..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
"Bana ev hikayesinden söz açmayın. Artık benim oraya gideceğim yok!" Fuzuli, Leyla ile Mecnun
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > İnternet ve Gerçek Dünya > Hakan Yozcu




12 Nisan 2016
Çünkü Hepsi Yalan  
Hakan Yozcu
Genç bir kız. Facede kendi yaşadığı bölge’den çok uzakta yaşayan biriyle arkadaş oluyor. Zamanla bu arkadaşlık aşka dönüşüyor. Erkek, kendini öyle bir tanıtıyor ki yaşadığı bölgenin neredeyse en zengin ailenin çocuğu. Kız da buna inanıyor. Evlenmeye karar veriyorlar. Erkek, bir gün çıkıp geliyor. Kızı, annesinden babasından istiyor


:DBA:
Çünkü Hepsi Yalan!
     İnternetten biriyle anlaşarak evlilik olur mu? Olmaz diye bir şey yok. İnsan, istedikten sonra, karar verdikten sonra her şey olabilir. Önemli olan sonuçlarına katlanabilmek veya ne ile karşılaşabileceğini önceden tahmin edebilmek ve ona göğüs gerebilmek.
     Bu konuda maalesef o kadar çok yaşanan olumsuz olaylar var ki insan duydukça üzülüyor ve ürperiyor.Sonra da internet evliliğine nefretle bakıyor. Çünkü adı üzerinde sanal bir alem. Gerçekte olmayan ve üzeri hep kapalı bir alem.
     İsterseniz konuyu birkaç örnekle işi daha iyi anlatalım:
     Genç bir kız. Facede kendi yaşadığı bölge’den çok uzakta yaşayan biriyle arkadaş oluyor. Zamanla bu arkadaşlık aşka dönüşüyor. Erkek, kendini öyle bir tanıtıyor ki yaşadığı bölgenin neredeyse en zengin ailenin çocuğu. Kız da buna inanıyor. Evlenmeye karar veriyorlar. Erkek, bir gün çıkıp geliyor. Kızı, annesinden babasından istiyor. Aile de kızlarına güvendiği için yok demiyor. Önce nişan yapılıyor ve kısa bir süre sonra da düğün oluyor. Bir ev kiralanıyor ve yeni çift bu evde yaşamaya başlıyor. Çok geçmiyor, bir iki ay sonra maddi sıkıntı başlıyor. Erkek, eve tek kuruş katkı sağlamıyor. Öyle dediği gibi babası zengin değil. Bırakın zenginliği yardıma muhtaç. Bu da yetmiyor, erkek, hiç çalışmayan, yan gelip yatan, yiyip, eğlenen bir tip olarak duruyor. Bir süre, kızın anne ve babası bakıyor, kızlarının hatırına her masraflarını gücü yettiklerince karşılamaya çalışıyor.
Bir yıl sonra çocukları oluyor. Erkek, hala aynı zihniyette. Ne çalışıyor, ne de eve katkı sağlıyor. Dolayısıyla evde huzursuzluk baş gösteriyor. Kızın anne babası “Böyle olmaz. En azından bir iş bulup çalışsın. Karısına, çocuğuna baksın” diyor. Maalesef erkek, hiç oralı olmuyor. “Beni, siz çağırdınız, işinize gelirse böyle, gelmezse siz bilirsiniz” diyor.
Anne baba, çaresiz kalıp bir şey diyemiyorlar. Kızlarının hatırına katlanmaya çalışıyorlar. Derken ikinci çocuk dünyaya geliyor. Masraflar kat be kat artıyor. Erkek hala aynı. Tınmıyor bile. Artık kız da dayanamıyor bu vurdumduymazlığa. Anne ve babasıyla konuşuyor. Baktılar olmuyor, erkeği postalayıp evliliği yasal yollardan sonlandırıyorlar. Kızlarını ve çocuklarını alıp eski hayatlarına yeniden dönüyorlar.
İkinci bir olay da şöyle: Yıllardır bekâr kalan erkek, internet ortamında Face’de Bulgaristanlı bir Türk kızla tanışıyor. Kız ile başlangıçta güzel bir arkadaşlık başlıyor. Önce birbirlerine yoklama çekiyorlar. İkisi de bekâr. Erkek, kızdan hoşlanıyor, kız da “Eğer iyi bir kısmet bulursa onunla evlenebileceğini” söylüyor. Neticede birkaç hafta sonra evlenmeye karar veriyorlar. Bulgar kızı “Oraya gelmem için pasaport çıkartmam lazım. Bu iş için de bin lira gerekiyor” diyor. Oğlan, evleneceği kızdan mı esirgeyecek bu parayı. Hemen kızın verdiği adrese postalıyor parayı.
Sonra kız bir mesaj daha atıyor: “Pasaportu çıkarttım. Ama bilet param yok. Önce İstanbul’a oradan da Kıbrıs’a geleceğim. Bin lira daha gönder. Para yok” diyor. Erkek, “Tamam” deyip bin lira daha yolluyor.
Heyecanla sevdiğinin gelmesini bekliyor. Bir gün bir arkadaşına anlatıyor olayı. “Evlenmeye karar verdik.” diye tüm olayı anlatıyor. Arkadaşı da “Sen deli misin? Hiç görmediğin, bilmediğin, tanımadığın birine nasıl bu kadar para yollayabiliyorsun? Adı üzerinde “Sanal ortam”. Burada birçok insan sahte. Birçoğu gerçek kimliği ile bulunmuyor. Sakın bir daha ona para yollama” diyor. Ama bizimkinin başı o kadar dönmüş ki tınmıyor bile.
Bir hafta sonra bir mesaj daha “Sevgilim, İstanbul’a kadar geldim. Para yetmedi. Sen bana 3 bin lira daha yolla. 2 gün sonra oradayım” diyor. Tabii 3 bin lira hesaba hemen yatıyor.
O oluyor. Bir daha ne bir mesaj alıyor kızdan, ne de bir haber. Kız, faceden çıkmış ve kendisini de silip engellemiş. Aradan bunca yıl geçti, hala kız gelecek diye bekliyor…
Ve son yaşanan olay…
Tavla hastası bir erkek, facede tavla oynuyor. Bir gün bir bayan ile karşılaşıyor. Bayan, oyun anında “Puanım az, bana 100 bin puan verir misin” diyor. Erkek de kabul edip veriyor.
Sonra bayan, arkadaşlık isteği yolluyor. Arkadaş oluyorlar. Aralarında sohbet etmeye başlıyorlar. Bayan kısa bir sonra “Canım, gülüm, aşkım” diye hitap etmeye başlıyor. “Profilime girip resimlerime bak bakalım beni beğenecek misin?” diyor. Erkek de girip resimlere bakıyor. Gerçekten çok güzel bayan. Resimlerde hep, lüks mekanlarda, elinde içki kadehleri, modern giyimli, şık bir bayan… Gayet zengin görünümlü…
Erkek, kadına çok güzel olduğunu ve beğendiğini söylüyor. Kadın da “Çok yakışıklısın. Ben de seni beğendim” diyor. Bir süre yazışmalara devam ediyorlar. Kadın, güveni sağladığını anlayınca erkeğe “Ben, yalnız yaşayan biriyim. İstanbul’da oturuyorum. İstanbul’a gelirsen misafirim ol” diyor. Erkek heyecanlanıyor. “En kısa zamanda gelirim” diyor.
Birkaç gün sonra kadın “Canım yeni bir ev tutacağım. Kirası biraz fazla, İstersen kiranın yarısını sen ver. Birlikte kiralamış oluruz. En kısa zamanda gelirsin. Birlikte oluruz” diyor.
Erkek de aynı anda başka bir arkadaşıyla facede sohbet ediyor. Durumu anlatıyor. “Böyle bir bayan bana arkadaşlık isteği yolladı.” Arkadaşı da gülüyor. “Senden para istedi mi?” diye soruyor. “Ev kiralamış. Yarısını benim ödememi istedi” diyor. Arkadaşı “Ya oğlum, ben onu tanıyorum. O, erkek. Kadın gibi davranıp enayileri söğüşlüyor. Sanal alemde para isteyen kadınların yüzde doksanı erkek. Sakın düşme” diyor.
Bunun üzerine erkek, kendinden para isteyen sözde bayana “İstediğin parayı göndereceğim. Bir şartım var. Kamera açacaksın. O anda ben de sana telefon açacağım. Eğer telefona cevap verip de söylediğim hareketleri yaparsan, sana inanıp parayı yollayacağım” diyor. Tabii anında mesaj kesiliyor ve faceden de kadın erkeği siliyor.
Sanal alemde buna benzer o kadar olaylar var ki anlatmakla bitmez. Hepsini yazacak olursam ciltlerce kitap meydana gelir. O nedenle siz siz olun, sanal alemdeki evliliklere, aşklara ve dostluklara kesinlikle inanmayın.
Kendi kardeşime dahi söylediğim bu…
Çünkü hepsi yalan…



