..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Aşkın aldı benden beni. -Yunus Emre
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Toplum > Ertuğrul ERDOĞAN




11 Aralık 2015
İnsanca Yaşıyoruz, Değil mi?  
Ertuğrul ERDOĞAN
Bakınız, hapishanelerimizde hiç yazan ve çizenimiz yok! Ülkem de hiç kimse kimsenin hakkına tecavüz etmiyor. Sokaklarımız tertemiz, insanlarımız nezaketli, tanıdık, tanımadık herkes birbirine karşılaştıkları her yerde selam bile veriyor! Kırmızı ışıklara yani trafik kurallarına öylesine riayet ediyor ki, ölüm ve kaza oranları yok denecek kadar az! Çalışanlarımız yaşamlarından öylesine memnunlar ki, sendika kurmaya bile taraftar değiller! Bazen ufak tefek haklarını aramak için sokağa çıktıklarında polisler hiçbir şey yapmadan onlarla birlikte halay bile çekiyorlarmış! Polisler, başka ülkelerde kullanılan biber gazı ve TOMA’yı kullanmayı da hiç bilmezlermiş! Patronlar ve devlet çalışanlarına haklarını adaletli veriyormuş! Hal böyle olunca huzur içinde en ağır işlerde bile çalışan işçilerimiz güvenle çalışıyorlar ve iş kazalarında hiç kimse...


:GDD:
İNSANCA YAŞIYORUZ, DEĞİL Mİ?


Bakınız, hapishanelerimizde hiç yazan ve çizenimiz yok! Ülkem de hiç kimse kimsenin hakkına tecavüz etmiyor. Sokaklarımız tertemiz, insanlarımız nezaketli, tanıdık, tanımadık herkes birbirine karşılaştıkları her yerde selam bile veriyor! Kırmızı ışıklara yani trafik kurallarına öylesine riayet ediyor ki, ölüm ve kaza oranları yok denecek kadar az!

Çalışanlarımız yaşamlarından öylesine memnunlar ki, sendika kurmaya bile taraftar değiller! Bazen ufak tefek haklarını aramak için sokağa çıktıklarında polisler hiçbir şey yapmadan onlarla birlikte halay bile çekiyorlarmış! Polisler, başka ülkelerde kullanılan biber gazı ve TOMA’yı kullanmayı da hiç bilmezlermiş! Patronlar ve devlet çalışanlarına haklarını adaletli veriyormuş! Hal böyle olunca huzur içinde en ağır işlerde bile çalışan işçilerimiz güvenle çalışıyorlar ve iş kazalarında hiç kimse ölmüyormuş! Aldıkları dolgun ücretlerle gül gibi geçiniyorlar, hatta memur ve emeklilerle birlikte hiç borcu olmadan izinlerinde biriktirdikleriyle bırakın yurt içini, yurt dışını bile geziyorlarmış! Birbirinden ilginç müzeleri gezip sanat faaliyetleriyle uğraşıyorlar! Otomobili olanlar benzinin ucuzluğunda öylesine keyifliler ki, bir görseniz!

Kadınlarımız, onlarda huzur içindeler, “Çoluk çocuğuma ne aş pişireceğim?” derdinde değiller. Hiç şiddet görmeden kocaları ve çocuklarıyla mutlu bir şekilde yaşıyorlar. Kadın Cinayetleri mi? Benim ülkenin kadınları öyle bir kavramı bilmez ki? Erkekleri kibar ve kadına nasıl davranılacağını zaten bilir! Bunun için de öyle kadın haklarını koruyacak dernekleri filan da yoktur! Siyasi alanda da öylesine çoklar ki, neredeyse erkekleri bile geçecekler. Geçseler bile erkekler bu durumdan çok memnunmuş! Ülkemizin doğusu ve batısında hiç töre cinayetleri işlenmezmiş. Kadın hakları öylesine yerleşmiş ki küçük kızların evliliği söz konusu bile olmazmış!

Bitti mi? Hayır! Minik minik yavrularımızın hiç gelecek kaygısı olmazmış! Atatürk’ün çizdiği çağdaş ve uygarlık yolunu ilke edinen öğretmenleriyle öylesine mutlu ders görüyorlarmış ki, semeresini de sınavsız üniversitelere girerek alıyorlarmış! Onların okul bitirdiklerinde öyle 'işe giremeyeceğim ve gelecekte ne olacak?’ korkuları da olmazmış!

Basınımızın hepsi, hür ve vicdanlı! Haberleri gerçeği ile yazıyorlar, yerine göre ne iktidara ne de muhalefete taviz veriyorlar. Zaten iktidardan beklentileri de yokmuş. Onların işi yalnızca gazetecilik ve halka doğru haber vermekmiş! Gazeteciler arasında yalakaları da barındırmıyorlar! Hepsi dürüst ve gördüğünü yazıyorlarmış!

Okuyan mı? Kuran'da Allah’ın, "Oku" emrini düstur bilen her vatandaş, elinde kitaplarıyla her yerdeler; toplu taşıma araçlarında, parklarda kitap ayırımı yapmadan okuyorlar! Hem de köylülerimiz bile boş zamanlarında ellerinden kitap, gazete ve dergiyi düşürmüyorlar! Araştırıyorlar. Halkın hemen hemen yüzde yüzü bilinçli olunca bu durum, oy verirken seçtikleri siyasilerden de belli oluyor(MUŞ)!

