..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Düşgücü güzelliği, adaleti, mutluluğu yaratır. -Pascal
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Kesinlikle Karşıyım! > Vildan Sevil




8 Mart 2017
2017’nin 8 Mart’ı Bu Ülkede Çığlık Çığlığa #hayır’dır  
“Öz kızımı bile kucağıma alıp sevemiyorum, çünkü tahrik oluyorum”

Vildan Sevil


“Bana cehennem ehlini gösterdiler: Çoğunluğu kadındı” “Ben zaten kadın erkek eşitliğine inanmıyorum.” “Kadınları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz” “Tecavüz edeni 4 gün odaya kapatmak yeter.” “Kadın herkesin içinde kahkaha atmamalı” “'Tecavüze tahrik eden kadın cezalandırılsın”


:CEG:
EVLAT ACISINA SON DEMEK İÇİN!
2002’de neredeyse en aza inen terörle mücadele ve terör saldırılarının özellikle 7 Haziran Seçimlerinden sonra artışı bir rastlantı mıdır?

2002'den 2016 sonuna kadar AKP iktidarında 1009 terör saldırısı bin 148 ölüm 3 bin 731 yaralı. Sadece 2016 yılında 7 terör saldırısı.

7 Haziran 2015 seçiminde iktidarın beklediği oy oranına ulaşamadığını biliyoruz. Bu tarihten sonra Güneydoğu’da sokağa çıkma yasaklarının başlamasıyla birlikte yapılan operasyonlarda yaşamını yitiren asker, polis ve korucu sayısı 1000’e yakın. Ulusal Kurtuluş Savaşı veriyoruz diye tufaya getirilip savaşa sürülen, yitirilen Kürt gençlerinin sayısı belirsiz.

Bu süreçte silahsız olmalarına rağmen, çatışma dışındaki siviller içerisinde 200’e yakını çocuk olmak üzere 800 civarında sivil ölümü gerçekleşti. Taybet Ananın, Miray bebeğin suçu neydi?

Çok ilginçdir ki soluğumuzu dinleyen devlet, aylar süren hendek kazılımından, evlerin cephanelik haline getirilmesinden haberdar olmamıştı. Sonuç, bunca şehit, ölüm, sakatlanma, göç…

Bu bölgede, 100.000’in üzerinde ev ve işyeri elbirliğiyle yakılıp yıkıldı. 3 milyona yakın insan kendi topraklarında mülteci oldu, sığınacak yer aradı.

2002-2016 yılları arasında, madenlerde, inşaatlarda, tersanelerde ama patronların hep yakayı kurtardığı o işyeri katliamlarında (Onlar kaza diyor) 18.000 işçi öldü.

Can ciğer kuzu sarması iken Esat, her ne hikmetse Şam’da Emevi Camisinde namaz kılmaya karar verilince Esed’in ülkesine “Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik” edasıyla dalınca evi barkı başına yıkılmış, kaçan gelen, denizlerde boğulan 3 milyon Suriye’li mültecinin trajedisi ayrı bir konu. Oradan gelen şehitlerimizle sönen ocaklar da can yarası, yürekler acısı.

Bu insanların tümünü analar, biz kadınlar doğurmadık mı?

Artık böyle evlat acıları yaşamamak için bu yıl 8 Mart’ta hep birlikte haykırıyoruz:
EVLAT ACISINA #HAYIR! #HAYIR! #HAYIR!


BEBEK VE ÇOCUK TECAVÜZLERİNE, TİCARETİNE SON DEMEK İÇİN!

Son 14 yılda giderek büyük bir hızla artan bebek ve çocuk tecavüzleri…

Türkiye, çocuk istismarı, özellikle cinsel istismar sıralamasında dünya üçüncüsü.

Yalnızca geçen yıl Türkiye genelinde 18.000, son on yılda ise 250.000 çocuk cinsel istismara uğramış. Bunlar, adliyeye, oradan basına yansıyan olaylar.

