..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Sanat hem bir coşma, hem bir yadsıma işidir. -Camus
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Toplum ve Birey > Hakan Yozcu




11 Mart 2016
Bet Ofisleri ve Gece Kulüpleri Gerçeği  
Hakan Yozcu
Bet ofisleri, son 15 yılda mantar gibi çoğaldı adamızda. Neredeyse her sokağa girdi. Bırakın sokakları, internet yoluyla, evlerimize kadar girdi. Bir sokakta en az 10 tane bet ofisine rastlamak mümkün. Tabii orada çalışan onlarca kişi bulunuyor. Bunlar, nereden bakarsanız bakın, şu işsizlik ortamında iş bulup kazançlarını sağlıyor. Böyle de olsa evlerine ekmek götürüyor. Bunu, ada geneline vuracak olursanız, binlerce kişinin bu sektörden ekmek yediğini görürsünüz. Sektöre kilit vurduğunuzda binlerce insan işsiz ordusuna katılacak demektir.


:EDJ:

Henüz çiçeği burnunda bir siyasi parti olan HP’nin Genel Başkanı Sayın Özersay yaptığı bir açıklamada “Bet Ofislerini kapatacağız” dedi.
     “Bekar adama karı boşamak kolaydır” derler. Sayın Özersay, siyasette henüz daha yeni olduğu için sadece doğru ve güzel olan şeyleri, halkın beklentisi olan düşünceleri dile getiriyor. Ama bir de gerçek politikanın dışında ilm-i siyaset denen bir olay var. İşte asıl onu bilmek gerekiyor. Tabi bu da acemi siyasetçilerin değil, kurt siyasetçilerin işi…
     Lefkoşa Belediye Başkanı Sayın Harmancı da “Lefkoşa sınırları içinde bulunan gece kulübü izinlerini yenilemeyeceğiz” dedi.
     Bu da çok güzel bir düşünce. Halkımızın da isteği bu yönde zaten.
     Ama gelin görün ki ilm-i siyaset aynı şeyi söylemiyor…
     CTP Milletvekili Sayın Tufan Erhürman da yaptığı açıklamada “Kişisel olarak bu fikirleri destekliyorum ama kapatmak çözüm değil” dedi.
     O halde çözüm nedir Sayın Erhürman? Oldu olacak çözümü de söyleyin de hükümetiniz yerine getiriversin. Ne de olsa hükümetin büyük ortağısınız…
     Yeniden başa gelelim…
     Sayın Özersay “Bet ofisleri kapatacağız” dedi.
     Diyelim ki ilk erken seçimde HP tek başına iktidar oldu. Sayın Özersay da Başbakan. Bu taahhüdünü yerine getirebilir mi? Hayır...
     Çünkü Bet ofislerini kapatamazlar.
     Neden mi? Açıklayayım…
     Bet ofisleri, son 15 yılda mantar gibi çoğaldı adamızda. Neredeyse her sokağa girdi. Bırakın sokakları, internet yoluyla, evlerimize kadar girdi.
     Bir sokakta en az 10 tane bet ofisine rastlamak mümkün. Tabii orada çalışan onlarca kişi bulunuyor. Bunlar, nereden bakarsanız bakın, şu işsizlik ortamında iş bulup kazançlarını sağlıyor. Böyle de olsa evlerine ekmek götürüyor. Bunu, ada geneline vuracak olursanız, binlerce kişinin bu sektörden ekmek yediğini görürsünüz. Sektöre kilit vurduğunuzda binlerce insan işsiz ordusuna katılacak demektir.
     Peki, HP, bu insanları nasıl istihdam edecek? Onlara farklı nasıl bir iş bulacak bilemiyorum…
     Gelelim madalyonun öbür tarafına…
     Hükümet olanlar bet ofislerini kapatabilirler mi? Kapatamazlar… Çünkü bet ofisleri merkez bankası gibi para basıyor. Tabii siz bunu yasal olarak düşünmeyin. Kalpazan olarak düşünün.
     Hükümet de her oynanan bahisten belirli bir oranda vergi alıyor. Tüm genele vurunca bu vergi hayli hatırı sayılır bir tutar oluyor. Öyle ki Hükümet, buradan aldığı vergi ile bütçedeki açıkları kapatmaya çalışıyor. Açığın büyük kısmını da kapatıyor…
     Kısaca, Hükümet, elini vatandaşın cebine sokuyor. Açığı bu yolla kapatıyor.
     Bet salonlarında vatandaş sömürülüyor. “Belki bir umut” diyerek vatandaş cebindeki son lirasına kadar bahislere yatırıyor. Köpek yarışları, at yarışları, sanal yarışlar, futbol bahisleri vatandaş için kurulan büyük tuzaklar oluyor… Başta şans eseri veya tesadüfen kazanan vatandaş “Para buradaymış” diyerek ofislerin müdavimi oluyor ve bir daha buradan çıkamıyor… Sonunda ya mahkemelik oluyor, ya hastanelik oluyor, ya da ailesi ile kötü olup boşanmaya kadar gidiyor…
     Burada kazanan sadece ve sadece bet ofisleri oluyor. Sürekli para geldiği için kayıpları fazla olmuyor. Vatandaş günün sonunda meteliksiz olarak çıkıyor buradan…
     Hükümetler de buranın kaymağını yediği için bu duruma sessiz kalıyor. “Kapatacağız” sözü siyasi söylemlerden başka bir şey değil.      Keşke kapatılsa da halkımız huzurlu ve sağlıklı bir yaşama kavuşsa. Kapatamazlar! Bunu çok iyi biliyorlar…
     Bakınız bet salonlarına… Kimler gitmiyor ki? Her kesimden insanlar gidiyor. Avukatı var, öğretmeni var, doktoru var, öğrencisi var, emeklisi var, gazetecisi var, işçisi var, gündelikçisi var, müşaviri var… Var da var…
Kimileri eğlence olsun diye, kimileri vakit geçsin diye, kimileri para kazanmak ve zengin olmak amacıyla gidiyor. Ama ne olursa olsun, bir pişmanlıkla oradan geri çıkıyor. “Keşke gelmeseydim” diyor. “Bir daha asla gelmem, oynamam” diyor. Ama ertesi gün aynı saatte yine orada oluyor. Çünkü artık bir hastalık haline gelmiş. Bunu da bir türlü kabul etmiyor…
Emin olun basına çıkmayacaklarını bilseler, mecliste oturan vekillerin birçoğu da gider. Çünkü onlar için de umut kapısı…
Halka bir şey veremedikleri için, onları sadece umutla aldatıyorlar. Burası da bir umut kapısı… O nedenle kapatamazlar… “Alan memnun, satan memnun.” hikâyesi…
Maalesef başka önerdikleri bir çözüm yolu da yok. Sayın Erhürman’ın “Kapatmak çözüm değil” sözünün altında yatan gerçekler maalesef bunlar…
     Gece Kulüplerinde de aynı durum.
     Bakınız ülkemizde tecavüz olayları arttı. Gün yok ki bir tane tecavüz olayı duymayalım.
     Bunları görünce ister istemez yıllar önce bir bakanımızın bir sözü aklıma geliyor “Buraları kapatayım da beni mi düz…nler”




