..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
En bilge insanlar bile arasıra bir iki zırvadan hoşlanırlar. -Roald Dahl
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > İnceleme > Dönemler > Muhammed CAN




4 Eylül 2017
Afrika’da Nal Toplamak!  
Muhammed CAN
Amerika’nın yeni Stratejisinin son Kartı; Türkiye İslamcıları aracılığı ile direniş eksenli İslam’ın Afrika’ya yayılışını engellemek.


:DDD:
Afrika’da Nal toplamak!
Ocak 23, 2015 - 6:42


Amerika’nın yeni Stratejisinin son Kartı; Türkiye İslamcıları aracılığı ile direniş eksenli İslam’ın Afrika’ya yayılışını engellemek.


Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Otuz beş yıldır Amerika ve müttefikleri; İslam inkılabından aldıkları büyük darbenin verdiği sersemlikten dolayı, tam olarak ne yaptığını bilememektedir.

Önce Afganistan, ardından Irak-İran savaşı, bunlarda isteğine ulaşamadığını görünce sırada Irak vardı.

Ve oradan da aldığı büyük yenilgiden sonra (yerli uşakların deyimi ile ABD’nin, Irak’ı İran’a altın tepside sunmak) ABD’nin siyasi ruhu, Kenyalı bir kölenin oğlunda hulul ederek, yaşamak zorunluluğu hissetmişti.

ABD’nin bu yeni stratejisinde Obama'nın kimliğini ve renk kartını, Hürriyet ve Adalet arayışındaki dünya halklarına bir kalkan olarak kullanacağını 2008’de ‘‘Zulmün ve Köleliğin rengi nedir’’ başlığı altında yazmıştık dönemde yazdığımız söz konusu yazıda ABD dış siyasi stratejisindeki yenilginin ana sebeplerini ve dış siyaset değişimlerin nedenlerini 12 başlık altında toplamıştık. Bugün o başlıklardan birini kısmen açalım. O da ‘‘8-Yeni (İslam) ekonomi Model’inin Asya ve Afrika'da zemin arayışı’’ idi.

Aradan geçen 7 Yıllık süreçte;

-ABD, Asya ve Ortadoğu’daki hegemonyasını kaybetti.

-ABD ve İsrail Müttefiki olan Mısır, Hal-i hazırda cadı kazanı.

-Yemen Devriminin tamamlanması ile Suudi Krallığında (bu satırları kaleme aldığımda Kralın öldüğü haberleri geliyordu) sonun başlangıcı süreci.

- İsrail: Hizbullah’tan aldığı ölümcül darbelerle var-yok-oluş kâbuslarını görüyor.

- İran’la sıcak savaş cesareti olmayan ABD ve İsrail, Suriye üzerinden direnişin can damarını kesmek için önce Tunus’ta başlattığı, sözde Arap Baharı (Yasemin devrimi) ile asıl hedefinin Suriye’yi ‘‘Direnişin altın halkası’’ olmaktan çıkartmaktı. Başaramadı…

- Irakta olduğu gibi Suriye yenilgisinden sonra Muhammedi İslam’a karşı bir siper daha geri çekilmek sorunda kaldı.

- İhvan İslamcılığı ile Ortadoğu’da hedeflediği yeni “Siyasal İslamcı Paradigmayı” oluşturamayan ABD ve İsrail, elindeki bu kartın başka bir versiyonu olan “Yeni Osmanlı İslamcıları”nı, kendi adına şimdi de Afrika’ya, Somali’den başlayarak açılmayı planlıyor.

***

Son yüzyıllık tarihe aşina olanlar çok iyi biliyorlar ki Türkiye, her zaman ABD güdümünde ve onun çıkarlarına uygun politikaları uygulamak zorundadır. Zira Türkiye; ABD ve NATO tarafından işgal edilmiş batı dünyasının (Askeri, kültürel, ekonomik, siyasi…) değerlerini savunan “Ön Asya uydu devleti” olmaktan kurtulamamıştır. Öyleyse Batı dünyası adına Türkiye’nin ayak bastığı yerde, kesinlikle kan ve gözyaşı akacaktır.

Amerika’nın yeni Stratejisinin son Kartı; Türkiye İslamcıları aracılığı ile direniş eksenli İslam’ın Afrika'ya yayılışını engellemek.

Batı dünyasının sahip olduğu Emperyal ve Kapital hedefin ve onlara karşı duran Devrimci İslam'ın; Ortadoğu’dan sonra ikinci büyük mücadele sahası Afrika!

Zira Türk Politikacıların ‘‘Stratejik derinlik’’, ‘‘Yeni Türkiye’’, ‘‘İleri demokrasi’’ gibi kavramların siyasal karşılığı, Türkiye’nin dış politika adına, bu iş için ne kadar gönüllü davrandıklarını gösteriyor.

