..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yedi iklim dört köşeyi dolandım / Meğer dünya her tarafta bir imiş. -Dadaloğlu
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Kesinlikle Karşıyım! > Vildan Sevil




5 Ağustos 2013
Ergenekon Davası… Amaçları, Sonuçları ve Biz…  
Davanın içinde vahşete bulaşanların bulunması bu adaletsizliği ve tuzağı gizleyemiyor. Plan uluslarüstüdür. Taşeronluk, yaşamın her alanında işbaşında.

Vildan Sevil


Siyasi davalar, neoliberal ideoloji ve politikaların dışına düşen her örgütlenme ve bireyi yok etmeye yönelik bu ülkede. Üniformasız diktatörlük ve sivil darbe tüm gücüyle hüküm sürmekteyken, darbeciler ve darbecilikle mücadele, göstermelik bir safsata…


:DIG:
12 Eylül vahşetini iyi bilenlerden ve nasibini alanlardanım.

Ergenekon Davası’nın içinde, 12 Eylül’de ve sonrasında vahşeti sürdürenlerin olduğunu biliyorum. Ama bu bilgime karşın özel mahkemelerin kararına güvenemiyorum.

Bu davalarda, DGM’lere, 12 Eylül hukukuna bile taş çıkartan, evrensel hukuk ilkelerinden uzak bir yargılamanın yapıldığı konusunda kimi yandaşların bile kuşkusu kalmadı artık.

Yaşın yanında kurunun yanması da değildir bu. Kaldı ki günümüzde evrensel hukuk ilkeleri, kazayla da olsa kurunun yanmasına izin vermez.

Ergenekon davası ve diğer tüm siyasi davalar, özellikle kuruları yakıp tüketmeye yönelik bu devirde.

Elbette yargılananların içinde, elinden nice masum insanın kanı damlayanlar da var.Ama bugünkü iktidara yolları açıp taşları döşeyen nice eli kanlı elebaşları, bugün biat eden ve hizmet sunan kimileri davaların kapsamı dışında.

Bu tür davaların asıl amacı, tüm toplumsal muhalefeti, tüm renkleriyle susturmaya yönelik. Toplumu korku girdabına alıp sesini soluğunu kesmeye yönelik.

“Bir zamanlar burnundan kıl aldırmayanların, bakın burnunu nasıl sürtüyoruz. Sizlere neler yaparız ha…” diyerek topluma gözdağı vermek.

Evet, kaç darbeyle toplumun en dinamik kesimlerini yok etmiş, işkenceden geçirmiş bir yapının, ordunun, bunlarını hak etmediğini söylemek güç. Hatta benim gibilerin “Oh olsun!” demesi bile gerekebilir. Ama madalyonun diğer yüzü, konuya böyle bakmamı engelliyor. Bu nedenle, iyice deşifre olan eli kanlıların varlığı, bütün bu gerçeği örtmeye yönelik bir kandırmaca sadece, diyorum.

Bunların yanısıra, emperyalizmin Ortadoğu’daki planlarının uygulanabilirliği için her türlü muhalefetten arınmış, tammen biat eden bir ordu istemini de göz ardı edemeyiz.

Siyasi davalar, neoliberal ideoloji ve politikaların dışına düşen her örgütlenme ve bireyi yok etmeye yönelik bu ülkede. Üniformasız diktatörlük ve sivil darbe tüm gücüyle hüküm sürmekteyken, darbeciler ve darbecilikle mücadele, göstermelik bir safsata…

Davanın içinde vahşete bulaşanların bulunması bu adaletsizliği ve tuzağı gizleyemiyor. Plan uluslarüstüdür.

Taşeronluk, yaşamın her alanında işbaşında.

Adaleti yalnızca kendimiz için isteyemeyiz. Adaleti iktidarların vicdanına emanet edemeyiz.

Vahşete yalnızca kendimiz uğradığımızda karşı çıkamayız.

Çifte standartlar, sonuçta egemenlerin işine yarar, yarıyor.

Gün, kendi ideolojisini ve sembollerini dayatmadan, hiç değilse evrensel burjuva hukukunun uygulanması için muhalefetin tüm renkleriyle birlik örmesi günüdür.

Gericiliğe, dinciliğe, emperyalist planlara, yaşamımıza saldırıya karşı durma günüdür. Bu önerim, tüm ideolojik yapılar için geçerlidir.

Gün, ırkçı, şoven, faşist düşüncelerden uzak durarak, birleşerek, tuzakları boşa çıkarma günüdür.

Bazı tarihsel dönemeçlerde, asgari müştereklerde en geniş birliktelikteliklerin oluşturulması gerekir. Çünkü tehlike büyüktür.

Gezi direnişlerinde, tüm siyasi davalarda mağdur edilenler için, adalet ve özgürlük için direnme günüdür.
Bugün onlara, yarın ötekilere, öbür gün her muhalife yönelecek bir salvodur bu. Sessiz ve çekimser kalamayız.

Hiç kimse, kendisi gibi olmayanın uğradığı haksızlığa “Oh olsun!” demek hakkına sahip değildir, olmamalıdır.
Her haksızlık, adaletsizlik ve vahşete HAYIR!...