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın toplum ve birey kümesinde bulunan diğer yazıları...
Bir Babanın Evlatlarına Son Dersi
Çocuktan Gelin Olmaz
Cezaevine Gündoğdu
yarın Ne Olacağını Kim Biliyor?
Gençler Neden Boşluğa Düşüyor?
Hayata Nasıl Bakıyorsunuz?
Mutluluğun Fiyatı Var mı?
Burası Dağbaşı mı?

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Boyacı’ya Büyük İlgi
Nkl Sanat Gecesi Büyük İlgi Gördü
öğretmene Verilen Değer Her Şeye Değer
Kültür ve Sanatımıza Önem Vereceğiz
Adanalıyık Allah’ın Adamıyık
Bu Halk Darbe İstemiyor
Bayram Huzur İçinde Geçti
Ayhan Menteş Hoca’mızın Ardından
eğitim Yaz Boz Tahtası Değildir
"Kıbrıslılık" Üzerine

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Minik Bir Şaire Rastladım [Şiir]
50. Yaş Şiiri [Şiir]
Yağmur [Şiir]
Yollarım Sana [Şiir]
Nar Gözlüm [Şiir]
Kazan Mesnevisi [Şiir]
Sen Bilirsin [Şiir]
Bırakıp Gitme [Şiir]
Yaşayan Ölü [Şiir]
Analar [Şiir]


Hakan Yozcu kimdir?

1964 doğumluyum. Kuzey Kıbrıs'ta yaşıyorum. 1988 Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. 20 yıl çeşitli okullarda edebiyat öğretmenliği yaptım. Uzun yıllar Yenivolkan ve Güneş Gazetelerinde köşe yazarlığı yaptım. Şu an Habearkıbrıslı ve Güncelmersin Gazetelerinde yazıyorum. Birçok internet gazete ve sitelerinde yazılarım yayınlanıyor. Şiir, öykü ve tiyatro oyunları yazıyorum. Bu alanlarda çeşitli ödüllerim var. Kendime ait basılmış "Güzel Bir Dünya" ve "Mesela Başka" isimli iki adet öykü kitabım var. 7 tane tiyatro oyunum var. 6 yıl Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü görevinde bulundum. Halen Başbakan Yardımcılığı Ekonomi, Turizm, Kültür Ve Spor Bakanlığı'na bağlı Müşavirim.

Etkilendiği Yazarlar:
...


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Hakan Yozcu, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.