Van’da 38 günlük, İslahiye’de 9 aylık, değişik yerlerde 1-5 yaş arası bebek tecavüzleri…

Ayrıca Antep-Kilis Tabip Odası raporlarına göre Nizip ve İslahiye’deki mülteci kamplarında, 1-8 arası çeşitli yaşlarda saptanabilen 40 bebek ve çocuk tecavüzü…

Şakran, Pozantı cezaevlerinde tecavüze uğrayan çocuklar…

Aile Bakanının “Bir kere olmuş” diye hafife aldığı Ensar Vakfı- Kaim-Evlerinde 45 çocuğa tecavüz…

MEB’nın tamamen devre dışı bırakıldığı, eğitim ve öğretimin, çocukların barındırılmasının cemaatlere, hacılara, hocalara teslim edildiği Ensar Vakfı, TÜRGEV, Birlik Vakfı, Hayrat Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti, Önder Vakfı vb kuruluşlarla, merdiven altı Kuran Kursları, İmam Hatip Okulları… Hepsinde çocukların beynine her türlü korkunun, kayıtsız koşulsuz itaatin işlendiği yerlerde ise ancak basına yansıyan olayları duyabiliyoruz.

Çocuk fuhşu ve ticaretine gelince… Pek çok haberin yanı sıra özentini verdiği için konuyla ilgili bir linki vermekle yetineceğim. İnanın bunları araştırırken okurken, bu yazıyı yazarken bile alt üst oluyorum ve kendimi toparlamam yine zaman alacak sanırım.

http://www.diken.com.tr/turkiyenin-cocuk-istismari-somuru-karnesi-suriyeli-kizlar-yasa-gore-siparis-ediliyor/


DOĞURDUĞUMUZ CANLARIMIZIN BÖYLE BELALARA UĞRAMASINA DA HEP BİRLİKTE #HAYIR! #HAYIR! #HAYIR!


VÜCUDUMUZU VE RUHUMUZU TACİZ, TECAVÜZ VE TİCARETTEN KORUMAK İÇİN!

Kadınlara yönelik erkek şiddeti, cinsel istismar, tecavüz üzerine tüm kadın örgütleri tepkilerini gösteriyor, istatistikler yayınlıyor. Pek çok yazı yazılıyor. Ben de epeyce yazı yazdım.

Sayılara kısaca bakıp geçelim. 2002 yılında kocası, aileden bir yakını, sevgilisi tarafından öldürülen kadın sayısı 65 iken 2002-2015 arası 5406 kadın öldürülmüş. Yılda 400’ün üzerinde. 2016’da ise 800 kadın öldürülmüş. Bunlar sadece adliyeye yansıyan rakamlar. Şiddete, baskıya dayanamayıp intihar edenler, sığınma evlerine kaçanlar hariç.

Her gün ortalama şikayet edilen edilen tecavüz vakaları ise 22. Korkup şikayet etmeyenler, tacizler, aile sırrı olarak gizlenen o korkunç aile içi cinsel saldırılar da hariç.

Kocası, babası, aileden başka biri tarafından fuhuşa sürüklenenler de hariç.

Bunların son 14 yılda hızla artmasının nedenleri, gelir dağılımındaki eşitsizliğin artması, yoksullaşma, din iman derken ahlaki değerlerin aşınmasının, körelmesinin yanı sıra devletçe nasıl teşvik edildiğini görmezden mi geleceğiz?
Aşağıda biraz da ona değineceğiz.
ELBETTE VÜCUDUMUZA, RUHUMUZA BU BELALARI REVA GÖRENLERE “#HAYIR! #HAYIR! #HAYIR!” diye haykıracağız!

BÜTÜN BU BELALARA ÇAĞRI ÇIKARTAN, KADINI META VE MÜLK OLARAK GÖREN ŞERİATÇI, GERİCİ ANLAYIŞI DAHA DA GÜÇLENDİRMEMEK İÇİN!

Aşağıda okuyacağınız alıntılar, son 14 yılın iktidarda görev yapmış politikacılarına, diyanet fetvalarına, cübbeli cübbesiz, sarıklı sarıksız hacı hoca takımına, hatta kimi ilahiyatçılara aittir. İnanmayan, Google adlı başdanışmana cümleleri yazarak sorabilir.

