..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yalnızlık güzel birşey, ama birilerinin yanınıza gelip yalnızlığın güzel birşey olduğunu söylemesi gerekir. -Balzac
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Türkiye > Emine Pişiren




16 Temmuz 2016
Sahi, Ülkemde Darbe mi Oldu?  
Emine Pişiren
Evde erzak yok denecek kadar azalmıştı. Üstelik de ne ekmek, ne kahvaltılık vardı. Cumartesi nasıl olsa semt pazarımız kurulacaktı. Köylülerden alırım, diye ertelemiştim. Banka kartımı alıp Vakıfbank ATM den para çekmek için evden çıktım. Aneee o da nee? Yazlıkçılar bankamatik önünde iki sıra uzun kuyruklar oluşturmamış mı? Yanlarına umutsuz, "aklıma gelen ihtimal korkusuyla," keyifsiz yaklaşıp sordum: "Neler oluyor burada? Sesler koro halinde havaya yükseldi "Darbe oldu..!"


:FAC:


Evde erzak yok denecek kadar azalmıştı.
Üstelik de ne ekmek, ne kahvaltılık vardı. Cumartesi nasıl olsa semt pazarımız kurulacaktı. Köylülerden alırım, diye ertelemiştim.
Banka kartımı alıp Vakıfbank ATM den para çekmek için evden çıktım.
Aneee o da nee?
Yazlıkçılar bankamatik önünde iki sıra uzun kuyruklar oluşturmamış mı?
Yanlarına umutsuz, "aklıma gelen ihtimal korkusuyla," keyifsiz yaklaşıp sordum:
"Neler oluyor burada?
Sesler koro halinde havaya yükseldi
"Darbe oldu..!"
"Tamam, da bu kuyruk nedir? Bankalar da mı darbe yapıyor?"
"Sizin haberiniz yok galiba,"
Benzer sesler arasına karışan farklı yanıtlar konuşmalarla ürkmüştüm de açıkçası.
Hiç bir ATM para vermiyordu. Kimileri de arıza veriyordu.
Ekmek ve süt almak için elimdeki karta güvenerek az ileride bulunan Migros'a koşturdum.
Aaa o da ne Migros neden bugün erken kapattı ki acaba?
Yüksek sesli düşünmüş olmalıyım ki bir kadın bana "A100 e gidin orası açık," dedi.
A101 markete hızlı adımlarla adeta koşturmaktaydım.
Bir yandan da düşünüyordum:
"Ya ekmek bulamazsam?" diye...
Allah'tan A1001 açıktı.
İçeri girdim ki AAAA O DA NE?
Üç kasada uzunca bir kuyruk, bir yandan insanlar panik halinde rafları boşaltıyorlardı.
Hey gidi günler hey!
Neyse efendim bende başladım ne var ne yok almaya...
Doldu mu sepet tıka basa..!
Alışveriş sendromuna mı kapıldım ne!
Kasaya geldim; Kartı uzattım.
Geçmiyor.
"Yanıt vermiyor hanımefendi, bankanızla görüşünü" demez mi çocuk!
"Sepeti sağa çektim:
"Evim çok yakın. Para alıp geliyorum. Lütfen bu sepeti dağıtmayın."
Eve koşturdum.
Sokaklar, caddeler insan sesleri korna sesleri birbirine karışmıştı. Üstelik kornaların acı acı daimi çalmaları hızla geçen ambulanslar yüreğimi ağzıma getiriyorlardı.
Allah'ım neler oluyor güzel ülkemde?
Eşim üç gün önce küçük bir kaza geçirmişti. İhmal etti gitmedi hastaneye. Bugün gitti. Meğerse sağ eli iki yerden kırılmış... Hastanede elini II. Ramses gibi mumyalamışlar, sarıp alçıya almışlardı.
Bu nedenle bana hiç yardımı olamazdı.
Nefes nefese eve vardım. Ne olur ne olmaz, diye bir köşeye sakladığım parayı alıp yeniden markete koşturdum.
Market boşalmıştı.
Vay canına!
Ülkemin insanı ne de açmış!
Tıpkı ben gibi:)))
Evet ağlanacak hale gülüyoruz şimdi sevgili Gürsel Pal'ın dediği gibi...
Malzemelerimi alıp marketten çıktığımda güvenlik kapıda içeri girmeye çalışan insanları,
"Artık market kapandı... Giremezsiniz!" diye ellerini her iki yana açmış girmek için itişip kakışanlara engel oluyordu.
Eve uf puf vardım.
Eşim şaşırmıştı:
"Marketi mi satın aldın yoksa?"
Aklıma rahmetli annemin sözleri gelmeseydi inanın 2 süt ve ekmekle eve dönecektim.
"Kızım ben dokuz yaşında bir çocuktum. Savaş sonrası yokluğun içinde büyüdük. Annem buğday hasatı yapılmış, boş tarlalarından tek tek buğdayları toplardı ve eve gelir onları iki taşın arasında öğütür bize ekmek pişirirdi.", Allah, bir daha bize o yokluk günlerini göstermesin kızım... Her zaman yedeğinde az para, az da unun şekerin ve yağın olmalı."
Balkona geçip oturdum. Aman, aman ne gürültü vardı caddelerde. Marşlar söyleniyor ve bayraklar ellerde parmaklarda RABİA işaretleriyle tekbirler getiriliyordu. Bu durumu ilk kez gören; sanki ulusal bayramlarımız kutlanıyor sanırdı.
Canım ülkemin insanı neden ayaktaydı?
Bankamatiklerde neden bekler yüzlerce insan?
Araçlardan, ellerinde bayraklarla insanlar, neden bu saatte sokaklardalar?
Beş ezan çoktan geçti... Şu saatlerde minarelerden neden ALLAHUEKBER sesleri yükseliyor?
Emir büyük reisten gelmiş olmalı...
Evimde TV yok. Radyom yok.
Bilmemek ne kötü...
Sorularım çok doğal tabi...
SAHİ, ÜLKEMDE DARBE Mİ OLDU?
Neyse...Umarım değildir.
Yarın yurdumuzda umarım aydınlık ve huzurlu bir gün bizi karşılar.
Kalın sağlıcakla...

