..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Prensiplerden hoşlanmam. Önyargıları yeğlerim. Daha içtenler. -Oscar Wilde
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Toplum ve Birey > Ahmet Zeytinci




28 Nisan 2018
Nikah Törenine Azıcık Espri Katmanın Bedeli Bu Kadar Ağır Olmamalıydı  
Ahmet Zeytinci
Çok kısa bir zaman önce nikah memuru arkadaşın sorduğu soruya esprili bir şekilde cevap vermek isteyen gelin hanım 'Hayır demek ne mümkün, tabii ki evet' yanıtı nedeniyle memurun nikâhını kıymadığı gelin Hatice Koşman, amacının sadece şaka yapmak olduğunu söylüyor. Damat Turgut Dinçer Güneri ise memura tepkili: ''15 dakika dil döktük, ikna olmadı. Yaptığımız tüm masraflar boşa gitti'' diye konuşmuştur... Değişik zamanlarda değişik cevap veren bir sürü insanı ben de biliyorum. En nihayetinde prosedür böyle ise bile, biraz hoş görülü olmak hiç de zor değildir ki böyle bir cevap verildi mi memur arkadaş olgunluk ile karşılayıp ''Bir daha ki nikahınızda sakın böyle bir şey söylemeyin hemi.'' deyip olaya esprili bir yaklaşım da getirebilirdi...


:ABD:
Nikah, birbirini seven iki yüreğin helal dairesinde hayatlarını birleştirmelerinin en önemli, mutluluk dolu göstergelerinden, yapı taşlarından birisi... Hayat, her zaman erkek veya kadın bir eş ile daha da tatlı, daha da renkli geçecektir...

Eşimiz olacak hatun kişiyi istemeye giderken dizlerimiz titrer, azıcık yüreğimiz kabarır, heyecanlanırız haliyle... Söz, nişan derken hoop bir de bakmışsınız nikah memurunun karşısındasınız... Eşiniz ve siz o büyülü kelimeyi, eveti söylediğinizde, omuzlarınızdan bir yük kalkar, daha sonra tabi ki hayat gailesi ile başka yüklerde binecektir kadın ve erkeğin omuzlarına...

Bilirsiniz ki esprili bir milletiz biz Türkler... Belki de bu espri yeteneği bizim genlerimizde var. Dünya çapında çok önemli gülmece ustalarımız vardı geçmişte, şimdilerde de var tabi ki... Nasrettin Hocalar, Bekri Mustafalar, Temel ile Dursun hep bizimdir... Zaman aman akıl dolu esprilerimiz olsa da bazı zamanlarda olur olmadık yerlerde de esprileri patlatırız, kimi nikah törenlerinde olduğu gibi...

Çok kısa bir zaman önce nikah memuru arkadaşın sorduğu soruya esprili bir şekilde cevap vermek isteyen gelin hanım 'Hayır demek ne mümkün, tabii ki evet' yanıtı nedeniyle memurun nikâhını kıymadığı gelin Hatice Koşman, amacının sadece şaka yapmak olduğunu söylüyor. Damat Turgut Dinçer Güneri ise memura tepkili: ''15 dakika dil döktük, ikna olmadı. Yaptığımız tüm masraflar boşa gitti'' diye konuşmuştur... Değişik zamanlarda değişik cevap veren bir sürü insanı ben de biliyorum. En nihayetinde prosedür böyle ise bile, biraz hoş görülü olmak hiç de zor değildir ki böyle bir cevap verildi mi memur arkadaş olgunluk ile karşılayıp ''Bir daha ki nikahınızda sakın böyle bir şey söylemeyin hemi.'' deyip olaya esprili bir yaklaşım da getirebilirdi...

Nikah Memuru arkadaş da haliyle kendini savunuyor ve de haklı olduğunu iddia ediyor. Kanunlar benden yana, gayet açık, net diyor... Kanunlara saygımız sonsuz tabi ki ama azıcık hoş görü ile bu iş halledilebilirdi.. Ne olurdu sonuçta, amirleriniz gelip de size hesap mı sorardı? ''Kanunu yerine getirdim, çiftler nikâh masasında şaka yapmasın'' Yani, memur arkadaş adam dünya evine giriyor, bırak da iki şaka, bir iki sululuk yapsın.

Esprili bir kaç cevabı inceleyelim. ''Espritüel damat kelime oyunu yapmış ... hayırlısıyla evet yerine "hayır" ve "lısıyla"yı bölmüş, araya da bir kaç saniye boşluk koyunca gelinin ödü kopmuş.'' İşte bir ilginç cevap örneği daha ''bizimkisi düğünden önce olduğu için öyle gelinlik falan yoktu üzerimde, nikah memuru sorduğunda, ben çok romantik bir cümle ile, gücümün yettiği,ömrümün bittiği ana kadar, eveeeeeeettttt dedim:aşığım: memur çok sert bir memurmuş ve hiç gülmezmiş, ama bana öyle bir gülümsedi ki, eşime dönüp ee damat bey böyle bir cümlenin altında kalmazsın inşallahh dedi, eşimdeee aynı cümleyi söyleyerek eveeeeeeeeeeeeettt diye bağırdı'' Nikah Memuru soruyor yine ''Siz x beyefendi y hanımefendi ile dönüşü olmayan bir yola girmek istiyor musunuz?girelim bakalım memur bey!'' İşte böyle ilginç cevaplar da var... Mutlu bir olay ise yaşanılmaya çalışılıyorsa fazla da germemek lazım, üzmemek lazım insanları... Kimse o nikahı niye kıydınız diye size hesap sormaz, görevden de almaz sizi...



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın toplum ve birey kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kaçırdığımız Keçileri Yakalayabilecek miyiz Bakalım
Ben Değiştim mi Dünya da Değişecek Demektir
Durumlar Kel İse Ne Yapmalı
Dünyayı Biz Yönetiyoruz Tripleri
Emekli Edelim Artık Bu Tosunları
O Bir İnsandı
Hızlı Yaşayıp Genç Ölünce Ceset Yakışıklı Olmayabilir
Kullanalım da Nasıl Kullanalım
Harbi Olmak İçin Harbiyeye Gitmenize Gerek Yok
Problemler Çözüldükçe

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kirlenmek Güzel midir Gerçekten
Demek ki Yürek ve Çalışmak
Var mı Onlardan Gerçekten
Böyle Protesto Olmaz
Aman Ha Günlük Burç Yorumunuzu Okumadan Güne Başlamayın
Santimetre Desimetre Fetömetre
Geziyor Mu Duruyor Mu
O Fiyata Kaç Tane Ayakkabı Fabrikası Kurarız Billahi
Sam Amcanın Dediklerinin Tam Tersini Yapmak Her Zaman Menfaatimizedir
Bu Gün Aslında Lafta Kalan Dünya İnsan Hakları Günü

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Esnaf Arkadaşlarız [Şiir]
Ulan Kerata [Şiir]
Gençlik Yıllarının Satır Araları [Şiir]
Gelin Yüreğime [Şiir]
Her Sakar Çocuğu Dövmek mi Lazım [Şiir]
Çocuklar Ölürken Susulmaz [Şiir]
Vatan Sevgisi [Şiir]
Biz Bin Yıldır Buradayız Bekliyoruz [Şiir]
Merhaba Dostlar [Şiir]
Hayatla Oynanan Oyunlar [Şiir]


Ahmet Zeytinci kimdir?

1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Ahmet Zeytinci, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.