..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
En büyük mutluluk ve en büyük sıkıntı anlarında sanatçıya gereksinme duyarız. -Goethe
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Günlük Olaylar > Hakan Yozcu




2 Mart 2016
Çocuklarını Okutmak İsteyen Babanın Mücadelesi  
Hakan Yozcu
Hadi Çalış, şikâyet ediyor devlete. Devlet, vatandaşın tarlasına yol yapamıyor. Kadastroda yol görünüyor ama mevcut yol tarla olarak kullanılıyor. Üstelik yol, başka bir tarla sahibinin tarlasından geçiyor. Tarla sahibi de ister istemez izin vermiyor. Bu nedenle 4 çocuk, 500 metre geride bırakılıyor. Buradan eve giderken çocuklara köpek saldırıyor ve ısırıyor. Baba, hastaneye götürüyor çocuklarını ve rapor alıyor. Bu olay da mahkemeye taşınıyor. Ama sonuç alınamıyor.


:DIJ:
     Eğitim, günümüzde her insanın vazgeçilmez yasal haklarından biridir. Ülkelerin çağdaş ve modern bir Dünyada yer alabilmeleri için eğitim şart. Zaten birçok yerde de ilk ve ortaeğitim zorunlu hale getirildi.
     Tabii, insanların iyi bir eğitim alabilmesi için de şartların uygun olması gerek. Bunun dışında da maddi durumun yerinde olması gerek. Bunlar olmadığı takdirde iyi bir eğitim almak hayal olur.
     Dün, internette gezinirken “Yeni Kadirli Gazetesi”nde yayınlanan bu konuyla ilgili ilginç bir haber okudum. Haber, gerçekten ilgimi çektiği için sizlerle paylaşmak istedim.
     Topraktepe Köyü’nde yaşayan Halil Çalış’ın okula giden 4 çocuğu var. İşte, baba, bu 4 çocuğu okutabilmek için farklı bir mücadele veriyor: “Yol Mücadelesi”
     Baba, mücadelesini yaptığı bu yol hikâyesini aylardır, yıllardır çözememiş. Gitmediği kişi, makam kalmamış. Olayı daha da büyüterek, meclise kadar taşımış. Ama nafile. Bir türlü çözüm bulunamamış olaya.
     Okul servisi köye kadar gelip öğrencileri alıyor. Ama bu 4 çocuğu ancak 500 metre uzaktan alabiliyor veya orada indirebiliyor. Yol, tarlaların arasından geçtiği için çok kötü. Her yağmur yağdığında çamur deryası oluyor. Ve hiçbir araç giremiyor.
     Halil Çalış, şikâyet ediyor devlete. Devlet, vatandaşın tarlasına yol yapamıyor. Kadastroda yol görünüyor ama mevcut yol tarla olarak kullanılıyor. Üstelik yol, başka bir tarla sahibinin tarlasından geçiyor. Tarla sahibi de ister istemez izin vermiyor. Bu nedenle 4 çocuk, 500 metre geride bırakılıyor. Buradan eve giderken çocuklara köpek saldırıyor ve ısırıyor. Baba, hastaneye götürüyor çocuklarını ve rapor alıyor. Bu olay da mahkemeye taşınıyor. Ama sonuç alınamıyor.
     Babanın tek isteği, çocuklarının eğitimlerini alabilmesi. “Çalmadığım kapı kalmadı. Ama derdime çare bulamadım. Yağmurlu günlerde araç giremiyor. Girse geri çıkamıyor. Milli Eğitim Müdürlüğü bu konuda rapor tuttu. Devlet yol var, iyileştirelim diyor. Ama bir türlü olmuyor” diye dert yanıyor.
     Yol kenarlarına dikilen ağaçlar da yolu iyice kaplamış Dallar yolu kapatıyor. Bu nedenle başka bir araç da yola giremiyor.
     Baba, yolun yapılması için her yere başvurmuş. Tabii bu da diğer vatandaşlar tarafından hoş karşılanmamış. Onlar da babayı “Şikâyetçi” diye ilan etmişler. Adamın işi gücü şikâyet etmek şeklinde algılanmış. En sonunda adamı “Yol yok” deyip adamı kovmuşlar.
     Devlet yöneticileri de haklı olarak “Yol, başkasına ait bir tarlanın içinden geçiyor. Adamın tarlasına yol yapamayız” diyor.
     Adamın tek isteği servis aracının çocuklarını alması ve sağ salim eve bırakması. Başka bir şey istemiyor.
     İş, o kadar karışık ki çıkmaz bir hal almış. İçinden çıkılması çok zor. Konuyu öğrenen bazı yetkililer konunun çözülmesi için "bir şeyler yapalım örneğin mucur döktürelim yolu iyileştirelim" teklifinde bulunuyor. Tabii yolun kenarındaki ağaçlar da tamamen engel. Onların da kesilmesi gerek. Ama ormancılar buna izin vermiyor. Yaş ağaç kesilmez.
     Raporda “yağmurlu havalarda taşıma servisi yolun bozuk olması nedeniyle eve varılamamaktadır” denmiş. Aynı raporda çocukların yolda köpek saldırısına uğradıkları da belirtilmiş. 500 metrelik yolun acil yapılması uygun görülmüştür.” deniliyor. Ama bu yol bir türlü yapılamıyor.
     Babanın mücadelesi meclise kadar taşınmış. Şimdi artık Ankara’dan Büyük Millet Meclisi’nden bir karar bekleniyor.
     Bu haberi okuduğumda çocuklarımızın ne kadar şanslı olduklarını, iyi ve rahat bir eğitim aldıklarını, modern şartlar altında okullarına gidip geldiklerini düşündüm. Bunun için de şükrettim.
     Ya bizim çocuklar da aynı durumda olsaydı. O zaman ne yapardık?
     Kaynak: www.osmaniyemedya.com