Emine Pişiren/ Altınoluk
16.07.2016


.Eleştiriler & Yorumlar

:: Sahi, ülkemde darbe mi oldu?
Gönderen: Zümrüt Mimoza / , Türkiye
27 Temmuz 2016
Ağlanacak halimizi ne güzel anlatmışsınız. Kaleminize sağlık Emine Hanım'cığım.




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın türkiye kümesinde bulunan diğer yazıları...
Ne Şam'ın Şekeri Ne Arabın Yüzü
Artık
Ben Nasıl Yıkılmam? Dağlar Bile Yıkılır, Dağlar Bile…
Baba Seni Öpmek İstiyorum
Kör, Körün Ardından Giderse Soluğu Hendekte Değil, Uçurumda Alacaktır.
"Çağdaş İzmir Kimliği" Türkiye"nin Gururudur...
Kırgınım Hem de Çok Kırgınım
Şayet Ölümünüze Bir Adımınız Kalmış Olsaydı...
Kazanan Kaçak Ermeni İşçileri Kaybeden de Türk Tekel İşçileri
Eh, Burası Türkiye

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Yarım Somun Yemek İçin Orospuluk
Havada Bok Kokusu Var Baba
Siz Böyle Yanmıyor Musunuz? - 2 -
Değerli Yazım Dostumuz Sayın...
Anne, O Abi Neden Duvara İşiyor?
Yoksa Öldüm de Cehennem de mi Yaşıyorum Ben Anne?
Allah'ın Laneti Üzerlerine Olsun!..
Entellektüel Kadınlar Nasıl Bir Erkek Arar?
Sular Altında Uyumaya Bırakılan Tarihimiz
Bak Anne! Artık Gülebiliyorum.

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Adamdan Saymışız [Şiir]
Ah Ulan Istanbul! [Şiir]
Hangi Dua İle Sana Gelelim? [Şiir]
7. Didim Şiir ve Şairler Buluşması [Şiir]
Çekinme Söyle [Şiir]
İsterdim [Şiir]
Madem ki... [Şiir]
Davetsiz Konuk - 1 - [Şiir]
Git Demene Gerek Yok [Şiir]
İstanbul_um [Şiir]


Emine Pişiren kimdir?

Yazmayı, okumayı ve birikimlerimi paylaşmayı seven biriyim. Edremit'in yerel bir gazetesinin köşe yazarıyım. Bazı web sayfalarında da edebiyat adına paylaşımlarım yayınlanmaktadır. Sevgi ve ışık sizle olsun.

Etkilendiği Yazarlar:
Mehmet Emin Yurdakul, Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Victor Hugo, Balzac, Leo Buscaglia, Eric Frrom, Irvın Yalom, Dale Carneige, Doğan Cüceloğlu, Haluk Yavuzer...


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Emine Pişiren, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.