“6 yaşındaki çocukla evlenilebilir.”
“Öz kızımı bile kucağıma alıp sevemiyorum, çünkü tahrik oluyorum”
“Bana cehennem ehlini gösterdiler: Çoğunluğu kadındı”
“Ben zaten kadın erkek eşitliğine inanmıyorum.”
“Kadınları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz”
“Tecavüz edeni 4 gün odaya kapatmak yeter.”
“Kadın herkesin içinde kahkaha atmamalı”
“'Tecavüze tahrik eden kadın cezalandırılsın”
”Kadın tecavüz çocuğunu doğursun”
'' Anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün? Anası ölsün''.
“Çalışan kadın, kocasının emrinde olmayı uygun bulmuyor ama patronuna hizmeti haysiyetine uygun buluyor.”
“Çalışan kadın, kocasına muhtaç değilim deyip yuvasını dağıtıyor
(Ama erkek, birkaç kadın alabilir elbette. Caizdir.V.S)
Çalışan kadın, fuhuşa hazırlık yapan sürece destek oluyor.”
"Nişanlıların flört etmeleri, dost hayatı yaşamaları, dedikoduya mahal verecek şekilde baş başa kalmaları, öpüşmeleri, el ele tutuşmaları ve benzeri İslam’ın onaylamadığı davranışlardan uzak durmaları gerekir"
"Hamileliği davul çalarak ilan etmek bizim terbiyemize aykırıdır. Böyle karınla sokakta gezilmez. Her şeyden önce estetik değildir. 7-8 aydan sonra anne adayı biraz hava almak için beyinin otomobiline biner, biraz dolaşır.”

Bu alıntılar arşivimden bazıları. Yazmakla bitmez bu inciler (!)
Kadın, bebek, çocuk demeden tecavüz ve katletme olaylarındaki artışın artalanında basında hiç sakınmadan, sıkılmadan bunlar söylenirse, hutbelerde, Kuran kurslarında ve ellerine geçirdikleri sözde eğitim kurumlarında sürekli bu anlayış işlenirse toplum ne hale gelir?

İşte sonuç, eseriniz: 2015-2016 eğitim öğretim yılında okula devam etmeyen 143.62 kız çocuğu var.

15 yılda fuhuş yüzde 790, öldürme olayları yüzde 261, çocukların cinsel istismarı yüzde 434, uyuşturucu bağımlılığı yüzde 678, cinsel taciz yüzde 449.

Bütün bu taciz tecavüz suçlarının sanıkları, duruşmalarda kravat taktı, saygıda kusur etmedi, erken boşalmakla malul, kısa etek giydi tahrik etti, gözünün ucuyla baktı tahrik etti, dekolte giyindi tahrik etti, ‘gece sokakta ne işi vardı?’ tahrik etti gibi yığınla suçu hafifletici neden icat edilerek ön kapıdan alınıp arka kapıdan salınırsa, ceza indirimleri yapılırsa kadınlar, tümüne “Aferin haklısınız, evet evet, oh oh, aman aman devam edin” mi diyecek?

Mehmet Akif Ersoy “Yarab bir hilal uğruna ne güneşler batıyor” demişti ya…

Kadınlar da “Bir iktidar uğruna ne canlar gidiyor, ne acılar çekiliyor.” diye haykırıyor bugün.

2017 8 MART Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde hep birlikte çığlık çığlığa haykırıyoruz!

Bütün bu politikalara milyonlarca kadın, milyonlarca kez “#HAYIR! #HAYIR! #HAYIR!” diyoruz.

#HAYIR! #HAYIR #HAYIR! #HAYIR! #HAYIR! #HAYIR!