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın günlük olaylar kümesinde bulunan diğer yazıları...
öğretmene Verilen Değer Her Şeye Değer
Adanalıyık Allah’ın Adamıyık
Ayhan Menteş Hoca’mızın Ardından
Yeni Bir Hareket: "Yeni Doğuş Hareketi"
Belediye Ağaç Katliamı Yaparsa!
Sayın Talat Yeniden
Kadın Öğrendikçe Öğretir.
"Acaba Nereli?" Zihniyeti
Çocukluğumun Kadirli'sindeki Bayramlar
Tavla Oynamak Siyasi Suç Mu?

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Boyacı’ya Büyük İlgi
Nkl Sanat Gecesi Büyük İlgi Gördü
Kültür ve Sanatımıza Önem Vereceğiz
Bu Halk Darbe İstemiyor
Bayram Huzur İçinde Geçti
eğitim Yaz Boz Tahtası Değildir
"Kıbrıslılık" Üzerine
Facede Tavla Sahtekarları
kktc’de Din Dersi Hocası Olmak
Seddül Bahir 32 Saat Dizisi Müthişti

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Minik Bir Şaire Rastladım [Şiir]
50. Yaş Şiiri [Şiir]
Yağmur [Şiir]
Yollarım Sana [Şiir]
Nar Gözlüm [Şiir]
Kazan Mesnevisi [Şiir]
Sen Bilirsin [Şiir]
Bırakıp Gitme [Şiir]
Yaşayan Ölü [Şiir]
Analar [Şiir]


Hakan Yozcu kimdir?

1964 doğumluyum. Kuzey Kıbrıs'ta yaşıyorum. 1988 Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. 20 yıl çeşitli okullarda edebiyat öğretmenliği yaptım. Uzun yıllar Yenivolkan ve Güneş Gazetelerinde köşe yazarlığı yaptım. Şu an Habearkıbrıslı ve Güncelmersin Gazetelerinde yazıyorum. Birçok internet gazete ve sitelerinde yazılarım yayınlanıyor. Şiir, öykü ve tiyatro oyunları yazıyorum. Bu alanlarda çeşitli ödüllerim var. Kendime ait basılmış "Güzel Bir Dünya" ve "Mesela Başka" isimli iki adet öykü kitabım var. 7 tane tiyatro oyunum var. 6 yıl Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü görevinde bulundum. Halen Başbakan Yardımcılığı Ekonomi, Turizm, Kültür Ve Spor Bakanlığı'na bağlı Müşavirim.

Etkilendiği Yazarlar:
...


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Hakan Yozcu, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.