..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Dünyada birbirinin eşi ne iki görüş vardır, ne iki saç kılı, ne de iki tohum. -Montaigne
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Doğa ve Dünya > Osman Birgün




17 Haziran 2016
Geçmişten Gelen Düşünürün Gözlemleri  
Osman Birgün
Geçmişten gelen bir düşünürün günümüze dair düşünceleri...


:EGI:
Ben geçmişten gelen bir düşünürüm. Nasıl geldiğimi ben de bilmiyorum ama size bildiğimi ve gördüklerimi anlatabilirim. Sanırım şu an için sadece bunu yapabilirim.

Çok değişmiş insanlık, gerçekten de hayret edilecek düzeyde bir gelişim var gördüğüm kadarıyla. Öyle ki, kaleme bile ihtiyacınız yok. Atlar, eğlence aracı olmuş, koşuyorlar ve para kazanıyorsunuz, bir yerden bir yere araba dediğiniz, 4 adet simidin üzerinde giden araçlarınızla gidiyorsunuz. Ulaşım için ne kadar dahiyane bir icat! Gıda ihtiyacınızı da sistematik bir biçimde çözmüşsünüz, çilek yemek için yazı, portakal için kışı beklemenize gerek kalmamış. Etkileyici! Haberleşme de keza aynı ilerlemeyi göstermiş, benim zamanımdaki imkanlarla 4 günden önce öğrenemeyeceğim önemli bir haberin burada tüm insanlar için öğrenilme süresi, neredeyse haberin çıkmasıyla eş zamanlı. Elektrik dediğiniz bir şey sayesinde kandillerden de kurtulmuşsunuz. Hatta bir çok ihtiyacınızı da onunla halleder olmuşsunuz. Neredeyse mevsimleri bile kontrol edeceksiniz. Korkutucu derecede hızlı ve ciddi bir gelişim!

Bunlar aklıma gelenler, tabii hepsini anlatamam size, çünkü zamanınızın değerli olduğu kanısındayım.

Ben mi? Şarap içerim ben düşünür arkadaşlarımla, bizim zamanımızda şarap zor bulunur ama içecek arkadaşım hep olur yanımda. Burada şarap bulmak ne kadar da kolay, değerini bilin bence. Ama içecek birini bulmakta zorluk çektiğinizi gözlemliyorum. Ortamınızda güvensizlik hakim, hatta geçenlerde biri babama bile güvenmemem gerektiğini söyledi, şaşırdım. Yalnızlaştırmışsınız kendinizi belli ki. Bizim zamanımızda haftanın bir günü toplanır ziyafetler verir, dertleşir, eğlenir, şakalaşırdık. Dostluğun gerçek anlamını bilen çok az kişi kalmış zamanınızda. Kendinizi paraya endekslemişsiniz ve sonucunda da para var huzur var diyerek kendinizi soktuğunuz duruma çok güzel bir kılıf uyduruyorsunuz. Ne kadar acı! Yaptığınız o düzenli, sistematik yollarda yürürken kafamı kaldırıyorum ama gökyüzünü göremiyorum. Sağıma soluma bakıyorum gözlerim yeşil bir şeyler arıyor ama bulamıyorlar. Yoldaki insan sürüsü sadece bir yerlere yetişmeye çalışan et yığınları gibi geliyor gözüme. Birbirinizin suratına bile bakmıyorsunuz. Şans eseri göz göze gelirseniz de gözlerinizi kaçırıyorsunuz. Bunun nedenini bilmiyorum ama endişelenmemek de elde değil. Ben, her gördüğüm insana selam vermekten çekinmeyen ben, kafam önde gitmeyi alışkanlık haline getirdim ve utanıyorum kendimden. Neden birbirinizi sevdiğinizi söylememeniz konusu da apayrı bir tartışma konusu olur. Sonu da hüzün olur. Çıkarlarınız doğrultusunda davranıyorsunuz birbirinize hatta bunu sizin deyiminizle anlatmaya çalışırsam birbirinizin yüzüne gülüp arkadan birbirinizin kuyusunu kazıyorsunuz.

Olumlu gelişmelerde olduğu gibi burada da çok fazla anlatılacak şey var ancak, zamanınızın değerli olduğu kanısındayım.

Sonuç olarak, çok ilerlemişsiniz ama aynı oranda bencilleşmişsiniz, dostlarım.
Günlük yaşamınızı kolaylaştırmışsınız ziyadesiyle ama yalnızlaşmışsınız, dostlarım.
Her şeyi öğrenmek için çok caba sarf etmişsiniz hatta bunun meyvelerini de toplamaktasınız ama kendinizden uzaklaşmışsınız, dostlarım.
Zamanı verimli kullanıyorsunuz, ne güzel, ama kendinize zaman ayırmamışsınız, dostlarım.
Kurallarınız ve prensipleriniz var gördüğüm kadarıyla ama aynı ölçüde de sınırlarınız ve duvarlarınız var yıkamadığınız. Ve bu duvarların içinde kendinizi hapsetmişsiniz, dünyanızı daraltıp kendinize haksızlık etmişsiniz, dostlarım.

Çözüm mü?

Size benim aklım yetmez ama lütfen beni zamanıma geri gönderin, dostlarım...







Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Osman Birgün kimdir?

Kendisi amatör olarak şair ve yazar olma hayaliyle yaşamaya çalışan, edebiyata ilgili, doğaya saygılı, sevmeye hevesli dünyaya faydalı bir birey olmak amacında. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Aldous Huxley, George Orwell, Chuck Palahniuk, William Golding, Henri Carriere, Herman Hesse, Kafka, Mustafa Kemal Atatürk


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © Osman Birgün, 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.