07.03.2017
Vildan Sevil

.Eleştiriler & Yorumlar

:: Boşverin hocam,
Gönderen: Mustafa Yener / , Türkiye
8 Mart 2017
Ah be değerli Vildan hocam, geçmişe saplanıp kalmış, hala bu acılarla uğraşıyor, 8 Mart'ı hala "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" olarak hatırlıyorsunuz. Oysa dünya çok değişti be hocam. Kapitalizm kazandı, biz kaybettik. "Emekçi" kelimesi ustalıkla kurşuna dizilip, toprağa verildi. 8 Mart artık sadece "Dünya Kadınlar Günü". Ve ülkemin ezen, ezilen tüm kadınları onu bu haliyle çok daha fazla benimsedi. Sizde kendinizi bu sorunlarla eder etmeyi bırakın artık. Alışverişe çıkın, yeni bi şeyler satın alın, "sevindirin kendinizi".




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın kesinlikle karşıyım! kümesinde bulunan diğer yazıları...
Erkek Egemen Toplumdan Erkek Dininin Egemen Olduğu Topluma
N. Ç!.. N. Ç!.. N. Ç"ler!.. Hepimiz Tecavüzcüyüz!..
Geçmişin İzdüşümünde Bir Kısır Döngü
Cumhuriyetin Rövanşı Ya da Şeriata Doğru Adım Adım Mı?..
Kadın Sorunları, Piyasa ve Üreme Organlarımız/ (8 Mart Yazıları - IV)
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü"nden, Şapşal Şabalak Konserlere, Cicili Bicili Mağazalara // (8 Mart Yazıları – I)
12 Eylül Vahşeti ve Davası Üzerine (Iı)
12 Eylül Vahşeti ve Davası Üzerine (I)
Savaş… Savaş… Savaş… Ölüm… Ölüm… Ölüm...
Akkuyu"da Ateşböcekleri Çığlık Çığlığa... Nükleere Hayır!..

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Referandum Gününden Hoş Sedalar
Birgün Ben, Belki Bir Sığırcık Kolonisinin İçinde, Belki Yıldızlarla Birlikte Göklerde…
30 Mart 1972 Kızıldere Katliamı (Dev, Baş İstiyor/ G. Akın)
18 Mart 1915. Çanakkale O Gün Geçilmedi. Ya Bugün?
Almanya, Hollanda, Türkiye Gerginliği ve Ah Şu Benim Şeytan
Ah Sevgilim, Aşkım Benim! 14 Şubat’ta Nerelere Gidelim?
Değerli Atilla Karaduman Bey, Gerçekten "8 Mart’a Lanet Olsun" Mu?
Bir 8 Mart Daha Geçti, Ama Nasıl Geçti?
Twetter’dan Esinlenerek 32 Kısım Tekmili Birden Sorular
Tahir Elçi ve Kendi Masumumuz, Kendi Mazlumumuz

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Duruşma [Şiir]
Dedem Düşlerime Giriyor [Öykü]
İlk Sosyalist Muhtar Fevzi Ağabey [Öykü]
Çocukların Çığlığından Göklerin Tılsımına [Öykü]
Dolunayda Uyku Tutmaz [Öykü]
Düşselin Gerçeğinde, Gerçeğin Düşselliğinde [Öykü]
Oy Madimak, Madimak!.. Sen Artık Türkülerle Değil, Ateşlerle Anılmaktasın [Öykü]
Ben Ölürken [Öykü]
Gece, Mehtap, Selene, Apollon ve Ben [Öykü]
Aşk"a Geldin, Hoş Geldin!.. [Öykü]


Vildan Sevil kimdir?

Koşuşturmaktan yoruldu. Altmışından sonra, çok yabancısı olduğu teknolojiyle, sanal ortamda kalem oynatmaya kalktı. İletişim kurmak, duygu, düşünce, birikim paylaşmak, genç kuşaklardan yeni şeyler öğrenmek istedi. Yazarlık deneyimine burada adım attı. İşte böyle sınır tanımaz bir "dinazor ". . . Başarır mı acaba ?

Etkilendiği Yazarlar:
Marx, Engels, Freud, Nietzsche, Adorno, Horkheimer, Foucault, Antik Grek, Rus , Fransız yazını, Amado, Marquez, Llosa, Asturias, Lübnanlı Amin Maalouf...Elbette Nazım, Aragon, Neruda ve nice ozan/şair...


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Vildan Sevil, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.