..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Kötü bir barış, iyi bir savaştan daha iyidir. -Puşkin
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yaşam > Ahmet Zeytinci




10 Mayıs 2018
Az Kalsın Bir Çocuk Öldürecektim  
Ahmet Zeytinci
Çocuklar, ah bu çocuklar! Hem yaramaz, hem akıllı, hem çok bilmiş, hem pek fazla bir şey bilmez, hem sevimli, hem bize dert ortağı zaman zaman. Siz sanki çocuk olmadınız mı, hep bu yaşlarda mıydınız? İçinizde sizi sürükleyen bir çocuk yok mu? Zaman zaman onlara özenmiyor musunuz? Aralarına bir girsem iki top tepsem ya da saklambaç oynasam onlarla demediniz mi hiç?


:BJ:
Çocuklar, ah bu çocuklar! Hem yaramaz, hem akıllı, hem çok bilmiş, hem pek fazla bir şey bilmez, hem sevimli, hem bize dert ortağı zaman zaman. Siz sanki çocuk olmadınız mı, hep bu yaşlarda mıydınız? İçinizde sizi sürükleyen bir çocuk yok mu? Zaman zaman onlara özenmiyor musunuz? Aralarına bir girsem iki top tepsem ya da saklambaç oynasam onlarla demediniz mi hiç?


İnsan hayatının en güzel evresidir çocukluk. Para kazanma telaşı yoktur, ne siyasal ortam önemlidir onlar için ne de sosyal çalkantılar. Babaları anneleri kazanır onlarda afiyet ile yerler. Onlarda büyüyüp ana baba olunca onların da çocukları içlerinde hiç dert tasa olmadan yaşar gider, bu devran ta ezelden beri böyle döner. Hepimiz büyüdük, olgunlaştık, ana baba olduk, hatta kimilerimiz dede oldu lakin her zaman bir çocuk tarafımız var yine de... Merhametliyiz, duygu yüklüyüz... Ancak bu yaşananlar haliyle üzüyor bizleri, diğer insanları da üzdüğü gibi. İnsanların birbirini öldürmesi, birbirine kazık atması, dünyayı ana gaye edinip de ahireti hiçe sayması yaralıyor gerçekten duyarlı insanları...


Çok kötülük gelmiştir sizin de başınıza, arkadaşlarınızdan çok kazık yemişsinizdir. Çok terk edilmişsinizdir. Siz de acımasız olmak istiyorsunuz belki, size kazık atanlara, emeğinizi çalanlara, duygularınızı paramparça edip, gecelerinize kan doğrayanlara, hakkınızı helal etmiyorsunuz. Hepsi de hak ediyorlar beddualarınızı diye düşünseniz de size onulmaz acılar yaşattıkları için, yine de merhamet var içinizde, çocuksu bir yanınız var aslında... İçinizde ki çocuğu öldürdünüz mü önünüzde kimseler duramaz. Ne merhamet kalır yüreğinizde, ne vicdan öz benliğinizde. Öldürüp de içinizde ki çocuğu o zalim diktatörlere, o kafa kesenlere, o katliamcılara, hayvanlara bile acımayan yaratıklara benzeyemezsiniz...


Siz kötülük yapamazsınız kolay kolay, içinizde ki o masumluğu yok edemezsiniz, içinizde ki çocuğu öldürmeden. İyi olmayayım artık, iyi olmayacağım dedim kendi kendime. Bunun içinde ilk önce içimde ki çocuktan başlamam lazım hem büyüdüm ya baba oldum, dede adayıyım, neymiş o içimde ki çocuk, çocuksu duygular. Bana kötülük yapanlara ben de kötülük yapsam ya, intikam alsam ne güzel olur. Paramı çalanları, duygularımı çalanları, kötü davrananları mahkemeye versem ya! Ben yapamam. Tabi ki yapmayacaksın, yapamayacaksın, sen insansın, kötülüğe karşı kötülük her ne kadar adalet ise de kötülüğe karşı iyilik de bir düşünürün dediği gibi insanlığımızın en yüksel derecesi. Onlar alçalsınlar bakalım yeter ki bizler alçalmayalım.


Niye öldüreyim ki ben içimde ki çocuğu ve çocukluğu, o tertemiz el değmemiş duygularımı, güzellikleri mi? Tabi ki vazgeçtim bundan. İçimde ki çocuğu öldürdüm mü, vahşi olurum, acıma duygu mu yitiririm, göz pınarlarım bile kurur, kayıtsız kalırım zalimler, zulümlere...


Yok, yok ben katı değilim asla. Ne içimde ki çocuğu öldürebilirim, ne de başka bir canlıyı. Siz de içinizde ki çocuğu sakın yitirmeyin, sakın öldürmeye kalkmayın. O bizim insan tarafımız, insanlık tarafımız. O vahşiler, o insan kesenler, o insanlara sırtını dönüp de küsenler hep kaybedenler tarafında olacaklar, kimsenin kimseye faydasının olmadığı o büyük hesap gününde...


Masal anlatın çocuklarınıza, beraber sinemaya tiyatroya gidin, Sakın, ama sakın vurmayın ne yüzlerine ne de kabalarına, sonra bakamazsınız yüzlerine... Siz suratına tokat atarsınız, suratı değildir, aslında yüreğidir yaralanan, yürek yarası da kolay kolay tedavi edilmez bilesiniz. Onun kafasında ki merhametli, sevecen anne baba olgusunu bir anda yerle bir edersiniz. Siz de çocukken babalarınız ile yapamadığınız şeyleri çocuklarınız ile yaparsanız bundan güzel mutluluk yoktur... İçlerinde ki çocuğu öldürmeyen insanlar kolay kolay adam da öldürmüyorlar. Hepinize en derin sevgi ve saygılar...



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yaşam kümesinde bulunan diğer yazıları...
Helal Kazanılan Küçük Paralar Büyük Mutlulukla Yeniyor
Alo Deyince Ne Oluyor Aslında
Hayat Bir Yardımlaşmadır Aslında
Zaman Daralıyor İnsan Darlanıyor
Orta Doğu Hiç mi Yüzün Gülmeyecek

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Dilin Altından Bakla Çıkarttırma Teknikleri
Hodri Meydan Taksim Meydanına Ne Kadar Yakın
Yazmaya Başladığım İlk Zamanlar
Hayvanlarında Hakları Var Bundan Sonra Unutmayalım
Edebiyat ve Şiir Halka İndiği Zaman Göklere Yükselir
Şehre Beton Kuleler Dikmenin Toplumsal Maliyetleri
S - 400 Almayın Patriot Yanında Bir de Sıfır Mersedes Verelim
Bir Edebiyat Sitesi Nasıl Yıllarca Ayakta Kalır Nasıl Yaşatılır
Ölüme Bile Türkü Çağırarak Gidenler
Bunlar mı Medeni Güldürmeyin Adamı

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Kalender [Şiir]
Ölüme Bile Türkü Çağırarak Gidenler [Şiir]
Umutlarımız Var [Şiir]
ve Ben Çeker Giderim [Şiir]
Bu Güzel Derinlik [Şiir]
Ömründe Hiç Şiir Kitabı Okumamış İnsanlar [Şiir]
Filistin'de Çocuklar Hiç Büyümez [Şiir]
Yapraklarda Düşer [Şiir]
Yetim Çocuğun Gözleri [Şiir]
Gitmeli Bu Şiirden Artık [Şiir]


Ahmet Zeytinci kimdir?

1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Ahmet Zeytinci, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.