..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yaşam hoştur, ölüm rahat ve huzurludur. Zor olan geçiştir. -Asimov
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Toplum > Kâmuran Esen




20 Nisan 2014
Mudurnulu Fatma Nine"nin Günlüğü / Akp"nin Yasaklarından Yararlanma  
Kâmuran Esen
Tecrübeyle sabittir ki; kavgada kimin sesi çok çıkarsa, o haklı oluyo. Kim vatandaşı korkutursa, ona buna yasak- baskı uygularsa, kendisi kazanıyo. Korku imparatorluğu, işe yarıyo yani. Ben örneğimi seçtim. AKP hükümetinin yasak ve baskı politikasını uyguluyom. Böyle iktidara, işte böyle vatandaş yakışır. Ne demiş atalarımız:” Ağaca çıkan keçinin, dala bakan oğlağı olur.”… Hadi öptüm sevgili günlüğüm.


:EEF:


Ah benim hamur topağım, yün yumağım, altın sarısı buğday başağım günlüğüm. Nasılsın, iyi misin ? Beni soracak olursan, iyi olmaya çalışıyom ama nafile. İçimde dağlar devriliyo, çınar ağaçları yerinden sökülüyo. Senden başka, içimi dökecek kimsem de yok. N’olurdu sanki; ağzın dilin olaydı da, senle bi çift lâfın şöyle bir belini gıraydık. Garşılıklı oturup gahvemizi yudumlayaydık. Sen gonuşaydın, ben dinleyeydim; ben gonuşaydım sen dinleyeydin Garagöz’le Hacivat misali. Ihhhh!

“ Memet Amcam nasıl?” diye soruyorsan, deyverim. Bi haftadır hasda. Tansiyonu borsa gibi; bi bak enmiş, bi bak çıkmış. Şekeri de aynı. Başı hiç yasdıktan galktığı yok. Gide gele gide gele, hastane yolunu düz ettik. Onun için keyfim gaçık. Arada bir kendisine gızıp söylendiğime aldanma sakın. Memet Amca’na bi şey oluverecek diye çok gorkuyom. Söylemeye dilim varmıyo, ölü mölüverirse, ne yaparım ben? Silkelenmiş dut ağacı gibi öylece kalırım. Oğlanlar, gelinler, torunlar var ama; herkes kendi düğümlerini çözmekle, düştükleri guyudan aydınlığa çıkmak için çabalamakla meşgul. Bir de benle mi uğraşsınlar? Ihhh! Memet Amca’nsız, bana günler akşam olmaz, geceler sabah olmaz. İnşallah iyileşir de; gene bana söylenir, beni ayağında döndürür Çerkez gelini gibi. Hem kendisiyle arada bir gavga etmezsek, hayatımın tadı gaçar.

Torunları soracak olursan, hepsinin keyifleri gaçık; tivıtır mı mivıtır mı ne, işte o gapandı diye isyandalar. Hele büyük torun; “Bu ne biçim ileri demokrasi ?” diye feryat ediyo. “Özgürlüğümüz gısıtlanıyo.” diye bas bas bağırıyo. Bağırıyo da, sesini duyan yok. Yetkililer, antenlerini gapatmışlar. Halbuki torunun bilmesi lâzım, bu memleketi; demokrasiyi amaç değil de araç olarak gören bir zihniyet yönetiyo...“Elekçiyi paşa yapmışlar, şu kavaklardan ne güzel kasnak olur demiş.” deme de dur şinci.

Başımızdakilerin yasakçı, baskıcı tutumunun artarak devam etmesi beni sinirlendiriyo, içimi daraltıyo, garamsarlığa sürüklüyo. AKP hükümetinin; köşe yazarlarına, tv kanallarına müdahalesi, twitıra yasak getirmesi, her yerde baskıcı tutumunu hissettirmesi insanı isyan ettiriyo. Ama yapacak bir şey yok. Cami ne gadar büyük olsa da, imam bildiğini okuyo. Bi gün düşündüm, taşındım; AKP’nin bu yasakçı zihniyetinden faydalanmanın bi yolunu bulayım dedim. Ve buldum. Torunlara söz geçiremeyince, isdediklerimi yaptıramayınca; AKP’nin bu yasakçı, baskıcı zihniyetinden yararlanıyom. Hay ben aklımla yaşayım inşallah! Nasıl mı? Bak, anlatıverim de dinle:

Çocuk gısmını bilirsin sevgili günlüğüm; vardan- yoktan anlamaz, olmaz- gitmez demekten anlamaz, yapma- etme demekten de anlamaz. Başbakan gibi, burnunun doğrultusuna gider. Eeee, toruna söz geçirmenin bi yolunu bulmak lâzım. Ben de buldum. Şinci bunun bi aypeti var. Sabah galkar galkmaz aypeti eline alır, yatıncaya gadar bırakmaz. Yemek yerken bile, bi taraftan da aypette oyun oynar. Hükümetin Fatih Projesi de, çocuklarımızı işte bu hale getirmiştir mutlaka. Uyuşturucu gibi, eline aypeti alan bırakamıyo. Oyun oynamaktan, sürekli ekrana bakmaktan gözleri bozulacak torunun. Yapma , etme demekten anlamıyo. Ben de bi akşam aypetini sakladım, şeytanın bile aklına getiremeyeceği bir yere goydum. Sabah galkar galkmaz sordu, “Nerde ?” diye. Ben de “AKP, bütün aypetleri topladı, gullanmayı yasakladı.” dedim. O da inandı. Nasıl inanmasın, çocuk televizyonlarda görüyo, AKP’nin millete nasıl baskı ve yasak uyguladığını. Yaşı küçük ama, aklı kıt değil Allah’a şükür.