Siyasilerimiz mi? Onları hiç sormayın! Hepsi de insanların özgür ve refah yaşamaları için elinden geleni yapıyor! Hiç kimseyi hor görmüyor, her vatandaşın derdine deva oluyorlarmış! Öyle, kibarlar ki, konuşurlarken ağızlarından hiç hakaret çıkmazmış! Vatandaşlarını yalan dolanla kandırmazlar, söyledikleri vaatleri hemen yerine getirirlermiş. Öyle dinle filan da onları kandırmazlarmış. Zaten halk çok kültürlü olduğu için denemek bile istemezlermiş! Onlar, bir de "Zengin olayım, yandaşları mı koruyum” derdinde hiç değillermiş! Hem aldıkları maaşları da çok görüp makul seviyeye bile çekmişler! İktidar-muhalefet kol kola verip birbirlerine öyle güzel davranıyorlarmış ki, ülkenin menfaati için fikirlerini birlikte paylaşıyorlarmış. Halk da bundan çok memnunmuş! Sırt sırta verip çevremizdeki komşularımızla barışı öyle güzel sağlamışlar ki, barış içindeki bu ülke insanları birbirine komşuculuk bile oynuyorlar(MIŞ)!

Adalet mi? Harika! Sanki bir içim su gibi! Örneğin, Adalet Bakanlığımız, yandaş olmayan ATV için içeride uyuşturucudan yatan Şarkıcı Deniz Seki'nin dizi de oynaması için müsaade edip bütün çekim ekibini hapishaneye davet et(MİŞ)! Yine yakın zamanda TIR’lar yüzünden haber yaptığı diye, tutuklanan ve casuslukla suçlanan Cumhuriyet Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Yazarları Erdem Gül’ün de keyifleri gıcırmış! Ziyaretçilerini her gün kabul ediyorlar! Kitap okuyup televizyon bile seyrediyor, sporunu bile zevkle yapabiliyormuş! Hatta medya röportaj yapmak isterse Bakanlık onlara da izin veriyormuş! Yani tüm mahkumlara dizi çekimi yapmak serbest hale gelmiş! Adliye Saraylarında iş yükü az olduğundan artık oralar eğitim amaçlı yerler olarak kullanılıyormuş. Sayıları az olan Hâkim ve Savcılar güvende, öyle tayin olacağım, iktidarın tehdidi filan gibi durumlar, söz konusu bile olmuyormuş! Yani kimse onları adaletten alıkoyamıyorlarmış!

Terör ve Savaş mı? İnanın onu haberlerde bile duymamışlar! Herkes nasıl bir şey olduğunu birbirine sorup hatta Google’dan araştırarak öğreniyorlarmış!

Anlayacağınız ülkemde hür, vicdanlı ve rahatça yaşamak, kaymak kaymak!

Bugün 10 Aralık 2015, İnsan Hakları Günü’nüz kutlu olsun, güzel yurdumun güzel insanları

Not: Yazımdaki çok ünlem işareti için özür diliyorum…

Ertuğrul Erdoğan
10 Aralık 2015 /Bursa
www.erdoganlaedebiyat.com



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın toplum kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kıçı Açık...
Asgari Ücretliler İyisiniz İyi!
Bol Şanslar!
Nihat Doğan'a Uzanan Eller Kırılsın!
İki Ucu Boklu Değnek
Çocuklarınızı İyi Dinleyin
Kadınlar "Dimdik Ayaktayız!"
Bir Kadın Var Uzaklarda
de Get Bayburt...
Falcı Bacı!

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Beyoğlu Beyoğlu Dedikleri
Peygamber Ocağı
Benzin 15 Tl Olursa Şaşırmayın!..
Başbakan Kaç Kez Gitti?
Mevlana'yı Anlamak
Bir Kumpasın Hikayesi
Dünya'ya Neden Cahil Üretiyoruz?
Demokrasi Güneş Gibidir
Obama'ya Mektup
Kitap Fuarına Bomba Düştü!

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Fırfırlı Fotoğraf [Şiir]
Eğer Bir Gün Ölürsem... [Şiir]
Sarı Ev [Şiir]
Marangoz [Şiir]
Seninle [Şiir]
Sen Ağlama Bebeğim [Şiir]
Bursa'da Kar [Şiir]
Sevda [Şiir]
Büyük Balık [Şiir]
Seni Kalbime Gömeceğim [Şiir]


Ertuğrul ERDOĞAN kimdir?

" Daha yaşanabilir bir dünya için, herkesin yapabileceği güzellikler mutlaka vardır. Bunun için, Yaşamın gerçekleri ile tanışmak düşünmek ve düşündüklerimizi hayata geçirerek insanların daha mutlu yaşamlarını sağlamak için birlikte yol alalım.

Etkilendiği Yazarlar:
Aziz Nesin, , Dostoyevski, Gogol, Çehov, Yaşar Kemal


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Ertuğrul ERDOĞAN, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.