..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yanlış sayısız şekillere girebilir, doğru ise yalnız bir türlü olabilir. -Rouesseau
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe > Bayram Kaya




23 Şubat 2013
Canlılığın ve Hayatın Kavranması 2  
Bayram Kaya
Hayat bencilliği size yüklerken, bencilliğin yaşanmasını size bırakmıştı. O beliriyordu, siz; onu haz ve elem duygusu oluşlarla süreci yaşamanın yollarını arıyordunuz. Kimi kez zorunlu oluşla, kimi kez keyfi oluşlarla bencilliği sürüyordunuz. Size bırakılan yaşanmalar; sizin özeliniz ve öznelliğinizin, bir yanıydı. Ve de, en temel yanıydı.


:HEJ:
Enerjinin en kısa yoldan akışla; bir şekilden diğer bir şekile dönüp; entropik salınımlarını yapmak isteyişi; hayatın en zor, baş etmesi gereken bir baş koşuludur. Hayat bu direncin ürünüdür. Hayat düzensizliğin, düzenidir.

Hayat, kendisini parçalayarak çevre üzerinde dolaştırıp akıtır. Parçalanan yapı çevrede akmanın özelliklerine bürünmüştür. Hayat yine çevre nişleri içinde akarken; hayatın parçalanan dokusu da hayatın kendisine yeni bir çevre ve yeni bir niş özellikli karşılaşma ve yaşantılıma olmuştur. Bu nedenle hayatlar, çeşitli şekilde belirişlerle; giderek daha karakteristik olmuşlardır.

Yaşam ne kadar parça olaylar üzerinde akarsa aksındı, yaşam oluşla aynı yaşamdı. Hem kendiydi, hem de kendi değildi. Hem bizdik, hem biz değildik. Yaşam nicelenir oluşlar içinde, aynı türden yaşamların her bir tekilliği (biyolojik birey yaşamı)içinde bencil oluşun korunan bir sürdürülmesidir. Tekil yaşam oluşumları başlangıç koşullarına sahiptir. Tekil yaşamlar tümleşik yapının alt bileşenli akış ve seyrediş biçimine dönüşmüştür.

Tekil benci biçimler (formlar) bu düzlemden bakarak, hayatı yeniden ve tümleşen gidişe göre yeniden kurgulamak, anlamlandırmak; yeni çözüm ve cevap şekilleri üretmek zorundaydı. Hayat kendi parça oluşuna bir destek ve köstek oluşla, sürekli yeni arayış ve üretim şekliyle bir yararlanımdılar.

Biri diğerini yese de, hayat devam ediyordu. Yiyen de, yenilende; artan azalan nicelikler dengelenmesi içinde, tümden yok olmadan sürmenin kolayını (mucizesini)bulmuşlardı. Mucize doğadaydı.

Hayat parça parça türsel yaşamlar oluşla, türsel yaşamlar içinde, biyolojik bireylerde bencillik olarak sınırlanmıştır. Bencillik, hayatın biyolojik bireyler üzerinde olan sınırlılığıdır. Hayat, dışta genel ve yaygın, bireylerde bencil ben oluşla sınırlıdır. Bireyin gözettiği hayatta budur. Hayat biyolojik bireyler üzerinde sınırlanmıştır. Böylece hayat, biyolojik bireylerle sınırlı olurken türleriyle süreklilik olmuştur.

Sınırlanan biyolojik bencillikler en az dış dünya olaylarını iç dünya olayları olarak yaşantılaşmıştırlar. Böylece türün biyolojik bireyleri özümleme süreçleriyle de sınırlanmıştır. Hayat enerji sağlama ve girdi enerjiyi düzenli kılma inşası üzerine olan bir parça bencilliktir. Böyle parça parça bencil ve türsel belirişler yanında, tür için değil ama hayat için dışarıda enerji sağlamanın milyonlarca yolu vardır.

Biyolojik bireyli hayatlar bu milyonlarca enerji sağlama yollarından sadece biri ya da bir kaçını seçip ayıklamayla sınırlı kalmıştır. Ve böylece diğer milyonlarca enerji sağlama yollarına o tür sırtını dönüp sınırlanmış ve milyonlarca yol, o türde işlevsiz kalmıştır. Bencillik için, parça oluş içinde; sınırlılık şarttı.

Hayat aynı inşa düzlemi üzerinde bir çeşitlenmedir. Dıştaki genel hayat her türün biyolojik bireyleri içinde sınırlanması aynı inşa (enerji girdisi sağlama ve enerji düzenleme inşası) üzerinde oluşla, çeşitli girdileri kendi içine almıştır. Yani dıştaki genel oluş ve belirişti hayat bu milyonlarca girdi olabilir yolu tek tek, ya da birkaçı bir arada inşalarıyla, milyonlarca türe göre yapılaşarak, görece türleşmiştir.