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın İnternet ve gerçek dünya kümesinde bulunan diğer yazıları...
iş İşten Geçmeden

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Boyacı’ya Büyük İlgi
Nkl Sanat Gecesi Büyük İlgi Gördü
öğretmene Verilen Değer Her Şeye Değer
Kültür ve Sanatımıza Önem Vereceğiz
Adanalıyık Allah’ın Adamıyık
Bu Halk Darbe İstemiyor
Bayram Huzur İçinde Geçti
Ayhan Menteş Hoca’mızın Ardından
eğitim Yaz Boz Tahtası Değildir
"Kıbrıslılık" Üzerine

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Minik Bir Şaire Rastladım [Şiir]
50. Yaş Şiiri [Şiir]
Yağmur [Şiir]
Yollarım Sana [Şiir]
Nar Gözlüm [Şiir]
Kazan Mesnevisi [Şiir]
Sen Bilirsin [Şiir]
Bırakıp Gitme [Şiir]
Yaşayan Ölü [Şiir]
Analar [Şiir]


Hakan Yozcu kimdir?

1964 doğumluyum. Kuzey Kıbrıs'ta yaşıyorum. 1988 Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. 20 yıl çeşitli okullarda edebiyat öğretmenliği yaptım. Uzun yıllar Yenivolkan ve Güneş Gazetelerinde köşe yazarlığı yaptım. Şu an Habearkıbrıslı ve Güncelmersin Gazetelerinde yazıyorum. Birçok internet gazete ve sitelerinde yazılarım yayınlanıyor. Şiir, öykü ve tiyatro oyunları yazıyorum. Bu alanlarda çeşitli ödüllerim var. Kendime ait basılmış "Güzel Bir Dünya" ve "Mesela Başka" isimli iki adet öykü kitabım var. 7 tane tiyatro oyunum var. 6 yıl Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü görevinde bulundum. Halen Başbakan Yardımcılığı Ekonomi, Turizm, Kültür Ve Spor Bakanlığı'na bağlı Müşavirim.

Etkilendiği Yazarlar:
...


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Hakan Yozcu, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.