..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Sorularla dolu bir kitap... hiçbir zaman eksiksiz olamaz. -Robert Hamilton
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Tarihsel Olaylar > Ömer Faruk Hüsmüllü




16 Mart 2018
Bayrağın Türklerde Önemi  
Ömer Faruk Hüsmüllü
Bir ulusun birliğini simgeleyen, belli bir topluluğun ya da bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimi özel olarak tasarlanmış, çoğunlukla dikdörtgen biçiminde olan ve genellikle bir göndere çekilen, bir yere asılan kumaş.


:BCB:

Bayrak nedir? Tanımı sözlüklerde şöyle: Bir ulusun birliğini simgeleyen, belli bir topluluğun ya da bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimi özel olarak tasarlanmış, çoğunlukla dikdörtgen biçiminde olan ve genellikle bir göndere çekilen, bir yere asılan kumaş.
Müslümanlıktan önce Eski Türklerde her boyun, katı maddelerden yapılan, gönder ya da mızrağın ucuna takılan bir çeşit bayrak olan kendine özgü bir “alem”i vardı. Müslüman Türk devletlerindeyse, devletin ve hükümdarın belirtilerinin yanı sıra bayrak da kullanıldı.
Osmanlı devletinde, donanma bayrakları, Mahmud I döneminde ve daha sonra yeşildi. Selim III, bayrağın rengini kırmızıya dönüştürürken, hilal biçimindeki ayın karşısına da sekiz köşeli bir yıldız ekletti. Yeniçeri ocağının kaldırılmasından(15 Haziran 1826) sonra, bayrak yerine “sancak” adı kullanılmaya başlandı. Kırmızı zemin üstüne hilal biçimli ay ve sekiz köşeli yıldızdan oluşan bayrak, XIX. yy’ın ilk yarısında Osmanlı İmparatorluğu’nun resmi bayrağı olarak kabul edildi. Bayrak üstündeki yıldız, Abdülmecit döneminde beş köşeli hale getirildi. Saltanat kaldırılıp (1 Kasım 1922) cumhuriyet ilan edilince, yalnız iki bayrak varlığını korudu: Ulusal bayrak, Hilafet Bayrağı. Hilafetin kaldırılmasıyla hilafet bayrağı da tarihe karıştı.
Günümüzdeki Türk bayrağı, 29 Mayıs 1936′da çıkarılan bayrak yasasıyla kesin biçimini almış ve boyutları kesin olarak belirlenmiştir. Türk bayrağının ölçülerinde temel birim bayrağın genişliğidir. Bayrak yasasına göre, Türk bayrağında, (A) dış ay merkezinin uçkurluğa uzaklığı genişliğinin 1/2′sine, (B) ayın dış çemberinin çapı genişliğin 1/2′sine, (C) ayın iç ve dış merkezlerinin birbirine uzaklığı genişliğin 1/16′sına, (D) ayın iç çemberinin çapı genişliğin 2/5′ine, (E) yıldız çemberi ile ayın iç çemberi arasındaki uzaklık genişliğin 1/3′üne, (F) yıldız çemberi çapı genişliğin 1/4′üne, (L) bayrak boyu genişliğin 11/2′sine, (M) uçkurluk genişliği bayrak genişliğinin 1/30′una eşit olmalıdır.
Gene bayrak yasasına göre, bayrağın örneğini içeren bir madde ya da eşya, basılacak ve oturulacak yerlere serilemez; bayraktan perde, örtü, vb. dikilemez; bayrak yalnızca özel direk yada göndere çekilebilir; direk yada göndere çekilen bayrak, yırtık, delik, sökük, kirli, rengi solmuş, buruşuk olamaz.
Cumhurbaşkanlığı forsunun sol üst köşesinde, çember biçiminde dizilmiş, her biri günümüze kadar kurulmuş bağımsız Türk devletlerini simgeleyen 16 yıldız vardır; çemberin ortasındaysa, 17.bağımsız Türk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni simgeleyen 16 ışınlı bir güneş bulunur.
Bir de bayrağın ne olduğunu büyük şair Arif Nihat Asya'dan dinleyelim:
Bayrak
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü…
Kızkardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
Işık ışık, dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder…
Gölgende bana da, bana da yer ver!
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar!
Yurda, ay-yıldızının ışığı yeter.

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün
Kızıllığında ısındık;
Dağlardan çöllere düşürdüğü gün
Gölgene sığındık.

Ey şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalı;
Barışın güvercini, savaşın kartalı…
Yüksek yerlerde açan çiçeğim;
Senin altında doğdum,
Senin dibinde öleceğim.

Tarihim, şerefim, şiirim, herşeyim;
Yer yüzünde yer beğen:
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim!

Arif Nihat Asya



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın tarihsel olaylar kümesinde bulunan diğer yazıları...
Atatürk’ün Adalet ve Ahlâk Konularındaki Sözleri
Osmanlı Padişahları Nerede, Ne Zaman ve Neden Öldü?
İstiklâl Marşımızın Kabulünün 97'nci Yılı Kutlu Olsun
Akşemsettin Fatih Gelince Neden Ayağa Kalkmadı?
Türk Devletleri Ne Zaman Kuruldu ve Ne Zaman Yıkıldı?
Dünya Atatürk'ü Nasıl Biliyor

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kitapları Yakın, Kütüphaneleri Yıkın!
İktidara Gelebilmek İçin Tüyolar!
Korkuyorum,korkuyorsunuz,korkuyorlar - 3
Kitapsız Bir Din Doğdu,haberiniz Var mı?
Kitapsız Türkiye
Kızılderili Soykırımı / American Natives Genocide
Mağaranın Kamburu Romanından Seçmeler…
Kitaplarımı Basacak Yayınevi Arıyorum
Ekmeklerini Çöpten Çıkaranlara Selam Olsun
Facebook’a Bir Önerim Var

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Kusurî"den Tırtıklama [Şiir]
Zam Zam Zam... [Şiir]
Tırtıklama (Kazak Abdal'dan) [Şiir]
Yoklar ve Varlar [Şiir]
Âşık Dertli"den Tırtıklama [Şiir]
Dostlarım [Şiir]
İstanbul,sana Âşık Bu Kul [Şiir]
Namuslu Karaborsacı [Şiir]
Elem Bağları [Şiir]
Toprağın Oğlu [Şiir]


Ömer Faruk Hüsmüllü kimdir?

Uzun süre Oruç Yıldırım adını kullanarak çeşitli forumlara yazı yazdım. İddiasız iki romanım var. Çok sayıda siyasi içerikli yazıya ve biraz da denemelere sahibim. Emekli bir felsefe öğretmeniyim. Yazmaya çalışan her kişiye büyük bir saygım var. Çünkü yazılan her satır ömürden verilen bir parçadır.

Etkilendiği Yazarlar:
Az veya çok okuduğum tüm yazarlardan etkilenirim.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Ömer Faruk Hüsmüllü, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.