yerden
İsmini unuttuğum bir zamandı
Sarılmak gelir içinden
İstasyon
Öldümse senin için öldüm
Sen hayatın bir ucundasın
Assos kıyılarında iki melek
Suçlusun... /otur

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Yokluğuna adandım [Şiir]
Hüzünde eskiyen bir geceyim [Şiir]
Seni yaşamaktan dönüyorum [Şiir]
Deli Mavi [Şiir]
Çünkü [Şiir]
Ne Diyorsun [Şiir]
Pencereler [Şiir]
Düşdenizim [Şiir]
Vakitsizce [Şiir]
Yüzü koyun günaha [Şiir]


Birkan ASKAN kimdir?

Kim olmadığımı biliyorum en azından. . /Bir öncesizlik mi desem, bir sonrasızlık mı, ya da evvel zaman içinde bir masal. . /kahramanlarının hepsi ölen. . /tarafından. . Kuru bir kuyu mu desem, gidemediğim bir uzak mı. . hiçbir an, göremediğim bir sevda mı, manası olmayan bir bakış mı. . /bilemedim. . Ama herşeye rağmen, kim olmadığımı biliyorum. . /Artık kullanılmayan bir köprüden. . aşk’ı sallandırıyorum. . Bilmem. . / Kimi anlatmak gerekir kendi yerime. . /ya da kim beni anlayabilir. . /Sadece kim olduğum mu önemlidir, yoksa kimse olamayacağım mı. . /Bunu da bilmek gerekir. . / Birkan tekilden sakin, çoğuldan delidir. . /Kelimesiz değildir. . /Kendidir. . /Kısaca kim ne şekilde düşünürse, öyledir. . /Bırakın öylece kalsın. . /Önemsizdir. .

Etkilendiği Yazarlar:
Lorca / O. Auroba / M. Mungan / B. Brecht / E. A. Poe / Gülten Akın / C. Süreya / E. Batur / H. Hesse / Nietzsche / C. Ersöz / P. Celan..


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Birkan ASKAN, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.