Türkiye CB’nın, Somali’de bulunduğu saatlerde meydana gelen patlama ve aynı saatlerde Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu, Dünya ekonomi Formu’nun düzenlendiği Davos’ta ‘‘İnsanlık tarihine bakacak olursak yeni bir ortak tarih algısına ihtiyacımız söz konusu ekonomik, politik ve kültürel anlamda yeni bir dünya düzenine, katılımcı bir dünya düzenine ihtiyacımız var” diyordu. Davutoğlu bunları söylerken, bir kez daha anladım ki Bu cümlenin karşılığı ‘‘Yeni (İslam) ekonomi Model’inin Asya ve Afrika'da zemin arayışına’’ alternatif olma arayışıdır. Hem de Davos’ta!

Davutoğlu’nun cümlede kullandığı; ‘‘…yani bir ortak tarih algısı… Ekonomik, politik ve kültürel anlamda yeni bir dünya düzenine…’’ den, kimlerle ve nasıl olması gerektiğini net açıklamamış olsa da biz onun ne anlama geldiğini ve ne demek istediğini çok iyi anlıyoruz.

***

Milletlerin tarihlerinde kendi inançlarına uygun devinimlerini, başka milletlerin engellediğini tarihte görmek mümkün değil. Zira tarihin kendine has yasaları vardır. Uluslararası emperyalist örgütlerin İslam coğrafyasına sömürü ve kan banyosundan başka verebilecek hiçbir değeri yoktur.

Aslında bunu kendileri de çok iyi biliyor bu nedenle dağılan imajlarını, saldırgan tutumlarını ve oluşturdukları istikrarsızlığın “Kâhyalarını” değişmek istemeleri onlar açısından normal karşılanmalı. Ama biz biliyoruz ki batılılar ve onların yerli uşakları, ne zaman İslam coğrafyalarında ‘‘Medeniyet’’, ‘‘Sosyal adalet’’, ‘‘Demokrasi’’ ve ‘‘Özgürlük’’ kavramlarını kullanmışlarsa, aslında ‘‘Cehalet’’, ‘‘Sömürü’’, ‘‘Despotizm’’ ve ‘‘Esaret’’i kast etmiş ve de bunları getirmişlerdir.

Evet, Ortadoğu’dan sonra sıra şimdi de Afrika’da!

Savaş meydanlarından gerisin geriye çekilen (Afganistan, Irak ve Libya gibi), çekildiği her bir siperi ateşe veren ABD’nin sığır hırsızı kovboyları, bu yolda koşturdukları atlardan dökülen nallarını, Nalbantçılara toplatırlar.

Oysa zaman; İslamcı iktidarların(!) Kuneytra kanının bedelini almak zamanı olmalı değil miydi?!

Efendileri teveccüh etmişler, Afrika’yı yeniden keşfetmiş gibi davrananlar da biliyor olmalı ki Tarih, bize; Muaviye iktidarının ‘‘gizli gönüllü kadılık görevi’’ ni üstlenen Ebu Musa El-Eş’ari’nin, Malik Eşter’in karşısında gündüze gece, geceye gündüz dediğini kaydetmiştir.

Bir de Osmanlı’da meslek olarak kabul görmüş, ‘‘Sele Kethudalığı’’ var ki bu da ayrı bir yazıda incelenmeli.




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın dönemler kümesinde bulunan diğer yazıları...
O Karede Ne Vardı?
Afrika’da Nal Toplamak!

Yazarın İnceleme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kürt İslam Tarihine Farklı Bir Bakış (I)
Bugün Tek Bağımsız Devlet İran’dır
Velayet-i Fakih ve Siyasla İslam
Cemre Düştü!
İslamda Kadının Rolü - 1
3. Dünya Savaşında İranı'ı Anlamak!
Arap Dünyasında Ortaçağın Sonu Mu?
Ali Şeriati'den Esintiler - 3
Ali Şeriati ile Kürt Sorununa Bakış ve Yeni İslamcıların Senaryoları
İslam Dünyasının Arayışı

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Dost İçin [Şiir]
Serzeniş [Şiir]
Ne İnsanlar Gördüm [Şiir]
Bizde Ne Anne'ler Var [Şiir]
Ey Gazzeli Cocuk! [Şiir]
Ayrılık Senfonisi [Şiir]
Sendin [Şiir]
Hatıram! [Şiir]
Namus'un Adına! [Şiir]
Hum Kıyısında Bir Gece [Deneme]


Muhammed CAN kimdir?

. . .


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Muhammed CAN, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.