HAYIR!... HAYIR!... HAYIR!...

Vildan Sevil
05.08.2013

.Eleştiriler & Yorumlar

:: Vildan Hocam,
Gönderen: Mustafa Yener / , Türkiye
5 Ağustos 2013
"Tehlike büyüktür" sözü bile eksik kalıyor. 2 aydır çok geniş çerçeveli bir mühendislik çalışması başlatıldı. Çeşitli grupların, farklı hassasiyetlerini kaşıyarak, başka hedeflere yönlendiriyorlar. Birde diğer tarafa bakalım. Her zaman, her şeyin en iyisini bilerek toplumun en dinamik kesimlerini doğrayanlar. Üsluplarına bakılınca; geçmiş hatalarından yeterli dersi hala çıkaramadıkları açıkça görülüyor. Geçmişte doğradıkları kitlelerden, şimdi de Turancı ordularına piyade yontmaya çalışarak, ortak bilinci dumura uğratıyorlar. Mücadelesinde samimi olmasına rağmen, hala öz eleştirisini yapamayan, her şeyin en iyisini bilmeye devam eden, Gezi direnişini kendilerinin örgütlediğini iddia ederek sahiplenmeye kalkışabilecek kadar yüzsüz ve pişkin kahramanlarla bir arada olmak, bence direnişe fayda değil, sadece zarar verir. ///// Teşekkürler sevgili Yener, eklemelerine tamamen katılıyorum. Selamlar...Vildan Sevil




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın kesinlikle karşıyım! kümesinde bulunan diğer yazıları...
Erkek Egemen Toplumdan Erkek Dininin Egemen Olduğu Topluma
2017’nin 8 Mart’ı Bu Ülkede Çığlık Çığlığa #hayır’dır
N. Ç!.. N. Ç!.. N. Ç"ler!.. Hepimiz Tecavüzcüyüz!..
Geçmişin İzdüşümünde Bir Kısır Döngü
Cumhuriyetin Rövanşı Ya da Şeriata Doğru Adım Adım Mı?..
Kadın Sorunları, Piyasa ve Üreme Organlarımız/ (8 Mart Yazıları - IV)
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü"nden, Şapşal Şabalak Konserlere, Cicili Bicili Mağazalara // (8 Mart Yazıları – I)
12 Eylül Vahşeti ve Davası Üzerine (Iı)
12 Eylül Vahşeti ve Davası Üzerine (I)
Savaş… Savaş… Savaş… Ölüm… Ölüm… Ölüm...

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Referandum Gününden Hoş Sedalar
Birgün Ben, Belki Bir Sığırcık Kolonisinin İçinde, Belki Yıldızlarla Birlikte Göklerde…
30 Mart 1972 Kızıldere Katliamı (Dev, Baş İstiyor/ G. Akın)
18 Mart 1915. Çanakkale O Gün Geçilmedi. Ya Bugün?
Almanya, Hollanda, Türkiye Gerginliği ve Ah Şu Benim Şeytan
Ah Sevgilim, Aşkım Benim! 14 Şubat’ta Nerelere Gidelim?
Değerli Atilla Karaduman Bey, Gerçekten "8 Mart’a Lanet Olsun" Mu?
Bir 8 Mart Daha Geçti, Ama Nasıl Geçti?
Twetter’dan Esinlenerek 32 Kısım Tekmili Birden Sorular
Tahir Elçi ve Kendi Masumumuz, Kendi Mazlumumuz

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Duruşma [Şiir]
Dedem Düşlerime Giriyor [Öykü]
İlk Sosyalist Muhtar Fevzi Ağabey [Öykü]
Çocukların Çığlığından Göklerin Tılsımına [Öykü]
Dolunayda Uyku Tutmaz [Öykü]
Düşselin Gerçeğinde, Gerçeğin Düşselliğinde [Öykü]
Oy Madimak, Madimak!.. Sen Artık Türkülerle Değil, Ateşlerle Anılmaktasın [Öykü]
Ben Ölürken [Öykü]
Gece, Mehtap, Selene, Apollon ve Ben [Öykü]
Aşk"a Geldin, Hoş Geldin!.. [Öykü]


Vildan Sevil kimdir?

Koşuşturmaktan yoruldu. Altmışından sonra, çok yabancısı olduğu teknolojiyle, sanal ortamda kalem oynatmaya kalktı. İletişim kurmak, duygu, düşünce, birikim paylaşmak, genç kuşaklardan yeni şeyler öğrenmek istedi. Yazarlık deneyimine burada adım attı. İşte böyle sınır tanımaz bir "dinazor ". . . Başarır mı acaba ?

Etkilendiği Yazarlar:
Marx, Engels, Freud, Nietzsche, Adorno, Horkheimer, Foucault, Antik Grek, Rus , Fransız yazını, Amado, Marquez, Llosa, Asturias, Lübnanlı Amin Maalouf...Elbette Nazım, Aragon, Neruda ve nice ozan/şair...


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Vildan Sevil, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.