Neyse! Aypetten gurtardık çocuğu, bu sefer de cep telefonuna musallat oldu. Kontör montör dayanacak gibi değil. Hem keseye zarar, hem sağlığa. Bi gece torun uyurken odasına girip cep telefonunu aldım, onu da sakladım. Sabahleyin sorunca da, “Çocuklara cep telefonu gullanmayı AKP yasaklamış.” dedim. Ona da inandı. Şinci diyecen ki sevgili günlüğüm; “Bu çocuk bu gadar mı akılsız da, bunlara inanıyo?” Yoooo! Niye akılsız olacakmış? Tam tersine, çok akıllı. Akıllı olduğu için; AKP’nin aypetleri, cep telefonlarını bir gün yasaklayacağını öngörüyo. Yaşı küçük olmasına rağmen; AKP’nin yasakçı zihniyetinin artarak devam edeceğini sezebiliyo. Gazetelere, televizyonlara, tivıtıra yasak getiren AKP’nin, elbet bir gün cep telefonlarına ve aypete de yasak getireceğini öngörmek, akılsızlık göstergesi değil herhalde sevgili günlüğüm. Buna akılsızlık değil, düz mantık derle, düz mantık.

Faydasını gördüğüm için ben de bu yalanlara devam ediyom. Akşam hava garadıktan sonra sokağa çıkmak istiyo torun, çıkarmıyom. Söz geçiremeyince; “Çocukların gece dışarıda oynamasını AKP yasakladı.” diyom. Hemen boyun eğiyo. Şerbetlenmiş seçmenler gibi. Önüne goyduğum yemeği yemiyo; “Seni gelip tartacakla, eğer kilo almazsan sana işte şöyle şöyle edecekle.” diyom. İnanıyo, gorkuyo. Başlıyo yemeğini yemeğe. Hem de artık bana garşı sesini yükseldemiyo, ne dersem yapıyo. Guzu oldu, guzu.

“Fatma Nine’ciğim, sen artık yalana mı başladın, yasağa, baskıya mı başladın?” deme. Tecrübeyle sabittir ki; kavgada kimin sesi çok çıkarsa, o haklı oluyo. Kim vatandaşı korkutursa, ona buna yasak- baskı uygularsa, kendisi kazanıyo. Korku imparatorluğu, işe yarıyo yani. Ben örneğimi seçtim. AKP hükümetinin yasak ve baskı politikasını uyguluyom. Böyle iktidara, işte böyle vatandaş yakışır. Ne demiş atalarımız:” Ağaca çıkan keçinin, dala bakan oğlağı olur.”… Hadi öptüm sevgili günlüğüm.






Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın toplum kümesinde bulunan diğer yazıları...
Benim Hiç Sevgilim Olmadı
Balkonlara Asılmış Biberler
Okulsuz - Öğretmensiz Bırakılan Köylerimiz
Atasözlerimiz Üzerine / Yeni Düzenleme
Fatma Nine'nin Günlüğü - 3
Bayramda Anıtkabir Ziyareti Şart Mıdır?
Mudurnu'lu Fatma Nine'nin Günlüğü / Bugün Guşlar Gibiyim
Bir Kadın Kimdir Aslında
Mudurnu'lu Fatma Ninenin Günlüğü / Mudurnu"da Şiir ve Türkü Gecesi
Fatma Nine'nin Günlüğü - 4

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kızım Sen Avukat Ol!
Atatürk'e Mektup
Güzel Dilimiz Türkçe
İstanbul Sizin Olsun
Ben Birazcık Deli miyim?
Öğretmenler Günü
Mudurnu'da Bir Günlük Gezi
Yeğenime Yaptığım Peynirli Börek Tarifi
Bişim Efde Heykes Bi Asayip...
Canı Sıkılmak Nasıl Birşey?

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Dönüşü Olmayan Gidiş [Şiir]
Seni Özlemenin Kitabını Yazabilirim [Şiir]
Bensiz Yaşamaya Alışacaksın [Şiir]
Gelseydin Eğer [Şiir]
Ne Zaman Seni Düşünsem [Şiir]
O Beklenen Hiç Gelmeyecek [Şiir]
İşte Gidiyorsun [Şiir]
Çek Beni İçine Bir Nefeste [Şiir]
Sığınacağım Başka Yürek Yok [Şiir]
Uykularında Sev Beni [Şiir]


Kâmuran Esen kimdir?

Okumak ve yazmak bir tutkudur benim için. Yazdıklarımı okuyucularla paylaşmak amacıyla buraya gönderiyorum. Yıllardır, yerel bir gazeteye haftalık köşe yazıyorum. Mudurnu Belediyesinde gönüllü kültür müdürü olarak çalışıyorum. Yayımlanmış Kitaplarım: -Şiirlerle Öyküler - şiir / Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yazarlar Dizisi ( 1988). . . . . . . . -Sevgi Yumağı - şiir ( 1997 ). . . . . . . . . -K. Esen'in Kaleminden Mudurnu - derleme / Mudurnu Kaymakamlığı Kültür Hizmetleri Dizisi ( 2002 ). . . . . . . . . . . -Oynatmayalım Uğurcuğum- deneme , anı / --Senfoni Yayınları ( Haziran / 2004 ) -Mudurnulu Fatma Nine'nin Günlüğü - Baskıya hazırlanıyor

Etkilendiği Yazarlar:
Okuduğum her yazardan veya yazıdan etkilenirim. Bende bir etki bırakmayacak, herhangi bir şey öğretmeyecek bir yazı düşünemiyorum.


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Kâmuran Esen, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.