..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Öküzün rengini dışında, insanın rengini içinde ara. -Mevlânâ
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yüzleşme > Dilara Yiğit




4 Şubat 2013
Kadim Dinlerim  
Dilara Yiğit
Bütün kadim dinlerim sırt dönmüştü inançlarıma. Bütün dinleri ve Tanrıları öptükten sonra Tanrısızlığı seçtim, inançlarımı yok ettim tüm dinlere. Hiç azalmadı lanetim, hoyratça hırpalandığım aşk suskunluğu gibi ruhumu terk etmeye kıyamadılar belki de.


:HCD:
Doğumumdan çok önce lanetlendi adım, bütün harfler öfkeliydi doğumuma. Belki de bu yüzdendi kelimelere düşkünlüğüm, yazdıkça eksiliyordu sanki harflerimin öfkesi. Önce adım, sonra içim. Oysaki koca bir yanılgıydı bu, kendimi kandırıyordum. Yazdıkça daha çok öfkeleniyordu kelimeler ve ellerim kanayan yaralara daha çok sebep oluyordu. Kan yazıyordum, cinayet kokuyordu cümlelerim.

Bütün kadim dinlerim sırt dönmüştü inançlarıma. Bütün dinleri ve Tanrıları öptükten sonra Tanrısızlığı seçtim, inançlarımı yok ettim tüm dinlere. Hiç azalmadı lanetim, hoyratça hırpalandığım aşk suskunluğu gibi ruhumu terk etmeye kıyamadılar belki de. Günbegün ekleniyordu ölümlerim bedenime ve eksildikçe daha çok artıyordu öfkem. Canımdan can suyundan kan gidiyordu, etim acıyordu Tanrı’nın verdiği (bahşettiği) ölümlerle. Zamanın toprağa karıştırdığı bedenlerin üzerine işleyen acılar çarpınca gözüme cam kırıklarıyla doluyordu beynim. Ağzım, burnum kan içinde bölünüyor anı dilimi.


“Aşk” diyor şair yüzüme bağıra bağıra aşk diye inildiyor. “Seversen daha çok bölünürsün ve son bulur lanet” oysa ki oluru olmayan bir yalan olmuştu aşk gözümde. Sevmek daha çok karalıyordu doğrularımı. Tanrı kılıyordum âdemoğlunu ve sonsuzluk eğrisinde yükselip duruyordu ruhları. Güçlerinden habersiz soldurmaya devam ediyorlardı denizin rengini. Saat gece 12.00, Sevmeğe tahammülü olmayan Adem’e Havva olmak telaşında duruyor saat.


Lanetlendi adım, aşka bile... Adımın anlamı yok kimliklerde, adımın rengi yok gözlerde. Sevdikçe sevginin tozlarına bölündü ruhum. Ne Adem ne de Havva böyle bir bedel ödedi siteme. Onlar cennetten kovuldu, ben her yürekten ve sevgiden yalın ayak sürüklenircesine gönderildim. Kabil, Habil’e vurduğu bıçak darbesinde bile ödemedi böyle bedel. Kabil’in eli kan, gözünde tutku…


Bölündü gece, söz kırıldı ağızdan, kana bulandı soluğum. Dişime düştü keder, içime işledi. Yandı soluğum, kesildi ümitlerim. Tanrım bu nasıl keder, bu lanet neden? İsa gerildiğinde çarmıha omuzlarına yazıldı adım, asırlar öncesinden karalandım huzur listesinden. Doğumum günüme keder, günüme hasret…


Zulmüne bin minnet dedim Tanrı’nın, o ölümü verdi ellerime. Büyüdü kayıplarım… Söz eğdim acısına aşkı attı kalbime, eridim ateşiyle âdemoğlunun. Havva ölmüş müydü eline eli değen Adem’e. Tanrım bu lanet ağır geliyor ismime. Adım öldürüyor cismimi, kirleniyor düşlerim. Benim kadim dinlerim, aşka işlediğim âdemoğlum kurban edin beni zulme ki son bulsun damarlarıma kazınan lanetime. Eğilmesin başım aşk ile dolan ellerime.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yüzleşme kümesinde bulunan diğer yazıları...
Gerçekten Yaşadım mı Şimdi?
Şairin Dizesi
Anason Kokulu Direnişim
Fakat Ya Güven, Ya İnanç?
Kalu Beladan Başlıyor Miladım
Son Cemre

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Çarmıha Gerilir Düşünce
Şimdi Sevmek Zamanı
Burnumda Siyanür Kokusu
Tanrı Yok, Tanrı Ölü
Sonrası Yok
Sende İstedim
Tapınaklarımın Tanrıları
Küçük Kelime Oyunları ile Yaşam
Aşk İşte
Aşk Gerçek Desem Yalan

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Siyaha Boyalı Ay [Şiir]
Ölüm Kaçışların Kralı [Şiir]
Bitti Nisan [Şiir]
Zaman [Şiir]
Gün Geçer Gider [Şiir]
Saat Dilimi [Şiir]
Eylül’e Merhaba [Şiir]
Biri Ölüme Ağlıyor [Şiir]
Geceye Kan Karışır [Öykü]
Sadece Ben Varım Kendimde [Öykü]


Dilara Yiğit kimdir?

ölçülü bir hayatın ölçüsüz bedeniyim, ruhum kesik benim. . .

Etkilendiği Yazarlar:
emil cioran, sergey yesenin, ahmet telli, bayram balcı...


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Dilara Yiğit, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.