Türlerin milyonlarca olmasıyla da hayat, bizim biz olmamızdan çıkarak, bizim dışımızda olan, bir sürekliliğin bize yansımasıyla, bizdeki basıncı olmuştur. Bu nedenle, hem biziz; hem biz değiliz. Bu nedenle hayat hem bizimle, hem bizsizdir. Canlanma bu tekil sınırlı bencillikle başlıyordu.

Biyolojik bireylerdeki bu bencil sınırlılık yanında hayat, dışarıda milyonlarca tür ya da cinslerin kendi bencilliği içinde farklı farklı dış olaylarla sınırlanmanın bin bir tür, türleriyle olan farklı farklı sınırlılıklar toplamı; tüm türler üzerinde sınırsız oluşuyla hayat, sınırlı olmayıp, genel bir sürekliliktir.

Hayat bireyler (tek insan) üzerinde kesikli sınırlı iken, hayat türler (insanlar) üzerinde süreklidir. Türler genel oluşumla hayat denen dıştaki milyonlarca çeşit türlere göre, söz gelimi; (dinozor türüne göre) kesikli sınırlı iken; dinozor türü dışındaki diğer milyonlarca türlerle beraber devam edişle de süreklidir.

Hayat bizim dışımızda ve bizden bağımsız bir oluşla, türler üzerine dağılıp parçalanan bir akış olmakla bencil biyolojik bireyle sınırlı bir yaşantılıma dönüşmüştür. Bizim öncelikle tanıdığımız, kutsal kılışlarla üzerine titrediğimiz hayat ve duygusallık; bu bencil, tekil birey oluştu hayattır. Hayat tür hayatları üzerinde sınırsız ve bir basınç olmaktadır. Bu yüzden bizim dışımızda ve bizi güdüşle imleyendir. Hayat milyonlarca yol oluşturmanın akış direnciyle, çevrenin hayata karşı olumsuzluklarına direnç koyabilir.

Hayat bencilliği size yüklerken, bencilliğin yaşanmasını size bırakmıştı. O beliriyordu, siz; onu haz ve elem duygusu oluşlarla süreci yaşamanın yollarını arıyordunuz. Kimi kez zorunlu oluşla, kimi kez keyfi oluşlarla bencilliği sürüyordunuz. Size bırakılan yaşanmalar; sizin özeliniz ve öznelliğinizin, bir yanıydı. Ve de, en temel yanıydı.

Evrensel alan, görece ilişkileri içinde olan özel davranışlı yapı kümelerinden oluşur. Böylece sistemler özel ve genel davranışlıdırlar. Bu nedenle evrensel alan ve görece alanlar; kendi girişmeli, kendinden deneysel alandırlar. Aslında evrimin kesikli sürekliliğinin kendisi de uzun soluklu olur, çevrimsel süreç gibidir.


Sürecek



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın felsefe kümesinde bulunan diğer yazıları...
El Bel Baal 2
İrade 1
Sosyal İlişki Toplumu Hedeflemez 2
El Baal Bel 1
Kurtuluşun Felsefesi (Açkı 2)
Sosyal İlişki Toplumu Hedeflemez 1
Özneli İzinli 1
Kurtuluşun Felsefesi (Açkı 1)
Somut Şeyler Soyut Oluyordu 2
İttifakları Seremoni Mantığına Dönüşme 1

Yazarın bilimsel ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sahiplik İmanı 1
Mal mı, İnsan mı?
Mamon'du Belirme 1
İlham
Sistem 15
Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 20
Tarihi Olan İlahi Adalet1
Sistem 11
Müruru Zaman 7
Müruru Zaman 14

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Aslına Yüz [Şiir]
Vah ki Vah [Şiir]
İsis Dersem Çık Ereşkigal Dersem... [Şiir]
ve Leddâllîn, Amin [Şiir]
Görmez Şey [Şiir]
Dehalet [Şiir]
Tekil Tikel Tükel [Şiir]
Mavi Yare [Şiir]
Zafer Kazandım Diyenlerindir [Şiir]
Değmeyin İşte [Şiir]


Bayram Kaya kimdir?

Dünyayı yaşantılaşan çabalar içinde duygunun önemi hiç yitmezse de, payı giderek azalmaktadır. Sosyo toplum bazlı, genel bir açılımla başlayan çalışmalarım da; bilim felsefesi içinde olunma gayreti güdüldü. Bu nedenle yazıların tarisel, sosyo toplumsal evrimli ve türlü doğa bilim verileri güdülü çalışma olmasına gayret edildi. Genel felsefem içinde bir bilgi; ne kadar çok bağıntısıyla söylüyorsanız, o bilgi o kadar bilinir bilgidir.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Bayram Kaya, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.